Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
"Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini(ni tatbik) hususunda sizi sakın acıma duygusu kaplamasın! Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun." Nur Suresi - 2
* Hakk'a Teslim Olmayan, Tağut'a Tutsak Olur! * O gazeteciden şok itiraf * Muhammed Esed'le yapılan son röportaj-Video * Liberallik kılık değiştirmiş Batıcılıktır * İsrail uçağını kovduk! * Şimdi siz Barış’a da küfredersiniz * Zindan ve Zeynep * 'Ümmeti birleştirmek farz, bölmek haramdır' * "Küresel Çağda var olmak" * Yalancının Mumu Yatsıya Kadar Bile Yanmadı!

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

AKSİYON

ANADOLU GENÇLİK DERGİSİ

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

Aktif Haber

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DİNİ 100 NET

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HABER VAKTİ

HARUN YAHYA

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

MÜLÜMAN GENÇ

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

BUGÜN

MİLLİ GAZETE

SABAH

STAR

TARAF

YENİ AKİT

YENİ ASYA

YENİ ŞAFAK

ZAMAN

ZAMAN AİLEM

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA ARİFAN RADYO

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BOLU ŞAFAK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA GÖZYAŞI FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

YOZGAT UFUK FM

İRİP RADYO

İSTANBUL AKRA FM

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

BUGÜN TV

HİLAL TV

KANAL 7

KANAL A

SAMANYOLU HABER TV

SAMANYOLU TV

TGRT HABER

TV 5

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 25595
Toplam 8560274
En Fazla 78330
Ortalama 22176
Üye Sayısı 87
Bugün Üye Olan 0

İstanbul’daki Başbuğ’a, İzmir’de nasıl suikast düzenlenir?

Demek ki, bu işler böyle “kotarılıyor”muş!.. Demek ki; “pire”ler deve, “deve”ler pire, böyle gösteriliyormuş... Demek ki, “katil”lerin “maktül” gösterilmesi böyle oluyormuş!.. Eskiden, mahkeme katiplerinin, “Vanlı” birini, nasıl “zanlı” diye yazdıklarına şaşardım... Şimdi de; “İrtica ile
2012-05-18 - 08:22

İstanbul’daki Başbuğ’a, İzmir’de nasıl suikast düzenlenir?

 

Demek ki, bu işler böyle “kotarılıyor”muş!.. Demek ki; “pire”ler deve, “deve”ler pire, böyle gösteriliyormuş... Demek ki, “katil”lerin “maktül” gösterilmesi böyle oluyormuş!.. Eskiden, mahkeme katiplerinin, “Vanlı” birini, nasıl “zanlı” diye yazdıklarına şaşardım... Şimdi de; “İrtica ile Mücadele Eylem Plânı” adlı “kapı gibi belge”ye “kâğıt parçası” diyen, eline aldığı “LAW” silahının “boru” olduğunu iddia eden, “Hükümeti karalamak” için “internet siteleri” kurduran İlker Başbuğ’la ilgili “güzelleme kampanyası”na şaşıyorum.

İlker Başbuğ’la ilgili öyle bir “aklama kampanyası” yürütülüyor, tutuklama olayı öyle bir “dramatize” ediliyor ki, insanın hüngür hüngür ağlayası geliyor!..

Sonunda anladım ki;

İlker Başbuğ’un arkasında “güçlü bir lobi” vardır ve onlar “medya mensupları” ile kurdukları “dostane bağlantı”larını kullanıp, “psikolojik harp tekniği” uygulamaktadır.

Ankara Temsilcimiz Yener Dönmez’in dün yazdığı gibi; bu işleri “Başbuğ’un PR ekibi” kotarıyorsa, bu kadar “methiye”yi ekibin başındaki Nuran Yıldız yazdırıyorsa, kendilerini gerçekten tebrik etmek gerekir!..

Doğrusu, “çok başarılı bir PR çalışması” yapıyorlar... O kadar başarılılar ki; Başbuğ’u, neredeyse “sütten çıkmış ak kaşık” gösterecekler!..

Merak ediyorum;

Ya bu medya mensupları “zırcahil”dir ki, “yalan”ları “gerçek” zannedip, okuyucusuna da bunları yutturmaya çalışıyorlar, ya da ben çok “uyanık” biriyim ki; bir “dedektif” titizliği içinde araştırma yapıp, “gerçek”leri yüzlerine çarpıyorum!..

GAZETELERİN AKLAMA YARIŞI!

Biliyorsunuz, Başbuğ tutuklandıktan sonra; “çok yönlü bir kampanya” başlatıldı... 28 Şubat sürecinde “postalsever” olup, AK Parti iktidarıyla birlikte “postalsavar” pozlarına bürünen bazı “gazeteci”ler, başladılar; “İlker Paşa, niye Yüce Divan’da değil de, sivil mahkemede yargılandı?.. Adam kaçacak değil ya, niye tutuklandı?” demeye...

Sonra, “oğlunu” soktular devreye... O da diyordu ki; “Babam terörist değil, teröriste karşı aslanlar gibi çarpışan bir adamdı!”

Bu kadar “aklama-paklama” yetmemiş olacak ki; bu defa “bir başka gazete” sokuldu devreye... Konuşan, yine İlker Başbuğ’un oğlu Murat’tı...

Murat Başbuğ’un; Akit’te yayınlanan, “PKK’lı terörist Hasan Lala” ile yan yana çekilmiş “samimi fotoğrafı”nı görmezden gelenler, şimdi, o fotoğraftaki “teröristi ayıklayıp” Murat’ı tek başına kullanıyorlar ve onun babasıyla aralarında geçen şu konuşmayı aktarıyorlar;

“İlker Başbuğ’un en zor anları... Komutan, mahkemenin tutuklama kararının ardından oğlunu aradı... Dudaklarından şu sözler döküldü: Ev, artık sana emanet oğlum... Onlara sahip çık!.. Ailemizi sakın yalnız bırakma!..”

Hüngür, hüngür!..

Böylesi bir sahne, ancak “Yeşilçam filmleri”nde olur ki, buna ne “mendil” dayanır, ne de “peçete!”

Bu arkadaşlar; ya çok “Yeşilçam filmi” seyretmiş, ya da “psikolojik savaş teknikleri”ni çok çok iyi biliyorlar!.. Yoksa, olayı bu kadar “dramatize” edemezlerdi!..

Bana öyle geliyor ki;

AK Parti iktidarıyla birlikte “postalsavar” pozlarına bürünen gazetelerimiz, yeniden “postalsever”liğe döndü!.. Değilse, bu “aklama yarışı” niye?..

“YANDAŞ”LARI BİLE KULLANDILAR!

Başbuğ tutuklandıktan sonraki ilk yazımda; “Keşke tutuklanmaya gerekçe olacak işler yapmasaydı” dediğim ve “üzüldüğümü” belirttiğim için, hiç kimse “sevindiğimi” iddia edemez.

Ama, mes’ele bu değil...

Bugün bile; İlker Başbuğ’un “tutuklu” veya “tutuksuz” yargılanması, ya da “sivil mahkeme”de veya “Yüce Divan’da” yargılanması konusuyla ilgilenmiyorum... Buna karar verecek olanlar, “mahkemeler”dir!..

Ben, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Yüce Divan’ı işaret etmesi”nin veya Başbakan Tayyip Erdoğan’ın; “Bizim arzumuz, tutuksuz yargılanması yönünde” demesinin üzerinde de durmuyorum... Bu sözleri; “yargılamayı etkilemeye teşebbüs” olarak yorumlayanlar da var, “temenni ifadesi” olarak görenler de!..

Dediğim gibi;

Ben, işin orasında değilim.

Ben, Gül ve Erdoğan’ı da etkilemeyi başaran “aklama kampanyası”nın nasıl bu kadar “başarılı” yürütülebildiğini düşünüyorum.

Öyle bir “kampanya” yürütülüyor ki;

“At izi” ile “it izi” birbirine karışıyor, “yalan”lar “gerçek” gibi kakalanıyor ama kimsenin umurunda değil!..

“Başbuğ’un PR ekibi”ni gerçekten ve dahi yürekten kutluyorum.

Çünkü, girmedikleri gazete kalmadı!..

“Yandaş” denilen gazetelerde bile “Başbuğ’u aklayan” haberler çıkarttılar ki, önlerinde şapka çıkarmamak mümkün değil!..

ORADA ALBAY ÖLMEDİ Kİ!

Bu “PR lobisi”nin, “gazeteleri kullanarak” yürüttüğü “psikolojik savaş taktikleri”ni anlayışla karşılarım... İnsanların “merhamet duyguları”nı harekete geçirecek “dramatize haberleri” de anlarım, ama birader, işin içine “Başbuğ’a İzmir Suikasti” palavrasını sokarsanız, işte orada isyan ederim...

Öyle ya;

Ben, “gerizekâlı” değilim... Hiç kimse, benim zekâmla oynayıp da, “enayi” yerine koyamaz!..

Adamlar kalkmış; 3 gündür; “Başbuğ’un sırdaş kurmayı” diye, meçhul birinin açıklamalarını yayınlıyorlar... Neymiş; “İlker Başbuğ, İzmir’de Hilmi Özkök’ü ziyaret etmiş”miş de, “tarih 21 Ağustos 2008’miş”miş de, havaalanına giderlerken bir “patlama” olmuşmuş da, bu patlamada “bir albay ölmüş”müş de, ortalık karışmasın diye bunu “saklamış”larmış!.. Mışmış da mışmış!..

Bunun “büyük bir palavra” olduğunu 11 Ocak Çarşamba günkü yazımda yazdım... O patlamada “ölen” kişinin Albay Ahmet Kılınç değil, Er Hüseyin Arısoy olduğunu, hedefin de İlker Başbuğ değil, “Çevik Kuvvet Polisleri” olduğunu tek tek anlattım...

Hatta, şunu da ekledim:

“Öldüğü iddia edilen Albay, şu anda İzmir’de görevinin başındadır!”

Ne var ki;

“Sansasyon şehveti”ne kapılan “yandaş gazete”miz, palavrasını sürdürmeye devam etti ve bu defa da; “Kıbrıs’taki bir tatbikatta Hüseyin Kıvrıkoğlu’na da benzeri bir suikast teşebbüsünde bulunulduğunu”, orada da “bir albayın şehit düştüğünü” iddia etti!..

El insaf!..

Be adamlar, madem ki “yaşayan” albayın “öldüğünde” ısrarlısınız, insan hiç olmazsa bir araştırmaz mı?.. Siz “gazete” misiniz, yoksa, kulağınıza her üfleneni seslendiren bir “asker borazanı” mı?..

BAŞBUĞ, MGK TOPLANTISI’NDAYDI

Tamam, bütün yazdıklarınızı kabul ettim... Tamam; “İlker Başbuğ, Hilmi Özkök’ü ziyaret etti!.. Tarih 21 Haziran 2008’di... Dönüşte bir patlama oldu ve orada bir albay öldü!”... Hepsini kabul ediyorum ama sormadan edemiyorum:

¥ “21 Ağustos 2008 tarihinde İstanbul’da olan İlker Başbuğ’a, İzmir’de nasıl suikast düzenlenir?..”

¥ Evet, Hilmi Özkök “Başbuğ ile görüştüm” demiştir ama “tarihini hatırlayamadığını” söylemiştir... Hiç olmazsa, bu açıklama üzerine bir araştırma yapıp, “görüşme tarihi”ni öğrenemez miydiniz?..

¥ Adına “Google” denilen arama motoru, bir “tuş” kadar yakınınızdayken; İlker Başbuğ’un “21 Ağustos 2008’de nerede olduğunu” öğrenemez miydiniz?..

Söyleyin Allah aşkına;

Bu ne biçim “gazetecilik”tir, bu ne biçim “sansasyon şehveti”dir ki, kulağınıza üflenen bir söze “sazan” gibi atlıyorsunuz?..

Tutmuş, bir de; “Bizim manşetimizi bazı gazeteler yalanlamaya kalktı” diyerek, hâlâ “haklı” çıkmaya çalışıyorsunuz!..

Bu kadarına da pes!..

Be adamlar, “her tarafı yalan” olan bu haberi, hâlâ nasıl savunur, hâlâ nasıl üste çıkmaya çalışırsınız?..

Her tarafı yalan işte!..

“21 Ağustos 2008’de İzmir’de meydana gelen patlama Ergenekon’un değil, PKK’nın işiydi! Hedef askerler değil, polis midibüsüydü!.. Ölen de albay değil bir erdi.”

Daha neyi savunuyorsunuz?..

Buyrun; 21 Ağustos’la ilgili “en önemli belge”yi açıklıyorum.

“İlker Başbuğ, 21 Ağustos 2008’de İzmir’de değil, İstanbul’daydı... Çünkü o gün, İstanbul’da MGK Toplantısı vardı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığında, saat 13.30’da Levent’teki Harp Akademileri Komutanlığı’nda başlayan toplantıya; Org. Yaşar Büyükanıt, Genelkurmay Başkanı sıfatıyla son defa katıldı. O gün Kara Kuvvetleri Komutanı olan Org. İlker Başbuğ da; son defa bu sıfatla toplantıya katıldı...”

Daha yazayım mı?..

İsterseniz, “toplantıda hangi konuların görüşüldüğünü” de yazayım. Ama, sanırım bu kadar “ders” yeter!..

Demek ki, neymiş;

“Özkök-Başbuğ görüşmesinin 21 Ağustos 2008’de olması mümkün değil”miş!.. Peki; 21 Ağustos 2008’de “İstanbul’da MGK Toplantısı”na katılan İlker Başbuğ’a İzmir’de nasıl “suikast” düzenlenir?!?

OKUYUCU APTAL MI?

Bu arkadaşların; eğer “5N-1K” kuralından haberleri varsa, “inat”tan vazgeçip, “enayi” yerine koydukları okurlarından “özür” dilemesi gerekmez mi?..

Haa, şunu da söyleyeyim;

İlker Başbuğ, 22 Ağustos 2008 tarihinde de İstanbul’daydı ve “devir-teslim töreni”ne katılmıştı!..

Son bir soru:

21 Ağustos’ta, henüz “Kara Kuvvetleri Komutanı” olan Başbuğ, aynı gün Hilmi Özkök’ü, nasıl “Genelkurmay Başkanı” olarak ziyaret eder?!? Madem sıçtınız, üzerine “tüy” bari dikmeyin!..

Görüyorsunuz ya;

Neresinden tutarsanız tutun, lime lime dökülüyor!.. Bu tür “palavra”larla İlker Başbuğ’u “aklama”ya ve ona “itibar” kazandırmaya çalışan arkadaşlar şunu bilmeli ki; bu yaptıklarınız “itibarsızlaştırma”dır!..

Ve yine unutmayın ki;

Karşınızda, salya-sümük ağlayacak “aptal” yok!..

Siz, kendi aptallığınıza yanın!..

Bu kadar “ders” yeter mi?!?


“Ahmet Yesevi’yi de tutuklayın!”

“12 Eylül 1980 Askeri Darbesi”ne ilişkin “iddianame”de, dönemin tanıkları; sadece “işkence”leri değil, “komedi”leri de anlatıyorlar.

Meselâ, Demokrat Parti Genel Başkanı ve aynı zamanda Ahmet Yesevi Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı olan Namık Kemal Zeybek’in iddianamedeki ifadesi şöyle: “MHP Dâvâsı Başsavcısı Nurettin Soyer, ülkücü gençlere soruyor: Sizi kim eğitti?..”

Ülkücü gençler de diyor ki; “Namık Kemal Zeybek eğitti!”

Savcı, tekrar soruyor: “Peki size ne anlatıyordu?”

Ülkücüler cevap veriyor: “Ahmet Yesevi’yi anlatırdı!”

Savcı, hemen talimat veriyor polise; “İkisini de tutuklayın!.. Zeybek’i de, Ahmet Yesevi’yi de tutuklayıp, getirin karşıma!”

Buna “komedi” mi demek lazım, “trajedi” mi, bilmiyorum ama benzeri bir olay “28 Şubat Süreci”nde de yaşanmıştı... “MGK’nın İrtica ile Mücadele Raporu”nda özetle şu ifade kullanılmıştı: “Mezheplerin önde gelenleriyle kurulan diyalog sonucunda, bu grupların devletin yanında yer almaları sağlandı!”

Demek ki; “Mezhep imamları” ile, yani İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam Şafii, İmam Enes ve İmam Ahmed bin Hanbel ile diyalog kurup, onları devletin yanına çekmişler!..

Eee, insan “dinden bihaber” olunca, işte böyle “trajedi”ler yaşanır!.. Bazısı Ahmet Yesevi’yi tutuklatır, bazısı da İmam Ebu Hanife Hazretleri ile diyalog kurar!!!

Cenab-ı Allah, hiç kimseyi “din cahili” yapmasın!..

Hasan Karakaya - Yeni Akit


Keyword : -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Şimdi siz Barış’a da küfredersiniz
İtiraz etmeden, “yandaş”, “yalaka”, “AKP uşağı” filan diye saydırmadan önce, şu satırları dikkatle okumanızı rica ediyorum: CHP’nin İstanbul İl Kon
"Türkiye'nin rejimiyle problemimiz yok"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik "Biz sistem tartışıyoruz, rejim tartışmıyoruz. Türkiye’nin rejimiyle kimsenin bir problemi yok" dedi. Başk
Fitne

Önce âyeti hatırlayalım: “Şunu iyi bilin ki, mal- larınız ve çocuklarınız fitnedir; fakat unutmayın ki, büyük ödül O’nun katında- dır.” (Enfal 28) İl
12 Eylülcülerin İslam düşmanı olduklarını yakından biliyorum
12 Eylül'ün yakın tanıklarından olan Burhan Kavuncu davaya da müdahil olmak istiyor. Kavuncu, '12 Eylülcülerin ne kadar köklü İslam düşmanı oldukların
Şike ve başkanlık
Akıllı bir gazeteci ne yapar Türkiye’de? Bir kitle seçer kendine, AKP’yi seçer, CHP’yi seçer, PKK’yı seçer, solu seçer, sağı seçer ama bir kitle se
İhvan ve Hasan el Benna
Medeniyet ve Genç Birikim derneklerinin gerçekleştirdiği sempozyumun koordinatörlüğünü, gerek İslami ilimlere yaptığı katkı gerekse Hasan el Benna'nın
Başkentteki istifalar neyin işareti?

Adem Yavuz Arslan, dün Ankara'yı sarsan iki istifayı doğru anlayabilmek için filmi başa sarmak gerektiğini belirterek olayların perde arkasını inceled
Yahu biz Birinci Dünya Savaşı’na niye girdik?
Osmanlı’nın mali yapısı 1911 Trablusgarp, 1912 Balkan yenilgilerinin ardından hepten çökmüş, İttihatçılar iyice iktidara yerleşmişti. Eski posta katib
Taliban:Afganistan'ın İşgalciye satış belgesi
Afganistan'da Taliban, dün ABD Başkanı Barack Obama ve Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai arasında imzalanan anlaşmanın yasadışı olduğunu bildirdi
Türk-İsrail ekseni de Camp David de çöktü
Yazının sonunda söyleyeceğimi ilk cümlede söyleyeyim: 28 Şubat ürünü Türk-İsrail ekseni çöktü. Şimdi Camp David ekseni çöküyor. Türkiye-İsrail ilişkil
1 - İsrail uçağını kovduk!
2 - Yalancının Mumu Yatsıya Kadar Bile Yanmadı!
3 - Zindan ve Zeynep
4 - Muhammed Esed'le yapılan son röportaj-Video
5 - 'Ümmeti birleştirmek farz, bölmek haramdır'
6 - O gazeteciden şok itiraf


Atasoy Müftüoğlu

Şanlıurfa'da Atasoy Müftüoğlu rüzgarı

09/05/2012 - 05:32

Atasoy Müftüoğlu
Abdurrahman Dilipak
Abdulhakim Beyazyüz
Adem Yavuz Arslan
Abdullah Büyük
Ahmet Altan
Ahmet Kekeç
Ahmet Taşgetiren
Ahmet Turan Alkan
Ahmet Varol
Akif Emre
Ali Bulaç
Ali Atıf Bir
Ali Karahasanoğlu
Ardan Zentürk
Alpaslan Kuytul
Aziz Üstel
Asım Yenihaber
Cihan Aktaş
Cihad Kayaduman
Demet Tezcan
Elif Çakır
Emre Aköz
Engin Ardıç
Ersoy Dede
Esra Uçar
Ergun Babahan
Fehmi Koru
Feyza Gümüşlüoğlu
Fatma Tuncer
Faruk Köse
Gülay Pınarbaşı
Gültekin Avcı
Hamza Türkmen
Hakan Albayrak
Hayrettin Karaman
Hasan Karakaya
Hilal Kaplan
Hikmet Genç
İbrahim Karagül
İbrahim Sediyani
İhsan Dağı
İskender Pala
Kazım Sağlam
Kemal Özer
Kenan Alpay
Mehmet Göktaş
Mustafa Armağan
Merve Kavakçı İslam
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Karaalioğlu
Mustafa Özcan
Mustafa Ünal
Nasuhi Güngör
Nusret Çiçek
Nurettin Şirin
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Salih Tuna
Serdar Arseven
Serdar Demirel
Süleyman Yaşar
Sibel Eraslan
Şamil Tayyar
Taha Kıvanç
Yıldız Ramazanoğlu
Ümit Aktaş
Yasin Aktay
Yıldıray Oğur
Yavuz Bahadıroğlu
Yener Dönmez
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat