Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Gerçek mü`minler şu kimselerdir ki; Allah hatırlatıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O`nun ayetleri okunduğu zaman imanları güçlenir ve daima Rablerine güvenirler. Onlar namazı hakkını vererek kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan cömertçe sarf ederler. Enfal 2-3
* Eylem çağrısı sen yoksan kimse yok! * Kudüs'ten sonra sıra Meke'de mi? * Akıl ve Vahiy * Kudüs: Trump’ın Kıyamet Senaryosu * “Ilımlı İslam”/ “Şeytan’ın ‘Sağ’dan Yaklaşımı”nın Değişik Versiyonları * 'İsrail yaptıklarıyla kalır' * Ne yapmalı? * Bin Salman’ın bu hafta yediği üç gol ve gördüğü kırmızı kart * İslam'ın Referans Olmaktan Çıkarılması * Allah’ın Hesabı Engel Tanımaz

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 25417
Toplam 403937109
En Fazla 606285
Ortalama 154115
Üye Sayısı 127
Bugün Üye Olan 0

Kut'lu Doğum üzerine

Herkesçe malum bir çevrenin Vatikan Kilisesinin inancı ve tanrılaşan Hz. İsa’nın doğumunu kutlamasıyla bağlantılı olarak 80’lerin sonuna doğru başlattığı, sonradan diyanet işlerinin bu işe el atıp aynı adla bu işi devam ettirdiği kutlu doğum haftası, bilindiği üzere Hz. Muhammed’in doğumunu kutlamak için her yıl
2017-12-11 - 22:51

Kut'lu Doğum üzerine

 

 
Duaları işiten, sıkıntıları gideren, feraha ulaştıran, korkudan emin kılan, günahları affeden, tek doğru yolu gösteren de, sadece Allah’tır. Bir tek Allah’tır...
 
 
Kut'lu Doğum üzerine
 
1.Diyanet işleri başkanlığı bu yıl kutlu doğum etkinliklerini Mevlut Kandiliyle aynı güne denk getireceğini dolayısıyla bu yılın Kasım ayının 29’unda kutlama yapılacağını ilan etti.
 
Herkesçe malum bir çevrenin Vatikan Kilisesinin inancı ve tanrılaşan Hz. İsa’nın doğumunu kutlamasıyla bağlantılı olarak 80’lerin sonuna doğru başlattığı, sonradan diyanet işlerinin bu işe el atıp aynı adla bu işi devam ettirdiği kutlu doğum haftası, bilindiği üzere Hz. Muhammed’in doğumunu kutlamak için her yıl yurt çapında sürdürülen bir etkinliğe dönüştü.
 
2.Kut kelimesi, kökeni Orta Asya’daki göçebe Şamanist kavimlerinin inancına ve hayat tarzına dayalı, ‘yaşam gücü’, ‘hayat, uğur, canlılık ve bereket’ veren anlamına Tanrı ile, kutsallıkla bağlantılı bir kelime. Türk devlet geleneğinde ülkeyi yönetme yetkisinin Tanrı/Kut tarafından hükümdarlara verildiğini, hükümdarın ilahi kaynaktan gelen yetkiyle üstün güçlere sahip olduğunu, bu sebeple hükümdarların ‘soyu ve kanının’ kut-sal olduğu inancını da ifade eder.
 
Günümüz Türk-İslam kültüründe hala yaşatılan yargılanamaz, sorgulanamaz kut-sal devlet ve kut-lu devlet adamlığı anlayışı bu tarihsel köklere dayanan bir kabule işaret eder. Peygamberin doğumunu kut-la-manın, onun peygamberliğini değil cismaniyetini yahut kanı ve soyunu kut-sal-laştırmak da bu zihinsel kodlara dayalıdır.
 
‘Kut, kut-lama, kut-sal, kut-sama’, tanrıyı, tanrısal bir bağı ve yetkiyi çağrıştırdığı için kut-sal-laştırılan şey her kim veya her neyse, kut-lu kılınmış, sorgusuz itaati, engin sevgiyi, samimi saygıyı ve kut dolayımından bağlılığı hak etmiş olmaktadır. Çünkü kut, o şeye ve kime, bu gücü ve yetkiyi verip kut-samış olmaktadır. Dolayısıyla eleştirilemez, karşı çıkılamaz, sorgulanamaz bir varlık ortaya çıkar ki ‘kula kulluk’ dediğimiz bir vaka böylece oluşur.
 
Hz. Muhammed’in doğumu, ‘kut-lu doğum’ adıyla ‘kut-sa-nır, kut-sal-laştırılırsa’, milletin hafızasında ve kültüründe yer tutmuş zihinsel kodların yönlendirdiği tavırlarla, hem Şamanist putperestliği, hem de Hıristiyan inancı ve kültüründe Hz. İsa’dan mülhem kut-sal-laştırılmış ‘vücut-doğum-yaş günü-evlilik-ölüm’ gibi kutlamaları ihya eden bir ‘kut-sama-yı’ beraberinde getirir.
 
3.İslam inancında ve kültüründe kut, kut-sama, kut-sal-llık diye bir kavram ve bu kavramın çağrıştırdığı bir davranış biçimi yoktur. Dolayısıyla ne Kâbe, ne Kur’an, ne Kudüs, ne Hz. Muhammed ve diğer peygamberler, ne Hz. Musa’ya vahyin kitap halinde verildiği Tur Dağı, ne emin belde, ne Mabetler, ne melekler vs kut-sal, değildirler.
 
Kur’an’da anılan bu varlıklar ve eşya, Allah tarafından kut-san-mış değildirler. Dolayısıyla bunların her biri kendi başlarına günah ve sevap kazandıran, korkudan emin kılıp feraha ulaştıran, dualara icabet edip karşılık veren, günahları affeden birer ilah değildirler. Allah’ın ortakları ve yardımcıları da değildirler. Bunların hiç biri, kendileri, hiç bir güce, kudrete ve yetkiye sahip kılınmadılar, kut-san-madılar. Kut adına bir iş yapacakları ve yaptıkları da bildirilmedi.
 
Adı anılan bu varlıkların her birisi, sadece kendisiyle yapılacak işler (Hac için Kabe ziyareti, ibadet için mabet, vahyi duyurmak için peygamber, Allah’ın sözlerini okumak için kitap vs) dolayısıyla, Allah’ın bildirmesiyle, kendileri vazifelendirildikleri işler için birer işaret kılınmış varlıklardır. Temiz tutulmaları, hürmet edilmeleri sadece kendilerinin Allah’ın varlığına, kudretine işaret olmalarından, yapılacak işleri hatırlatıcı vazifelerinden dolayıdır.
 
İslam inancı ve kültüründe ‘Kuddüs, Mukaddes-Takdis-Haram-Mahrem’ gibi kelimeler ‘tesbih ve tenzih’ ekleriyle beraber kullanılan, yasak ve serbesti için sınırları belirten kelimelerdir. Yüceltilecek, eksiklerden ve acizlikten uzak tutulacak, tek sözü dinlenecek ve tek saygıyla karşılanacak ‘yegane varlık’ manasına, sadece Allah için kullanılan, Sadece Allah’ın bildirdiği hadleri gösteren kelimelerdir. Çünkü yaratan yaşatan Allah’tır, hayat ve rızık veren, haramı helali belirleyen, öldürüp yeniden diriltecek ve hesaba çekecek olan da sadece odur.
 
Duaları işiten, sıkıntıları gideren, feraha ulaştıran, korkudan emin kılan, günahları affeden, tek doğru yolu gösteren de, sadece Allah’tır. Bir tek Allah’tır. Allah’ın yarattığı varlık aleminde her ne varsa hepsi ona, ortaksızlığına, gücüne ve kudretine işaret eder, hepsi sadece Allah’ı hatırlatır.
 
4.Müslümanlar, bu inanca sahip insanlar oldukları için hayatlarında hiç bir varlığı, insanı, eşyayı, nesneyi kutsal saymazlar. Onları yüceltmez, onlara sığınmaz, onlara tapınmazlar. Onlara yakarmaz, onlardan beklemezler.
 
Hz. Muhammed hariç hiç bir Peygamberin mezarı bilinmez. Peygamberlerin ne zaman doğdukları, ne zaman öldükleri , nerede yaşadıkları tarihsel olarak nice sonra kayıtlara geçmiştir ama bu tarihler ve mekanlar önemsenmemiştir. Kutlanması için özelleştirilmemiş, hatırlanmaları için cismaniyetleri vesile yapılmamıştır. Peygamberlerin eşleri ve çocukları dahi kendi zamanlarında kutsallaştırılmamış, ayrıcalıklı muamele görmemiştir. Herkes neyse, peygamber sülalesi de o olmuştur.
 
Müslümanlar, Allah’ın elçileri olmaları, hakkı hatırlatmaları ve getirdikleri dini açıklayıp örneklik ederek göstermeleri sebebiyle Peygamberlerine itaat etmişlerdir. Peygamberlerinden dosdoğru yolu öğrendikleri için onu rehber edinmişlerdir. Bildiler ve inandılar ki Peygamberler vazifelerini yaptılar. Peygamberlere destek olmak, salat ve selam getirmek, Peygamberi değil, peygamberlerin getirdiği ve gösterdiği hak dine uyarak kendilerini kurtarmaları içindi.
 
Peygamberler Allah’ın elçileri oldukları için Allah ve melekleri tarafından desteklenmiş, mümin olanlarda bu sebeple onun getirdiği dini ve davayı desteklemişlerdir. Peygamberlere salat ve saygı bunun içindir. Hiç bir peygamber kendisine tapınmayı, kutsanmayı, insanüstü tutulmayı istememiştir. Çünkü kendileri de getirdikleri kitaplarla sorumlu tutulduklarını beyan etmişlerdir.
 
5.İnsanlığın ikinci en eski dini şirk dinidir. Şirk, saf tevhid dininin bozulmuş halidir. Allah’ın gönderdiklerini beğenmeyip kendi heva ve heveslerine uyarak başka şeylere de itibar eden, kendilerince inanıp yaşamak isteyenlerin dinidir şirk. Bunlara müşrik deniyor. Yani Allah’ı yeterli bulmayan, tevhid dininde eksiklik ve çelişki görenler, eksikliği kendileri tamamlayanlardır bunlar. Tarih boyunca gerekçeleri ise hep aynı olmuş, çağ, değişim, şartlar, mevcut sosyo politik durum, kozmik kültür, dil, vs.
 
Müşrikler, Allah’a inandıkları halde Allah’ın yardımcıları ve ortakları olduğu inancıyla var oldu, kendilerini böyle savundular. Tarihsel dönemi ve şartları gereği, şekli ve cinsi ne olursa olsun her daim Allah’a ortak ve yardımcılar bulundurdular yahut Allah’a oğullar ve kızlar isnat ettiler.
 
Allah’ın ortakları veya yardımcıları yapılanlar, yüce varlıklar, gizli güçleri ve yetkileri olan kutsanmış varlıklardı. Sıra dışı özellikleri olanlardı. Sıradan insan, aciz ve zayıf insan, başı, kendi çözemeyeceği kadar büyük bir derde düştüğünde kendi derdine derman olamayan insan, Allah’ın sığınmak yerine, sığınacağı, yardım dileyeceği, kendinden daha değerli kıldığı bu  yüce varlıklara iltica etti. Bunların yanında özel davranışlar sergiledi, özel giysiler giydi, özel vakitler tayin etti. Onlara sunaklar sundu, kurbanlar kesti.
 
Müşriklerin tarih boyunca ve günümüzde yücelttikleri varlıklardan canlı türler olarak genelde Peygamberler, Azizler, Azizeler, Melekler, Şeytan, Ruhlar, Kurucu Atalar, Şeyhler, Dedeler, Dervişler, Seyyidler, Sultanlar, Komutanlar, Liderler, Varlıklılar, Lordlar, Kontlar, Prensler, Ruhbanlar, Sanatçılar, Sporcular, vs oldu. Cansız türler olaraksa genelde Mekanlar, Putlar, Totemler, Vadiler, Dağlar, Kayalar, Ürünler, Markalar, Towerlar, Saraylar, Bankalar vs seçildi.
 
Bazen de bazıları kendilerini, böyle vasıf ve yetkilerle donanmış özellikli varlıklar olarak sundular, insanların bu duygularından ve hallerinden istifade etmenin, insanları kendilerine kulluk ettirmenin yollarını buldular. Aciz ve çaresizleri, bilgisiz ve zayıfları istismar ettiler. Doğal olarak bunlarda da tanrısal güç, yetki ve gizemli olarak vehmedildi. Bunlar da kutsal sayıldı, kutsandılar, kutsal muamele gördüler. Bunlara örnek olarak Sihirbazları, İlliyonistleri, yıldıznamecileri, Muskacıları, Doktorları, Yaşam Koçlarını, Ruhbanları, vs anabiliriz.
 
Bu üçlü tasnifle örneklediğimiz varlıklar ve nesneler kutsallaştırılan şeylerdir. Dikkat edilirse başı değişik şekillerde sıkışanların derdine derman bulmak istediği için baş vurduğu şahıslar, yerler ve şeylerdir bunlar.
 
6.Hanif Tevhid dini, bütün bunları reddeden, bütün bu şirk unsurlarından arındırılmış saf ve temiz bir dindir. Bu sebeple Allah, kullarına hep hatırlattı. Başından beri hatırlattı. İşaretlerle, ayetlerle, mucizelerle hatırlattı. Azgınlaşan toplumların bazılarını açlıkla, bazılarını korkuyla muhatap ederek, bazılarını helak ederek hatırlattı. Diğerlerine misal olsunlar diye helak edilmiş toplumların bazılarının yaşadıkları mekanları geri bırakarak, yaşatarak, bakıp görsünler diyerek hatırlattı. Peygamberler göndererek, kitaplar indirerek hatırlattı. Hem hatırlattı hem de uyardı. Ve bu yaptıklarınızdan razı değilim dedi. En büyük günah bu dedi.
 
Kur’an’da Allah, kendisini hatırlatırken özetle vurgusu keskin en kısa sure olan İhlas’da şöyle tanıttı:  “De ki, Allah bir tektir. Her şey ve herkes ona muhtaç, o ise hiç bir şeye ve hiç bir kimseye muhtaç olmayandır. Kimsenin ana babası olmadığı gibi, kimse de onun ana babası değildir. Kimse onun dengi ve benzeri olmadı, olacak da değildir. O böyle bir tektir.”
 
Yaratılmış hiç bir şey Allah’ın bir parçası değildir. Allah hiç bir varlığa, soyut ve somut eşyaya, nesneye kutsiyet vermedi. Her şey yaratılmış, vazifelendirilmiş, bir ömürle yaşam sahibi kılınmıştır. Yaratılan her şey yok olacak, insanlar ve cinler hesap için yeniden diriltileceklerdir. Peygamberler de hesap vereceklerdir. Sadece Allah baki kalacaktır çünkü o hem ezel ve hem de ebeddir.
 
7.Bu anlatılanlardan sonra ülkemizde kutlu doğum haftası etkinlikleri olarak yapılıp edilenler arasında Peygamberin şahsını, vücudunu, doğumunu kut-sayan-ları nereye koyacağız? Onu efsaneleştiren, insanüstü bir varlığa dönüştürüp kutsallaştıranlara yahut, Peygamber kendi zamanının ve şartlarının peygamberiydi, çağlar, toplumlar ve şartlar değişti, şimdi bize örnek olamaz deyip onu sıradanlaştıranlara ne diyeceğiz?
 
Şayet, Yunan ve Roma paganizminin yarı insan yarı başka varlık yapıp tapındıkları büyüklü küçüklü, babalı oğullu ve kızlı putperestliği gibi, Yunan ve Romalıların kutsadıkları ve yarı tanrı yapıp itaat ettikleri yöneticilerini ve soylu efendilerini kutsallaştırdıkları gibi, bunlardan görüp öğrendiği için aynı şeyleri Hıristiyan teolojisine aktarıp Hz. İsa’yı putlaştıran Hıristiyanlar gibi, kitap ehli gibi, evet bunlar gibi yaparsak, yapıyorsak, ne yapmış oluruz? Müslümanlığın ilk şartı Şahadet kelimesinde taahhüt ettiğimiz şahadeti nereye koyacağız?
 
Kur’an’ın daha ilk suresi olan Fatiha’da Allah kullarını uyardı. Bahsedilenlerin yolu ve dini sapkınlık dedi, onlar gazaba uğrayanlar dedi. Bu uyarıyı Müslüman olduğu için kıldığı her namazda okuyup tekrar edenler aynı şeyi, Hz. Muhammed için yaparlarsa, bunun bir izahı, geçerli bir mazereti olur mu?
 
Hz. Muhammed’in şahsında, doğumunda, vücudunda, uzuvlarında, şekil ve şemailinde, kullandıkları eşyada, yaşadığı mekanlarda, kanında ve soyunda bir kutsallık görüyor ve kutsuyorsak, onda var olmayan vasıflarla onu donatıp yüceltiyorsak, biline ki bu onu putlaştırmaktır. Yunanlıya, Romalıya, Hıristiyanlara ve kitap ehline benzemektir.
 
8.Oysa Hz. Peygamberin kendisi bu tip putlaştırma tehlikesine karşı arkadaşlarını defalarca uyardı. ‘Güneşte kurutulmuş çiğ et yiyen bir Arap’ın çocuğu olmayı, nafakası için çarşı pazar dolaşan bir aile reisi olmayı, arkadaşlarıyla oturduğu muhabbet meclislerinde hizmet edip şakalaşmayı’ vs sürekli normalleştiren ve bu hallerini insanların ‘gözünün içine sokan’ Hz. Muhammed, hayatı boyunca ne el etek öptürdü, ne insanların önünde secde etmesine müsade etti, ne de başkalarının sırtından geçindi. Kızına “baban peygamber diye güvenme” diyen Hz. Muhammed bu.
 
Aynı Hz. Muhammed, Allah’tan başkasının sözünün üstün tutulduğu küfre, şirke, hurafeye ve putperestliğe; insanları Allah’tan başkasına meylettiren din adamlığına, ruhbanlığa, sihirbazlığa, göz boyamacılığa; zayıfın sırtından geçinmeyi bir hak sayan uyanık haksızlara; güçlülerin bir araya gelip çete kurarak yaptıkları zalimliklere; ölçüsüzce kazanan, harisçe biriktiren, sorumsuzca harcayan ticaret erbabına, faizcilere; serveti, ordusu ve siyasi gücüyle insanları kendine mahkum edip itaate zorlayan yönetici zorbalara; siyah beyaz, köle efendi, güçlü zayıf, kadın erkek ayırımıyla statü belirleyip kendi menfaatlerini sürdüren azgınlara vs, hep isyan etti. Bu gibilerin hep karşısında oldu.
 
Bu sebeple insanları Allah’a çağırdı. Başkalarının değil sadece Allah’ın sözüne kulak verin dedi. Ondan başkasına itaat etmeyin, sadece ona kulluk edin dedi. Benim ellimde bir şey yok, ben de bir özellik yok, ben sadece onun bir elçisiyim, uyarıcıyım, bu konuda ben de sizler gibi Allah’a ve onun yardımına muhtacım dedi.
 
Allah’ın sözünü yalanlayarak küfretmeyin, başka sözlere kulak vererek şirk koşmayın, ne olursa olsun kendinizi aldatmayın, dedi. Dürüst olun, haksızlık etmeyin, haddinizi aşmayın, yalan söylemeyin, çokluğuyla övündüğünüz malınız ve sayısal gücünüze güvenmeyin, bunlar sizi aldatmasın, her şekilde hesaba çekileceksiniz, dedi.
 
Hz. Muhammed ne dediyse dediklerini önce kendisi yaptı. Dediklerinin arkasında durdu, peşinden gitti. Onun ahlakı Kur’an’dı diyen bunları kast etti. Zaten Peygamberin başına ne geldiyse başka değil, bunlardan dolayı, bu ahlakından dolayı geldi. Çektiği eziyetler, karşılaştığı alaylar, aldığı ölüm tehditleri, açlığa ve yokluğa mahkum edilmesi, yurdundan sürgün edilmesi, başka sebeple değil, hep bu sebepleydi. Fakat o bunların hiç birisini umursamadı dahi.
 
Hz. Muhammed anmak şayet böylesi bir peygamberi anmak, onun sahici öğretmenliğini, ahlakını hatırlamak ve onda olan güzel şeyleri örnek alıp kendimizi düzelterek ona benzemek içinse, bu sebeple o hatırlanıyorsa, ne ala ne hoş. Ben Müslümanım diyen her kişiye yakışan da bu. Yok onun bu tarafını özellikle gizleyip örterek, gözlerden uzak tutarak onu insanüstü bir varlığa dönüştürüp tapınılacak hale getiriliyorsa, bilelim ki bu anış Hıristiyanların Hz. İsa’ya, müşriklerin putlaştırdıklarına yaptıklarıdır.
 
 
Hüseyin Alan
venhar

Keyword : radyo vakit - hüseyin alan - venhar -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Eylem çağrısı sen yoksan kimse yok!
Köyün birinde kimin ne kadar fedakâr olduğunu test etmek üzere jüri tarafından küçük bir deney yapılır. Deneye göre köyün ortasına konan büyükçe depo
Mustafa İslamoğlu'ndan klavye mücahitlerine ve hükümete çağrı
Eğer ille de laf edeceklerse otursunlar bu işi yapan Amerika’ya bir şey yazsınlar gönder- sinler ondan sonra Kudüs’ü Filistin’i sahipsiz bırakan bölge
Kudüs ve Mescid-i Aksâ Müslümanlarındır
“Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketli kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah
Trump yeni bir krizi başlattı: Kudüs'le ilgili tüm gelişmeler
1917 yılında İngilizlerin işgaliyle başlayan Filistin'i Yahudileştirme politikasında önemli bir dönüm noktası dün ABD tarafından atıldı. ABD Başkanı T
Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksa nasıl kurtulur?
Büyük şeytan ABD'nin işgal topraklarındaki elçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşımasının yeniden gündeme geldiği bugünlerde Kudüs'ü daha sıkça gündemleş
Zihinsel engelleri aşmak
Farklı uygarlık, tarih, kültür yapılarına sahip, modern-seküler-liberal toplumlar için icat edilen, bu toplumlar için uygun görülen kavram ve kurumlar
Banka yetkilileri CHP'nin 'belgelerini' yorumladı: Dekontlar yurt içi işleme ait
AA muhabirine belgelerin içeriğini değerlendiren banka yetkilileri, bu belgelerde kesinlikle yurt dışına giden bir para görülmediği gibi Man Adası'nda
Emperyalizmin kucağında bir sol (!) lider
Önce, Türkiye açısından “alarm işaretini” vereyim. Antalya’daki Polis Akademisi’nin Uluslararası Bir Tehdit Olarak FETÖ sempozyumunda Trump’ın danışma
Kut'lu Doğum üzerine
Herkesçe malum bir çevrenin Vatikan Kilisesinin inancı ve tanrılaşan Hz. İsa’nın doğumunu kutlamasıyla bağlantılı olarak 80’lerin sonuna doğru başlatt
Mustafa İslamoğlu Hoca'dan Mısır'daki katliam ile ilgili önemli açıklama
Mısır’da 250’ye yakın insanın camide katledilmesi birkez daha gösterdi ki; uydurulmuş din, kendisi cennete gitmek için başkalarına hayatı cehennem ede
1 -


Abdullah Yıldız

Selahaddin Eyyûbî’nin Cihadından Alınacak Dersler

05/12/2017 - 17:56

Abdullah Yıldız
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmed Kalkan
Ahmet Kekeç
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Fatma Tuncer
Hamza Er
Hayrettin Karaman
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hamdi Akan
Hikmet Ertürk
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Alan
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Ramazan Kayan
Sevtap Mendi
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Son Olayları Nasıl Değerlendiriyorsunuz
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat