Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
"Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini(ni tatbik) hususunda sizi sakın acıma duygusu kaplamasın! Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun." Nur Suresi - 2
* Hakk'a Teslim Olmayan, Tağut'a Tutsak Olur! * O gazeteciden şok itiraf * Muhammed Esed'le yapılan son röportaj-Video * Liberallik kılık değiştirmiş Batıcılıktır * İsrail uçağını kovduk! * Şimdi siz Barış’a da küfredersiniz * Zindan ve Zeynep * 'Ümmeti birleştirmek farz, bölmek haramdır' * "Küresel Çağda var olmak" * Yalancının Mumu Yatsıya Kadar Bile Yanmadı!

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

AKSİYON

ANADOLU GENÇLİK DERGİSİ

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

Aktif Haber

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DİNİ 100 NET

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HABER VAKTİ

HARUN YAHYA

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

MÜLÜMAN GENÇ

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

BUGÜN

MİLLİ GAZETE

SABAH

STAR

TARAF

YENİ AKİT

YENİ ASYA

YENİ ŞAFAK

ZAMAN

ZAMAN AİLEM

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA ARİFAN RADYO

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BOLU ŞAFAK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA GÖZYAŞI FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

YOZGAT UFUK FM

İRİP RADYO

İSTANBUL AKRA FM

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

BUGÜN TV

HİLAL TV

KANAL 7

KANAL A

SAMANYOLU HABER TV

SAMANYOLU TV

TGRT HABER

TV 5

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 23783
Toplam 8558462
En Fazla 78330
Ortalama 22172
Üye Sayısı 87
Bugün Üye Olan 0

“Ebu Hanife’nin Hayatı ve Mücadelesi”

Ebu Hanife’nin asıl adı Numan Bin Sabittir. Hicri 80 yılında (699) Irak’ın Küfe şehrinde doğmuştur. Emevi yönetimi ve Abbasi yönetimi altında da yaşamıştır. Emevilerin Irak katliamına şahitlik etmiştir. Kendisi de Emevi saltanatını onaylamadığı ve Emevi valisi İbn Ebu Hubeyre’nin yargıclık teklifini reddettiği için çeşitli zulümlere
2012-05-18 - 07:49

“Ebu Hanife’nin Hayatı ve Mücadelesi”

Özgür-Der Küçükçekmece’de Asr-ı saadetten günümüze örnek şahsiyetler üst başlığında “Ebu Hanife’nin Hayatı ve Mücadelesi” Esra Çifçi Dindar tarafından sunuldu.

Esra Çifci Dindar konuşmasına Ebu Hanife İslam tarihi içinde birçok farklı düşünce sisteminden pek çok araştırmacının ilgisini çekmiş önemli bir şahsiyettir. Ebu Hanife çoğu kez geleneğin yanlış bakış açısı yüzünden bir yüceltmeye ve kutsiyet atfedilen bir ‘’İmam-ı Azam’’ kimi zaman ise geleneğin muhafazakâr mozaiğinde uyumu bozan aykırı bir taş olarak anlatıla gelmiştir.

Ebu Hanife’nin asıl adı Numan Bin Sabittir. Hicri 80 yılında (699) Irak’ın Küfe şehrinde doğmuştur. Emevi yönetimi ve Abbasi yönetimi altında da yaşamıştır. Emevilerin Irak katliamına şahitlik etmiştir. Kendisi de Emevi saltanatını onaylamadığı ve Emevi valisi İbn Ebu Hubeyre’nin yargıclık teklifini reddettiği için çeşitli zulümlere maruz kalmıştır. Abbasiler döneminde de muhalif tavrını sürdürmüştür. Bu sebeple siyasi takibata ve baskıya uğramıştır. Hicri 150 yılında (767) Abbasi sultanı Mansur döneminde vefat etmiştir.

Ebu Hanife’nin yaşadığı dönem, tabiin dönemi ile müçtehit imamlar dönemi arasında yaşamıştır. Sahabeden Enes B. Malik ile birkaç kez görüştüğüne dair güçlü rivayetler vardır. Bu dönemin bazı özellikleri Ebu Hanife’yi etkilemesi açısından önemlidir.  1)Müslümanlar bu dönemde siyasi olarak bölünmüştür. 2) Bu dönemde Medine ilmi üstünlüğünü kaybetmiş, sahabeler Hz. Ömer döneminden itibaren çeşitli şehirlere yayılmıştır. İlk iki halife döneminde buna izin verilmemiştir. Sahabeler gittikleri yerlerde yetiştirdikleri talebelerle bağımsız fıkhı ve düşünsel ekoller oluşturmuşlardır. 3)İslam’a yeni girenlerin karşılaştıkları bazı yeni problemler İslam toplumunda tartışılmaya başlamıştır. 4)Bu dönemde hadis uydurmaları başlamış ve değişimlerin de etkisiyle tabiin arasında iki ayrı merkez ön plana çıkmıştır. Bunlardan birincisi Medine’dir ki burası Hz. Ömer döneminde güçlü bir merkezdi. Bir de Kufe ön plana çıkmıştır. Hz. Ömer Kufe’ye sahabe arasından ilmi otoritesi ile tanınan Kuran bilgisinin yanında isabetli görüşleri olan Abdullah Bin Mesud’u gönderir.

Geleneksel fıkıh tarihinin ya da ilimler tarihinin iddia ettiği gibi bu iki merkez arasında ciddi bir metodsal çatışmanın olduğunu söylemek pek mümkün değildir. Bu dönemde İmam Malik Medine ekolünün temsilcisidir.   İmam Malik Medine ehlinin amelini “Peygamberin uygulaması” sünnet sayan bir yaklaşıma sahiptir. Fakat İmam Malik sadece hadisle  ve Medine ehlinin ameliyle yetinmek gibi bir metoda sahip değildi.  Daha sonra Hadis ehli olarak anılacak olan ehli hadiste görülmeyecek bir biçimde Rey’e ve içtihada önem vermektedir. Kuran’da veya Medine örfünde bulunmayan bir durumu rey ile içtihat etmiştir.  Hatta Hadisleri toptan kabul etmek gibi bir yaklaşım söz konusu değildi. Medine ehlinin ameline aykırı olan hadisler İmam Malik tarafından kabul edilmemiştir.  Medine ehli daha sonra hadis ehlinin merkezine dönüşecektir. Çünkü Abbasiler süreç içinde hadislerin ve hadiscilerin uzlaşmacı tutumunun meşruiyet için mümbit bir zemin olduğunu fark etmiş ve devlet tarafından da desteklenmiştir.

Ebu Hanife ile öne çıkan Rey Ekolu ismi muhaliflerin kınama amaçlı kullandıkları bir tanımlamadır. Ebu Hanife kendi yolunu “El-adl ves’sunne” olarak tanımlar.  Ebu Hanife ortalıkta hadis olarak dolaşan bir sürü sözün yaygınlaştığı ve karşılaşılan her soruna Hz. Peygambere isnat edilen bir sözle çözüm bulma anlayışının yaygınlaştığı bir dönemde yaşamıştır ve bir anlamda bu duruma direnmiştir.  O hadis olarak rivayet edilen bu sözlerin peygambere ait olup olmadığı açısından yaklaşmış bu açıdan da metin tenkidi yapmanın gerekliliğini ortaya koymuştur. Ebu Hanife’ye göre: “Kuran’ın mutlak hükmü ahad haberlerle tahsis edilmez. Kuran hükmü ancak tevatür derecesindeki sünnetle tahsis edilebilir.” Müslüman tecrübede geleneksel hadis metodolojisi bütünüyle isnat zincirindeki bireylerin kişisel güvenirliği üzerine temellendirilmiştir. Fakat Ebu Hanife ihmal edilen bu sorun üzerinde oldukça açıklayıcı bir yöntem kullanır. Hadislerin metninin Kuran’a arz edilmesi gerektiğinin daha doğru bir yöntem olduğunu ve bu yöntemi kendisi uygular.

Hadislerin kabulü için Kuran’a uygunluk şartı arıyıor. Bu konuda şu sözleri söylüyor: Bir kimse Peygamber’in her söylediğine inanıyorum ve Nebi haksız konuşmaz ve Kuran’a muhalfet etmez derse bu onun Peygamberi tasdik ettiğini ve onu Kuran’a muhalefetten tenzih ettiğini gösterir. Şayet Peygamber Kuran’a muhalefet etse ve Allah’a karşı haktan başka bir şey söyleseydi, Allah Hakka suresi 44-47 ayetlerindeki sözüne uygun olarak onu kuvvetle yakalar ve şahdamarını koparırdı. Allah’ın peygamberi Allah’ın kitabına muhalefet etmez. Allah’ın kitabına muhalefet eden de Allah’ın Peygamberi olamaz. Nebi’den Kuran’a aykırı olarak hadis rivayet eden kimseyi ret etmek,  Peygamberi ret ve onu yalanlama değildir. Bu ancak Peygamberden batıl rivayette bulunan kimseyi reddir.” Ebu Hanife’nin bir diğer hadis kriteri ise akla uygunluktur. Bu konuda örnek olarak “Suyu hiçbir şey kirletemez.” Ve “ Develerin şeytandan yaratıldığı bu yüzden deve eti yiyenin abdest alması gerekir.” Hadislerini kabul etmez. Ebu Hanife insani değerlere verilen öncelikte hadislerin kabulü için bir kriter olarak görülüyor. Bu konuda hadislere rağmen Kadının, velisinin izni olmadan evlenmesiyle nikah ahdinin geçerli saymıştır. Hristiyan cenazesine katılmakla ilgili müspet tutum sergilemiştir. Ebu Hanife hadis kriterlerinde örfi ve yeni gelişmeleri dikkate almıştır.

Ebu Hanife’ye göre Ahad haber, adalet, zabt ve hıfz yanında fıkıh, rey ve içtihad ile tanınmış bir raviden rivayet edilmeli, vukuu çok olan olaylarla ilgili olmamalı, sağlam kıyasa ve dinde sabit olan ilke ve kurallara aykırı olmamalıdır. Ahad haberin ravisi rivayet ettiği hadisin hükmüne aykırı amel etmemeli hadis sahih de olsa Kuran nasları ile çelişmemelidir. Zayıf olduğu sabit olan hadis ile kesinlikle amel edilmez.

Ebu Hanife klasik hadis usulünde hakim olan anlayışa ters olarak sahabenin tutumunu adil kabul etmiyor.  “Ben Ebubekir, Ömer, Osman, Ali ve üç Abdullah gibi iyi bir fıkhı zihne olan sahabelerin görüşlerini takip ederim. Kendi reyimin şu üçü hariç onlar tarafından ileri sürülen görüşlerden farklı olmasına izin vermem: Enes B. Malik, Ebu Hureyre, Semure B. Cundeb”  Yine bir sözünde şöyle demiştir: “Hadis bize peygamberden gelmişse alırız. Sahabeden gelmişse seçip alırız. Tabiinden gelmişse aralarına karışır, biz de söyleriz.” Yani Ebu Hanife tabiin sözlerini birer içtihat olarak kabul etmektedir.

Bu dönemde Rey ehlinin itibar görmesinin sebebinin bir sebebi ise siyasal tutumudur. Gerek Ebu Hanife gerek İmam Malik zalim yönetimle arasına mesafe koymuştur. Ebu Hanife açıktan bir muhalefet sergilemiştir. Ona göre “Halife adil olmalı. Zalim ve fasık kişinin hilafeti caiz değildir. Onun atadığı Kadılar ve müftüler de caiz değildir.” Bazı isyanları maddi olarak desteklemiş bazı isyanların desteklenmesi noktasında açıkça çağrı yapmış ve hatta bunun ibadet sayılacağını söylemiştir. Ebu Hanife zalim yönetime karşı tavizsiz bir duruş sergiliyordu. Fakat ilginçtir ki daha sonraki fakihler Halifeye isyanı çok sıkı şartlara bağlamış ve mutlak isyanı haram saymışlardır. Emevilere göre Abbasiler muhalefeti bastırmakta ise farklı politika uyguluyordu. Abbasiler katliam yerine onları sistemin içine katarak kendilerini meşrulaştırmaya çalışıyorlardı. Bu yüzden makam ve resmi görev teklifinde bulunuyorlardı. Bu şekilde sisteme entegre ediliyorlardır. Ebu Hanife’ye kadılık görevi vermek istedi. Fakat bunu reddetti ve işkenceye maruz kaldı. “Vasit mescidinin kapılarını saymak gibi basit bir görev bile verilse onu asla kabul etmem” demiştir.  Bazı rivayetlere göre hapisten çıktıktan sonra zehirlenerek  öldürülmüştür.

Ebu Hanife’den sonra vücuda gelen Hanefiliğin Ebu Hanife’nin usulünü ve çizgisini takip etmediği ve büyük ölçüde Şafii teorisinin etkisi altına girdiğini görüyoruz. Ebu Hanife’den sonra Rey ehli ile hadis ehli arasında bir yakınlaşma olmuştur. Ebu Hanife’nin hadis yaklaşımı hakkındaki söylemleri ile bugünkü farklılıklar Ebu Hanife’nin öğrencilerinin kadılık gibi makamlara gelerek sistemle uzlaşmasından kaynaklanmaktadır. Yine Ebu Hanife’ye ait olduğu söylenen bazı kitapların yaşadığı dönemden sonra tartışılmış konuların tartışılması da bazı şüpheler uyandırmaktadır. Ebu Hanife’nin mutezile ile görüşleri yakındır. Fakat mutezilenin üzerine yapışan yakıştırmalar yüzünden bu çizgisi göz ardı edilmiştir. Semine izleyicilerden gelen sorulara verilen cevaplarla son buldu.

Haber: Kürşat Okur 


Keyword : -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

'Ümmeti birleştirmek farz, bölmek haramdır'

Hayrettin Karaman'ın “Bölünmeye giden yol kapatılmalıdır” yazısı üzerine gelişen “Üniter devlet, İslam'ın şartı mıdır?” sorusuna bugünkü yazısı ile ne
Fitne (2)

Bir önceki yazımızda “fitne”nin kök anlamını vermiştik: “Altının cevherini cürufundan ayırmak için ateşte ergitilmesi işlemi.” Buradan yola çıkarak,
Durdurun Treni, İnecek var
İsmini anmayayım… Bir zat-ı muhterem için çoktandır mehdilik iddiasında bulunuyor rivayeti almış başını gidiyor. TV programlarından birinde soruyo
Modern Petperestlik: Futbol Fanatizmi
Yaklaşık on iki yıl önce 2000 yılında, 28 Şubat sürecinde muhacir olarak bulunduğum Almanya’nın Duisburg şehrinde şiir formunda yazdığım, ancak yayınl
Gezi ve Muhasebe
Her insanın bir gün gidip görmeyi, sokaklarında dolaşmayı, havasıyla birlikte tabii güzelliklerini, tarihini teneffüs etmeyi hayal ettiği bir şehri va
Gezi ve Muhasebe
Bizler rabbimizle bağımızı gevşetince onlar bizi cahil bıraktılar. Önce ruhumuzu, bilincimizi, rabbimizden olan güç kaynağımızı elimizden aldılar, son
Çeçen dağlarında mücahitler var!
İmam Gazi Muhammed, İmam Hamzat, İmam Şamil’le başlar ve devam eder göğsümüzü kabartan şanlı direniş. Dudayev, Basayev, Hattab, Yandarbiyev, Maskhadov
Hasenu'l-Bennâ ve İhvan
Devletin tetikçileri tarafından kurşunlandı, yaralı olarak hastahaneye kaldırıldı, fakat tedavisine imkan verilmediği için kan kaybından şehid oldu.
Nasıl Yapmalı?
Nerede hata yapıyoruz? Eksik ve/veya yanlış yaptıklarımız nelerdir? Nereden başlamalıyız? Niye biz ‘başarılı’ olamıyoruz? Allah -haşa- yardımını neden
"Milliyetçilik ve İslam"
Millet fikri ideolojik bir anlayış haline gelince "milliyetçilik" şeklinde telaffuz edilmeye başladığını belirten Murat İslam şöyle devam etti: “Günüm
1 - İsrail uçağını kovduk!
2 - Zindan ve Zeynep
3 - Muhammed Esed'le yapılan son röportaj-Video
4 - Yalancının Mumu Yatsıya Kadar Bile Yanmadı!
5 - 'Ümmeti birleştirmek farz, bölmek haramdır'
6 - O gazeteciden şok itiraf


Atasoy Müftüoğlu

Şanlıurfa'da Atasoy Müftüoğlu rüzgarı

09/05/2012 - 05:32

Atasoy Müftüoğlu
Abdurrahman Dilipak
Abdulhakim Beyazyüz
Adem Yavuz Arslan
Abdullah Büyük
Ahmet Altan
Ahmet Kekeç
Ahmet Taşgetiren
Ahmet Turan Alkan
Ahmet Varol
Akif Emre
Ali Bulaç
Ali Atıf Bir
Ali Karahasanoğlu
Ardan Zentürk
Alpaslan Kuytul
Aziz Üstel
Asım Yenihaber
Cihan Aktaş
Cihad Kayaduman
Demet Tezcan
Elif Çakır
Emre Aköz
Engin Ardıç
Ersoy Dede
Esra Uçar
Ergun Babahan
Fehmi Koru
Feyza Gümüşlüoğlu
Fatma Tuncer
Faruk Köse
Gülay Pınarbaşı
Gültekin Avcı
Hamza Türkmen
Hakan Albayrak
Hayrettin Karaman
Hasan Karakaya
Hilal Kaplan
Hikmet Genç
İbrahim Karagül
İbrahim Sediyani
İhsan Dağı
İskender Pala
Kazım Sağlam
Kemal Özer
Kenan Alpay
Mehmet Göktaş
Mustafa Armağan
Merve Kavakçı İslam
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Karaalioğlu
Mustafa Özcan
Mustafa Ünal
Nasuhi Güngör
Nusret Çiçek
Nurettin Şirin
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Salih Tuna
Serdar Arseven
Serdar Demirel
Süleyman Yaşar
Sibel Eraslan
Şamil Tayyar
Taha Kıvanç
Yıldız Ramazanoğlu
Ümit Aktaş
Yasin Aktay
Yıldıray Oğur
Yavuz Bahadıroğlu
Yener Dönmez
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat