Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
"Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini(ni tatbik) hususunda sizi sakın acıma duygusu kaplamasın! Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun." Nur Suresi - 2
* Sivil Yahudiler de Filistin'li Avında ! * 'Ümmet diyeni yok ettiler' * "Bizi bitirecekseniz önce içinizi temizlemelisiniz" * Şifre bu paşadır * Vicdani Ret tartışması * Mescid-i Aksa İçin Tehlike Çanları Çalıyor * Sendikalardaki Yolsuzluklar Kitap Oldu * 19 Mayıs'ta Resmi Geçit Bitti; Pasta ve Festival Verelim! * Son Osmanlı Padişahının cenazesine haciz konmuştu * Samsun'a Olağanüstü yetki- lerle  gönderilmişti - Belge

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

AKSİYON

ANADOLU GENÇLİK DERGİSİ

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

Aktif Haber

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DİNİ 100 NET

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HABER VAKTİ

HARUN YAHYA

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

MÜLÜMAN GENÇ

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

BUGÜN

MİLLİ GAZETE

SABAH

STAR

TARAF

YENİ AKİT

YENİ ASYA

YENİ ŞAFAK

ZAMAN

ZAMAN AİLEM

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA ARİFAN RADYO

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BOLU ŞAFAK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA GÖZYAŞI FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

YOZGAT UFUK FM

İRİP RADYO

İSTANBUL AKRA FM

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

BUGÜN TV

HİLAL TV

KANAL 7

KANAL A

SAMANYOLU HABER TV

SAMANYOLU TV

TGRT HABER

TV 5

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 13450
Toplam 8698216
En Fazla 78330
Ortalama 22303
Üye Sayısı 87
Bugün Üye Olan 0

1990’larda JİTEM ve Güneydoğu

Ölüm arabalarıydı beyaz Toroslar. JİTEM hiç kimseden, hiçbir şeyden çekinmediği içindir tanınmaktan da çekinmiyordu. O yıllarda eve biraz geciksem yaşlı annem balkona çıkar, çevrede beyaz Toros var mı yok mu diye bakınırdı. Eğer bir sokaktan bir beyaz Toros iki kere geçmişse bu kesin “uğursuzluk” addedilirdi. Zira o sokakta artık kötü
2012-05-22 - 07:50

1990’larda JİTEM ve Güneydoğu

 

Ölüm arabalarıydı beyaz Toroslar. JİTEM hiç kimseden, hiçbir şeyden çekinmediği içindir tanınmaktan da çekinmiyordu.

O yıllarda eve biraz geciksem yaşlı annem balkona çıkar, çevrede beyaz Toros var mı yok mu diye bakınırdı. Eğer bir sokaktan bir beyaz Toros iki kere geçmişse bu kesin “uğursuzluk” addedilirdi. Zira o sokakta artık kötü şeylerin gerçekleşme vakti gelmişti...

1990’ın ilk haftalarıydı. PKK eylemleri artıyor, Hizbullah ve PKK arasındaki gerginlik gittikçe tırmanıyordu. Bu durumu görenler tecrübelerinden hareketle güvenlikle ilgili farklı bir sürecin başlatılacağını hissedebiliyorlardı.

Bunlardan biri de şimdilerde 70’li yaşlarında ve İstanbul’da yaşayan bir avukat akrabamdı. Diyarbakır’ın sevilen avukatlardan biriydi amcazadem Kemal BİNGÖLLÜ. Kendisinin fikirleri bana hep enteresan gelmiştir. Bazen bana “gençsin kanın kaynıyor, bir de dindarsın ‘bu kadar da olur mu’ diye düşünüyorsun. Evet, maalesef olu(yo)r” derdi.

Kemal abiye uğramıştım. Sigara üstüne sigara yakıyordu, çok tedirgindi. Üçüncü sigarasını bitirmek üzereydi ki gözlerimin içine uzun uzun baktıktan sonra; “Ne diye geldin” dedi. Sorusunu tuhaf karşılamıştım. Bunun üzerine;

“Büroya değil, Diyarbakır’a” dedi.

Abi, lütfen daha açık konuşur musun, dedim. Biraz sessizlikten sonra derin bir iç çekip devam etti; “Dün akşam geç saatlere kadar Diyarbakır’ın çok yetkili bir idarecisi ile beraberdik. Bana, önümüzdeki haftalardan itibaren çok kötü şeyler olacak dedi.” Bu sözlerin ne anlama geldiğini tam olarak bilmesem de geçmişten beri yaşadıklarımızı bir film şeridi gibi gözlerimizin önünden geçirince “kötü şeyler”in ne demek olduğunu tahmin etmek zor olmamıştı. Ama sonradan olup bitenleri İblisin bile düşünmediğinden eminim. Kemal abi “ben burada kalamam, kimin ne yapacağı belli olmaz. Bence sen de Diyarbakır’dan ayrıl. Çünkü haksızlığa dayanmaz, konuşursun yaşatmazlar” diye tembihatta bulundu. O günden sonra JİTEM kendisini her yerde kan, gözyaşı, korku ile gösterdi.

Beyaz Toros sendromu

1980’li yılların sonlarına doğru önceleri kontra olarak tanındılar, kontr-gerilla oldular. Ama asıl şöhretlerine JİTEM adıyla kavuştular. Bundan tam 11 ay 23 gün önce (30 Ocak 2011) Doğu-Batı Kardeşlik Platformu’nun Diyarbakır’da gerçekleştirdiği 3 günlük çalıştayın sonuç bildirgesini platform sözcüsü olarak okumuştum. Basın açıklamamızı bugün itibariyle 15 kişinin kafatasları-kemiklerinin çıktığı eski JİTEM karargâhının bulunduğu Saray Kapı’daki İç Kale’nin dış kapısının önünde yapmıştık. Basın açıklaması öncesi adet gereği önbilgi olarak “bu mekânın her milimetre karesinin eski JİTEM’in zulmüyle inim inim inlediğini ve yapılan zulmü, işlenen cinayetleri unutturmamak için burada bulunduğumuzu” söylemiştim.

Bugünlerde Türkiye, “Diyarbakır’da eski JİTEM binasının bahçesindeki kazılarda insan kemikleri çıktı” haberiyle çalkalanıyor. Televizyon kanalları saatlerce canlı bağlantılar-görüntüler ve röportajlar yayınlıyor.

II. Dünya Savaşı sonrası yenilenen “derin devlet” kimi zaman kontr-gerilla, kimi zaman özel harp dairesi ve bölgede de JİTEM olarak neşvü nema buldu. Kurucularının başta Korgeneral Hulusi SAYIN, Cem ERSEVER, Veli KÜÇÜK, Hüseyin KARA ve Aytekin ÖZEN olan örgüt kısa zamanda kontrol dışına çıkıp hem terör ve cinayetlere, hem çek-senet mafyalığına, hem uyuşturucu ve silah kaçakçılığına ve sevkıyatına imza attı. JİTEM, üst düzey subaylardan uzman çavuşlara, koruculardan, itirafçılara, devletin arama listesinde bulunan adi suçlulardan, aciz vatandaşa kadar geniş bir ekibe sahipti.

JİTEM’in kurdurulmasının en önemli sebebinin devletin PKK ile mücadeledeki başarısızlığı olduğu görülür.

JİTEM’i kuranlara göre: Siyasi iktidar ve muhalefet, kendi menfaatlerini önceliyor, PKK ile ciddi ve etkili mücadele için kanun, genelge ve yönetmelikleri düzenlemiyorlar, değiştirmiyorlar. JİTEM’e göre o gün bütün yöneticiler, hıyanet ve delalet içerisindeydiler. Devletin terörle mücadelede sonuç alıcı, mantıklı ve stratejik bir planı bulunmamaktadır ve sadece günü kurtarmaya yönelik mücadele yöntemleri uygulanmaktadır. Şimdiye kadar ele geçirilen PKK militanları, mahkemelerde ya serbest bırakılıyorlar ya da hafif cezalarla kurtuluyorlar. Bu sebeple yargı da PKK’yı zor durumda bırakacak kararları alamamaktadır. Bizim ülkemizin şartlarında eğitim alan askeri birliklerle, gerilla mücadelesi veren PKK karşısında başarılı olmak mümkün değil. Bu sebeple PKK ile savaşacak anti-gerilla güçlerine bir an önce sahip olmak için kollar sıvanmalıdır. İşte bu anlayışla kurdurulan JİTEM, yıllarca Jandarma Genel Komutanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı yetkililerinin “böyle bir yapılanma/birim yoktur” dedikleri, ama bölgede yaşı müsait herkesin iğrençliklerini, cinayetlerini, uyuşturucu ticaretini gördükleri bir örgüttür JİTEM. Bölge insanının beyaz Toroslu, genellikle gerilla kıyafetli ama kâh spor, bazen de alelade kıyafetlerle gördükleri elemanlardı JİTEM’ciler.

Yıllarca “JİTEM yoktur” diyenlerin son yıllarda “genellikle askeri bölgelerde yapılan kazılarda cesetlerin çıkmasını” nasıl açıklıyorlar merak ediyorum.

Kurumlarımızın bir türlü bulamadıkları JİTEM’i bölge insanı 7’den 77’ye bilir, tanırdı. JİTEM ile ilgili anlatılan hiçbir hikaye “şehir efsanesi” değildir. Özellikle Hakkâri, Şırnak illerinde JİTEM’i, eylemlerini, yaptıklarını bilmeyen yok gibiydi. Öyle ki hangi cinayetin JİTEM’e ait olduğunu hemen anlayabiliyorduk. Mesela sabaha karşı alınıp götürülen Vedat’ların vücutlarına her türlü işkence uygulandıktan sonra yolun kenarına bırakıldığını duyarsanız şaşırmayın. Mesela Ali’lerin okul çıkışı beyaz Torosa bindirildiğini ve cesedinin iki gün sonra kulakları, burnu, dili kesilmiş halde bulunduğunu duyarsanız asla yalan sanmayın. PKK ile ilgili davadan mahkemeye çıkarılıp serbest kalanların adliye kapısından çıkarken beyaz Toroslara bindirildiğini, hâkimlerin savcıların veremedikleri cezaları JİTEM’in işkencelerle öldürerek verdiğini az duymadık.

Hiç unutmam dedi bir avukat arkadaşım; duruşma sonrası serbest kalan bir gencin annesinin savcıya “kurban olayım savcı bey, ‘oğlumu beyaz Torosa bindirip götürdüler’ dediğini savcının ise hiçbir şey yapmadan yoluna devam ettiğini ağlayarak anlatmıştı.

Silvanlı M. K., Silvan’ın girişinde JİTEM’ciler tarafından öldürülür, M.K’nin akrabaları katilleri kıstırınca katiller jandarmaya sığınırlar. Emniyet şahısları jandarmadan sorar. Jandarmanın görevli astsubayı zanlıların kendilerinde olduklarını söylese de Diyarbakır’dan gelen emirle serbest kalarak kurtulurlar. Bu olayı Silvan’da pek çok kişi müşahede etmiştir.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi JİTEM rant paylaşım hesaplarını, para karşılığı tuttuğu cinayet ihalesini ve iç çekişmelerini de öldürdükleri Kürtler üzerinden görüyorlardı. JİTEM derken güvenlik güçleri içinden birileri “rutin dışına” çıkmış algısı oluşuyorsa bu ciddi bir yanılgı ve yanlıştır. Bu algı baştan hatalı olunca JİTEM hakkında doğru bir kanaat oluşturma imkânsızlaşır. JİTEM devlet içinde devlet gibi bir yapılanmaydı. Bilahare kendilerinin itiraflarından öğrendiğimize göre başına buyruk, her birim kendi inisiyatifiyle eylem yapacak kadar rahattı. Elbette ki çoğu cinayet ve eylemlerini planlayarak yapıyorlardı ancak spontane gelişen pek çok eylemi de gerçekleştirebiliyorlardı. Diyarbakır’da hemen herkesin JİTEM’le ilgili ömürlerinin sonuna kadar unutamayacakları anıları vardır. Onlardan birkaç tanesini yıllar önce dinlemiştim. Bir kere şunu öncelikle vurgulamamız gerekir; “JİTEM, PKK ile şu veya bu şekilde ilişkili olduğunu sandığı herkesi öldürmekte serbestti.” Bu sebeple; “Nasıl olur? Devlet yok muydu? Hâkimler savcılar ne yapıyordu?” gibi soruların cevabı “YOK”tur.

Devlet olsa, bir gece yarısı köye baskın gerçekleştiren JİTEM elemanları köyün bütün kadın ve erkeklerini daracık meydana toplar ve erkeklere hanımlarını hedef alan akıl almaz küfürler ettikten sonra “ul.• şeref...ler, namusunuz varsa bu küfürlerden sonra dağa çıkarsınız, yoksa bir daha ki gelişimizde hepinizin...” diyebilirler miydi?

Devlet olsaydı, bu olaydan sonra (JİTEM amacına ulaşır ve) o gece 4, bir sonraki gün de 2 genç dağa çıkar mıydı? JİTEM’in özellikle böyle kötü ve zalim davranarak gençleri dağa göndermeye zorlaması önemli hedeflerindendi.

Kasrik’teki olay da çok acı; “Aralarında husumet bulunan sivil bir JİTEM elemanı köyünden 3 kişinin PKK ile ilişkileri olduğunu söyler. JİTEM elemanları bu üç vatandaşa akıl almaz işkenceler yaptıktan sonra onların PKK ile bir ilişkilerinin olmadığını anlarlar. Ne var ki bu üç kişinin bırakılması halinde kendi elemanlarının zor durumda kalabileceğini düşünerek İdil-Nusaybin arasında öldürürler. Bölgenin asayiş komutanı bunları duyduktan sonra JİTEM elemanlarına para verip öldürdükleri üç kişi ile ilgili kimsenin bir şey duymamasının gerektiğini ve işlerine devam etmelerinin talimatını veriyor.”

Bu olayları yetkililer -aracın renginden tutun aracın içindeki JİTEM elemanlarının göz rengine varıncaya kadar- bütün detaylarıyla biliyorlardı.

Bölgede 1993-1995 yıllarında Albay Cemal Temizöz, Yeşil, Kamil Atak, Abdulkadir Aygan, Hıdır Altuğ gibi isimler herkes tarafından biliniyordu.

“Bu ekip istediklerini yakalayıp akla-hayale sığmayan iğrençlikte işkenceye tabi tutardı. İşkenceli sorgulamada istenilen bilgiler alındıktan sonra, şahıs kablo veya iple boğulmak veya arazide kafasına kurşun sıkılmak suretiyle infaz edilirdi.

Öldürülen kişi, ya halka korku salmak maksadıyla açık araziye çuval içerisinde atılır, ya da rastgele kazılan bir toprak çukura gömülürdü.

Bazıları da cesedin bulunmaması için, bir göle, nehire ağırlık bağlanıp atılırdı.

