Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Gerçek mü`minler şu kimselerdir ki; Allah hatırlatıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O`nun ayetleri okunduğu zaman imanları güçlenir ve daima Rablerine güvenirler. Onlar namazı hakkını vererek kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan cömertçe sarf ederler. Enfal 2-3
* Afrin küçüktür, Ama Emperyallerin defterinin dürüldüğü yerdir * Türkiye'deki sığınmacılar Afrin için askerliğe başvurdu * Kur'an'da "vahiy" kavramı * Sahte mutlaklar tarafından belirlenen sahte hayatlar yaşamaya devam edemeyiz! * Cahiliye (Gelenekseli ve Moderniyle) Kur’an’la Yok Edilecektir! * Cuma Konferansında Hükümet'in Suriye Politikası Konuşuldu. * Allah’ın Üç Âyeti: Vahiy, İnsan, Tabiat * Arakan’lılar İçin Çaresiz Bekleyiş Sürüyor… * Zeytin Dalı Harekatı'nın ilk şehidinin vasiyeti * Türk ordusu Afrin'e Azez'den operasyon başlattı

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 99423
Toplam 412006966
En Fazla 606285
Ortalama 154599
Üye Sayısı 127
Bugün Üye Olan 0

Biz neden hayırlı yolda network ağları kuramıyoruz?

Düşünce Mektebi Karar Gazetesi yazarı Yıldız Ramazaoğlu ile İsrail sorunu ile ilgili söyleşi yaptı. İsrail sorununa faklı bir açıdan bakan Ramazanoğlu Türkiye'de bir Filistin Akademisinin kurulması önerisini yineledi. Ayrıca sadece Filistin değil bölge-
2018-01-24 - 12:09

Biz neden hayırlı yolda network ağları kuramıyoruz?

 

İşte o söyleşi:

Bir yazınızda “Şimdi de kimi dindar gençlerde biz hamaset ehliyiz, tembeliz, projemiz yok, İsrail çalıştı kazandı söylemi yükselmeye başlamış.” Diyorsunuz bu söylemi inşa ettiğiniz sosyolojik tabanı hangi gözlemler neticesinde elde ettiniz? Son dönemde dindarlığın arttığı istatistiki veriler ile sabitken bu önermenizle daha genel politik bir eleştiri mi yapıyorsunuz?

 
- Elbette kitlesel bir söylem değil. Bir kişi bile söylese bunu bir işaret olarak alır ve endişelenirim. Hem İslam dünyasında hem Türkiye’deki gençler arasında kuşaklar arası devreden bir Filistin Meselesi var, BM genel kurulunda Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak ilanını reddeden karar çok önemli ve bir umut oldu. Fakat bir yaptırımı yok ne yazık ki. On yıllardır süren zulümlerin sadece izleyicisi olmak büyük travma. Yükselen tepki çok değerli ama daha derinlikli kalıcı sürekliliği olan çalışmalara ihtiyaç var. Gösterilere yaklaşık otuz yıldır katılırım fakat artık çabaların derinleşmesi kurumlaşması ve yaygınlaşması gerekiyor. Haritada Filistin kalmamış, 1947’den 2018’e sanki birkaç yeşil noktacık kalmış. Siyonizmin Filistin’i yutma hızı karşısında sağlam bir psikolojik tarihi üstünlük inşa etmek zorundayız.
 
Bu Şartlar altında Filistin’in varlığını nasıl müdafaa edeceğiz?
 
- Ben tam da bu yüzden bir Filistin Akademisi’nin kurulması önerisinde bulunmuştum.  Bu akademideki birikim güçlü bir şekilde gelecek kuşaklara aktarılabilir. Filistin hakkındaki delillerin, özellikle 1917’den itibaren bütün belgelerin, sanat eserlerinin, karikatür, resim, sinema, belgesel, akademik çalışma ne varsa toplandığı, dikkatimizi bütünüyle bu meseleye adayabileceğimiz bir merkezimiz olmalı. Filistinli sanatçıların gelip gittiği müzik şiir ve resim gibi etkinliklerin gerçekleştirileceği mekanlar da tabii. Zaman içinde Filistin Akademisinin büyük bir Ortadoğu Akademisine dönüşmesi de mümkün olur. Daha önce çeşitli amaçlarla bölgeye yaptığımız seyahatlerde; kimi şehirlerde stratejik araştırmalar yapan Batılı kaynakların dışında Orta Doğu, Afrika, Türki Devletler hakkında bilgi üreten kurumlarla karşılaşmış ve bunun önemini anlamıştık, son on yılda bizde de birçok kurum oluştu. Halklar ve ülkeler arasında müzik edebiyat ve sanat köprüleri oluşmalı. Bölgede birbirimizin hakikatine eğilmemiz, nefret yerine insaf ve merhametle donanmamızın aciliyeti var.
 
İsrail işgali ve zulmü meşrulaştırmak için medya ve sanatı bir algı enstrümanı olarak silah gibi kullanıyor. Bu şekilde aslında bütün bir dünya kamuoyunu ikna odasına almış desek yanlış olmaz. Bu ince yolları asıl bizim hak ve hakikat için kullanmamız şart. Medya bir silaha dönüşmüş; ama biz neden hayırlı yolda network ağları kuramıyoruz? Bugün Filistin’i destekleyen birçok insan var, çeşitli alanlarda bu desteği ortaya koyanlarla sofistike yollarla bir araya gelmemiz lazım uluslararası alanda. Ortak etki-tepki verebileceğimiz iletişim ağları olmalı. Bence Mavi Marmara gemisi bunun çok aziz bir örneğiydi.  Neredeyse bugün bu örneği mahkûm etmiş durumdayız. Böyle tutarsızlıklar olmamalı, özenli kararlı ve özgüvenli bir dil lazım. Sabırlı, soğukkanlı ve uzun vadeli bir yaklaşımla Filistin Meselesini zihnimizde yeniden sağlamca kurgulama zamanı.  
 
Bunun için öncelikli olarak ne yapmamız gerekiyor?
 
- Müslüman dünya ihtilaf noktalarını sürekli öne alıp her farklılıktan çatışma üretmeye son vermeli. İttifak noktalarının öncelendiği ortak insani ve İslami bir hat oluşmalı. Silahlara ayrılan bütçelerin yüzde biri ortak tahayyülümüzü geliştirmeye harcanmıyor. Varsa yoksa radikal duygusal kopuşlar. İnce bağları dokumak emek ve özveri ister. Örneğin; Ortadoğu’ya yaptığımız seyahatlerin ilkinde 2003 yılında Şam’a gitmiştik. Orada Yazarla Birliği’nde yaptığımız toplantıda Aziz Nesin dışında hiçbir yazarımızın çevrilmediğini görmüştük. Bizim entelektüellerimiz onları takip etmiyordu, onlar da bizi. Birbirimizi okumuyoruz. Daha acısı kendi başkentlerimizde toplanmak yerine Müslüman dünyanın yazarları çizerleri Paris’te, Londra’da veya Brüksel’de rû be rû karşılaşabiliyordu. Bu yüzden bize neden yüz yıldır hiç gelmediniz diye sitem etmişlerdi. Tabii ki savaşlar, ihmalkarlıklar, parçalanmalar ve ulusçuluklar silsilesi. Sitem ve hayıflanmaların yerini büyük buluşmaların ve birleşmelerin alacağı adımlar atılırken yeniden savaşlar başladı.  
 
Bazı sinema festivallerinde görüyoruz ki Endonezya halkı bir tek Türk filmi izlememiş, peki biz Endonezya filmi izledik mi misal. Türkiye’de hiçbir zaman vizyonda Müslüman dünyadan bir film olmaması çok tuhaf. Sanırım öteki ülkelerde de biz yokuz. Birbirimizin sanatına, şiirine veya tarihine yeterince eğilmiyoruz. Gannuşi, Aliya İzzetbegoviç, Muhammed İkbal, Nizar Kabbani, Mahmud Derviş, Furuğ, Şeraiti gibi nice isimlerle hemhaliz bir nebze amenna fakat yaşayan genç yazarlarla sanatçılarla daha yakın bir iletişim olmalı. Bu nedenle İstanbul’da ve başka şehirlerde gerçekleşen uluslararası festivalleri çok önemsiyorum. Ressamlar da sıklıkla buluşsa sergiler açılsa, İstanbul gerek Müslüman gerekse Batılı sanatçılar için daha yoğun cazibe merkezi olsa keşke. Suriyeli sanatçılar neden Batı ülkelerine gitsindi ki İstanbul dururken.  
 
Sanat ile Politika arasında nasıl bir ilişki olmalıdır, sanat tam olarak neye hizmet etmelidir?Sorulması gereken en temel soru şu aslında; İslam’ın bir vaadi var mı?
 
- Tabi ki bu sorunun cevabı: Evettir.  Asıl soru biz bunu hangi dil ile asrın idrakine söyletebiliriz. Zaman bütün iddiaların gerçek hayatla sınanma zamanı. İddiamızı modern zamanların algılama biçimi olan görsel dile aktarmakla iş bitmiyor. Kaldı ki bu da yeni yeni kıymet bulmakta. Sanata eğilenler kolayca itham edilebiliyor. Örneğin bir grup genç kadın Balat civarında kendilerine resim atölyesi açmıştı, resmin günah olduğu eleştirileriyle, boş iş suçlamalarıyla bir süre sonra kapattılar. Her kapatma azalmaya yol açıyor, bizi zayıflatıyor, elimizde sadece hard-politik dil kalıyor ki bu dille nereye kadar yol alabiliriz. Siyasetin diliyle kalplere nüfuz etmek çok zor, kalbin dili başka, sanattan geçiyor o dil.
 
Cemil Meriç’in dediği gibi iki insanı ya da iki milyar insanı birbirine sevdirecek olan edebiyattır. Bizim çatışmaya nefrete değil Yunusça dile, ağulu aşı yağ ile bal edecek söyleme ihtiyacımız var. Kan dökücüler halkın düşmanları cezalandırılacak elbet, fakat sanatın işlevi gelecek kuşaklar arasındaki husumetleri gidermek, “başka”ların birbirinin hakikatine eğilmesini sağlamak. Kalemini ayrılıkların derinleşmesine hizmete adamanın, güce teslim etmenin edebiyatla bir ilgisi olamaz. Örneğin; Saraybosna’da Karadzic büyük şair denilirdi; ama ne yazık ki savaşa hizmet etti. Katliamda Miloseviç’in yanında yer aldı. Onun yaptığı katliamları yücelten şiirler yazdı. Bu şiirler dışarıdan bakınca ne kadar onaylanamaz görünüyor değil mi? Karadzic suçlu, katliamın bir parçası.
 
Sanatçının uzakları gören gözleri olmalı. Yıllar sonrasına projeksiyon yapabilmeli, olmadan olacakları sezip kötülüklere karşı koyma refleksi geliştirmeli. Mesela Kürt meselesinde sadece silahla netice alınamayacağı görüldüğü ve bilindiği halde, neden kuşatıcı eşitlikçi günlerin feyzi yok sayılsın. Birlik ve beraberlik arzumuz gerçekse neden terör örgütü bizim öğretmenimiz olsun. Hendekleri desteklemeyen kahiri ekseriyetin tümünü hedef alan korkunç söylemler, ırkçı cümleler karşısında sesimizi yükseltmek zorundayız. Irkçılığın yükselmesi mi hizmet edecek birliğe. Asker Amerikanın silahlandırdığı artık buralara ait olmaktan bile çıkmış terör örgütüyle mücadelesini yaparken, bizim işimiz insana değmek, kardeşliği tesis etmek, haksızlıklara işaret etmek. Mağdur olmuş kış günü zor durumda kalmış kardeşlerimizle dayanışmak yardımlaşmak. Sanatın yapması gereken şey asker gibi davranmak değil, tersine zulüm nereden gelirse gelsin daima adaletin yanında yer almak. Güncel siyasetin girdabında mesafesizce boğulmak yerine, daha ilerileri görebilmek ve tıkanan dar geçitlerde yeni yollar açabilmek.  
 
Sanatın bu işlevini somutlaştırabilir misiniz, örneğin hangi dalı nasıl hizmet edebilir?
 
- Sinema zihin oluşturma gücü açısından bugün dünyada neredeyse bir numara. Bütün işgallerin fikri alt yapısı sinema ve belgesel diliyle oluşturuluyor. Sinema kurgular yaparak algıları yönetmenin kralı. Dünyadaki iyi-kötü, güzel çirkin, doğru yanlış, değerli değersiz ayrımı ve tanımları burada yapılıyor. Aslında bu dünyada kim güçlüyse tanımlama gücünü de ele geçirmiş durumda. Güç tanımlama hakkına dönüşmüş durumda. İnsanın kendisini tanımlamasına izin verilen bir dünya değil burası. Dışarıdan tanımlanıyorsunuz ve bu büyük bir şiddet. Dünyanın en çok izlenen dizilerine bakın, Amerikan filmlerindeki bütün Kolombiyalılar uyuşturucu satıcısı, bütün zenciler potansiyel suçlu, bütün Müslümanlar insanları imha eden biri ya da kafasının bir yerinde bu fikirle dolaşan  potansiyel terörist. 
 
Peki, insanlar bunun doğru olmadığını algılayamıyor mu, başka bilgilenme kaynakları yok mu?
 
- Evet, insanların çeşitli bilgilenme kaynakları var gibi gözüküyor; ama en entelektüel zannettiğiniz, bir şeyleri ayırt edebileceğini düşündüğünüz insanlar bile bunu başaramıyor, yoğun mesajların ezici gücüne teslim olabiliyorlar. Bugüne kadar Amerikan sineması bunu başarıyla yaptı. Avrupa sinemasına baktığımız zaman da benzer bir durumla karşılaşıyorsunuz; fakat temel sorun kendimize dair bilgiyi duyguyu ve hakikati nazara verme ve yayma güçlüğümüz. Gençlerin çoğu yabancı dizilerin müdavimi. Allah için ben de izliyorum çünkü iyi iş çıkarıyorlar. Eleştirilecekse kendimizin eleştirisini de biz yaparız diyebiliyorlar mesela. Black Mirror ve niceleri.
 
Artık hür düşünceyi öne çıkarmak lazım, kim ne der demeden üretme zamanı. Türkiye zor durumda, PKK ile savaşıyoruz, dış güçler aman vermiyor gibi mazeretlerle hür tefekkürü eleştirel aklı ince fikirleri ve duyguları rafa kaldırırsak gelecek diye bir şey olmaz. Zor günlerde ilk ötelenen şey edebiyat ve sanat olursa, en büyük değer milletvekili bürokrat güvenlik uzmanı olmak olarak gençlerin önüne konursa kimse işini şevkle yapamaz. Hakiki manada değer üretmek, ilim yapmak kıymetsiz görülürse millet olarak ayakta kalamayız. Bu manada güzel bir hareketlenme var, iyi işler de yapılıyor. Çok güçlü şiirler hikayeler yazılıyor ve cansiperane çıkan dergiler var. Aynı ülkede ortak kaderle yaşadığımız farklı eğilimlerden yazarlardan da çok kıymetli eserler çıkıyor. Onlar-bunlar ayrımı edebi kamuyu ve millet bilincini yaralıyor ve insanlar gereksiz biçimde radikalleşiyor ne yazık ki. Bu noktada ise hiçbir taraf masum değil. 
 
Son olarak Mecid Mecidi’nin filmine yönelik çok sert eleştiriler olmuştu, siz buna nasıl yaklaşıyorsunuz?
 
- Mustafa Akad Çağrı filmini çektiğinde çok büyük tepkiler almıştı. Gösterime sokulduğu sinemalar yakılmak ile tehdit edilmişti. Zaten ne yazık ki bir otel odasında bombalanıp öldürüldü, kafasında çok iyi projeler varken. Neticede öyle hassas bir konu ki ne kadar ihtimam gösterilirse gösterilsin, daima üzerinde konuşulacak ve tartışılacak. Bunun ölümcül bir şekilde yapılması, niyetlerin sorgulanması, bir aşağılamaya ithama dönüşmesi doğru olmaz. Akad’dan 40-50 sene sonra biri çıkıp emek vermiş. Dünyadaki önemli âlimlerle görüşüp, kapsamlı bir film platosu kurmak için beş yıl harcayıp, okuyarak çabalayarak Şii ile Sünni dünyayı yakınlaştırmaya da çalışarak bir film çekmiş. Yanlışlar da yapmış olabilir ki ilahiyatçılarımız tarihi hataları usulünce tartışıp konuşacak. Fakat gençlere ne izletelim denilince aklımıza gelen ilk beş isimden biri olan, nice kıymetli filmlere imza atmış bir yönetmen (Mecid Mecidi) art niyetle suçlanmamalıydı. Filmin başında sübjektif bir alandan seslendiğini kendi muhayyilesi olduğunu beyan etmiş zaten. İslam tarihinde hiçbir film, tez, makale, çalışma peygamber efendimizin hayatı hakkında nihai sözü söyleyemez hakikati ben temsil ediyorum da diyemez. Bu şekilde yaklaşırsak Süleyman Çelebi’yi yerden yere vurmamız gerekir, sen Âmine annemiz peygamber efendimizi doğururken yanında mıydın ki hararetinden, cam dolusu şerbetlerden, meleklerden söz ediyorsun? Oysa kalbinden kopup gelmiş bu şiir başımızın tacı yüzlerce yıldır. (Düşünce Mektebi)
 
 

Yıldız Ramazanoğlu

hilal haber

Keyword : radyo vakit - Yıldız Ramazanoğlu - hilal haber - Biz neden hayırlı yolda network ağları kuramıyoruz? -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Cuma Konferansında Hükümet'in Suriye Politikası Konuşuldu.
Cuma namazı öncesi verilen sohbette araştırmacı yazar, Genç Birikim Dergisi genel yayın yönetmeni Ali Kaçar Suriye ‘de neler oluyor, Afrin operasyonu
Sormak Sorumluluktur
Yani sorudan maksad, hayata dair bilgi edinmek, anlamak, kavramak, yaşamak ve hemcinslerimize taşımak için samimi bir niyetle, bileni harekete geçirer
Bizdeki solcular nankördür; ağlayıp sızlarlar, arkadan hançerlerler!
2 sene önce bizdeki solcular ağlıyordu: “Kobani’de insanlar ölüyor. Niye el uzatmıyorsunuz? Niçin insanları ölüme terkediyorsunuz?” “İnsanlar ölüyor.
Kazakistan'da başörtülü öğrencilere engel
Kazakistan’da kız öğrenciler başörtü çıkartma zorunluluğu yüzünden derslere girmiyor. Yerel medyaya çıkan haberlere göre, Atyrau ilinde 50'den fazla
Zekat Ve İnfak Ekseninde Ekonomik Alanımızın İnşâsı
Zekât kelimesi hem “arınmak” hem “artmak” anlamlarına gelir. Zekât, vereni manen arındırıp malın bereketini artırdığı için ona zekât denmiştir. Zekât
Af(e)rin!.
“Üç madde”yi de metafor olarak yazmadım, gerçekten üç; I. ABD bugüne kadar Suriye’deki meşruiyetini ‘DAEŞ’le mücadele’ üzerinden izah ve kabul ettirdi
İsrail’in, vatandaşlarımıza uyguladığı zulüm!
Son dönemde Kudüs’e ziyaret amaçlı giden birçok Türkiye vatandaşı, Telaviv’deki Ben Gurion Havalimanı’nda ağır ihlallere ve onur kırıcı muameleye tabi
11 yaşındaki Müslüman kıza makaslı saldırı
Kanada'nın Toronto kentinde sabah okuluna gitmek üzere yürüyen 11 yaşındaki Khawlah Noman'ın yanına yaklaşan saldırgan, makasla başörtüsünü kesmeye ça
"Rohingya Projesi"ile Arakanlı Müslümanlar kimlik sahibi olacak
Arakanlı Müslümanlar, "Rohingya Projesi" ile kimlik sahibi olacak ve bulundukları ülkelerde kendilerini tanıtabilme fırsatı elde edecek. İnternette w
28 Şubat Brifingli yargı kararları iptal edilsin!
Birilerince bin yıl sürecek, birilerince ise bitti denilen 28 Şubat Darbesi, üzerinden 21 yıl geçmesine rağmen, özellikle cezaevlerinde tutulan Müslüm
1 - Afrin küçüktür, Ama Emperyallerin defterinin dürüldüğü yerdir


Abdullah Yıldız

“Sabırla ve namazla Allah’tan yardım dileme” vakti

23/01/2018 - 13:06

Abdullah Yıldız
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmed Kalkan
Ahmet Kekeç
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Fatma Tuncer
Hamza Er
Hayrettin Karaman
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hamdi Akan
Hikmet Ertürk
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Alan
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Ramazan Kayan
Sevtap Mendi
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat