Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
"Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini(ni tatbik) hususunda sizi sakın acıma duygusu kaplamasın! Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun." Nur Suresi - 2
* Obama: Afganistan'da Zor Günler Bizi Bekliyor! * Sivil Yahudiler de Filistin'li Avında ! * 'Ümmet diyeni yok ettiler' * "Bizi bitirecekseniz önce içinizi temizlemelisiniz" * Şifre bu paşadır * Vicdani Ret tartışması * Mescid-i Aksa İçin Tehlike Çanları Çalıyor * Sendikalardaki Yolsuzluklar Kitap Oldu * 19 Mayıs'ta Resmi Geçit Bitti; Pasta ve Festival Verelim! * Son Osmanlı Padişahının cenazesine haciz konmuştu

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

AKSİYON

ANADOLU GENÇLİK DERGİSİ

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

Aktif Haber

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DİNİ 100 NET

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HABER VAKTİ

HARUN YAHYA

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

MÜLÜMAN GENÇ

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

BUGÜN

MİLLİ GAZETE

SABAH

STAR

TARAF

YENİ AKİT

YENİ ASYA

YENİ ŞAFAK

ZAMAN

ZAMAN AİLEM

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA ARİFAN RADYO

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BOLU ŞAFAK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA GÖZYAŞI FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

YOZGAT UFUK FM

İRİP RADYO

İSTANBUL AKRA FM

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

BUGÜN TV

HİLAL TV

KANAL 7

KANAL A

SAMANYOLU HABER TV

SAMANYOLU TV

TGRT HABER

TV 5

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 15364
Toplam 8700130
En Fazla 78330
Ortalama 22308
Üye Sayısı 87
Bugün Üye Olan 0

Ak Parti kapatma davasının perde arkası

Dönemin Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can, Türkiye'nin tarihine bomba gibi düşen; 367 kararı, başörtüsü ile ilgili değişiklik ve Ak Parti kapatma davasının perde arkasını anlattı... Doç. Dr. Osman Can... AK Parti kapatma davasının raportörü olarak gündemimize girdi. Öyle zehir zemberek bir rapor koydu ki ortaya parti
2012-05-22 - 08:25

Bir parti hariç, parti dosyalarının olduğu kurum

Dönemin Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can, Türkiye'nin tarihine bomba gibi düşen; 367 kararı, başörtüsü ile ilgili değişiklik ve Ak Parti kapatma davasının perde arkasını anlattı...

Doç. Dr. Osman Can... AK Parti kapatma davasının raportörü olarak gündemimize girdi. Öyle zehir zemberek bir rapor koydu ki ortaya parti kapatılmadı, kapatılamadı. Yargının bağımsızlığını yine ve yeniden konuştuğumuz, “Acaba kimin vesayetinde, kimin arka bahçesi?” sorularına karşılıklı cevaplar yetiştirdiğimiz bugünlerde onun açıklamaları çok önemli. Osman Can'ın anlattıklarını okuyunca dehşete düşmemek mümkün değil. Bir zihniyetin, milletin iyiliği için darbe hayali kuran hastalıklı bakış açısının, devletin en bağımsız, en güvenilir olması gereken kurumunu, Anayasa Mahkemesi'ni nasıl yönlendirdiğini, bu uğurda resmi belgelerin içeriğinde tahrifat yapmaktan bile çekinmediğini göreceksiniz. Üzerinde daha çok konuşacağız, ama önce söz OSMAN CAN'da...

- Önce şunu merak ediyorum, sizin gibi düşünen birini nasıl oldu da Anayasa Mahkemesi'ne raportör olarak aldılar?

Anayasa Mahkemesi'ne geldiğim dönem Avrupa Birliği, küreselleşme, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi vs. bunların çok hit olduğu dönemler. Böyle olduğu için de Anayasa Mahkemesi'nde en azından raportörler nezdinde bazı muhaliflerin bulunmasına da ihtiyaç duyuluyordu diye düşünüyorum. Anayasa Mahkemesi'nin Antalya'daki sempozyumuna davetliydim, tebliğ sunacaktım. Mesleğimin daha başındayım. Almanya'dan yeni dönmüş ve Erzincan Hukuk Fakültesi'nde yardımcı doçent olarak başlamışım. Ve burada Türkiye'nin Anayasa konusunda konuşacak en yetkin insanları, anayasa hukukçuları, Anayasa Mahkemesi üyeleri var. Benden önceki oturumda özgürlük karşıtı yorumlar alkışlanınca ikilemde kaldım. Ben şimdi kalksam bunlarla çatışsam, kariyerim bitecek. Bir daha da bir yerde bir şey tutturamam. Ama kendi doğrularımı söylemezsem de kendime olan saygımı kaybederim. Uzun uzun düşündüm. Benjamin Franklin'in bir sözüyle başladım konuşmaya: “Güvenlik sağlamak için özgürlüğünden feragat eden, her ikisini de kaybeder.” Konuşmada tezlerimi olduğu gibi sundum ve “Bu Anayasa değişiklikleri yetersizdir, bu Anayasa değişiklikleri ilerleme falan değildir, sadece bir anomaliyi ortadan kaldırdı. Demokratikleşme için bunun ötesine geçmek lazım” dedim. Anayasa Mahkemesi'ni de yoğun bir şekilde eleştirdim. Anayasa'nın faşizan içerikli bir başlangıç kısmı vardır. Ona dayanarak karar veriyor. Parti kapatmaları ona dayandırıyor, bütün kritik kararları ona dayandırıyorlar. Bunu da eleştirdim. Bu nasıl mahkeme diye düşünüp Erzincan'a döndüm, ancak sonra mahkeme başkanı aradı ve davet etti. AB süreci var, konjonktür muhalif isimleri istiyordu.

İKİ DEĞERLİ BAŞKAN

- AKP'ye yakın isimler mi etkili oldu?

Tam tersine... Benim oraya girmemi sağlayanlar AKP'ye yakın olan insanlar değil. Mustafa Bumin, Tülay Tuğcu gibi birlikte çalışacağım iki çok değerli başkan vesair üyeler... O zaman 16 raportör vardı, başladım çalışmaya. Eleştirel olduğumu herkes biliyor. Yalnız bu eleştirellik bilimsel bir eleştirellik oldu. Yargıda partizanlığı hiç hazzetmedim.

- Kurumda en ateşli tartışmalar hangi dönemde yaşandı?

AK Parti kapatma davasında...

- Gelelim o davaya... Anlamadığım nokta şu, madem sizin hakkınızda aileye zarar veriyor diye düşünülüyor nasıl oldu da bu davayı size bıraktılar?

Başörtüsü ve AK Parti'yle ilgili davalarda mahkemede raportör kadrosu itibarıyla bir genel devlet ideolojisi ve algısına uygun olan, eski dönemden alınanlar vardır. Bir de daha sonra, zaman içerisinde gelen, siyasal tutum ve yaşam tarzları itibarıyla onlardan farklılaşanlar, mütedeyyin, muhafazakar vs. vardır. Böyle bir durumda Anayasa Mahkemesi Başkanı, üyelerin de üzerinde tarafsız olacağını düşündükleri bir raportöre davayı vermek durumundaydı. Sanırım dava bu yüzden bana verildi.

ÇANKAYA'DAKİ SAVAŞ

- Şimdi gelelim AK Parti davasına... Nasıl bir atmosfer vardı Anayasa Mahkemesi'nde?

367'den sonra Türkiye ciddi bir kriz sürecine girdi ve bir savaş başladı. Devlete kimin egemen olacağına dair bir savaş mı dersiniz, ne derseniz deyin. Bu tabii her şeyi etkiledi ama 2005-2006'dan itibaren bütün bunların en yoğun yaşandığı yer Çankaya'dır. Bizim çalıştığımız ve oturduğumuz mekanlar Çankaya'da. Ve siz orada nasıl sertleşmelerin yaşanmaya başladığını, hareketliliğin ortaya çıkmaya başladığını çok net olarak gözlemleyebiliyorsunuz. Çünkü bütün yüksek bürokratlar, yüksek hakimler, Anayasa Mahkemesi üyeleri, üst düzey subaylar, generaller falan orada oturur. Ciddi hareketlilik vardı o dönemlerde.

- Nasıl bir hareketlilik?

Derin devlet harekete geçiyor kısacası. Onu çok net görüyorsunuz.

PERİNÇEK'İN KİTAPLARI

- Biraz açar mısınız?

Yani yargıçlarla subaylar arasındaki ilişkiler, sosyalleşmeler, lokaller, mahkeme ziyaretleri vs. bunları net olarak görüyorsunuz. Yılda sayısız resepsiyon olur, orada iletişimi rahatlıkla gözlemleyebiliyorsunuz. Bir bakıma gazetelerin Ankara temsilcilerinin gördüklerini biraz da içeriden görme fırsatı diyelim buna... Tam o dönemde bütün bu hareketliliklerin sizin karşınıza davalar olarak gelmeye başladığını görüyorsunuz. 367 davasıyla başlıyor, Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin Anayasa değişikliğiyle devam ediyor... Örneğin 367 konusunda düşüncelerin ortaya çıkmaya başladığı dönemlerde hemen otomatik olarak bazı kurumların harekete geçtiğini, sempozyumlar ve toplantılar yapmaya başladığını görüyorsunuz. “Nasıl bloke ederiz?” diye.

- Hissediyordunuz kapatma davasının geldiğini...

Çok net olarak hissediyorduk. Başörtüsü ile ilgili Anayasa değişikliği yapılmasa dedim. Bir de şu var Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı vardır, rejim açısından önemli bir mekandır. Ve kimlerin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandığını, kimlerin örneğin siyasi parti bürosunda çalıştığını ve nasıl bir kadrolaşmanın yaşandığını gördüğünüzde zaten aşağı yukarı renk bellidir ve bazı şeyler olacak demektir. Savcıların masalarında Perinçek'lerin veya Poyraz'ların kitaplarını görünce, anlıyorsunuz.

- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki siyasi parti bürosu ne iş yapar?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nda farklı bürolar vardır. Bunlardan bir tanesi de siyasi parti bürosudur. Ve Türkiye'de bir parti hariç tüm partiler hakkında orada dosya tutulur.

- Hangi parti o? CHP mi?

Evet CHP hariç bütün partiler hakkında dosya vardır. Ve sürekli olarak o dosyalara yeni bir şeyler eklenir. Ama CHP hakkında bir sayfa yok.

- Yani o dönem AK Parti için o büroda dosyalar çoğalıyordu...

Tabii, siz bunu gazetelerde yüksek yargıç olan bazı figürlerin veya yüksek yargıda iyi bağlantıları olanların yazdığı yazılardan da anlayabilirsiniz. Derin devlet harekete geçmişti. Resepsiyonlarda görüyorsunuz, sonra mesela adliye muhabirlerinin o resepsiyonlarda kümelenme biçimleri, kimlerin etrafını sardığından da bunu okuyabiliyorsunuz. Yargıtay ve Danıştay'da verilen bazı kararlardaki sertleşmeyi görüyorsunuz.

"MAHKEMEDE KAMPLAŞMA VARDI AMA NEZAKET DE VARDI"

- Sizin hakkınızda o dönem ne düşünüyorlardı kurumda?

Kanaat şudur muhtemelen: “Kimsenin adamı değil, nevi şahsına münhasır” veya “Avrupa'da okumuş, Türkiye'nin kendine özgü şartlarını anlamıyor.” 367 ile ilgili tartışmalardan sonra eski güzel günler geçti. Statükonun devamından yana olanlar, yazılı Anayasa'yı bir kenara itmeye başlayınca, haliyle onlarla aynı merkezde durmam söz konusu olamazdı. Artık aileden değildim. Aileden falan değilse ne olacak? Mümkün olduğunca davaların ona gelmemesi gerekir. Ya da onun ürettiği ne kadar argüman varsa ona karşı argüman üretilmesi lazım... Benim için “O ideolojimize, hakimiyetimize zarar veriyor” kanısı egemen olmaya başladı. Bu şekilde politik bir kamplaşmaya ya da çatışmaya doğru gitti Anayasa Mahkemesi. Ancak kurum içinde nezaket ve saygı işlemeye devam etti.

"BAŞLANGIÇTA HAŞİM KILIÇ'LA BİRÇOK KONUDA ÇATIŞTIK"

- Haşim Kılıç ile önceden tanışıyor muydunuz?

Mahkemede tanıştım, başlangıçta çok çatıştık. Örneğin TÜBİTAK'taki kadrolaşma iddiasıyla bağlantılı bir kanun değişikliği vardı. Bu kanun yürürlüğünün durdurulmasını önerdiğimde böyle bir tartışmamız olmuştu. Kadın-erkek eşitliği veya sosyal haklar konusunda da ayrıştığımız durumlar oluyordu. Ancak Haşim Kılıç'ın orada olması büyük bir şans oldu. Anayasa Mahkemesi için. Bazen görüşlerimiz farklılaşmış olsa dahi bu çok önemli. En özgürlükçü, en liberal sayılabilecek kararların önemli bir kısmının altında Haşim Kılıç'ın imzası vardır.

- Başörtüsüyle ilgili Anayasa değişikliği dosyasını Kılıç verdi size...

Evet. Burada artık bir kamplaşma vardı ve kamplaşmada dengeyi bulabilmek ve güven yaratabilmek çok zordur. Ve Haşim Kılıç o zaman bana şunu söyledi: “Bu dosyanın altından sen kalkabilirsin. Çünkü duruşun belli ve merkezde... 2007'de de Anayasa değişikliği dosyasına baktın. Bu davada her tür soruya cevap verebilecek durumdasın. Bu yük senin omuzlarında, ne dersin?” Ben de “Siz bu şekilde takdir ettiyseniz, heyetin güveni varsa, ben bu yükümlülüğün altından kalkarım, Anayasa ve uluslararası standartlar çerçevesinde raporumu hazırlarım” dedim. Ve aldım o davayı. Asıl kırılmalar da o davayla başladı.

- Ne gibi?

125 sayfalık raporda “Bu Anayasa değişikliğini Anayasa Mahkemesi inceleyemez ve inceleyememesi de gerekir” dedim ve gerekçemi anlattım. İncelerse Anayasa'yı ihlal eder. Anayasa'yı ihlal etmek demek Anayasa dışına taşmak demektir ve bu durumda mahkemenin hukuki meşruiyeti biter. Başörtüsüne ilişkin tek satır yoktur bu raporda. Çünkü işin esasını incelememiz Anayasa gereği yasaktı... İşte buna ilişkin raporu hazırlarken o arada AK Parti davası geldi. 2008'in Mart ayıydı, AK Parti hakkında iddianame Anayasa Mahkemesi'ne ulaştı. İddianame de başörtüsü ve laiklik bağlantılıydı. İkisi bağlantılı olunca da bu dava bana verildi.



Gazete HABERTÜRK
Dönemin Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can, Türkiye'nin tarihine bomba gibi düşen; 367 kararı, başörtüsü ile ilgili değişiklik ve Ak Parti kapatma davasının perde arkasını anlattı...


Keyword : -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

'Ümmet diyeni yok ettiler'


‘Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar’ adlı kitabında Osmanlı’nın son dönemini hatırlatarak bugüne bakan Sadık Albayrak: 'Ergenekon’un kaynağı Encümen-i Daniş’
Atatürk, Hasan Tahsin'in adını neden anmadı?
Yılmaz Özdil, yalnız kendisinin değil, yakın çevresinin de tarihten ne kadar anladığını ayan beyan ortaya koyan bir yazı kaleme aldı "Hürriyet"te (16
Kitlelerin narkozu
Futbolun basit bir saha oyunundan ibaret olduğunu sanmak büyük safdillik. Haftanın yedi gününde ve günün her saatinde insanlar futbol konuşup duruyorl
The Cemaat ve Fenerbahçe Cumhuriyeti
BirFenerbahçe taraftarı olarak kulübümün sportif faaliyetlerinden her zaman büyük mutluluk duymuşumdur. Başta çocuklarım olmak üzere yakınlarımın sarı
Erkaya ve Kıratlı

Erkaya araştırılmadan 28 Şubat anlaşılamaz.. Erkaya'yı anlamak için onun izini iyi takip etmek gerek.. Erkaya'nın İsrail'le arası iyi idi. Mason local
1 Mayıs 1977'den 12 Eylül'e
K. K. Komutanlığına doğru yolu açılan Evren, Genelkurmay Başkanı ve 12 Eylül cuntasının başı olur. Korutürk Evren’in terfii noktasındaki çok ısrarcı o

Dağda Herne Pêş, karakolda İstiklâl Marşı


Bingöl-Elazığ Karayolu’nda 1993’te, 33 silahsız askeri kurşuna dizen PKK’lıların olay günü kaçırdığı ses sanatçısı Ali Aktaş, 19 yıllık suskunluğunu T
"Darbe yapan Asker köpektir" (Video)

Kanaltürk TV ekranlarında yayınlanan 2x2 programında Cumhuriyet Gazetesi yazarı Bekir Coşkun’un ‘Paşa’ başlıklı yazısı ve ardından TSK’nın açıklaması
Ülkelerin Bölünmesi Tartışması ve Bölünme Eşiğindeki Irak
Ülkelerin dağılması, ticarî şirketlerin sona erdirilmesine benzemez ve benzemiyor. Kaldı ki, ticarî ortaklıkların dağılması esnasında ve sonrasında
Başörtüm nedeniyle Şehir Tiyatroları’na alınmadım
İ.Ü Tiyatro Eleştirmenliği öğrencisi iken yaşadıklarını anlatan Betül Demirkaya, “Başörtüm nedeniyle staj yaptırmadılar. Değil tiyatro, Şehir Tiyatrol
1 - Obama: Afganistan'da Zor Günler Bizi Bekliyor!


Atasoy Müftüoğlu

Şanlıurfa'da Atasoy Müftüoğlu rüzgarı

09/05/2012 - 05:32

Atasoy Müftüoğlu
Abdurrahman Dilipak
Abdulhakim Beyazyüz
Adem Yavuz Arslan
Abdullah Büyük
Ahmet Altan
Ahmet Kekeç
Ahmet Taşgetiren
Ahmet Turan Alkan
Ahmet Varol
Akif Emre
Ali Bulaç
Ali Atıf Bir
Ali Karahasanoğlu
Ardan Zentürk
Alpaslan Kuytul
Aziz Üstel
Asım Yenihaber
Cihan Aktaş
Cihad Kayaduman
Demet Tezcan
Elif Çakır
Emre Aköz
Engin Ardıç
Ersoy Dede
Esra Uçar
Ergun Babahan
Fehmi Koru
Feyza Gümüşlüoğlu
Fatma Tuncer
Faruk Köse
Gülay Pınarbaşı
Gültekin Avcı
Hamza Türkmen
Hakan Albayrak
Hayrettin Karaman
Hasan Karakaya
Hilal Kaplan
Hikmet Genç
İbrahim Karagül
İbrahim Sediyani
İhsan Dağı
İskender Pala
Kazım Sağlam
Kemal Özer
Kenan Alpay
Mehmet Göktaş
Mustafa Armağan
Merve Kavakçı İslam
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Karaalioğlu
Mustafa Özcan
Mustafa Ünal
Nasuhi Güngör
Nusret Çiçek
Nurettin Şirin
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Salih Tuna
Serdar Arseven
Serdar Demirel
Süleyman Yaşar
Sibel Eraslan
Şamil Tayyar
Taha Kıvanç
Yıldız Ramazanoğlu
Ümit Aktaş
Yasin Aktay
Yıldıray Oğur
Yavuz Bahadıroğlu
Yener Dönmez
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat