Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Fussilet - 33. Allah`a davet eden, dürüst ve erdemli davranan ve "Ellbette ben kayıtsız şartsız Allah`a teslim olanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?
* Erdoğan: İmanına, inancına, maneviyatına sahip bir gençlik istiyoruz * Uhuvvet ayrı bir şey tabi canım! * Bizi dirilten ayetler: İmtihan (Video) * Bir hadisin Buhari'de geçmesi sahih olduğu anlamına gelmez * Komisyonculuk ve Emlak komisyonculuğu * İsrail’i boykot edene insani yardım yasak! * Rönesans ve Reformun tarihsel gelişimi - 1 * Savaşın Rengi - 4. * Ana Hatlarıyla İslam'a Genel bir Bakış * Erdoğan: Amerika'da böyle değil

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 221662
Toplam 393856988
En Fazla 606285
Ortalama 153192
Üye Sayısı 125
Bugün Üye Olan 0
.: Yazarlar :.

 
Tefrika - Dinî, fikrî veya siyasî birliğin parçalanması
20/08/2017 - 18:21

Yakup Döğer

Tefrika - Dinî, fikrî veya siyasî birliğin parçalanması

 

 
Sözlükte “ayırma, ayırt etme, parçalama; dağılma, parçalanmışlık” anlamlarındaki tefrika terim olarak belirli bir dinî, fikrî veya siyasî birliğe sahip insan topluluklarının bölünüp parçalanmasını, fırkalara ayrılmasını ifade eder. Tefrikanın karşıtı vahdet/cemaattir.(1) ‘Fark’, iki şey arasını ayırmak, farklı olmak, ayrılmak, yolun çatallaşması gibi anlamlara gelir. Türkçede de aynı manada kullanılmaktadır. Aynı kökten gelen “Ferik”, Kur'an'da pek çok yerde kullanılır. Her çeşit grup, bölük, küme gibi anlamlara gelir. Fırka kelimesi ise, Kur'an'da yalnızca bir yerde geçer.(2)  

Kur’an, iki toplumun arasını ayırmayı, (3) hikmetli işlerin birbirinden ayrılmasını, (4) Kur’an hükümlerinin kısım kısım ayırdedilmesini, (5) İsrailoğulları için denizin yarılmasını, (6) kişi ile toplumun arasının ayrılmasını, (7) Allah ile Peygamberin arasının ayrılmak istenmesini, (8) peygamberler arasında ayrım yapmayı (9) bu fiille anlatıyor. (10) Tefrika, “görüş ayrılığına düşme” anlamına gelen ihtilâfla yakından ilişkilidir. İhtilâf bazı durumlarda tefrika ile eş anlamlı gibi kullanılsa da genelde fikir ayrılıklarını belirtir. (11) Görüş ayrılığı, Kitap ve Sünnetin açıkça hükmünü ortaya koyduğu, ümmetin üzerinde ittifak ettiği bir sahada veya konuda ortaya çıkarsa, yahut ictihada açık sahada ortaya çıktığı hâlde farklı görüşlere meşruiyet tanımayan bir taassuba düşülmüş olursa "dînin caiz görmediği" tefrika meydana gelmiş olur.(12)  

Konumuz her ne kadar ihtilaf ile ilgili olmasa da kısaca belirtmek gerekirse, ihtilafla tefrikanın farklılık arz ettiğidir. İhtilaf, bir meselede ayrı ayrı görüşlerin ortaya çıkması anlamında terimdir.(13)  Sözlükte “geride kalmak ve biri diğerinin yerine geçmek” anlamındaki ihtilâf, masdar ve isim olarak “bir şeyin diğer bir şeyin peşinden gelmesi, gidip gelmek, ayrı görüşe, zıt görüşe sahip olmak, önünde olanın zıddı(14) çekişmek, karşı gelmek, eşit olmamak, görüş ayrılığı, anlaşmazlık” gibi manalara gelir. Bütün bu anlamlardaki türevleriyle Kur’an’da birçok yerde geçen kelime hadislerde de aynı anlamlarda kullanılmıştır. Terim olarak ihtilâf, “söz veya davranışta birinin tuttuğu yoldan başka bir yol tutmak” demektir.(15)  

İhtilaf aynı zamanda, ayrılık, uymayış, uymama, anlaşmazlıklar, ayrılıklar gibi manalara gelir.(16) Istılahta ise, herhangi bir konunun varlığı kabul edildikten sonra, muhteva ve mahiyeti üzerinde idrak ve anlayış yeteneğine göre değişik sonuçlar çıkarmak şeklinde tanımlamak mümkündür.(17) Bu fıtri olan bir ihtilaf çeşididir ki, İslam toplumunu parçalayıcı bir nitelik kazanmadığı sürece, hiçbir sakıncası yoktur. Asıl tehlike tefrika manasına gelen dinde ihtilaf çıkarmaktır.(18)  

Sözlükte ihtilaf, “geride kalmak ve biri diğerinin yerine geçmek” anlamındaki isim olarak “bir şeyin diğer bir şeyin peşinden gelmesi, gidip gelmek, ayrı görüşe sahip olmak, çekişmek, karşı gelmek, eşit olmamak, görüş ayrılığı, anlaşmazlık, uyuşmazlık (19) gibi manalara gelir. “Tefrika”, ayrılma, ayrılık, bozuşma, “tefrik”de, ayırma, seçme, ayırt etme anlamındadır.(20) Bütün bu anlamlarda Kur’an’da birçok yerde geçen kelime hadislerde de aynı anlamlarda kullanılmıştır. Terim olarak ihtilâf, “söz veya davranışta birinin tuttuğu yoldan başka bir yol tutmak” demektir (21) Tefrika ise, ihtilafın haram boyutunu kapsayacak anlam derinliğine sahiptir. Yani Dinî, fikrî veya siyasî birliğin parçalanması anlamına gelir.

Tevhidin zıddı tefrikadır. İslam ihtilafı ve tefrikayı ortadan kaldırıp, kardeşlik, ülfet ve vahdeti inşa eder. (22) Tefrika, iki varlığı birbirinden ayırmak ve parçalamaktır. Kur'an-ı Kerim'de değişik türevleriyle birlikte "tefrika" kelimesinin geçtiği yaklaşık 77 ayet vardır. (23) Kur'an'a göre "açık hükümler karşısında ayrılığa düşmek", (24) "Allah ve Rasülünü birbirine rakip iki güç olarak karşı karşıya getirmek", (25) "peygamberler arasında ayrımcılık yapmak", (26) "bireysel ve toplumsal hayatın düzenlenmesinde Kur'an'a uygun davranışlarda bulunmamak”, (27) "dini parçalamak" (28) gibi davranışların her biri de tefrika çıkarmaktır. Tefrikanın sonu rahmet değil, azap getirir. (29)  

Ali İmran 105. Ayette ifade edilen üzere, ortaya çıkan tefrika açık hükümler karşısında parçalanmak, ayrılığa düşmek olarak ifade edilmiştir. Bu ayette dikkat çekici olan husus, tefrikanın ve ihtilafın birlikte kullanılıyor olmasıdır.  “Allah'ın Rasûlü'nün getirdiği apaçık delillere ve hidayet'e kavuşan, fakat daha sonra hidayet'in ana prensiplerinden ayrılıp, çok küçük ve önemsiz meselelere dayanarak kendilerini farklı farklı gruplara ayıran, anlamsız ve faydasız tartışmalarla uğraşan topluluklar kastedilmektedir.” (30)  Yani aynı ortak inanç kaynağına sahip oldukları ve aynı maneviyat temeline dayandıkları halde, “Yahudi” ve “Hıristiyanlar” olarak bölünenler (31) gibi olmayın denilmektedir. Bunun aksine Bakara Suresi 285. Ayette de Müslümanlar olarak, O'nun elçileri arasında hiç birini diğerinden ayırt etmeyiz” demekteyiz. İman edenler resullerin “Bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr etmek suretiyle, onlardan hiçbirinin arasını ayırmazlar.” (32) Ayetlerdeki ifadeler, ihtilafın manasına aşan içeriklerle donatılmıştır. Bakara Suresinin nüzul zamanı göz önüne alındığında, Yahudi ve Hıristiyanların peygamberlerinin arasını ayırdıkları için, Müslümanların da böyle bir tavırdan uzak durmaları istenmektedir.

Yapılan genel tanımları ortalama ifadeler olarak değerlendirecek olursak, tefrika ayrışmayı anlatan bir anlam içerir. Fark, iki şey arasını ayırmak, birbirinden farklı olmak, birbiriyle zıtlık teşkil etmek gibi anlamlara gelir. Nitekim Medine'de münafıklar bir mescit kurmuştu. Amaçları, rakip mescit yaparak Mü'minler arasında siyasi-dinî parçalanmaya yol açmaktı. (33) Bu anlamın içerisine, insanların arsına düşmanlık sokmak, hiziplere ayırmak, elden geldiğinde parçalamak gibi düşünce varlığını gösterir. Nitekim Maide Suresi 25. ayette Hz. Musa (as), “bizim fasıklarla aramızı ayır” derken, “bizi onların, genelinden ve onların cemaatinden ayırt et. Cezada bizi onlara katma”(34)  demektedir. Yani, "Hak ettiğimiz şey sebebiyle bizim lehimize; onların hak ettikleri şey sebebiyle de onların aleyhine hükmetmen suretiyle, aramızı faslet, bizi birbirimizden ayır" demek olup, bu onlar için bir beddua demektir. Bu ifadeden maksadın, "Bizi onlarla birlikte bulunmaktan kurtar" şeklinde olması da muhtemeldir. (35)

Dikkat edilirse Hz. Musa (as) ayetteki ifadesiyle, “bizimle şu itaatten çıkan, isyanda ısrar eden sapık kavmin arasını ayır, yani bize bizim hak ettiğimize, onlara da kendi hak ettiklerine göre hükmedip aramızı ayır” (36) derken, kesin bir kopuştan, iki parçanın birbirinden uzaklaşmasını istemektedir. Burada dikkat çekilmeye çalışılan husus, tefrikanın kuşattığı anlamın mahiyetidir. “Bizimle onların arasını aç” (37) ifadesi kullanılırken, geri dönüşü olmayan bir ayrılığın ortaya çıkışı, “tefrika” ile ifade edilmektedir. Tefrika ile aynı kökten gelen ‘fırka’ ise, insanlardan ayrılan bir topluluk demektir. İslâm tarihinde mezheplere ve cumhuriyetin ilk yıllarında siyasî partilere de ‘fırka’ denilmiştir. Tefrika, bölüklere, fırkalara, partilere, parçalara ayrılmayı ve böylece bir bütünü parçalamayı ifade eder. (38)  

İnkarcıların Tefrikası

Kur’an’da geçen “Tefrika” ile ilgili ayetler bakıldığında genel manada inkarcıların psikolojisi olarak görülmekte, Mü’minlerin ifadelerinde de böyle bir haslete düşmeyeceklerine dair vaatler bulunmaktadır. Nisa Suresi 150. Ayette inkar edenler için, “Allah'ı ve elçilerini (tanımayıp) inkar eden, Allah ile elçilerinin arasını ayırmak isteyen, "bazısına inanırız, bazısını inanmayız" diyen ve bu ikisi arasında bir yol tutturmak isteyenler” denip, küfreden inkarcılardan bahsedilirken, inkarcıların Allah’a ve O’nun resullerine karşı tavrını göstermektedir. Bakara Suresi 136. Ayette iman edenler, “Deyin ki: "Biz Allah'a; bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen ile peygamberlere Rabbinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz O'na teslim olmuşlarız" demektedir.  Aynı şekilde Bakara Suresi 285. Ayette de benzer ifadeler kullanılırken, iman edenlerin resullerden hiç birinin arasını ayırmadığı belirtilir.

En’am 159. Ayette geçen ifadeler, tefrikanın daha ileri belirleyicilikteki, dünya, ahiret, bedeni, ruhi, psikolojik ve sosyolojik boyutuna işaret etmekte, “Gerçek şu ki, dinlerini parça parça edip kendileri de gruplaşanlar, sen hiçbir şeyde onlardan değilsin. Onların işi ancak Allah'adır. Sonra O, işlemekte olduklarını kendilerine haber verecektir” denilmektedir. Razi bu ayetle ilgili üç görüş olduğunu söylemektedir. Birinci görüş, Burada bahsedilen dinler İslâm'ın dışındaki inançlar ve dinlerdir (39) Razi’nin bu ifadesi modern kurguya da atıf yapmaktadır. Dinin bir yaşam tarzı, yani hayatın her alanında kabul edilen inanç, egemen düzen, kişisel ve toplumsal ilişkiler, eşya ve kâinat münasebetleri, değer yargıları vs. olarak kabul görüldüğünde,(40) bu terimle her ne olursa olsun, kişinin yüksek bir otoriteye boyun eğdiği, itaatini ve uyulmasını kabul ettiği, (41) hayatında kanun, kaide ve sınırları ile bağlı bulunduğu, (42) kendisine itaat etmede büyüklük, mükâfaat ve derecelerde ilerleme umduğu, isyan halinde de zillet, aşağılık ve kötü sonuçtan korktuğu, (43) bir hayat nizamını kastettiği (44) anlaşılmaktadır. Modern düşüncenin ortaya çıkardığı bütün izim ve ideolojiler de birer din mahiyeti arz eder. Bu sebepten dinler dediğimizde, İslam ve diğer batıl ideolojiler anlaşılır. Razi, Mücahid ve Katâde’den rivayetle "Bu ayette bahis olunanlar Yahudi ve Hıristiyanlardır. Çünkü Hıristiyanlar birçok fırkaya ayrılmışlar ve birbirlerini tekfir etmişlerdir. Keza Yahudiler de böyledir. Onlar aynı kitabın bağlılarıdır. Aynı zamanda Yahudiler Hristiyanları da tekfir etmişlerdir demektedir. İkinci görüş olarak, Bu ifadeden murad, "Kitabın bir kısmını alıp inandılar, bir kısmını terk ettiler"  manasıdır. Nitekim Cenâb-ı Hak, "Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıyorsunuz da, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz" (45) ve "Allah'ı ve peygamberlerini inkâr ederek kâfir olanlar, bir de Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isteyenler, "Kimine inanırız, kimini inkâr ederiz" diyen kimseler (yok mu?)..."(46) buyurmuştur. (47) Nisa Suresi 150.ayete bakıldığında, bu insanların hepsinin aynı seviyede kâfir olduğunda şüphe yoktur: Allah ve Rasûlü'nü inkâr edenler, Allah'ı kabul edip Rasûlü'nü (sa) inkâr edenler, rasûllerin bir kısmını kabul edip, bir kısmını reddedenler... Böyle insanların hepsi apaçık kâfirler olduğu anlaşılır. (48) Zira İslam’a göre herhangi bir peygamberin risaletiniinkar etmek, İslam risaletini inkar etmek olur. Bu inkar, Kur’an’da mevcut olan bir kısım haberleri de inkar demek olur. (49)  

Razi ayetle ilgili üçüncü görüşte Mücâhid’den nakille şöyle demiştir: "Dinlerini parça parça yapanlar, Muhammed ümmetindendir. Bunlar bidâtcılar ve şüphe ehli kimselerdir." Bil ki bu ayetten murad, Müslümanların sözünün özünün bir olmasına ve din hususunda fırkalara ayrılmayarak bid'atlar çıkarmamalarına bir teşviktir. (50)  

İbni Kesir’de, En’am 159. Ayetin zahirinden anlaşıldığına göre; bu Ayet, Allah'ın dininden ayrılan ve ona muhalif olan herkes hakkında umumidir. Allah Teâlâ elçisini, hidayetle ve hak din ile Allah'ın dinini bütün dinlere üstün kılmak için göndermiştir. (51) O'nun şeriatı tek olup onda ihtilâf ve ayrılık yoktur. (52) Kim, bu dinde ihtilâfa düşer arzular ve sapıklıklardan ibaret diğer din sahiplerinde olduğu gibi “bölük bölük olursa” Allah Teâlâ onların içinde bulunduğu durumdan elçisini temize çıkarmaktadır. (53) Allah Teâlâ başka bir ayette şöyle buyurur: “Dinden Nuh'a buyurduğunu, size de teşri buyurdu. Sana vahyettiğimizi... Dine bağlı kalın ve onda tefrikaya düşmeyin” (54) buyurmaktadır. (55)  

Ayetlerde dikkat çekilen husus, inkarcıların tefrikasının, Allah ve Resullerinin arasını açtıklarına, resullerden bazılarını kabul edip bazılarını da inkar etmelerine dairdir. Yani, aralarını açmalarının inkarlarının bir sonucu olarak belirtilmesidir. Mü’minler ise tam da bu noktada uyarılmakta, böyle bir teşebbüste bulunmamaları için Allah’ın öğrettiği şekilde dua ve niyaz etmeleri istenmektedir. Bunun en bariz ifadeleri Bakara Suresi 285.ayette geçmektedir. “Resullerin hepsine iman ederiz ve hiçbirinin arasını açmayız.” Mü’minler böyle derler ve tam da burada inkarcılardan ayrışırlar, tefrika/ayrışma burada yaşanır.

Ali İmran 105.ayette iman edenler dikkat çekici şekilde uyarılmakta, “Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, parçalanıp ayrılan ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır” denilmektedir.

Burada dikkat çekmeye çalıştığımız husus, bir bütünü parçalayıp, birini diğerinden ayırmak, arasını açmak, açmaya çalışmak, yani tefrikanın haramlığı hususudur. Modern düşüncenin temel dayanağı da bu merkez üzerinde yükselir. Düalist/ikicilik üzerine kendisini konumlandıran modern düşünce, insandan başlayarak bütün varlıkları doğasının dışında tefrik etmiştir. Dünya-ahiret, madde-mana, fizik-metafizik, din işi-dünya işi, din-bilim, senin görüşün-benim görüşüm, senin doğrun-benim doğrum vb. gibi yaklaşımlarla temele dayanan bir tefrikayla hayatı yeniden kurgulamıştır. Mü’minler ise bu yaklaşıma karşı durarak, bu tür ayrışmaların kabul edilebilir olmadığını savunmuştur. İman edenler için, arası tefrik edilenlerin hiç birisinin diğerinden ayılması söz konusu değildir.

Toplumsal tefrika

Tefrika bir bakıma kimliksizlik ve kimlik parçalanmasını da içeriğinde barındırır. Geleneksel toplumlara nazaran, hat safhaya varan kimlik parçalanması, kitabi tabirle tefrika, modern toplumlarda her alanda görülür. Dinde tefrika yaşanması, hayatın diğer alanlarında birliğin olduğu anlamını taşımamaktadır. Bunun tersine, toplumun fertlerini bir arada tutmakta bir harç görevi gören inanç üzerine tefrikanın yaygınlaşması, hayatın bütün alanlarına da sirayet etmekte gecikmez.

Modern iktidarlar ve üzerine inşa edildikleri kurgunun asıl amacı da, toplumsal alanda bireysel tefrikaları körüklemek, fertleri alabildiğine tefrika içerisine itmektir. Bugün devleti yöneten siyasi partilerden/fırkalardan futbol takımlarına, sivil toplum kuruluşlarından meslek odalarına, geleneksel yapıdan modern oluşuma, karı kocadan, evlat ebeveyn ilişkilerine, alışkanlıklardan tüketime, kazançtan harcamaya, daha da ilerisi aynı evde yaşayan aile fertlerinin dahi arasına türlü yollarla tefrika sokulmaktadır.

Bu tefrikanın boyutları öylesine ileri derecede seyretmektedir ki, aynı evde oturan aile fertlerinin dahi farklı televizyon programlarından dolayı farklı odalarda oturdukları, televizyon filmi-dizisinden dolayı misafirliğe gitmedikleri, misafir de kabul etmedikleri seviyededir. Özellikle siyasi oluşumların liderlerinin halkın önünde birbirlerine etmedik laflar kalmamasına rağmen, kendi aralarındaki muhabbeti gözler önünden kaçmazken, tefrikaya sürükledikleri halkın birbirine karşı olan düşmanlıkları her geçen gün sınırları zorlamaktadır.

Yukarıda belirtildiği üzere, tefrikanın arayı açmak, ayırmak, parçalamak olduğu göz önüne alınırsa, bunun modern toplum kurgusunda özellikle iktidarlar eliyle çok başarılı şekilde sağlandığı görülmektedir. Özellikle postmodern iktidarlarda halkı oluşturan en küçük etnik grupların dahi tek tek sayılması, bütünden ayrıştırılması, dillerine, kültürlerine, tarihlerine, düşüncelerine kadar tefrik edilmesi, sosyolojik olarak tefrikanın oluşmasına katkı sağlamaktadır.

Akil Müslümanların hassasiyetle üzerinde durmaları gereken ve kanaatimizce hayati öneme sahip olan bu yozlaşmadan ve parçalanmadan kaçınmaları, şeytan ve dostlarının tuzağına düşmemeleridir. Her insanın farklı düşünceleri olabileceği gibi, fıtri olarak kavrayış ve algıları da farklı olabilir.  Farklı düşüncelerimiz bizleri tefrikaya götürmemelidir. “Hududullah” vahiyle sabittir, çerçevesi çizilmiştir. Farklı düşünen kardeşlerimize karşı merhametle yaklaşmalı, sabırla ve şükürle doğru olduğuna kanaat getirdiklerimizi izah etmeye devam etmeliyiz. Davetimizde alaycılıktan, kibirden, küçümsemekten, kinayeden, basite indirgemekten, genellemeciliken, yok saymaktan uzak durmalıyız. Zira bütün bu davranış türleri tefrikanın ortaya çıkmasına neden olacak tavırlardır.

Unutmamamız gereken şu ki, ne kadar bilirsek bilelim, ne kadar yazarsak yazalım, ne kadar söylersek söyleyelim, varıp gideceğim yer topraktır. Ve bir gün bu dünyada yapıp-ettiğimiz her şeyden mutlaka hesaba çekileceğiz. Allah Resulü (as) bir hadislerinde, “Hutbe irad eden kastından sorguya çekilecektir” demektedir. Allah’ın arzında bir şeyler yapıp-etmeye başlamadan önce ilk cevaplayacağımız soru, yapacağımız-yaptığımız ameli “neden” yaptığımız olmalıdır. Allah mü’minleri yeryüzünün en hayırlısı olarak vasfetmektedir. Mü’minler sadece iman edenlerin değil, bütün yeryüzü insanlığının en hayırlısı olarak vasıflandırılmıştır. Allah’a iman edenler, tevhid-vahdet-adalet-merhamet üzere bir dünya inşa etmenin derdini yüreklerinde hissederek yaşamalı, tefrikanın parçalayıcılığından kaçınmalıdır.

Dipnotlar:

1-DİA  cilt: 40; sayfa: 279

2-Vecdi Akyüz, Kur’an’da Siyasi Kavramlar, Kitabevi Yayınları 187

3-) Mâide 5/25

4-Duhan 44/4

5-İsrâ 17/106

6-Bakara 2/50

7-Tâhâ 20/94

8-Nisâ 4/150

9-Bakara 2/136, 285. Ali İmran 3/84

10-Hüseyin Kerim Hece Kur’an’da Tefrika Kur’an’i Hayat Dergisi Mart-Nisan 2016

11-DİA  cilt: 40; sayfa: 279

12-Hayrettin Karaman-Birlik, İhtilâf, Tefrika ve Şûra Üzerine

13-Prof. Dr. Raşit Küçük- İhtilaf ve Tefrikaya Karşı Tevhid ve Vahdet

14-Ali Ünal-Kur’an’da Temel Kavramlar sayfa 403

15-DİA cilt: 21; sayfa: 565

16-Osmanlıca-Türkçe Sözlük

17-Kemal Songür-İhtilaf Ahlakı Küre Medya.com

18-Yrd. Doç. Dr. Ramazan Altıntaş-İslam Düşüncesinde Tevhid ve Tefrika Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi sayı 1 sayfa 112

19-Prof. Dr. Mehmet Kanar Osmanlı Türkçesi Sözlüğü sayfa 212

20-Ferid Develioğlu Osmanlıca-Türkçe Lugat sayfa 1268

21-DİA cilt: 21; sayfa: 565

22-Yrd. Doç. Dr. Yasin Pişgin Vahdet Bilincinin Kur’an’daki Temelleri Ekev Akademi Dergisi Yıl: 18 Sayı: 58 (Kış 2014) sayfa 29

23-Hüseyin Kerim Ece-Kur’an’da Tefrika Kavramı Kur’ani Hayat Dergisi Mart-Nisan 2016

24-Al-i İmran, 3/105

25-Nisa, 4/150

26- Bakara, 2/136, 285; Al-i İmran, 3/84

27-Al-i İmran, 3/103

28-Enam, 6/159

29-Yrd. Doç. Dr. Ramazan Altıntaş-İslam Düşüncesinde Tevhid ve Tefrika Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi sayı 1 sayfa 112

30-Mevdudi-Tefhimul Kur’an

31-Muhammed Esed Kur’an Mesajı sayfa167

32-İbn Kesir, Hadislerle Kur’an-ı Kerim Tefsiri, Çağrı Yayınları: 3/1126

33-Vecdi Akyüz, Kur’an’da Siyasi Kavramlar, Kitabevi Yayınları 190

34-İmam Kurtubi, el-Câmiu li-Ahkâmil’l-Kur’an, Buruc Yayınları: 6/159

35-Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 9/22

36-Elmalı Muhammed Hamdi Yazır Hak Dini Kur’an Dili 3/217

37-İbn Kesir, Hadislerle Kur’an-ı Kerim Tefsiri, Çağrı Yayınları: 5/2164

38-Ahmed Kalkan-Kavram Tefsiri

39-Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 10/261

40-Şamil İslam Ansiklopedisi-Din Kavramı

41-Zümer 39/2-3, 11-12

42-Ali İmran 83

43- Ali İmran 3/85

44-Mevdudi-4Terim

45-Bakara, 85

46-Nisa, 150

47-Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 10/261

48-Mevdudi-Tefhimül Kur’an

49-Abdülkerim Zeydan-İslam Davetinin Esasları sayfa 55

50-Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 10/261

51-Fetih 48/28, Saff 61/9

52-Ahzab 33/62, Fetih 48/23

53-En’am 6/107, Şura 42/6

54-Şura 42/13

55-İbn Kesir, Hadislerle Kur’an-ı Kerim Tefsiri, Çağrı Yayınları: 6/2880
 
 
 
küre medya

2559

 

Yorum Ekle

Yazdır
 

YORUMLAR

RAST HABER.COM

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 20/08/2017 - 18:21 Tefrika - Dinî, fikrî veya siyasî birliğin parçalanması
8 04/07/2017 - 17:05 Laik-Seküler Düzenden Adalet Beklenir mi?
8 26/06/2017 - 16:38 İktidar nedir?
8 17/05/2017 - 16:14 Olağanüstü Hal Fıkhı
8 24/04/2017 - 00:02 Postmodernizm-Mikro Parçalanmışlık –I-
8 13/04/2017 - 00:28 Kur’an’a Tarihselci yaklaşımın arka planı
8 14/03/2017 - 22:41 Sömürgeci Batı’nın Ruh Hali
8 02/12/2016 - 16:25 Devletin Dinden Soyutlanması
8 13/10/2016 - 13:29 Kur’an ve Devlet
8 17/09/2016 - 17:34 Postmodern Tefrika
8 29/08/2016 - 22:30 Otorite-İktidar, Devlet-Hükümet ayrımı
8 24/08/2016 - 14:35 Modern Devlet Efsanesi
8 15/08/2016 - 13:21 MODERN DEVLET: ŞİDDETİN MEŞRU KAYNAĞI
8 02/08/2016 - 20:18 Darbe Girişimi İslami Camia ve Toplum
8 25/07/2016 - 13:18 Nurcular
8 12/07/2016 - 22:20 MODERN DEVLETİN VAROLUŞ ZEMİNİ
8 09/07/2016 - 16:20 Peygamber Sünnetinden Yeni Bir Dünya
8 28/06/2016 - 15:34 İsrail’le Normalleşme ve Devlet Gerçeği
8 25/06/2016 - 18:13 Modern Devletin varoluş zemini
8 15/06/2016 - 17:57 MÜSLÜMANLAR NE YAPMALI?
8 11/06/2016 - 16:35 Peygamber Devleti-6
8 27/05/2016 - 14:58 “Ben” Kalmak ya da “Biz” Olmak
8 25/05/2016 - 15:23 Peygamber Devleti-5
8 21/05/2016 - 13:40 Peygamber Devleti-4 Modern Müdahene-uzlaşma çabaları
8 10/05/2016 - 18:27 Peygamber Devleti-3
8 06/05/2016 - 20:11 Peygamber Devleti-2
8 28/04/2016 - 17:44 Peygamber Devleti
8 13/04/2016 - 13:59 İnsanlık Tarihinde Kırılma anları
8 26/03/2016 - 19:29 Eski Zaman İnsanlar
8 13/03/2016 - 15:33 Yeni Bir Dünyanın İnşası İçin
8 11/02/2016 - 17:39 Küresel Dünyada Devlet Tecrübesi
8 08/02/2016 - 13:43 Canlı Bir Tarih Daha Aslına Rucu Etti
8 19/12/2015 - 12:12 Ait Olma Duygusu ve Yalnızlık Korkusu
8 03/12/2015 - 11:15 Montelenmiş Modern Devlet ve Muktedir olamayan İktidarlar
8 20/10/2015 - 13:52 Hayrettin Karaman Ne Yapmak İstiyor?
8 06/10/2015 - 11:59 ABD-Rusya savaşından İslam Devleti çıkar mı?
8 23/09/2015 - 11:08 Modern Devlet: Şiddetin meşru kaynağı
8 29/08/2015 - 13:42 Sistem Eleştirisi
8 21/07/2015 - 11:10 Ümmetin Dostları ve Düşmanları Koalisyon Yapar mı?
8 08/06/2015 - 11:25 Tercihlerin Dünyası
8 16/05/2015 - 12:29 Şecaatini Arz Ederken Sirkatini Söylemek
8 09/05/2015 - 11:56 İnsanı Düzelt ki Dünya Düzelsin
8 07/04/2015 - 14:43 "An"da Var Olmalı İnsan
8 15/03/2015 - 11:36 Esenliğe Çağrı
8 10/02/2015 - 14:09 Yarınları Elimize Almalıyız
8 02/02/2015 - 15:37 Siyasal İktidarlar Açısından Yasallık ve Meşruiyet
8 17/01/2015 - 14:42 Cumhuriyetin Çocukları
8 03/01/2015 - 12:59 Davet Sorumluluğumuz
8 15/12/2014 - 13:32 Kendimle Kavgam
8 15/12/2014 - 13:29 Dünyevileşme ve Karşı Duruş
8 25/10/2014 - 09:14 Algı Koçları
8 10/09/2014 - 16:55 Yılanlar Bin Yıl mı Yaşasın?
8 10/09/2014 - 16:53 Hayatın Gerçeği
8 05/04/2014 - 08:27 Davet Bir Yaşam Tarzıdır
8 18/02/2014 - 14:07 Yermük Harbinde Üç Güzel Adam
 
 
 
 
1 - Erdoğan: İmanına, inancına, maneviyatına sahip bir gençlik istiyoruz


Abdullah Yıldız

İmam Hatipler: Geleneğimiz ve Geleceğimiz

17/10/2017 - 13:25

Abdullah Yıldız
Ahmet Anapalı
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmet Kekeç
Ahmed Kalkan
Ahmet Mercan
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Beşir Eryarsoy
Ceren Kenar
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Ersoy Dede
Fatma Tuncer
Hamdi Akan
Hayrettin Karaman
Hamza Er
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hikmet Ertürk
Hüseyin Alan
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Gülerce
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kenan Alpay
Kemal Öztürk
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa Armağan
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Osman Coşkun
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Sevtap Mendi
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yavuz Bahadıroğlu
Yakup Döğer
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat