hutbe ve ayet-i celile (Enfâl Suresi 73.)
وَالَّذينَ كَفَرُواْ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ......
Azîz Mü’minler ve Muhterem din kardeşlerim! Bugünkü hutbemizin mevzuu “Küfrün Tek Millet olduğu ve Küfre karşı baş kaldırmanın gerekliliği” konusunda olacaktır.
Allah’u Teala (cc) Sure-i Haşr’ın 19. ayet-i celilesinde biz kullarına hitaben şöyle buyurmaktadır “
Allah'ı unutup da, Allah'ın da Kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Çünkü onlar sapık kimselerdir” yani Yahudiler gibi Hıristiyanlar gibi Allah (cc)’ı unutanlar gibi olmayın buyurmaktadır.
Yeryüzünde Allah (cc)’ı unutmaktan, Allah (cc)’ın kanunlarını, Allah (cc)’ın hükümlerini unutmaktan Allah (cc)’ın azabını ve gazabını unutmaktan daha elim ve daha vahim bir tehlike zuhur etmemiştir. İnsanlar Allah (cc)ın hükümlerini unutunca Allah (cc)’ta onlara kendilerini unutturur. “Unutturur onlara Hz. Allah (cc)”
Allah’ı unutup da, Allah’ın da kendilerini kendilerine unutturduğu kimseler gibi olmayınBakınız şairin biri ne diyor
“Adam olmazsak, kalırsak biz bu istidad’da,
Devri hürriyette birdir devri istibdad’da”
Demek istiyor ki; Müsümanlar olarak bizler kendi kanunlarımızla idare olunmadıktan sonra, ister keyfi yönetimlerin, sistemlerin kanunları ile yönetilelim, isterse kuvvet ve cebir kullanmak suretiyle dinsiz bir zulümle idare olunalım, isterse de bizim kanunlarımızda Hürriyet var desinler, Müslümanlar açısından hiç bir anlam ifade etmez.
Muhterem Müslümanlar! Nasıl bir ülke ve ülkelerin sistemleri ve Siyonist emelleri ile karşı karşıya olduğumuzu, bizleri nasıl uyuttuklarını bilelim ve bu demokrasi havarilerinin, bu zalimlerin ve bu insanlık suçlularının Müslümanları bölüp parçalamak için sinsi oyunlarına, kanunlarına, seçim, geçim gibi aldatmalarına gelmeyelim. Zira, adına cumhuriyet diyerek, demokrasi, seçim diyerek, oy diyerek, barış, eşitlik, hoşgörü diyerek ve hep aynı yöntemlerle, Müslümanlara karşı bir vahşet ve bir katliam sergilenmiştir. Müslümanlara karşı bir kinle yaşam haklarını ellerinden almak için tek vücut haline gelen emperyalist kafir ülkeler, Müslümanların topraklarını, madenlerini, petrollerini sömürmek, Müslümanların yaşadıkları ülkeleri işgal etmek, siyonizmin emellerini yerine getirmek için dünyada huzur, adalet bırakmamış, savaşların, ölümlerin, katliamların ve vahşetin sebebi olmuşlardır.
Küfür kendi gücünü hergün basın yayın yoluyla dünyaya duyurarak, yüreklere korku salarak, sömürüsünü devam ettirmektedir. Nitekim son birkaç yüzyıldır insanlık alemini kasıp kavuran büyük harplerin ve katliamların tamamı, büyük şeytan Amerika, uşak olmuş işbirlikçi ülkeler ve Yahudi şeriatını esas alan İsrail tarafından yapılmaktadır. Bizler Müslümanlar olarak, bunların sistemlerini sürdürebilme ve yönetme arzuları için yasa, tüzük, kanun koyma, kanun değiştirme gibi öne sürdükleri bahaneleri dinleyerek, yasalarını destekleyici hareketlerde bulunmamız, kafir ve Müşrikleri tanımamıza engel teşkil eder. Bunun sonucunda da Gazze’de, Irak’ta, Afganistan’da, Bosna’da, Libya’da, Suriye’de Mısır’da yaşananları anlamak mümkün olmaz.
Allah (cc)’u Teâlâ Enfâl Suresi 73. Ayet-i Celile-de biz kullarını uyararak. “Kâfir olanlar birbirlerinin dostlarıdır. Eğer siz bunu yapmazsanız yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk olur” buyurarak biz kullarını uyarmaktadır. Esasında ırkları, renkleri ve dilleri ne olursa olsun, kâfirler İslam dinine göre bir tek millet sayılırlar. İslam dininde de ilmi olarak bu hüküm: “El-Kufru milletÜn vahidah” yani KÜFÜR TEK MİLLETTİR diye ifade edilir. Demek ki bu ayet-i celileye göre kâfirler, birbirlerinin dostu ve müttefikidirler, birbirlerinin haklarını ve menfaatlerini korurlar. Eğer Müslümanlarda kendi aralarında ittifaklar yapmaz, birbirlerine yardım etmez, dost olmaz ve vahdeti sağlamazlarsa, Yani hak ve hukuklarını koruyacak bir Devlete veya devlete giden yolu açan vakıf ve teşkilâtlara sahip olmazlarsa, yeryüzünde Müslümanların temel hakları tecavüze mâruz kalır, Müslümanlara karşı baskı, zulüm ve işkence doğar, büyük bir kargaşa ve dengesizlik baş gösterir.
Bakınız Hz. Ömer (ra) Medine sokaklarında iğne kaybetmişte onu arayan biri gibi yürüyen birini görür ve hemen onu durdurur. Onun başını kaldırır, kamburunu düzeltir ve ona sorar “kambur değilsin niçin böyle yürüyosun?” deyince, Adam “Tevazu gerekir onun için böyle toprağa bakarak yürüyorum” diye cevap verince, Hz Ömer ona şöyle bağırır. Dinimizi öldürmeyin! Böyle yapan sizleri Allah öldürsün”der.
Kardeşlerim! işte ben size Hz. Ömer’in söylediğini tekrar ediyorum. “Müslümanlar! suçluluk pisikolojisi görünümde olanlar gibi, kafir, münafık ve Müşriklere karşı başınızı öne eğmeyiniz. Başlarınızı dik tutunuz, Çünkü Kur’anla yolunuz açılmıştır, insanlara yükte olmayınız, kölede olmayınız” Ne yapabilirim? Demeyiniz. Caddelerde karşıdan karşıya geçerken, solunuza ve sağınıza bakarak geçtiğiniz gibi, Allah’ın dinini korumak için, ayağa kalkınız, altı yönünüzü de kontrol ederek, cennete doğru koşunuz ve vahdette biri birinizle yarış ediniz”
Muhterem kardeşlerim! Köleliğin temsili olan hayvanat bahçesinde bol sığır etiyle beslenen aslanı, bir sineğin rezil ettiğini gözlerimle gördüm. Sinek aslanın gözlerine konuyor, aslan arada bir kafasını sallıyor ve akşama kadar mücadele devam ediyordu. Ve nihayetinde, zafer sineğin galibiyetiyle sonuçlanıyordu. Hâlbuki o aslan ormanda hür olarak hareket halinde yaşasaydı, sinek o aslana belki de yetişemezdi bile. Bakınız! Su hareket ettiği için mermerleri deliyor, ağacın kılcal kökleri hareket ettiği için kayaları parçalıyor. Açıkçası hareket edenler, enerjisini bir yöne teksif edenler kazanıyor. Ama duranlar her zaman alçalıyor ve her zaman kaybediyor. Tıpkı bazı liderlerin, önderlerin ve cemaatlerin İslami hareketler üzerinde yük olarak kaldığı gibi.
Ancak İslami Hareketler sayesinde küfür kurmuş olduğu tuzaklara kendisi düşmüş ve yüreklerine korku salınmıştır. Allah (cc)’u Teala Ali İmran suresi 151. ayet-i celilesinde “Biz kafirlerin kalplerine korku salarız” buyurmaktadır. Düne kadar Müslümanların tanklarından, toplarından, silahlarından korkmayan İsrail, bugün Taş atan Filistinli çocuklardan korkmaya başlamıştır. Çünkü bu çocuklar en büyük Amerika demiyorlar, kulaklarına ilk defa üflenen “ALLAH’U EKBER” Allah (cc) en büyüktür kelime-i tayyibesini söylüyorlar. Ve Müslümanlar, hürriyetin sloganı olan ve Muhterem Şeyho hocamızın da bizlere her namazda manasını düşünerek okumamızı istediği bu ayeti celileyi dünyanın her tarafında, günde kırk defa tekrar ediyorlar. “İyyake ne’budu ve iyyake nesteıyn” Allah’ım ancak sana itaat ve sana ibadet ederiz ve ancak senden yardım isteriz”
Şahin Özdaş