"Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini(ni tatbik) hususunda sizi sakın acıma duygusu kaplamasın! Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun." Nur Suresi - 2
Araştırmacı-yazar ,Yüzleşme Derneği Başkanı Cafer Solgun 28 Aralıkta bir basın açıklaması yaptı ama Uludere’de gerçekleşen elim hadiseyle birlikte diğer tüm tartışmalar ve olaylar gibi gölgede kaldı bu açıklama. “Cafer Solgun Alçaklar Meydanı boş sanmasınlar” diye , biz de, gözden kaçtı sanılmasın ve gecikememiş adımlar atılsın diye Cafer Solgun’un basın açıklamasından bölümleri bir kez daha buraya taşıyoruz. “Son dönemde gündemleşen Dersim 38 katliamı ve Alevi meselesiyle ilgili tartışmalarda, temel demokratikleşme sorunlarımızın kaynağı olduğunu düşündüğüm resmi ideoloji zihniyetine ilişkin eleştirel düşüncelerim, “bazı çevreleri” harekete geçirmiş gibi görünmektedir. Uzun süredir mail veya sosyal paylaşım sitelerinden küfür, hakaret mesajları alıyorum. Bunlara gülüp geçmeyi yeğledim. Ancak çalışma ofisimin kapısına sıkıştırılmış ölüm tehdidi mesajları almaya başladım. Yıllardır bugüne değin “konuşulamayan” ya da konuşulması kırk türlü belayı davet etmek anlamına gelen konularla ilgili, yazıyor, konuşuyorum. Bu ülkenin hasbelkader Alevi, Kürt kökenli bir yurttaşı olarak, içerisinden geçtiğimiz normalleşme ve demokratikleşme sürecine tümüyle entelektüel bir vicdani duruştan güç ve güven alarak katkıda bulunmaya gayret ediyorum. Sorumlu bir yurttaş olmanın gereğinin de bu olduğunu düşünüyorum. Ve bu sorumluluğun özünde de çocuklarımıza korku ve kaygılardan uzak, herkesin özgürce kendi gibi yaşayabileceği bir Türkiye için uğraş vermeye inancım bulunmaktadır. Şiddet içermeyen/önermeyen her türlü görüş ve düşünceye saygım vardır.” Diyerek yetkililere, vicdan sahiplerine sesleniyor. Tehdit almasına neden olan röportajda: “ Atatürk resmi cemevlerinden kalkacak. Cemevi bizim ibadet hanemiz. Mustafa Kemal politik bir figür. Bir ibadet mekanında ne işi var.” Dedi ve tehditler almaya başladı. Söylediği bu sözlerde bir yanlış var mı? Bir ibadet haneden bahsediyor, ibadethanesini de nasıl inanıyorsa öyle dizayn edip, görmek istemez mi insan? Yok! İlla bizim hoşumuza giden şekilde yaşaması gerekiyor insanların, bizim algımız anlayışımız değer ölçülerimiz içinde olması gerekiyor. Olmadı tehdit ederiz öyle mi? İşte bu anlayışa tüm vicdan sahiplerinin dur demesi gerekiyor. Kimin adına kimin canına kast edecek mişsin? Demesi gerekiyor ki artık yüz karası cinayetler işlenmesin bu memlekette. Cafer Solgun Hrant Dink’e yapılanı bildiği için hem resmi makamlara tehdit edildiğine dair suç duyurusunda bulundu. Hem de bir basın açıklaması ile bunu beyan etti. Şimdi onun can güvenliği hem devletin hem de kamuoyunun boynunda bir borç. Birleri daha, sırf hoşuna gitmeyen sözler etti diye yeni cinayetler işleyememeli. Bu kadar kolay olmamalı bir insanı öldürmeye karar vermek yahut öldürmekle tehditler savurmak. Ülkenin bağrında kanayan bir yara gibi duran faili meçhuller, kayıplar hesabı sorulmamış nice cinayetler var. Artık kimse kimseyi tehdit etme cüretini kendinde bulamamalı. “Gücüm, nefesim, aklım ve enerjim yettiğince ülkemizin normalleşmesinin sorumluluğunu çocuklarımız hatırına omuzlarımda hissedecek, iyilik ve doğruluk, adalet ve hakikat yolundan sapmayacağım. Bunun için yaşayacağım.” Diyor Solgun. Yaşam hakkının üstündeki tüm tehditlerin kaldırılması için de ne gerekiyorsa yapılmalı. O bir dernek başkanı,araştırmacı yazar ama hepsinden öte bir eş ve küçük kızının çıkan ilk dişinin sevincini paylaşmaktan kendini alamayan bir baba. O küçük kızı babasız bırakmanın hesabında olan birileri varsa, işi kapısına tehdit mektubu bırakacak kadar ileri götürmüşlerse devletin de koruma başta olmak üzere her türlü tedbiri alması gerekiyor. Hrant Dink tehditler aldığı dönemde: “…Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz.” Demişti keşke yanılmamış olsaydı keşke biz de “bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz” diyerek emniyetin, güvenin, esenliğin referansı olarak sunsaydık bu sözleri. Ve Cafer Solgun’a da: “Bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz” diyebilseydik . Ama diyemiyoruz. Hrant Dink’e yapılanlardan ve süreçten aldığı güvenle bu tedirginliği yaşatmak isteyen birileri var. Bu ülkenin başka gerçekleri ve yıllar yılı birilerinin üstünden oynanan oyunlar var. Bu oyunları da toplumu kamplaştırıp, bölerek rahatça oynadılar. Buna izin vermemek çoluk çocuğunun içinde yaşayacağı toplumun huzur esenliğini isteyen herkesi görevi.