12 EYLÜL’ÜN ACI HİKAYELERİ
12 Eylül, liseli çocukları bile işkenceden geçirmişti. Daha reşit olmayan Erdal Eren’in hayatı da darağacında son buldu.
12 Eylül askeri darbesi Türkiye’nin tümünü hapishaneye çevirmiş ve suçlu-suçsuz, genç-yaşlı, kadın-erkek ayrımı yapılmaksızın yüzbinlerce kişi darbenin acıtan yüzüyle karşı karşıya kalmıştı. Erdal Eren, darbenin simge isimlerindendi. Bir protesto eyleminde gözaltına alınan 24 kişi arasında olan Eren, er Zekeriya Önge’yi öldürdüğü iddiasıyla tutuklandı ve idama mahkum edildi. Erdal, idam edilmeden kendisini ziyaret eden gazetecilere “avukatıyla görüştürülmediğini, 18 yaşının altında olmasına rağmen idam edilmek istendiğini, kemik testi yapılması talebinin kabul edilmediğini, jandarma erine çok uzaktan ateş açtığını ama otopside yakın atışla öldüğünün kanıtlandığını” söyledi. Evren’in “asmayalım da besleyelim mi?” sözü Erdal Eren için söylemişti.
Asılan kardeşi için gözyaşı döküyor
12 Eylül döneminde idam edilenlerden biri de Fikri Arkan’dı. Ankara’da yaşayan Arkan, ülkücü görüşleri nedeniyle darbeciler tarafından gözaltına alındı ve sıkıyönetim mahkemesi tarafından idama mahkum edildi. Arkan, 27 Mart 1982 sabahının ilk saatlerinde Mamak Cezaevi’nde 32 yaşında idam edildi. Yurtdışına kaçan kardeşi Alaattin Arkan, kardeşinin ardından hâlâ gözyaşı döktüğünü söylüyor.
Kafasına çivi çakıp cesedini kaybettiler
1980 darbesine ilişkin iddianamede, yapılan işkenceler konusunda dikkat çekici ifadeler yer alıyor. 19 yaşındayken cezaevinde 45 gün işkence gören Nimet Tanrıkulu şunları anlatıyor: “Ölümüne tanık olduğum insanlar oldu. Bunlardan biri de Nurettin Yedigöl. Sonradan öğrendiğime göre cesedini yok etmişler. Sorguda kafasına çivi çakılarak öldürüldü. Onun görüntüsü hala belleğimde capcanlı durur.”
Daha lise üçteydim yüzümde tüy yoktu
Yozgat’ta yaşayan Mehmet Torun şimdi 50 yaşında. 12 Eylül döneminde daha lise öğrencisiydi. Torun yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Lise 3. sınıftayken bir olay yüzünden beni önce Yozgat, daha sonra Ankara Mamak Askeri Cezaevi’ne aldılar. Çok işkenceler gördük. O günler bir daha geri gelmesin. Çocuk yaştaydık. Daha yüzümüzde tüy bile yoktu. Çocuk büyük demeden sürekli işkence yapıyorlardı.”
Ahmet Yesevi için tutuklama kararı
12 Eylül iddianamesinde dönemin tanıkları, komik olayları da anlatıyor. Ahmet Yesevi Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, gördüğü işkencenin yanında tirajikomik şeylerinde yaşandığını belirterek şunları anlatıyor: “MHP davası Başsavcısı Nurettin Soyer, ülkücülere ‘Sizi kim eğitti?’ diye sormuş. Çocuklar da beni söylemişler. ‘Peki ne anlatıyordu?’ diye sormuş, bizimkiler, ‘Ahmet Yesevi’yi anlatırdı’ demişler. Bunun üzerine Savcı, ‘İkisini de, Zeybek’i de Yesevi’yi de tutuklayın’ demiş.”
Star