|
SON DAKİKA |
|
ANA SAYFA |
|
SİTENİZE EKLEYİN |
RADYO DİNLE |
|
|
|
Linkler
|
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Namaz Vakitleri
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
8 Kasım 2010 dan beri
|
|
Bugün
|
15364 |
|
Toplam |
8700130 |
|
En Fazla |
78330 |
|
Ortalama |
22308 |
|
Üye Sayısı |
87 |
|
Bugün Üye Olan |
0 |
|
|
|
 |
| |
|
Ak Parti kapatma davasının perde arkası |
 |
|
Dönemin Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can, Türkiye'nin tarihine bomba gibi düşen; 367 kararı, başörtüsü ile ilgili değişiklik ve Ak Parti kapatma davasının perde arkasını anlattı...
Doç. Dr. Osman Can... AK Parti kapatma davasının raportörü olarak gündemimize girdi. Öyle zehir zemberek bir rapor koydu ki ortaya parti
2012-05-22 - 08:25
Bir parti hariç, parti dosyalarının olduğu kurum
Dönemin Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can, Türkiye'nin tarihine bomba gibi düşen; 367 kararı, başörtüsü ile ilgili değişiklik ve Ak Parti kapatma davasının perde arkasını anlattı...
Doç. Dr. Osman Can... AK Parti kapatma davasının raportörü olarak gündemimize girdi. Öyle zehir zemberek bir rapor koydu ki ortaya parti kapatılmadı, kapatılamadı. Yargının bağımsızlığını yine ve yeniden konuştuğumuz, “Acaba kimin vesayetinde, kimin arka bahçesi?” sorularına karşılıklı cevaplar yetiştirdiğimiz bugünlerde onun açıklamaları çok önemli. Osman Can'ın anlattıklarını okuyunca dehşete düşmemek mümkün değil. Bir zihniyetin, milletin iyiliği için darbe hayali kuran hastalıklı bakış açısının, devletin en bağımsız, en güvenilir olması gereken kurumunu, Anayasa Mahkemesi'ni nasıl yönlendirdiğini, bu uğurda resmi belgelerin içeriğinde tahrifat yapmaktan bile çekinmediğini göreceksiniz. Üzerinde daha çok konuşacağız, ama önce söz OSMAN CAN'da...
- Önce şunu merak ediyorum, sizin gibi düşünen birini nasıl oldu da Anayasa Mahkemesi'ne raportör olarak aldılar?
Anayasa Mahkemesi'ne geldiğim dönem Avrupa Birliği, küreselleşme, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi vs. bunların çok hit olduğu dönemler. Böyle olduğu için de Anayasa Mahkemesi'nde en azından raportörler nezdinde bazı muhaliflerin bulunmasına da ihtiyaç duyuluyordu diye düşünüyorum. Anayasa Mahkemesi'nin Antalya'daki sempozyumuna davetliydim, tebliğ sunacaktım. Mesleğimin daha başındayım. Almanya'dan yeni dönmüş ve Erzincan Hukuk Fakültesi'nde yardımcı doçent olarak başlamışım. Ve burada Türkiye'nin Anayasa konusunda konuşacak en yetkin insanları, anayasa hukukçuları, Anayasa Mahkemesi üyeleri var. Benden önceki oturumda özgürlük karşıtı yorumlar alkışlanınca ikilemde kaldım. Ben şimdi kalksam bunlarla çatışsam, kariyerim bitecek. Bir daha da bir yerde bir şey tutturamam. Ama kendi doğrularımı söylemezsem de kendime olan saygımı kaybederim. Uzun uzun düşündüm. Benjamin Franklin'in bir sözüyle başladım konuşmaya: “Güvenlik sağlamak için özgürlüğünden feragat eden, her ikisini de kaybeder.” Konuşmada tezlerimi olduğu gibi sundum ve “Bu Anayasa değişiklikleri yetersizdir, bu Anayasa değişiklikleri ilerleme falan değildir, sadece bir anomaliyi ortadan kaldırdı. Demokratikleşme için bunun ötesine geçmek lazım” dedim. Anayasa Mahkemesi'ni de yoğun bir şekilde eleştirdim. Anayasa'nın faşizan içerikli bir başlangıç kısmı vardır. Ona dayanarak karar veriyor. Parti kapatmaları ona dayandırıyor, bütün kritik kararları ona dayandırıyorlar. Bunu da eleştirdim. Bu nasıl mahkeme diye düşünüp Erzincan'a döndüm, ancak sonra mahkeme başkanı aradı ve davet etti. AB süreci var, konjonktür muhalif isimleri istiyordu.
İKİ DEĞERLİ BAŞKAN
- AKP'ye yakın isimler mi etkili oldu?
Tam tersine... Benim oraya girmemi sağlayanlar AKP'ye yakın olan insanlar değil. Mustafa Bumin, Tülay Tuğcu gibi birlikte çalışacağım iki çok değerli başkan vesair üyeler... O zaman 16 raportör vardı, başladım çalışmaya. Eleştirel olduğumu herkes biliyor. Yalnız bu eleştirellik bilimsel bir eleştirellik oldu. Yargıda partizanlığı hiç hazzetmedim.
- Kurumda en ateşli tartışmalar hangi dönemde yaşandı?
AK Parti kapatma davasında...
- Gelelim o davaya... Anlamadığım nokta şu, madem sizin hakkınızda aileye zarar veriyor diye düşünülüyor nasıl oldu da bu davayı size bıraktılar?
Başörtüsü ve AK Parti'yle ilgili davalarda mahkemede raportör kadrosu itibarıyla bir genel devlet ideolojisi ve algısına uygun olan, eski dönemden alınanlar vardır. Bir de daha sonra, zaman içerisinde gelen, siyasal tutum ve yaşam tarzları itibarıyla onlardan farklılaşanlar, mütedeyyin, muhafazakar vs. vardır. Böyle bir durumda Anayasa Mahkemesi Başkanı, üyelerin de üzerinde tarafsız olacağını düşündükleri bir raportöre davayı vermek durumundaydı. Sanırım dava bu yüzden bana verildi.
ÇANKAYA'DAKİ SAVAŞ
- Şimdi gelelim AK Parti davasına... Nasıl bir atmosfer vardı Anayasa Mahkemesi'nde?
367'den sonra Türkiye ciddi bir kriz sürecine girdi ve bir savaş başladı. Devlete kimin egemen olacağına dair bir savaş mı dersiniz, ne derseniz deyin. Bu tabii her şeyi etkiledi ama 2005-2006'dan itibaren bütün bunların en yoğun yaşandığı yer Çankaya'dır. Bizim çalıştığımız ve oturduğumuz mekanlar Çankaya'da. Ve siz orada nasıl sertleşmelerin yaşanmaya başladığını, hareketliliğin ortaya çıkmaya başladığını çok net olarak gözlemleyebiliyorsunuz. Çünkü bütün yüksek bürokratlar, yüksek hakimler, Anayasa Mahkemesi üyeleri, üst düzey subaylar, generaller falan orada oturur. Ciddi hareketlilik vardı o dönemlerde.
- Nasıl bir hareketlilik?
Derin devlet harekete geçiyor kısacası. Onu çok net görüyorsunuz.
PERİNÇEK'İN KİTAPLARI
- Biraz açar mısınız?
Yani yargıçlarla subaylar arasındaki ilişkiler, sosyalleşmeler, lokaller, mahkeme ziyaretleri vs. bunları net olarak görüyorsunuz. Yılda sayısız resepsiyon olur, orada iletişimi rahatlıkla gözlemleyebiliyorsunuz. Bir bakıma gazetelerin Ankara temsilcilerinin gördüklerini biraz da içeriden görme fırsatı diyelim buna... Tam o dönemde bütün bu hareketliliklerin sizin karşınıza davalar olarak gelmeye başladığını görüyorsunuz. 367 davasıyla başlıyor, Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin Anayasa değişikliğiyle devam ediyor... Örneğin 367 konusunda düşüncelerin ortaya çıkmaya başladığı dönemlerde hemen otomatik olarak bazı kurumların harekete geçtiğini, sempozyumlar ve toplantılar yapmaya başladığını görüyorsunuz. “Nasıl bloke ederiz?” diye.
- Hissediyordunuz kapatma davasının geldiğini...
Çok net olarak hissediyorduk. Başörtüsü ile ilgili Anayasa değişikliği yapılmasa dedim. Bir de şu var Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı vardır, rejim açısından önemli bir mekandır. Ve kimlerin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandığını, kimlerin örneğin siyasi parti bürosunda çalıştığını ve nasıl bir kadrolaşmanın yaşandığını gördüğünüzde zaten aşağı yukarı renk bellidir ve bazı şeyler olacak demektir. Savcıların masalarında Perinçek'lerin veya Poyraz'ların kitaplarını görünce, anlıyorsunuz.
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki siyasi parti bürosu ne iş yapar?
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nda farklı bürolar vardır. Bunlardan bir tanesi de siyasi parti bürosudur. Ve Türkiye'de bir parti hariç tüm partiler hakkında orada dosya tutulur.
- Hangi parti o? CHP mi?
Evet CHP hariç bütün partiler hakkında dosya vardır. Ve sürekli olarak o dosyalara yeni bir şeyler eklenir. Ama CHP hakkında bir sayfa yok.
- Yani o dönem AK Parti için o büroda dosyalar çoğalıyordu...
Tabii, siz bunu gazetelerde yüksek yargıç olan bazı figürlerin veya yüksek yargıda iyi bağlantıları olanların yazdığı yazılardan da anlayabilirsiniz. Derin devlet harekete geçmişti. Resepsiyonlarda görüyorsunuz, sonra mesela adliye muhabirlerinin o resepsiyonlarda kümelenme biçimleri, kimlerin etrafını sardığından da bunu okuyabiliyorsunuz. Yargıtay ve Danıştay'da verilen bazı kararlardaki sertleşmeyi görüyorsunuz.
"MAHKEMEDE KAMPLAŞMA VARDI AMA NEZAKET DE VARDI"
- Sizin hakkınızda o dönem ne düşünüyorlardı kurumda?
Kanaat şudur muhtemelen: “Kimsenin adamı değil, nevi şahsına münhasır” veya “Avrupa'da okumuş, Türkiye'nin kendine özgü şartlarını anlamıyor.” 367 ile ilgili tartışmalardan sonra eski güzel günler geçti. Statükonun devamından yana olanlar, yazılı Anayasa'yı bir kenara itmeye başlayınca, haliyle onlarla aynı merkezde durmam söz konusu olamazdı. Artık aileden değildim. Aileden falan değilse ne olacak? Mümkün olduğunca davaların ona gelmemesi gerekir. Ya da onun ürettiği ne kadar argüman varsa ona karşı argüman üretilmesi lazım... Benim için “O ideolojimize, hakimiyetimize zarar veriyor” kanısı egemen olmaya başladı. Bu şekilde politik bir kamplaşmaya ya da çatışmaya doğru gitti Anayasa Mahkemesi. Ancak kurum içinde nezaket ve saygı işlemeye devam etti.
"BAŞLANGIÇTA HAŞİM KILIÇ'LA BİRÇOK KONUDA ÇATIŞTIK"
- Haşim Kılıç ile önceden tanışıyor muydunuz?
Mahkemede tanıştım, başlangıçta çok çatıştık. Örneğin TÜBİTAK'taki kadrolaşma iddiasıyla bağlantılı bir kanun değişikliği vardı. Bu kanun yürürlüğünün durdurulmasını önerdiğimde böyle bir tartışmamız olmuştu. Kadın-erkek eşitliği veya sosyal haklar konusunda da ayrıştığımız durumlar oluyordu. Ancak Haşim Kılıç'ın orada olması büyük bir şans oldu. Anayasa Mahkemesi için. Bazen görüşlerimiz farklılaşmış olsa dahi bu çok önemli. En özgürlükçü, en liberal sayılabilecek kararların önemli bir kısmının altında Haşim Kılıç'ın imzası vardır.
- Başörtüsüyle ilgili Anayasa değişikliği dosyasını Kılıç verdi size...
Evet. Burada artık bir kamplaşma vardı ve kamplaşmada dengeyi bulabilmek ve güven yaratabilmek çok zordur. Ve Haşim Kılıç o zaman bana şunu söyledi: “Bu dosyanın altından sen kalkabilirsin. Çünkü duruşun belli ve merkezde... 2007'de de Anayasa değişikliği dosyasına baktın. Bu davada her tür soruya cevap verebilecek durumdasın. Bu yük senin omuzlarında, ne dersin?” Ben de “Siz bu şekilde takdir ettiyseniz, heyetin güveni varsa, ben bu yükümlülüğün altından kalkarım, Anayasa ve uluslararası standartlar çerçevesinde raporumu hazırlarım” dedim. Ve aldım o davayı. Asıl kırılmalar da o davayla başladı.
- Ne gibi?
125 sayfalık raporda “Bu Anayasa değişikliğini Anayasa Mahkemesi inceleyemez ve inceleyememesi de gerekir” dedim ve gerekçemi anlattım. İncelerse Anayasa'yı ihlal eder. Anayasa'yı ihlal etmek demek Anayasa dışına taşmak demektir ve bu durumda mahkemenin hukuki meşruiyeti biter. Başörtüsüne ilişkin tek satır yoktur bu raporda. Çünkü işin esasını incelememiz Anayasa gereği yasaktı... İşte buna ilişkin raporu hazırlarken o arada AK Parti davası geldi. 2008'in Mart ayıydı, AK Parti hakkında iddianame Anayasa Mahkemesi'ne ulaştı. İddianame de başörtüsü ve laiklik bağlantılıydı. İkisi bağlantılı olunca da bu dava bana verildi.

Gazete HABERTÜRK
| Dönemin Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can, Türkiye'nin tarihine bomba gibi düşen; 367 kararı, başörtüsü ile ilgili değişiklik ve Ak Parti kapatma davasının perde arkasını anlattı... |
|
|
Keyword : - |
|
|
|
 |
|
DİĞER HABERLER |
 |
| |
|
|
 |
 |
|
|
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
 |
|
 |
|
|
Atasoy Müftüoğlu
Şanlıurfa'da Atasoy Müftüoğlu rüzgarı
09/05/2012 - 05:32
|
|
|
 |
|
|
Abdurrahman Dilipak
Biz hepimiz İsrafiliz!
21/05/2012 - 05:28
|
|
|
 |
|
|
Abdulhakim Beyazyüz
İslami Hareket Sünnet Merkezli Bir Harekettir
02/03/2012 - 06:56
|
|
|
 |
|
|
Adem Yavuz Arslan
"Bizi bitirecekseniz önce içinizi temizlemelisiniz"
21/05/2012 - 06:03
|
|
|
 |
|
|
Abdullah Büyük
Canımız namaz kılmak istiyor mu acaba?
18/05/2012 - 05:52
|
|
|
 |
|
|
Ahmet Altan
İğde ağaçları ve gerçek
21/05/2012 - 06:36
|
|
|
 |
|
|
Ahmet Kekeç
Nasibimizde Hasip Bey varmış
21/05/2012 - 05:36
|
|
|
 |
|
|
Ahmet Taşgetiren
En kötü senaryoya göre
20/05/2012 - 06:36
|
|
|
 |
|
|
Ahmet Turan Alkan
Yüzde 100 millî ve yan sanayi ürünü...
21/05/2012 - 06:17
|
|
|
 |
|
|
Ahmet Varol
Abbas'ın "Dürüst (!)" Hükümeti
19/05/2012 - 05:48
|
|
|
 |
|
|
Akif Emre
Molla Gürani'ye karşı Google hazretleri
19/05/2012 - 06:19
|
|
|
 |
|
|
Ali Bulaç
Sosyal İslam
21/05/2012 - 06:18
|
|
|
 |
|
|
Ali Atıf Bir
TV'de ürün yerleştirmeye evet ama yetmez
20/05/2012 - 06:43
|
|
|
 |
|
|
Ali Karahasanoğlu
Koca koca adamların tercihine bakın!
21/05/2012 - 05:25
|
|
|
 |
|
|
Ardan Zentürk
Beşar’ın savunucusu olmak
21/05/2012 - 05:51
|
|
|
 |
|
|
Alpaslan Kuytul
Kur'ân'ın Kelâmullah Olduğunun Delilleri -4
22/04/2012 - 16:43
|
|
|
 |
|
|
Aziz Üstel
Arkadaşlar bu darbe Türk milletinin bekası için yapılmıştır!
21/05/2012 - 05:49
|
|
|
 |
|
|
Asım Yenihaber
"İrtica"yı o mu "ibda" etti?
21/05/2012 - 05:29
|
|
|
 |
|
|
Cihan Aktaş
Twitter “ak yazı” olabilir mi...
20/05/2012 - 07:02
|
|
|
 |
|
|
Cihad Kayaduman
Müslümanların Tiyatro Yapması Yasaklanmalı
09/05/2012 - 07:13
|
|
|
 |
|
|
Demet Tezcan
Yeni bir Hrant Dink vakası daha yaşanmadan
06/01/2012 - 20:12
|
|
|
 |
|
|
Elif Çakır
Darbeciler bizi anlayışla karşılasın!
20/05/2012 - 06:24
|
|
|
 |
|
|
Emre Aköz
Devlet ve sanat: İcracı mı, destekleyici mi?
08/04/2012 - 09:00
|
|
|
 |
|
|
Engin Ardıç
Kenan bayramı
21/05/2012 - 09:45
|
|
|
 |
|
|
Ersoy Dede
Bir Kamer Genç klasiği
21/05/2012 - 05:34
|
|
|
 |
|
|
Esra Uçar
Evrimle medeniyet yanyana gelemiyor
18/05/2012 - 06:48
|
|
|
 |
|
|
Ergun Babahan
Ruhban Okulu’nda bir öğle yemeği
13/05/2012 - 09:57
|
|
|
 |
|
|
Fehmi Koru
Babanın çamaşır makineli şakası çocuğu öldürecekti
20/05/2012 - 06:23
|
|
|
 |
|
|
Feyza Gümüşlüoğlu
Nerede kalmıştık? Evet, Katar!
11/04/2012 - 07:57
|
|
|
 |
|
|
Fatma Tuncer
Annenin yerini tutar mı?
21/05/2012 - 09:46
|
|
|
 |
|
|
Faruk Köse
Devrim yasaları Anayasaya uygun muydu?
20/05/2012 - 06:00
|
|
|
 |
|
|
Gülay Pınarbaşı
Ölümü hatırda tutmak elzemdir
16/05/2012 - 07:40
|
|
|
 |
|
|
Gültekin Avcı
Kamu Güvenliği Müsteşarlığı neden kurulmuştu?
20/05/2012 - 06:41
|
|
|
 |
|
|
Hamza Türkmen
Suriye’de Stratejik Menfaat mi Kardeşlik ve İnsanlık mı?
12/03/2012 - 11:57
|
|
|
 |
|
|
Hakan Albayrak
Allah'a ısmarladık
11/12/2011 - 08:29
|
|
|
 |
|
|
Hayrettin Karaman
Müslüman aklı için yol birdir
20/05/2012 - 06:26
|
|
|
 |
|
|
Hasan Karakaya
Andıç ve sahtecilik olayı... Akit ne diyorsa o!
21/05/2012 - 05:26
|
|
|
 |
|
|
Hilal Kaplan
Büyük Çerkes Sürgünü
21/05/2012 - 06:01
|
|
|
 |
|
|
Hikmet Genç
Yalaka gazeteciler, ecelin ölüme faydası, kalibre ve kapasite!...
16/05/2012 - 07:00
|
|
|
 |
|
|
İbrahim Karagül
İsrail uçağını kovduk!
18/05/2012 - 06:29
|
|
|
 |
|
|
İbrahim Sediyani
Adem
01/04/2012 - 08:31
|
|
|
 |
|
|
İhsan Dağı
Başkan mı, Başbuğ mu?
18/05/2012 - 06:50
|
|
|
 |
|
|
İskender Pala
Eski Şiraz bahçelerinin bülbülü
15/05/2012 - 06:52
|
|
|
 |
|
|
Kazım Sağlam
Hasan El-Benna ve Müslüman Kardeşler Sempozyumu
07/05/2012 - 06:22
|
|
|
 |
|
|
Kemal Özer
Tohum mezarlığı
27/01/2012 - 17:27
|
|
|
 |
|
|
Kenan Alpay
'Nefes kesen gösteriler' ulusal bayramları kurtarır mı?
21/05/2012 - 05:33
|
|
|
 |
|
|
Mehmet Göktaş
Bir nehirdir bu Sevda, yatağını bulacaktır
19/05/2012 - 07:12
|
|
|
 |
|
|
Mustafa Armağan
Atatürk, Hasan Tahsin'in adını neden anmadı?
20/05/2012 - 06:49
|
|
|
 |
|
|
Merve Kavakçı İslam
Suç, ceza, yaptırım üçgeni
18/05/2012 - 06:01
|
|
|
 |
|
|
Mustafa İslamoğlu
Fitne (2)
17/05/2012 - 07:24
|
|
|
 |
|
|
Mustafa Karaalioğlu
Hem 6 ok hem yeni CHP!
17/05/2012 - 06:28
|
|
|
 |
|
|
Mustafa Özcan
Labisu sevbi'z zur
21/05/2012 - 05:30
|
|
|
 |
|
|
Mustafa Ünal
Rota başkanlık sistemi
18/05/2012 - 06:54
|
|
|
 |
|
|
Nasuhi Güngör
Yeni TOBB, yeni Türkiye
21/05/2012 - 05:47
|
|
|
 |
|
|
Nusret Çiçek
Bir zamanlar düzen karşıtı idiler
17/05/2012 - 05:46
|
|
|
 |
|
|
Nurettin Şirin
Muhammedi İslam İle Amerikancı İslam'da Yol Ayrımı
21/05/2012 - 06:35
|
|
|
 |
|
|
Ramazan Kayan
Davet Günleri
17/12/2011 - 21:38
|
|
|
 |
|
|
Selahaddin E. Çakırgil
'Nasıl olursa olsun, bir birlik' ise; alın size bir 'birlik'..
20/05/2012 - 05:40
|
|
|
 |
|
|
Salih Tuna
Sezen Aksu satın alınmış ama o alınamamış
21/05/2012 - 05:52
|
|
|
 |
|
|
Serdar Arseven
Sayın Başbakan ve Sayın Ali Babacan!..
20/05/2012 - 06:01
|
|
|
 |
|
|
Serdar Demirel
Her şey caizdir!
20/05/2012 - 06:03
|
|
|
 |
|
|
Süleyman Yaşar
İki bakan arasında tansiyon niye yükseldi?
21/05/2012 - 09:44
|
|
|
 |
|
|
Sibel Eraslan
Akıllı Tablet’ten önce öğretmen
18/05/2012 - 06:21
|
|
|
 |
|
|
Şamil Tayyar
Şifre bu paşadır
21/05/2012 - 05:41
|
|
|
 |
|
|
Taha Kıvanç
Bir geziden ilk notlar
21/05/2012 - 05:48
|
|
|
 |
|
|
Yıldız Ramazanoğlu
Başörtülü vekil meselesi
19/10/2011 - 07:07
|
|
|
 |
|
|
Ümit Aktaş
One Minute, Laiklik ve Allahaısmarladık
05/10/2011 - 23:19
|
|
|
 |
|
|
Yasin Aktay
Türkiye'deki Baas lobisi
21/05/2012 - 06:02
|
|
|
 |
|
|
Yıldıray Oğur
Anıtkabir defterini imzalayan gerillalar
21/05/2012 - 05:15
|
|
|
 |
|
|
Yavuz Bahadıroğlu
Süt ve süt tozu
21/05/2012 - 05:32
|
|
|
 |
|
|
Yener Dönmez
İyi niyetten anlamamak
19/05/2012 - 05:42
|
|
|
 |
|
|
|
|
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
|
|
|
|
|
 |
 |
|
|
|
|