Mesela, Silopi’nin Körtik köyünden Hasan adlı şahıs, Elazığ JİTEM Tim Komutanlığı’nda boğulduktan sonra çuval içerisinde Hazar Gölü’ne atıldı. Bu şahsı yakalatan kişi öldürülenin akrabası olduğundan, cesedin bulunması istenmiyordu. Ayrıca Hasan adlı şahıs, güpegündüz Silopi’nin girişinde ve oğlunun gözleri önünde yakalanıp JİTEM’e götürülmüştü. Bu yüzden JİTEM cesedin ortaya çıkmasını istemiyordu.” Mesela Necati Aydın cinayeti; 18.03.1994 günü misafir olduğu evden gece yarısından sonra alınır. Ev sahibi Mehmet Ay ile beraber gözaltına alındıktan bir süre sonra ölü cesedi 09.04.1994 günü Silvan Diyarbakır Karayolu üzerindeki Kâğıtlı Jandarma Karakolu yakınlarında çift süren bir köylü tarafından bulunur. Necati Aydın, Mehmet Ay ve Silvanlı bir vatandaş olduğu tahmin edilen üç cesedin jandarma karakolu yakınlarında bulunmasını takdirlerinize bırakıyorum. Bunlar devletin belgelerinde mevcut bilgilerdir.

Hepsi kiralık katillerdi

Burada Yeşil ile ilgili basına da yansıyan bir olayı anlatmak istiyorum; Yeşil’in, kanun dışı faaliyetlerin, desteklemeyip engellemeye çalışan subay ve görevlileri ortadan kaldırdığını söyleyen Abdulkadir Aygan: “Tabii ki, bu işi sadece bir başına yapmıyordu. Kendisini piyon olarak, kiralık katil gibi kullanan daha üst rütbedeki komutan, devletin belli kademelerinde yetkili olanların ve derin devlet örgütlenmesinde yer alan bazı siyasilerden maddi ve manevi destek alarak bu cinayetleri gerçekleştiriyordu. Mesela; A. Cem Ersever Diyarbakır JİTEM Grup Komutanı iken, Yeşil’i JİTEM’in kapısından içeriye sokturmuyordu. Sonuç? Cem Ersever’i işkence ederek, ensesine kurşun sıkarak öldürdü. Albay Kazım Çillioğlu Diyarbakır’da görev yaparken, Yeşil’in tekerine çomak sokmuş ve onu gözaltına almıştır. Sadece bu olay bile Yeşil’in, Kazım Çillioğlu’na kin duymasına ve uygun destek ve ortamı bulunca Kazım Çillioğlu’nu öldürmesine yetmektedir. Ayrıca, Yeşil’in emrinde çalıştığı derin odakların kirli planlarını bozan bir albay yaşatılamazdı. Kandan ve terörden beslenen derin odaklar, PKK belasının gerçekten bertaraf edilmesini, ‘’PKK ile Kürtlerin aynı kefeye konulmaması gerektiğini’’ savunan bir kişi veya gruba tahammülleri olamazdı.” (Bugün, 1 Temmuz 2011)

JİTEM’in özellikle gençlerin dağa çıkıp PKK saflarına katılmalarını sağlamak için her yola başvurduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Burada gayelerinin dağa çıkan gençleri öldürmek olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Zira JİTEM’in hedef kitlesi öncelikli olarak PKK ve dağ kadrosu değildi. Ayrıca öldürmek için onlara mekân kısıtlılığı söz konusu değildi. Doğrusu artık faili meçhul cinayetlerin, benzeri zulümlerin geride kalması takdire şayan olmakla beraber; Kemiklerin asit kuyularından çıkmasına, kafataslarının JİTEM bahçesinden fışkırmasına seviniyoruz. Bizler buna mı sevinmeliydik? Takdir sizin...

 

Ahmet Ay

ahmeda.21@hotmail.com

STAR


Keyword : -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Vicdani Ret tartışması

İlk İslami gerekçeli vicdani retçi Enver Aydemir, "En büyük tepkiyi İslami camiadan gördüm" dedi. Panele Türkiye ’nin ilk İslami vicdani retçisi ol
Atatürk 19 Mayıs’ta Samsun’a Çıkmasaydı…
"O olmasaydı" derdi Başöğretmenim, "hepimiz İngiltere'nin kölesi olacaktık!" "O olmasaydı" derdi Başöğretmenim, "İngilizler ezanı kaldıracak, Kur'a
Uludere Katliamı Derin Ankara ve Derin PKK’nın İşi mi?
Emre Uslu Uludere olayının, derin Ankara ile derin PKK'nın planladığı bir operasyon olduğunu iddia etti. Uslu, Uludere olayının başarıyla devam eden P
Hakk'a Teslim Olmayan, Tağut'a Tutsak Olur!

Rahmetli Necip Fazıl'ın çok anlamlı bir sözü var: "Hakiki hürriyet; Hakk'a esarettir" der. Gerçek özgürlük; "Gerçek" olana teslim olmaktır. H
Hep O Daire
Sivas olaylarında; slogan atan sanıkların idamla yargılanmaları için davayı esastan bozan dönemin Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin birçok hukuksuz kararla
Türkiye'nin esas sorunu 'Rejim'dir
Yeni bir anayasa niye yapılır? Eğer ciddi bir sorun varsa ve bu sorun ancak "anayasal ölçek"te çözülebilecekse, yeni bir anayasa yapmaya gerek var dem
Filistinli Esirlerin Açlık Grevi  Zaferle Sona Erdi
Siyonist işgal rejimi zindanlarında Filistinli esirlerin başlattığı açlık grevi eylemini idare eden komite, esirlerin taleplerinin karşılanması ve öze
Adem ve Hamit Kardeşlerimiz Coşkuyla Karşılandılar (Video)
Adem Özköse ve Hamit Coşkun kardeşlerimiz belgesel çekimi için gittikleri Suriye’de alıkonuldukları için tam 63 gün sonra Türkiye’ye dönebildiler. Baş
CHP vekilinden İBDA-C çıkışı
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla Bolu F Tipi Cezaevi'nde bulunan ve kamuoyunda ''Salih Mirzabeyoğlu'' o
“AK Parti Dönemi ve İslamcılığın Dönüşümü” Paneli Yapıldı
AK Parti dönemi ile beraber Müslümanlar arasında “iyiden kötüye doğru bir değişim-dönüşüm” söyleminin yaygınlaştığını ancak bunun ne derece doğruluk v
1 -


Atasoy Müftüoğlu

Şanlıurfa'da Atasoy Müftüoğlu rüzgarı

09/05/2012 - 05:32

Atasoy Müftüoğlu
Abdurrahman Dilipak
Abdulhakim Beyazyüz
Adem Yavuz Arslan
Abdullah Büyük
Ahmet Altan
Ahmet Kekeç
Ahmet Taşgetiren
Ahmet Turan Alkan
Ahmet Varol
Akif Emre
Ali Bulaç
Ali Atıf Bir
Ali Karahasanoğlu
Ardan Zentürk
Alpaslan Kuytul
Aziz Üstel
Asım Yenihaber
Cihan Aktaş
Cihad Kayaduman
Demet Tezcan
Elif Çakır
Emre Aköz
Engin Ardıç
Ersoy Dede
Esra Uçar
Ergun Babahan
Fehmi Koru
Feyza Gümüşlüoğlu
Fatma Tuncer
Faruk Köse
Gülay Pınarbaşı
Gültekin Avcı
Hamza Türkmen
Hakan Albayrak
Hayrettin Karaman
Hasan Karakaya
Hilal Kaplan
Hikmet Genç
İbrahim Karagül
İbrahim Sediyani
İhsan Dağı
İskender Pala
Kazım Sağlam
Kemal Özer
Kenan Alpay
Mehmet Göktaş
Mustafa Armağan
Merve Kavakçı İslam
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Karaalioğlu
Mustafa Özcan
Mustafa Ünal
Nasuhi Güngör
Nusret Çiçek
Nurettin Şirin
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Salih Tuna
Serdar Arseven
Serdar Demirel
Süleyman Yaşar
Sibel Eraslan
Şamil Tayyar
Taha Kıvanç
Yıldız Ramazanoğlu
Ümit Aktaş
Yasin Aktay
Yıldıray Oğur
Yavuz Bahadıroğlu
Yener Dönmez
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat