Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Gerçek mü`minler şu kimselerdir ki; Allah hatırlatıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O`nun ayetleri okunduğu zaman imanları güçlenir ve daima Rablerine güvenirler. Onlar namazı hakkını vererek kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan cömertçe sarf ederler. Enfal 2-3
* Afrin küçüktür, Ama Emperyallerin defterinin dürüldüğü yerdir * Türkiye'deki sığınmacılar Afrin için askerliğe başvurdu * Kur'an'da "vahiy" kavramı * Sahte mutlaklar tarafından belirlenen sahte hayatlar yaşamaya devam edemeyiz! * Cahiliye (Gelenekseli ve Moderniyle) Kur’an’la Yok Edilecektir! * Cuma Konferansında Hükümet'in Suriye Politikası Konuşuldu. * Allah’ın Üç Âyeti: Vahiy, İnsan, Tabiat * Arakan’lılar İçin Çaresiz Bekleyiş Sürüyor… * Zeytin Dalı Harekatı'nın ilk şehidinin vasiyeti * Türk ordusu Afrin'e Azez'den operasyon başlattı

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 99675
Toplam 412007218
En Fazla 606285
Ortalama 154599
Üye Sayısı 127
Bugün Üye Olan 0

İran’da ‘Sahipsiz’ Protestolar ve Kronik Sorunlar

İran’da 2017 yılının son günlerinde Meşhed merkezli başlayan toplumsal hareketlenme, birkaç gün içerisinde ülke geneline yayıldı ve İranlılar 2018’e gergin bir atmosferde girdiler. Batık banka ve finans kuruluşlarında paralarını kaybeden mağdur mûdîler, işsizlikten şikayetçi gençler, son bütçe tasarısıyla devlet
2018-01-24 - 18:39

İran’da ‘Sahipsiz’ Protestolar ve Kronik Sorunlar

 

İran’da 2017 yılının son günlerinde Meşhed merkezli başlayan toplumsal hareketlenme, birkaç gün içerisinde ülke geneline yayıldı ve İranlılar 2018’e gergin bir atmosferde girdiler. Batık banka ve finans kuruluşlarında paralarını kaybeden mağdur mûdîler, işsizlikten şikayetçi gençler, son bütçe tasarısıyla devlet sübvansiyonlarının kesilmesinden rahatsız olan kesimler ve genel anlamda ülkedeki ekonomik sıkıntıların altında ezilenlerden oluşan kitleler sokakları doldurdular. Halihazırda hararetini koruyan olayların nedenlerine ve takip edeceği olası seyre değinmeden önce, olayların en az bunlar kadar önemli ve gerek ülke içinde gerekse de dışında yoğun tartışma konusu olan bir boyutuna temas etmek gerekiyor: Dış mihraklar!

İran’da siyasi bir aktör olarak “Onlar”

İranlı yazar Iraj Pezashkad’ın 1973 yılında yayımlanan ve kısa süre sonra bir TV dizisine de konu olan romanı “Napolyon Dayım” kendisini Napolyon sanan ve sürekli “entrikacı” İngilizlerin kendisi aleyhine planlar yaptığı vehmine kapılan müşkülpesent bir ihtiyarı konu alır. Başına gelen her şeyden “Onları” sorumlu tutan paranoyak Napolyon Dayım, Pezashkad’a göre İran’da meydana gelen her şeyin arkasında yabancı güçleri arayan bir toplumsal psikolojiyi yansıtmaktadır.

İran’ın 19. yy’da Ruslar, 20. yy’ın başlarında Ruslar ve İngilizler ve yüzyılın devamında Amerikalılardan aldığı büyük darbeler, ülkenin siyasi hafızasına dış mihrakları, bir düşman olarak yansıtmıştır. 1979 Devrimi sonrasında ise ABD ve İsrail’in hayati düşmanlar olarak ilan edilmesi de İran’da bu dış mihrak kaygısını artırmıştır. Yıllar içerisinde bu iki ülkenin İran’ı hedef alan hasmane açıklamaları da bu kaygıyı tetiklemiştir. Sonuçta, geride kalan yaklaşık kırk yıllık İran İslam Cumhuriyeti tarihinde meydana gelen hemen her toplumsal olayın arkasında dış mihrakların olduğu iddia edilmiştir. Yaşanan son protestolara ilişkin ABD makamlarından gelen açıklamalar ve ABD Başkanı Donald Trump ve ekibinin İran aleyhtarı tutumu ise bekleneceği üzere İranlı siyasi elitlerin, protestoların fitilinin dış güçler tarafından ateşlendiği değerlendirmelerine neden olmuştur. İran’ı yakından takip edenler açısından ise bazı dış güçlerin İran’ı istikrarsızlaştırıp ülkenin mevcut rejimini değiştirme hayalleri gütmesi kadar, ülkede her an patlamaya neden olabilecek toplumsal şikayetlerin varlığı da aşikardır.

Protestoları kim neden başlattı?

Bazı bankaların yanı sıra yüksek faiz vaadiyle mevduat toplayan Arman, Hazar (Caspian), Saminü’l-Hucec, Saminü’l-Eimme ve benzeri bazı finans kuruluşlarının iflas etmesi İran’da son dönemlerde önemli bir sorun olmuştu. Ülkede bu türden bir kısmı lisans sahibi olmayan ve mûdîlere yüzde 25’e varan astronomik faizler vaat eden binlerce kuruluş olduğu iddia edilmekte ve bu kuruluşlardan mağdur olanlar yıllardır dönem dönem ülke gündemine gelmektedir. Son olarak, Mayıs 2017’de İran’ın Kirman, Luristan ve diğer eyaletlerinde protestolar düzenlenmiş hatta Tahran yakınlarındaki Kerec’de Arman kurumunun bir yöneticisi öldürülmüş ancak olayın nedeni açıklanmamıştı. Diğer yandan, 19 Mayıs 2017 cumhurbaşkanlığı seçim kampanya ve tartışmalarına da rakiplerin karşılıklı yolsuzluk iddiaları damga vurmuştu. Seçimlerden bir süre önce ülkede bazı yöneticilerin aldıkları iddia edilen astronomik maaşlar da kamuoyu gündemini uzun süre meşgul etmişti. Ülkedeki bazı kronik ekonomik problemlerse kamuoyunun konuya gösterdiği ilgiyi öfkeye dönüştürmüştü.

İran uzun süredir, resmi verilere göre yüzde 9 dolaylarında enflasyon ve yüzde 13 civarında işsizlikle karşı karşıya. Özellikle enflasyon oranı aşırı yüksek değilse de İran’da asıl sorun ülke ekonomisinde yaşanan büyük daralmadır. Ayrıca giderek derinleşen gelir uçurumu ve düşen petrol fiyatları da ülkedeki ekonomik realitenin vahametini artırmaktadır. Yoksulluk sınırının bin dolar olduğu ülkede nüfusun önemli bir bölümü bu sınırın altında yaşıyor. Yaş ortalaması 29.4 olan İran’ın 80 milyonluk nüfusunda yaşanan beyin göçü, gelecek kaygısı ve siyasete duyulan güvensizlik sorunu daha da derinleştirmektedir. Bu sorunların farkında olan Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, 19 Mayıs 2017 seçimlerine giden süreçte ve sonrasında sürekli olarak yeni dönemde ekonomiyi önceleyeceklerini vurgulamıştı. Ne var ki, 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan umduğu ekonomik sonuçları elde edemeyen Ruhani için ikinci dönemi de son derece sıkıntılı geçiyor. Hedeflenen ekonomik büyüme için yabancı yatırıma muhtaç olan İran, yabancı yatırımcının gelmekte çekimser kaldığı bir ülke olmayı sürdürdüğü gibi Trump’ın nükleer anlaşmadan çekilmesi ve hatta balistik füze projesinden dolayı yeni yaptırımların devreye sokulma riski de bulunuyor. Bu nedenle, ılımlı duruşundan dolayı Ruhani’ye ikinci bir dönem için vize veren İranlı seçmenlerin bazısının mevcut durumda kendisinden ümidi kestiği söylenebilir. Bu durum, bir yönüyle son protestolarda Ruhani aleyhine atılan sloganlarını da açıklamaktadır. Peki, ekonomi odaklı başlayan gösterilerde dilin ve tonun genel anlamda radikal politik bir mahiyet kazanması nasıl açıklanabilir?

İran’da siyaset ve ekonomi

İran’da son yıllara damgasını vuran en büyük toplumsal olay, dönemin Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın 2009 yılında ikinci dönem için seçilmesiyle patlak veren ve “Yeşil Hareket” olarak anılan olaylardır. Gerek bu olayların gerekse de 1997-2005 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı yapan Muhammed Hatemi döneminde meydana gelen olayların ortak paydası arkasındaki siyasi destekti.

Bu olaylarda, reformist Hatemi ya da Mir Hüseyin Musevi’yi destekleyen kitleler genelde siyasi nedenlerle gösterilere başlamış ve ülkedeki müesses nizamı hedef alan eylem ve söylemler geliştirmişlerdi. Son günlerde yaşanan olaylarsa ekonomik gerekçelerle patlak verdi ama siyasi bir desteğe sahip değil. Bu nedenle, göstericilerin Devrim Rehberi Ali Hameney’i ve Cumhurbaşkanı Ruhani’yi eş zamanlı ve sert ifadelerle hedef alması şaşırtıcı değil. Nitekim, Hameney çevresi de Ruhani’nin ekibi de protestoları kınayan açıklamalar yaptılar. Ruhani, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, halkın şikayetlerini dile getirme hakkı olduğunu ancak bunun tahripkar bir tarzda yapılmasına izin verilmeyeceğini belirtti. Aslında gelişmeler, Ruhani’nin korktuğunun başına gelmesinden ibarettir.

Müesses nizamla Hatemi benzeri bir mücadele içine girmekten kaçınan Ruhani, selefinin “politik reformizminden” farklı olarak “ekonomik reformizm” vurgusu yapmış ve ülkede refahın artmasının devlet-toplum barışını da getireceğine inanmıştı. Ne var ki ekonomik daralma Ruhani’ye şimdiye kadar istediklerini gerçekleştirme imkanı tanımadı. İran’ın son aylarda karşı karşıya kaldığı ulusal güvenlik sorunları nedeniyle, İran Cumhurbaşkanı’nın öngörüldüğü şekilde “devletçi” bir tutum takınması da ekonomik karnesine eklenince, kendisinden hayal kırıklığı duyanların sayısını artırdı. Ekonomik göstergelerin ve ulusal güvenlik kaygılarının hızla yön değiştirmeyeceği dikkate alınınca, Ruhani’nin sistem içinde tutmayı arzu ettiği kitlelerin en azından bir bölümünün desteğini kaybetmeye devam edeceği söylenebilir. Son protestoların siyaseten “sahipsiz” bir görüntü vermesi ya da meşru siyaset sahnesinde yer alan hemen hiçbir aktörün protestoları sahiplenmemesi bunun bir işareti.

Yaşanan olayların bir de ironik olarak nitelendirilebilecek bir boyutu da var. Ahmedinejad müesses nizamın o dönemki sembol isimlerinden birisi olarak 2009 yılındaki protestoların hedefindeydi. Şimdi ise aynı Ahmedinejad, Hameney dahil müesses nizamın temsilcileriyle artan bir siyasi gerilimin içine girmiş bulunuyor. Her ne kadar bunu söylemek için henüz erkense de Ahmedinejad’ın önümüzdeki dönemde, radikalleşen bu kitleyle bağlantı kurmaya çalışacağı öngörülebilir. 1979 Devriminin en önemli aktörlerinden ve Ayetullah Humeyni’nin en yakınlarından birisi olan Haşimi Rafsancani’nin 2010’larda reformist siyasetin odağına oturduğu hesaba katılırsa Ahmedinejad’ın da kendine özgü bir reform anlayışıyla 2020’li yıllara damga vurması olasıdır. Hatemi ve Musevi gibi isimlerin seksene yaklaşan yaşları ve siyasi yasaklı olmaları dikkate alınınca 62 yaşındaki Ahmedinejad’ın benzer bir manevra yapmaya çalışması uzak bir olasılık değildir.

Türkiye açısından bakıldığında ise olayların ihtiyatla karşılandığı görülmektedir. Protestoların ABD- İsrail- Suudi Arabistan cephesinin İran aleyhtarı tutumunu sertleştirdiği bir dönemde meydana gelmesi Ankara’da da olayların mahiyetine ilişkin kuşkulara neden olmuştur. Kaldı ki, siyasi liderliği çok daha belirgin 2009 olaylarında bile Ankara, ihtiyatı elden bırakmamış ve ülkede diyalog ve siyasetin öncelemesi yönündeki açıklamalara öncelik vermişti. Ankara açısından İran’da meydana gelen olaylar, kuşkusuz bu ülkenin iç meselesidir. Ancak, yukarıda da işaret edildiği üzere İran’a yönelik dış tehditler dikkate alınırken, olayların İran’da meydana getireceği orta ve uzun vadeli sonuçlar da hesaba katılmalıdır. 1979’da oluşan siyasi yapı ve muhafazakar-reformist çizgisindeki kamplaşma üzerinden yürüyen İran siyaseti, artık ülkenin gelişen koşulları karşısında yetersiz ve anakronik kalmaktadır. Bu nedenle, anlık gelişmeler karşısında takınılan söylem ya da geliştirilen politikalarda teenniyi elden bırakmadan bu ve benzeri olayların İran siyasetinde meydana getireceği kırılmalar da yakından izlenmelidir.

Siyasette kartlar yeniden karılabilir

Ülkeden gelen haberler İran’daki protestoların henüz bir yatışma emaresi göstermediğine işaret etmektedir. 31 Aralık’ta yani olayların dördüncü gününde Loristan eyaletinde can kayıplarının yaşanması, -her ne kadar resmi makamlar bu ölümlerden güvenlik güçlerinin sorumlu olmadığını ve ateş açanların yabancı ajanlar olduğunu savunsa da- atmosferi daha da germiştir. Ne var ki, hükümet kanadından halkın taleplerinin önemsendiği yönünde gelen açıklamaların ya da güvenlik önlemlerinin artmasıyla olayların bir aşamada sakinleşeceği öngörülebilir.

Geriye ise iki önemli soru kalacaktır. İlk soru, Ruhani hükümetinin ülkedeki kötü ekonomik gidişatı nasıl önleyeceğine ilişkindir. Hameney’in ifadesiyle, nükleer anlaşmayla çok fazla “vakit kaybeden” Ruhani’nin, ekonomide amaçlanan büyümeyi sağlamak için ülkeye yabancı yatırım çekmek dışında bir planının olup olmadığı henüz net değil. İran’da giderek büyüyen bir kitlenin meşru siyaset sahnesinde kendisine yer bulup bulamayacağı da soruların ikincisidir. Hala birinci ve ikinci devrimci nesillerin tahakkümünde olan İran siyasetiyle genç nüfus arasındaki mesafe açılmaktadır. Bu durumda, genç bir liderin yakın gelecekte kamuya mal olması zor olacağı için söz konusu kitle ya daha fazla radikalleşecek ya da İran siyasetinde mevcut kartlar yeniden karılacaktır. Her halükarda, kısa vadeli sonuçlarını kolaylıkla kestiremeyeceğimiz son gelişmelerin da İran’ı orta ve uzun vadede bekleyen önemli dönüşümlerin habercisi olduğu söylenebilir.

 

 

Serhan Afacan/İRAM İran Araştırmaları Merkezi


Keyword : radyo vakit - iram - iran - serhan afacan - -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Türk ordusu Afrin'e Azez'den operasyon başlattı
Terör örgütü, Burseya Dağı'nın hem Kilis il merkezi hem de muhaliflerin kontrolündeki Azez'e bakan konumu sayesinde bu bölgelerdeki sivilleri havan, t
O “şer haritası” çökecek! Bu, vatan savunmasıdır. Ve biz bunu çok iyi biliriz..
Afrin ile başlayan, Münbiç ve Fırat’ın doğusuna doğru devam etmesi gereken operasyon Türkiye için bir meşru müdafaadır. Bir vatan savunmasıdır, bir Mi
Milli Mücadele döneminde de Afrin'e harekat düzenlendi
Türk Silahlı Kuvvetlerince Afrin'e yönelik dün başlatılan "Zeytin Dalı Harekatı"yla gündeme gelen Afrin bölgesinin tarihi geçmişi ve Misakımilli topra
ABD’nin yeni PKK planı ne?
Türkiye, Suriye krizinin önemli bir kısmı boyunca askeri gücünü yedekte tutmayı tercih etti. 2015 yılında PKK şehirlerde ayaklanmaya dönük yeni terör
Afrin ve ötesi
Geçen sene Mart ayında yayımlanan “Suriye satrancında değişen dengeler ve ittifaklar” başlıklı yazıyı şu açık uçlu soruyla bitirmiştik: “Şimdilik bilm
Filistin Merkez Konseyi toplantısına 'İsrail'i tanımayı askıya al' tavsiyesi
Batı Şeria'nın Ramallah kentinde 14 Ocak'ta yapılması beklenen Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Filistin Merkez Konseyinin toplantısında, "FKÖ'n
Kudüs Davası ve İslâm’ın Bedevî Problemi
Müslümanların İsrail ve ABD Devlet Başkanı Donald Trump’a öfke kustuğu, Malezya Savunma Bakanı’nın “Ordumuz Kudüs için daima hazır” açıklamasını yaptı
İran’ı yaralamak, Türkiye’yi sarsmak: Bir coğrafya iradesi ve bir özgürlük haritası şarttır!
İran’a, “ne kadar güçlenirsen güçlen, ne kadar yayılma haritası izlersen izle, ne kadar Şii doktriniyle sınır ötesi kitleleri harekete geçirirsen geçi
İran’da ‘Sahipsiz’ Protestolar ve Kronik Sorunlar
İran’da 2017 yılının son günlerinde Meşhed merkezli başlayan toplumsal hareketlenme, birkaç gün içerisinde ülke geneline yayıldı ve İranlılar 2018’e g
İran’da kimin gölgesi ‘GEZİ’yor?
Sahneler farklı olsa da akış şöyleydi... Suriye’de krizin sona yaklaşması, Barzani referandumu, Küre Koalisyonu, Katar darbesi/krizi, MBS rumuzlu vel
1 - Afrin küçüktür, Ama Emperyallerin defterinin dürüldüğü yerdir


Abdullah Yıldız

“Sabırla ve namazla Allah’tan yardım dileme” vakti

23/01/2018 - 13:06

Abdullah Yıldız
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmed Kalkan
Ahmet Kekeç
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Fatma Tuncer
Hamza Er
Hayrettin Karaman
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hamdi Akan
Hikmet Ertürk
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Alan
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Ramazan Kayan
Sevtap Mendi
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat