Kemal Bey bostan korkuluğu musun!
Başbakan Erdoğan, 'katsayı' düzenlemesinin Danıştay'a götürülmesiyle ilgili Kılıçdaroğlu'na sert tepki gösterdi: "Danıştay'a CHP başvurmadı, arkadaşlarımızın münferit başvurusu, diyor. Peki sen nesin orada? Bostan korkuluğu musun? Dersim'le ilgili parti içinde sıkıyönetim ilan etmeye gücün yetiyor da, bunu engellemeye gücün yetmiyor mu!"
FAZLI ŞAHAN / ANKARA
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. Dersim katliamı konusunun açılmasından hem CHP'nin hem de MHP'nin rahatsızlık duyduğunu söyleyen Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili olarak, "Bizim, 23 Kasım'daki Dersim açıklamalarımızın ardından, CHP Genel Başkanı, önce bize teşekkür eden CHP Diyarbakır İl Yönetimini görevden aldı, ardından partisinde sıkıyönetim ilan etti. Partisi içinde Dersim ile ilgili farklı açıklamalar yapılınca, hatta Dersimli milletvekilleri bile birbirine düşünce, bu konuda açıklama yapmayı yasakladı. Şimdi çıkmış, katsayı meselesiyle ilgili olarak, 'Danıştay'a CHP başvurmadı, arkadaşlarımızın münferit başvurusu' diyor... Peki sen nesin orada? Bostan korkuluğu musun? Dersim'le ilgili parti içinde sıkıyönetim ilan ediyorsun, buna gücün yetiyor da, Danıştay'a başvuru yapılmasını engellemeye gücün yetmiyor mu?" dedi.
ARKALARINDA DURAMAZSIN
"Danıştay'a, İmam Hatiplerin önünü kesmek için başvuruda bulunan arkadaşlarına neden sahip çıkmıyorsun? Neden mertçe, yiğitçe arkalarında durmuyorsun? Çünkü duramazsın. Arkalarında da duramazsın, engel de olamazsın" diyen Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nu CHP Genel Başkanlığı'na getiren zihniyetin buna müsaade etmeyeceğini, Kılıçdaroğlu'nun o zihniyetle çatışamayacağını söyledi. Erdoğan, "Seni oraya genel başkan olarak çıkartan zihniyet, 1939'da Dersim faciasının mimarı olan zihniyettir" diye konuştu. Başbakan Erdoğan, özetle şunları söyledi:
GENELKURMAY ARŞİVİ AÇILACAK
Dersim konusunu yeniden açacak değilim. Nitekim, Başbakanlık Devlet Arşivleri'nin kapısı ardına kadar açık. Sayın Kılıçdaroğlu çok merak ediyor ya... Açılacak. Bizde kapalı bir şey yok. Merak etmeyin. Genelkurmay Başkanlığımız da Dersim hadisesine ilişkin arşivini açmak için hazırlıklarını yapıyor. Bundan sonrası, siyasetçilerden ziyade tarihçilerin, araştırmacıların, akademisyenlerin konusudur. Umuyoruz ki bu mesele tüm boyutlarıyla da aydınlatılacaktır. Biz, Dersim faciasını gündeme taşırken, bir acının küllerini kaldırmayı değil, bir zihniyeti deşifre etmek istedik.
MHP DE DERSİM'DEN RAHATSIZ
MHP, Dersim konusunun açılmasından en az CHP kadar rahatsızlık duyuyor. MHP, Diyarbakır İçkale'de toprağın altından çıkan kemiklerden bile ciddi rahatsızlık duyuyor. Bunlar, dün her şeyi hasıraltı ediyorlardı. Ellerine yetki geçtiğinde, meseleleri sümenaltı ediyorlardı. Şimdi de işte o zihniyet, kemiklerin çıkmasından rahatsız oluyor, hasıraltı ettikleri yetmiyormuş gibi, şimdi de 'toprak altı' yapmanın mücadelesini veriyor" dedi.
'ATAM' DEYİP SABAH AKŞAM YATTILAR
Kimin Atatürk'ün ideallerine sahip çıktığı, kimin de o ideallerin sadece istismarını yaptığı AK Parti iktidarlarıyla çok net biçimde ortaya çıkmıştır. Ne CHP ne de MHP, bizim millet sevgimizi, vatan sevgimizi, memleket sevdamızı ölçecek kalibrede değildir. Bunlar, 'izindeyiz Atam' deyip, sabah akşam izin yaptılar, yan gelip yattılar. Biz ise fedakarlıkla koşturduk, koşturuyoruz.
İTTİHAT VE TERAKKİ DAHA ÖLMEDİ
İttihat ve Terakki zihniyeti, Gazi Mustafa Kemal'in de şiddetle karşı çıktığı ve bizzat mücadele ettiği bir zihniyettir. Bu zihniyet, Osmanlı Devletinin çok hızlı ve acı bir şekilde dağılmasına neden olmuş, ardından da cumhuriyete sirayet etmek, cumhuriyeti çürütmek için yoğun mücadele vermiştir. Gazi Mustafa Kemal'in müsamaha göstermediği İttihat ve Terakki zihniyeti, ne yazık ki vefatının ardından yeniden hayat bulmuş, yeniden iktidar fırsatı bulmuş ve Türkiye'ye ağır faturalar ödetmeye devam etmiştir. İşte Dersim, bu ağır faturalardan biridir. 27 Mayıs darbesi bu ağır faturanın neticesidir. 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, bu zihniyetin eseridir
Mücadelemiz 150 yıllık zihniyetle
Türkiye'nin meselelerinin çözümü konusunda bazı kesimlerin 'haklı olarak' son derece sabırsız olduklarını kaydeden Başbakan Erdoğan, bu kişilerin, 'karanlık her olay anında aydınlansın, her reform anında yapılsın, Türkiye bir gecede değişsin' istediklerini ifade etti. Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: "Biz burada, 150 yıllık köhne bir zihniyetle mücadele ediyoruz. İliklerimize kadar işlemiş, devletin bütün kılcal damarlarına kadar ilişmiş bir zihniyetle mücadele ediyoruz. Arif Nihat Asya; 'içimizden biri köprü olmaya razı olmazsa, kıyamete kadar bu suyun kıyılarını bekleriz' diyor. Biz, bu köprüyü kurmanın, bir köprü olmanın mücadelesi içindeyiz."
Ateist nesil senin işin
CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun, "Başbakan Türkiye'yi 'dindarlar' ve 'dinsizler' diye ayırıyor" iddiasına cevap veren Erdoğan, "Önce şu kulakların duymaya alışsın... Benim ifademde dindarlar, dinsizler diye bir ifade yok. Dindar bir gençlik yetiştirme var. Bunu yine söylüyorum, bunun arkasındayım. Sayın Kılıçdaroğlu, sen bizden, muhafazakar demokrat parti kimliği sahibi AK Parti'den ateist bir nesil yetiştirmemizi mi bekliyorsun? O belki senin işin olabilir, senin amacın olabilir. Ama bizim böyle bir amacımız yok. Biz muhafazakar ve demokrat, milletinin, vatanının değerlerine, ilkelerine, tarihten gelen ilkelerine sahip çıkan bir nesil yetiştireceğiz. Bunun için çalışıyoruz" diye konuştu.
Militan yargı dönemi bitti
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun son aylarda yoğun bir şekilde yargıya ve yargı mensuplarına yönelik ağır ithamlarda bulunduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan, on yıllardır 'dokunulmaz' olanlara dokunabilir hale gelen yargının Kılıçdaroğlu'nu rahatsız ettiğini dile getirdi. 'Militan yargı' döneminin sonuna gelindiğine işaret eden Erdoğan şunları söyledi: "İstiklal Mahkemesi'nin vicdansız hakimlerini kahraman ilan edenler, bugün çıkıp da bağımlı yargıdan bahsedemezler. Yassıada'nın yargılamalarıyla yüzleşemeyenler, bugün kalkıp da yargıyı eleştiremezler. İzmir Suikasti davalarının, Menemen Hadisesi davalarının peşine düşmeyenler, işte bugün Danıştay Davasını, Ergenekon Davasını anlayamazlar. Danıştay olayı patlak verdiği zaman yandaş basınlarıyla beraber bize saldırdılar. Bu ülkenin muhafazakar insanlarına, dindar insanlarına saldırdılar, 'irtica var' dediler, 'irtica bu işi yaptı' dediler. Arkadan ne çıktı; nelerin çıktığı ortada. İttihat Terakki'nin devamı olan zihniyet çıktı. Kendi gazetelerini gidip bombalayanları, kalktılar bize fatura etmek istediler. Kim çıktı arkasından yine o zihniyetin devam çıktı. 27 Mayıs'ı unutanlar, 28 Şubat'ı unutanlar, bu ülkede parti kapatmanın ne anlama geldiğini idrak edemezler. Sayın Kılıçdaroğlu... Yargının, Hükümetin emrine filan girdiği yok; tam tersine yargı, sizin militanlarınızdan, sizin militan tavrınızdan, sizin militan zihniyetinizden arınıyor, temizleniyor."
Gelsen ne olur gelmesen ne olur!
Erdoğan, hapisteki gazeteciler nedeniyle Türkiye'ye gelmeyi reddettiğini açıklayan ABD'li yazar Paul Auster'e de sert çıktı. "Ah biz sana çok muhtaçtık! Gelsen ne olur, gelmesen ne olur ya! Türkiye itibar mı kaybeder?" diyen Erdoğan, "Kılıçdaroğlu da, Türkiye'ye Fransız bu yazarın ifadelerine sahip çıkıyor. Tam anlamıyla tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş" diye konuştu.
MENEMEN VE DANIŞTAY AYNI ZİHNİYETİN ÜRÜNÜ
"Bizzat Gazi Mustafa Kemal'in kurdurttuğu Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın başına gelenlere bakın. 27 Mayıs öncesindeki provokasyonlara bakın. 12 Eylül öncesinde, 28 Şubat öncesinde yaşananlara bakın. Encümen-i Daniş'e bakın. Neler dönüyor neler. Kahramanmaraş'ın, Çorum olaylarından, 1 Mayıs hadisesinin Sivas olaylarından, Menemen hadisesinin Danıştay saldırısından farkı, sadece zaman ve mekan farkıdır. Yoksa senaryo aynıdır. Senaryo, hiç değişmemiştir. Aktörler değişmiş, ama aktörlerin zihniyeti hiç değişmemiştir."
Irkçılığa sessiz kalmayız
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve sözde soykırım teklifine destek veren çevrelere tepkilerini sürdürürken, Avrupa'yı da uyardı. Fransa'da çıkan yasanın masum kaygı taşımadığını, ırkçı bir zihniyetin ürünü olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Türkiye, Avrupa'da sinsice yükselen ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamafobia karşısında susacak ve boynunu bükecek bir ülke değildir" dedi. Erdoğan şu mesajları verdi:
ÇOK TEHLİKELİ BİR OYUN
Yasayı, Fransa Anayasa Konseyi'ne taşıyan 77 senatör ve 65 milletvekiline ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Umuyorum ki Fransa sağduyulu davranacak, Fransa ve AB değerlerine ters düşmeyecek, vicdanları kanatmayacak bir sonuca ulaşılacaktır. Soykırımın inkarını suç kabul eden bu yasa, esasen bir 'Türkiye ile kavga ediyorum' yasasıdır. 'Türkiye ile Türklerle kavga ediyorum' algısı oluşturularak çok tehlikeli oyun oynanıyor. Türkiye eski Türkiye değildir. Türkiye, Avrupa'da sinsince yükselen ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamafobia karşısında susacak, tepkisiz kalacak, boynunu bükecek bir ülke değildir.
YAYIN TARİHİ: 02.02.2012
Yeni Şafak