Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
"Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini(ni tatbik) hususunda sizi sakın acıma duygusu kaplamasın! Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun." Nur Suresi - 2
* Hakk'a Teslim Olmayan, Tağut'a Tutsak Olur! * O gazeteciden şok itiraf * Muhammed Esed'le yapılan son röportaj-Video * Liberallik kılık değiştirmiş Batıcılıktır * İsrail uçağını kovduk! * Şimdi siz Barış’a da küfredersiniz * Zindan ve Zeynep * 'Ümmeti birleştirmek farz, bölmek haramdır' * "Küresel Çağda var olmak" * Yalancının Mumu Yatsıya Kadar Bile Yanmadı!

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

AKSİYON

ANADOLU GENÇLİK DERGİSİ

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

Aktif Haber

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DİNİ 100 NET

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HABER VAKTİ

HARUN YAHYA

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

MÜLÜMAN GENÇ

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

BUGÜN

MİLLİ GAZETE

SABAH

STAR

TARAF

YENİ AKİT

YENİ ASYA

YENİ ŞAFAK

ZAMAN

ZAMAN AİLEM

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA ARİFAN RADYO

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BOLU ŞAFAK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA GÖZYAŞI FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

YOZGAT UFUK FM

İRİP RADYO

İSTANBUL AKRA FM

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

BUGÜN TV

HİLAL TV

KANAL 7

KANAL A

SAMANYOLU HABER TV

SAMANYOLU TV

TGRT HABER

TV 5

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 24356
Toplam 8559035
En Fazla 78330
Ortalama 22173
Üye Sayısı 87
Bugün Üye Olan 0

''İbrahimî dinler'' ne kadar İslami'dir?

İslam âleminde asırlardır süren vehimlerin devamıdır bu durum. Geri kalmışlığın faturasını önce yabancılar İslam’a yıktılar. Sonra da Müslümanlar iman eşittir terakki babında bir denklem geliştirdiler. Yani eğer “ileri” iseler nedeni dindi, geri kaldıklarında ise, dinden uzaklaşmaları etken oldu. Bu vehim aslında yapılan ithamları içten içe
2012-05-18 - 08:10

''İbrahimî dinler'' ne kadar İslami'dir?

Uzun zamandır Türkiye’de bir tuluat dönüyor. Kur'an-ı Kerim’den kavramlarla Kur’an-ı Kerim’in karşısında olduğu şeyler meşrulaştırmak süreci berdevam. Bunların başında da sanırım “İbrahimî” din kavramı geliyor.

Metin Boşnak - Haber 7

İslam âleminde asırlardır süren vehimlerin devamıdır bu durum. Geri kalmışlığın faturasını önce yabancılar İslam’a yıktılar. Sonra da Müslümanlar iman eşittir terakki babında bir denklem geliştirdiler. Yani eğer “ileri” iseler nedeni dindi, geri kaldıklarında ise, dinden uzaklaşmaları etken oldu. Bu vehim aslında yapılan ithamları içten içe doğrular mahiyetteydi. Yani “biz geriydik!”

Geri kalmanın farkına varmak iyi de! Bunu sebepler yerine müsebbibi sorgulamak, ya da müsebbibin verdiği bir ceza olarak gerilemeyi içselleştirmek ne kadar anlamlı? Yani ileri olduğu zamanlar Müslümanlar imanlarının doruk noktasında mıydılar? Kanuni Sultan Süleyman Hz. Ömer’den daha mı yüksek imana sahipti? Ya Yavuz, Ali’den daha mı iyi ibadet yapıyordu? Hz. Peygamberin vefatında geriye kalanlar, ondan sonra gelen her bir Emir’den dahi fazla mıydı? Tarık Bin Ziyat, Oruç Reis’ten daha mı az imanlıydı? Ya Gazali kitaplarını hangi laptopla yazmış, hangi kurumsal e-mektupla Tehafütü l- Felasife adlı eserini yayıncıya göndermişti?

Dahası…

Hastalanmak insana, Allah’ın verdiği bir ceza mıdır? Allah’tan hastalık istemek dinen caiz midir? Allah’ın Resulü hiç hastalanmadı mı? Ya Uhut’ta dişinin kırılması ona verilen bir ceza mıydı? Hendek Savaşında bir Salman Farisi’ye akıl danışması başka hal yolu olmadığından mıydı? Tebuk Savaşındaki gönülsüzlükler birden imanların azalmasından mı kaynaklandı? Sıffin Savaşında can veren taraflardan hangisi daha az imanlıydı?  Abbasiler Emevilere galebe çalınca, Emeviler birden iman zaafı mı yaşamışlardı? Endülüs’teki Emeviler, ilim, tefekkür ve medeniyette acaba Osmanlı’dan geri miydiler? Ya onların kökünü çoluk çocuk demeden kazımaya and içen Hıristiyanlar 1492 yılında birden iman patlaması mı yaşadılar? Ebu Zer’in fazileti, Ebu Hureyre’den az mıydı?

Devam edelim…

Gerileme bir ceza mıdır? Ya da ilerleme illa bir mükâfat mıdır?  Gerileme “imtihansa,” ilerleme nedir? Hastalanmak “imtihansa,” sağlık nedir? Dindarlık “terakki”yi getirir mi? Yahut “terakki” eden toplumların en büyük vasfı dindarlık mıdır? Dindar olan gerilerse, dinen gerilemeyi mi ifade eder? Yoksa ilerleme ve gerileme unsurları bizim “din” diye algıladığımız unsurların anlam daralması mı uğramıştır? Allah’ın “aklı”nı  “aranızdan” en iyi kim okuyabilir?

Sorular ve sorunlar arasında birden “İbrahimî din” kavramı belirdi. Müslümanların inandığı din İslam’dır; “İbrahimî din” değildir. İslam’ın “İbrahimî din” ekolüne indirgenmesi Müslümanların özellikle Osmanlı dağılırken geliştirdiği küfre karşı İslam’ı savunma reflekslerini zayıflatmaktadır. Ernest Renan’a verilen cevaplar, Anglikan Kilisesine verilen cevaplar, Hz. İsa’ya Açık Mektuplar çökmekte olan bir medeniyetin hem son sayhaları hem de direnç nidalarıydı. Koparılan kollarını ayakları altına alarak yeniden yükselme çabaları vardı.

Batı Medeniyetinin ahlaken “iflasına” dair yazılan reddiyeler de vardı. Kendimize çuvaldızı batıranlar da. Ama direniş devam ediyordu. Mehmet Akif, Sait Halim Paşa, Namık Kemal, Süleyman Nazif, İsmail Hakkı İzmirli, Said-i Nursi küfre karşı direnişin farklı kollarını ifade ediyorlardı. Direnç noktalarındaki sütun ve mafsallara sıra geldi zahir. “O halde, yıkıl Sezar!” demek zamanı geldi. Hatta Brutus faslını tamamladı; sıra Anthony’de.

İslam’ın adı İbrahimî din olmadığı gibi, “Muhammedîlik” de değildir. Hz. İbrahim’in kendine ait dini zaten yoktu. Onun tebliğ ettiği din İslam’dı; o da bozulmuştu. Hz. İsa’nın kendine ait dini yoktu; İslam’ı tebliğ etti. Yani Hz. Peygamber Muhammedî değil, mümin, Müslüman, nebi ve Resul idi. O Muhammedîlik tebliğ etmedi, İslam’ı tebliğ etti. O nedenle Muhammedîlik şartları olmadı İslam’da. İmam’ın şartlarından biriydi Hz. Muhammed’e ve sair peygamberlere iman.

O nedenle, Allah katında “din olan İslam”dır ve Kur'an-ı Kerim Yahudi ve Hıristiyanları “dost edinmeme” konusunda Müslümanları uyarır. Bu uyarı münferit Yahudi ya da Hıristiyan’ı doğrudan düşman saflarına atmak değil, Yahudilik ve Hıristiyanlık etrafında örgütlenen kitlesel husumete karşı dikkatli olma uyarısıdır. Çerçevesini Kur'an-ı Kerim doğrultusunda Medine Vesikası çizer; Müslüman'ın izzet ve vakarı yürütür.

Nitekim yine Kur'an-ı Kerim’de “biz sizleri birbirinizi tanıyasınız diye” kitleler ve kabileler halinde “kıldık” diye buyrulmaktadır. Zımmîye zulüm olduğu gibi, Müslüman’ı zimmî hükmüne iliştirmek İslam’a zulüm olur. Hele Kur'an-ı Kerim’i apokrife tarzında tefsir etmeye çalışmak, sanırım arşı titreten bir meseledir.

Kur'an-ı Kerim, --Tevrat gibi—Yahudiler etrafında gelişen dünya tarihi kitabı, Yahudilerin diğer kavimler üzerindeki üstünlük deklarasyonu değildir. Kur'an-ı Kerim—İncil’in olduğu gibi—Hz. İsa’nın biyografisi de değildir. Bu nedenledir ki, Kur'an-ı Kerim ne dünyanın yaratılıyla başlar, ne de Hz. İsa’nın doğumuyla başlayıp onun “çarmıha geriliş” ve dünyaya “birinci” defa dönüşüyle biter. O nedenle, Kur'an-ı Kerim Hz. İsa’nın göğe yükseltildiğinden bahseder, ama “ikinci gelişinden” de dem vurmaz. Zaten çarmıha da gerilmemiştir. O nedenle, “Tanrım, niye unuttun beni?” diye feryat etmez.

Kur'an-ı Kerim’in ilahi ekseni ve kurgusu tamamen farklı olup, genelde sanıldığı gibi, Tevrat ve İncil’deki yanlışları düzelten “düzeltilmiş yeni baskı”sı değildir. Kur'an-ı Kerim önceki gelenekleri hem tashih hem de nesh eder. Sadece imlasıyla ve paragraf hatalarıyla uğraşmaz. O nedenledir ki, Kur'an-ı Kerimdeki İbrahim Tevrat’taki İbrahim, Kur'an-ı Kerimdeki Hz. İsa’da İncil’deki “Tanrı’nın oğlu ve Tanrı İsa” değildir. Kur'an-ı Kerim’de ensest ilişkiyi “nesil devamı” için caiz gören ayetler de yoktur.

Amennâ, “İbrahimî” dinler ya da “semavî” dinler, tamamı tek tanrılı ve İbrahim'in soyundan gelen peygamberlere nispet edilen dinlerdir. “İbrahim” “milletlerin babası” anlamındadır. Geleneğe göre, iki karısından (Sarah ve Hacer) iki oğlu oldu: İshak ve İsmail. Sarah, İsrail’dendi. Adı “saraylı” ya da “prenses” anlamına geliyor. Hacer ise, Filistinli bir köle kadın olarak zikredilir. Adı “terk edilmiş, unutulmuş” demektir. “İshak” “tebessüm” anlamında; “İsmail” ise, “Tanrı duyar.” Kur'an-ı Kerim’de Hz. İbrahim’in kurban adayı oğlu İsmail iken, Tevrat’ta İshak’tır. İncil’de ise Tanrı zaten “baba” olmuştur ve oğlu İsa’yı “kurban” edecektir. O nedenle İsa’nın müstearı “kuzu”dur. 

İsrail’e adını veren Yakup Tanrı ile güreşmemiş, savaşmamıştır. Tevrat’ın Havva ve Ademi, Kur'an-ı Kerim’inkinden farklıdır. Üstelik Kur'an-ı Kerim’e göre, kadın “kaburga kemiğinden” mamul değildir. Hatta Havva dünyada “çekilen acıların” nedeni ve lanet odağı da değildir. “Züleyha” bile Kur'an-ı Kerim’de insandır; Hz. Yusuf’u diğer kadınlara göstermesi de ondandır.

“Ehl-i Kitap” “ehl-i dünya”ya yeğ tutulur, ancak “ehl-i kitap” Müslüman değildir. Kaldı ki ehl-i kitabın kitabı “Ehil” olanın kitabı da değildir. Kur'an-ı Kerim cenneti Fırat-Dicle-Ceyhan arasında tespit etmez. Dahası, Hz. Adem de cennete “orayı korumak ve ziraat yapmak için” konulmamıştır. Kur'an-ı Kerim “yılan” hikayesi de anlatmaz; ziraat kitabı değildir.

Kur'an-ı Kerim Hz. İbrahim’i “hanif” din üzere yaşayan ve tebliğ eden, şirk ve zulüm karşısında dimdik duran bir peygamber, sıddîk bir peygamber olarak anlatır. Onu Hz. Âdem’den beri gelen ve aslında hep aynı olan İslam'ı tebliğ için malını, canını hatta canından öte bildiği yavrusunu feda etmeye hazır İslam tebliğcisi olarak tanımlar. O Tevrat’ta Yahudilerin; Kur'an-ı Kerim’de ise İslam'ın peygamberidir. Küfrün ve şirkin temsilcisi, tanrılık yanılsaması yaşayan Nemrut’un karşısında durması da onun imanının bir göstergesidir.

Mekkeliler “İbrahim'in dinini” “sabilik” olarak nitelerdi. Kur'an-ı Kerim Hz. İbrahim'den “hanif” olarak söz edilir. Hz. Muhammed kendi ekseninde gelişen ya da kendi “icat ettiği” hakikatleri değil, mutlak ilahi hakikatleri tebliğ etti: “Ve ma yentigu anil heva; in huve illa vahyun yuha!” Peygamberler arasında “fark” gözetmeyen Kur'an-ı Kerim, Hz. Peygamber’i “son” peygamber ve “alemlere rahmet” olarak gönderildiği de ifade eder. Tasavvufun ifadesiyle de kainatın varlığı nerdeyse Hz. Peygamberin risaletine “illet” teşkil eder. Habip ve mahbubun muhabbeti vesile olur hilkate.  

Dahası, Kur'an-ı Kerim insanlığa bir mucize olarak önceki gelenekleri nesh edip yeni geleneği icaz ve ihdas ederek geldi. Zaten Hz. İsa İncil’lerde Tevrat’ın mesajının kelam ve uygulamada tevil yoluyla tahrif edildiğini ifade eder. “Hardal tanesi” kadar imanınız “olsa!” diye o dönemdeki Yahudi bilimi ve siyasetine karşı eleştiriler yöneltir. “Tanrının evini” Pazar yerine çevirdiniz diye gürlemesi ondandır.

Ancak özellikle son on yıldır her nasılsa Hz. İbrahim’den dolayı, sanki Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam aynı dinlermiş, aralarında fark yokmuş gibi bir havada sunuluyor. Kimin hangi dine inandığı bizi ilgilendirmez. Kimlerin ateist olduğu da. Yargılama hakkı Allah’ındır; Müslüman da aynı hükme tabidir. Lakin “İbrahimî din” kavramının arkasına İslamî olmayan bakışların nakşedilmesi rahatsız etmektedir.

Kur'an-ı Kerim açıkça ifade eder ki, aslında evrenin başlangıcından beri dinin hükümleri değişmemiştir. Farklı kitaplarla anılsa da, din olarak insanlara indirilen hükümler değişmemiştir.

“Tanrı” kavramı toplumların hayatına yön verdiği gibi, toplum algıları da Tanrı’ya kendi beklentilerini yükler. Yahudilikteki Tanrı, Hıristiyanlıktaki Tanrı, Eski Yunandaki Tanrı, Budizm ve Hinduizm’deki Tanrı, İslam’daki “Allah” algısından farklıdır. Dahası İbrahimî dinler diye ifade edilen dinlerdeki ortak isimler de—Musa, İbrahim, Yusuf ve İsa—da İslam’daki muadillerinden farklıdır. İsimleri aynı olsa da halleri, tavırları farklıdır.

İsa “Tanrının oğlu ve Tanrı”dır Hıristiyan inancında. Yahudiler onu zaten hiç kabul etmez. Kabul edenlerin bir kısmı İsa’ya, Ortadoğu’dan çıkanlardan “biraz çılgın bir haham” gözüyle bakar. Müslümanlar ise, sadece “peygamber olarak” iman ederler. İsa Hıristiyanlık içinde de farklılık arz eder. Afrika’daki İsa, kıvırcık saçlı ve esmer iken, Batı Avrupa’da sarışın ve mavi gözlüdür.  

Yahudilikte Yehova insanı yaratır ve Eden Cennetine “orayı ekip biçmek ve muhafaza için koyar. Eski Yunan’da insan tanrılarını yaratır. “Tanrı Zeus” babasıyla kavga ederek onu tahtından indirir ve kendisi Tanrı olarak onun yerine geçer. Yunan mitolojisinde Cennet zaten Tanrılar arasında paylaşılan bir mekândır. İnsanlar ise, tanrılar arasında çıkan kavgaların ceremesini çeken, onların yerdeki temsilcileri gibidir. Onlar savaşır, ama savaşları onları tutan insanlar üzerinden olur. Ve Eski Yunanda Altın, Gümüş ve Bronz çağ tanımları gelişir…

İsa’nın mesellerine bakarsanız, iman gücü de “tanrısal” olmakla eş anlamlıdır. Yani, doğaya hükmetmektir iman. Bir el hareketi ile İsa, denizde fırtınayı durdurur. Bir başka hadisede, “imanınız olsaydı”, der Havarilere, “şu ağaç köklerini kopar kendini suya atardı!” Ve sebeplerle müsebbibi karıştırır İsa. Doğa kanunlarını ilga etmenin adını “iman” koyar. Kur'an-ı Kerim ise, sarsıcı bir şekilde “Ey inananlar! İman ediniz!” der.

Hasılı, "dialog" derken önceyi kendi “logos”umuz nedir, ona bakmak lazım. “Dia” kısmı sonrasında gelecek bir meseledir. Kuran-ı Kerim’in sadece derkenâr edileceği her bir “logos” da ancak “dia” gösteriminden ibaret kalacaktır. “Festekim kema umirte!”

“Sırat köprüsü”nden önce, istikameti ihlasla tutturmak nasıl olur ki?

Küresel Deli Dumrul’un Köprüsü mü bu?

mbosnak@metinbosnak.com


Keyword : -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Muhammed Esed'le yapılan son röportaj-Video


Bir önceki yüzyılın dünyaca ünlü İslam bilgini Muhammed Esed'le İspanya'nı Mijas kentindeki evinde yapılan son röportajı ortaya çıktı. Islamic Info
Hadislerde Kur’an hakem olsun
Şia ve Sünni ekoller arasındaki ihtilaflı hadislerde Kur’an-ı Kerim hakem olsun teklifi kulağa hoş geliyor, lâkin bu keyfiyet ve kemiyet açısından san
Doğru peygamber tasavvuru
Toprak, İslam'ı hasım görenlerin çabaları neticesinde Hz. Peygamberin yöneticiliği, önderliği, hak için mücadelesi, zorbalığa ve ahlaksızlığa karşı di
"İslami hareketin vasıfları"
İslam dünyasının içinde bulunduğu içler acısı durum üzerinde duran Eryarsoy, Müslümanlar olarak bu duruma üzülecek-ağlayacak kadar vaktimizin olmaması
Tebbet suresi’nin bize öğrettikleri
Allah’ın dini olan İslamın, Mekke toplumunda davet ve inşa aşamasında en büyük aleyhte mücadeleyi veren ve Kur’an da lakabıyla vah- ye konu olan Ebu L
Şia ve Ehli Sünnet'in hadislerde takribi (1 ve 2)

Ali Bulaç, 3 Mayıs'ta Zaman'daki köşesinde Şia ve Ehli Sünnet arasındaki ihtilafları değerlendiren yazı dizisine "Hadis rivayetinde adalet" başlıklı b
Müslüman Cehenneme Gider mi?
Soru – Meryem Suresinin 71 ve 72. âyetlerinde şöyle buyrulmaktadır: “Sizden oraya (Cehenneme) gitmeyecek yoktur. Bu, Rabbinin uygulamayı üstlendiği ke
Halkın hurafesine dokunma, zira...

Halkın hurafesine dokunma zira o afyonuyla mutlu. Hurafesi olanın aklına hitap etme zira aklını kaybetmiş olanın akletmesi mümkün değildir. Akletmeyen
Örtü Süs değil İzzettir
Onu bir bakışıyla, bir de arkasından çınlayan “Biri bu kadına haddini bildirsin” cümlesi ile kazımışım hafızama. Biraz şaşkınlık, biraz korku görmüştü
‘İslami kimlik inşası’
Rabbimiz bir şeyleri bizlerin elleriyle değiştirmek istemektedir. Bu sebeple Kuran’dan öğrendikleri din anlayışlarını pratiklerine yansıtan Müslümanla
1 - İsrail uçağını kovduk!
2 - Zindan ve Zeynep
3 - Muhammed Esed'le yapılan son röportaj-Video
4 - Yalancının Mumu Yatsıya Kadar Bile Yanmadı!
5 - 'Ümmeti birleştirmek farz, bölmek haramdır'
6 - O gazeteciden şok itiraf


Atasoy Müftüoğlu

Şanlıurfa'da Atasoy Müftüoğlu rüzgarı

09/05/2012 - 05:32

Atasoy Müftüoğlu
Abdurrahman Dilipak
Abdulhakim Beyazyüz
Adem Yavuz Arslan
Abdullah Büyük
Ahmet Altan
Ahmet Kekeç
Ahmet Taşgetiren
Ahmet Turan Alkan
Ahmet Varol
Akif Emre
Ali Bulaç
Ali Atıf Bir
Ali Karahasanoğlu
Ardan Zentürk
Alpaslan Kuytul
Aziz Üstel
Asım Yenihaber
Cihan Aktaş
Cihad Kayaduman
Demet Tezcan
Elif Çakır
Emre Aköz
Engin Ardıç
Ersoy Dede
Esra Uçar
Ergun Babahan
Fehmi Koru
Feyza Gümüşlüoğlu
Fatma Tuncer
Faruk Köse
Gülay Pınarbaşı
Gültekin Avcı
Hamza Türkmen
Hakan Albayrak
Hayrettin Karaman
Hasan Karakaya
Hilal Kaplan
Hikmet Genç
İbrahim Karagül
İbrahim Sediyani
İhsan Dağı
İskender Pala
Kazım Sağlam
Kemal Özer
Kenan Alpay
Mehmet Göktaş
Mustafa Armağan
Merve Kavakçı İslam
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Karaalioğlu
Mustafa Özcan
Mustafa Ünal
Nasuhi Güngör
Nusret Çiçek
Nurettin Şirin
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Salih Tuna
Serdar Arseven
Serdar Demirel
Süleyman Yaşar
Sibel Eraslan
Şamil Tayyar
Taha Kıvanç
Yıldız Ramazanoğlu
Ümit Aktaş
Yasin Aktay
Yıldıray Oğur
Yavuz Bahadıroğlu
Yener Dönmez
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat