Filistin tarihine Furkan Savaşı olarak geçen
Bugün, Terör Rejiminin Gazze’ye Karşı Başlattığı 23 Günlük Savaşın Yıldönümü
27 Aralık tarihi, Siyonist terör rejiminin yüzlerce uçak, tank, hücum botu ve binlerce askeriyle kuşatma altındaki Gazze bölgesine saldırıp tonlarca mermi ve füze yağdırmaya başladığı işgal tarihinin en barbar ve en vahşi savaşlarından birinin yıldönümüdür. Bu savaşın “Furkan” olduğunu söyleyen Başbakan Heniyye’nin bu sözü çok geçmeden Arap Baharıyla gerçekleşmiş oldu.
Savaşın üzerinden üç yıl geçmesine rağmen Gazze halkı o günün dehşetini hâlâ unutmadı. 1967 yılından sonra Filistin halkına karşı yapılan bu en kanlı ve en vahşi saldırı 23 gün sürdü. Hamas’ı yönetimden düşürmeyi, bölgedeki direnişi bitirmeyi ve direnişin elindeki esir Siyonist asker Gilat Şalit’i kurtarmayı amaçlayan terör rejimi bunlardan hiçbirini elde edemeden savaşa son vermek zorunda kaldı.
19 Haziran 2008 tarihinde Mısır gözcülüğünde varılan ateşkes anlaşmasına rağmen, Gazze sınırına yığınak yapan, yedek askerleri göreve çağıran ve saldırı için bölgesel ve uluslararası şartları olgunlaştıran işgal ordusu 27 Aralık tarihinde aniden yüzlerce uçak, tank ve ağır silahla Gazze’ye saldırdı. İlk saldırıda polis merkezlerini, hükümet binalarını, Kassam Tugaylarıyla diğer direniş güçlerine ait merkezleri vurdu. Üç hafta süren savaşta işgal ordusu yarım ton ağırlığındaki füzeleri ve BM tarafından yasaklanmış olan beyaz fosfor ile misket bombalarını bile kullandı. Ve bilanço çok ağırdı; 318’i çocuk, 111'i kadın olmak üzere 1500 kişi şehit oldu, 5500 kişi de yaralandı. Saldırıda resmi binaların yanında, okullar, hastaneler, camiler, fabrikalar, iş yerleri, elektrik santralleri ve binlerce ev yerle bir oldu. Gazze adeta enkaza dönüştü.
50 bin evin yıkıldığı dikkate alınırsa saldırının ne çapta ve boyuttu olduğu daha net anlaşılacaktır.
Dünyanın en güçlü ve donanımlı ordularından biriyle karşı karşıya kalan başta Kassam Tugayları olmak üzere direniş grupları üç hafta boyunca Gazze topraklarını ve Filistin halkını korumak için destanlar yazdı. Düzenli atılan füzelerle düşmanı şok eden direniş güçleri, gösterdikleri olağanüstü direnişle düşmanı üç hafta sonra amacına ulaşamadan tek taraflı ateşkes ilan etmeye zorladı.
Saldırının hedefindeki Gazze hükümeti ise bütün kurum ve kuruluşlarıyla gösterdiği fedakarlıkla Filistin halkının takdirini bir kez daha kazandı.
Gazze’deki maddi hasarın takriben 1.919.655.363 dolar olduğu tahmin ediliyor.
Kahire’de Arap Birliği Genel Sekreteri El-Arabî ile görüşen
Heniyye, Arap Birliği'nden Kuşatmayı Kaldırma Kararını Hayata Geçirmesini İstedi
Başbakan İsmail Heniyye Arap Birliği'nden Gazze üzerindeki kuşatmayı kaldırma kararı dâhil Filistin halkı ve davasıyla ilgili daha önce aldığı kararları hayata geçirmesini istedi.
Bölge ülkelerini ziyaret etmek için beş yıl sonra ilk defa Gazze dışına çıkan Başbakan İsmail Heniyye, ziyaretinin ilk durağı olan Kahire’de Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil El-Arabî ile görüştü. Görüşmenin ardından düzenledikleri ortak basın toplantısında Heniyye, Arap Birliği Genel Sekreteri El-Arabî’ye birliğin Gazze kuşatmasıyla ilgili daha önce aldığı kararı hatırlatıp, bunu hayata geçirmek için ne tür adımlar attığını sorduklarını söyledi.
Filistin uzlaşısının stratejik bir tercih olduğunu ve bundan geri adım atmalarının mümkün olmadığını belirten Heniyye, uzlaşı sürecinin önünde büyük bir engel teşkil eden siyasi tutukluların Gazze’de değil Batı Yaka’da olduğuna dikkat çekti.
Kudüs konusunda işgal rejimini uyaran Heniyye “Kudüs konusunda iki önemli adım atmak gerekiyor. Birincisi Kudüs halkına işgale karşı direnişini sürdürmesi için maddi imkanlar sunmak, ikincisi ise Arap ve İslam devletlerinin Kudüs’ün Filistin devletinin başkenti olduğunu her fırsatta gündeme getirmeleri ve bunun dışında bir şeyi kabul etmeyeceklerini açıkça ifade etmeleridir” dedi.
Başbakan Heniyye'nin Mısır’dan sonra Sudan, Tunus, Katar ve Türkiye’yi de ziyaret etmesi bekleniyor.
Suriye ile ilgili tavırlarının dengeli olduğunu söyleyen
Meşal: “İç Bölünme Herkes İçin Ağır Bir Yüktür”
İslamî Direniş Hareketi (Hamas) Siyasi Birim Başkanı Halid Meşal, Filistin uzlaşısının bilinçli tercihleri olduğunu dolayısıyla başarıncaya kadar sabretmek gerektiğini belirterek, Hamas’ın aldığı kararların fertleri değil, şurayı esas alan ve Siyasi Birimi de kapsayan kurumdan çıktığını ifade etti.
El-Cezire televizyonunun dün akşam (26 Aralık Pazartesi) kendisiyle yaptığı röportajda önemli açıklamalarda bulunan Meşal “içerdeki şartlar kadar dışarıdaki gelişmeler de Filistinlileri uzlaşı girişimini başlatmaya zorladı. İç bölünme zaten herkes için ağır bir yük haline gelmişti” dedi.
Bir çok etkenin uzlaşı için zemin oluşturduğuna dikkat çeken Meşal şunları söyledi: “Uzlaşıyı zorlayan ve olgunlaştıran bir çok etken var. Bunların başında, siyasi sürecin tıkanması, Amerika’nın işgal rejimine sınırsız desteği ve sürekli onun tarafını tutması ve Arapların kendi baharlarıyla ilgilenmeleri geliyor. Herkes için ağır bir yük haline gelen bölünmeden artık kurtulmak ve iç barışı tesis etmek gerekiyordu.”
İslamî kesimin Arap baharının yaşandığı ülkelerdeki yükselişlerine de değinen Hamas lideri şunları ifade etti: “İslami kesim asil ve köklü bir kesimdir. Ancak Hamas bunu sadece kendisi için hesaba katarsa o zaman çerçeveyi daraltmış olur. Bu büyük bir diriliş ve hamledir. İç cephenin sağlamlaştırılması Arap halkları için olduğu kadar Filistin halkı için de büyük bir kazanımdır.”
Suriye konusuna da değinen Meşal, hareketin burada gösterdiği tavrın realite ile örtüştüğünü, bu tavrın ilkeli ve dengeli olduğunu belirterek “hayatta en zor şey, kişinin realiteye uygun dengeli bir tutum belirlemesidir” ifadelerini kullandı.