Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Gerçek mü`minler şu kimselerdir ki; Allah hatırlatıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O`nun ayetleri okunduğu zaman imanları güçlenir ve daima Rablerine güvenirler. Onlar namazı hakkını vererek kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan cömertçe sarf ederler. Enfal 2-3
* Ahlaki çürüme * Kredi kartı - 2: Kredi kartının Hükmü * Çağının Fetö'sü Celaledddin Rumî'den Sadece Bir Not * Dönüşmek ve Dönüştürmek * Trump’ın Kudüs’le imtihanı * Arakan'da 16 cami yıkıldı * Kudüs için ne yapmalıyız? * Filistinlileri açık bir çatışmaya çağırıyorum * ABD'nin PYD'ye verdiği silahlar Türkiye'ye yöneliyor * 'Kudüs kararıyla ABD savaşı barışa tercih etti'

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 222663
Toplam 404326886
En Fazla 606285
Ortalama 154205
Üye Sayısı 127
Bugün Üye Olan 0

Âdetten Töreye, Örften Ma’ğrufa

İnsanı diğer varlıklardan ayıran en bariz özelliği kendini geliştiriyor olmasıdır. İnsan dışındaki bütün varlıklar türlerini devam ettirebilmeleri için hep aynı şeyleri yapar aynı düzlemde kalırlar. Sadece doğduğunda yavrudur, fidandır veya filizdir. Büyüdüğünde atası
2017-12-12 - 16:25

Âdetten Töreye, Örften Ma’ğrufa

 

 

İnsanı diğer varlıklardan ayıran en bariz özelliği kendini geliştiriyor olmasıdır. İnsan dışındaki bütün varlıklar türlerini devam ettirebilmeleri için hep aynı şeyleri yapar aynı düzlemde kalırlar. Sadece doğduğunda yavrudur, fidandır veya filizdir. Büyüdüğünde atası (türü) gibi olur. Hayatı bu anlamda sınırlıdır; kendisine “ takdir” edilenin dışına çıkamaz. Anne-Babası (tohumu ve türü) ne ise kendisi de odur. İradesiz varlıklar için bu yadırganacak bir şey değildir. Bunlar yapıp ettiklerinden sorumlu da değildirler.

Bu insanın bir yönüyle “beşer” yönüne tekabül eder. Ama “beşer” “insan” olmak için yaratılmıştır. İnsan olmasının gereği; eşyayı betimleyecek, olguları anlamaya çalışacak ve onlar hakkında hüküm verecek ‘fikir’ edinecek. Bu birikim zaman içerisinde toplumun örfü olacak, örf töreye dönüşecek ve töre adet haline gelecek. İnsan bu noktadan sonra ebeveyniyle ya uyuşacak ya da yolları ayıracaktır. Çünkü insan sosyal bir varlıktır dolaysıyla toplumuyla/eşya ile ilişkisini hayatında nirengi edindiği normlar belirleyecektir.

Adet sözlükte; geri çevirmek, bir şeyi tekrarlamak, üst üste yaparak alışkanlık haline getirmek ve üzerinde tefekkür edilmeden tekrar tekrar yapılan şey… anlamına gelirken Adet; İslam hukukunda insanlar tarafından alışkanlıkla yapılan şeylerdir. Bu âdeti fazlaca yapar ve âdetin mutlaka iyi veya güzel olması gerekmez. Buna göre adet ikiye ayırarak tanımlanabilir: iyi âdet ve kötü âdet. Âdete, teâmül de denir.(Vikipedia)

Töre; bir toplumda yazılı olmayan, gelenekleşmiş kanun ve kurallar.

Töre sözcüğü Eski Türkçede türetilmek, yaratılmak ve düzenlemek anlamlarına gelen törü filinden gelir. Türkçedeki en eski yazılı örneğine 735 yılında ‘örü şeklinde (“Kanun, örf düzen” anlamında) rastlanır. Moğolcada özellikle “Cengiz Han kanunları”, anlamında töre diye kullanılan sözcük Moğolcanın etkisiyle 13. Yüzyılda ‘törü’ den ‘töre’ye dönüşmüş olabilir denilmektedir. (“töre.” Güncel Türkçe Sözlük. Türk Dil Kurumu. Erişim: 21 Ocak 2013, “töre.”] Nişanyan Sözlük. Erişim: 21 Ocak 2013.)

Töre kelimesinin “türemek” fiilinden gelmiş olabileceğini söyler. ( H. Ziya Ülken).

Örf ise, sözlük anlamında, “tanımak, duygulardan biri vasıtasıyla bilmek, eser ve izlerini düşünerek kavramak” manasına gelir. Bu nedenle örf selim akıl sahipleri tarafından kötü kabul edilmeyen ve ret edilmeyen davranış, fiil ve söz anlamlarına gelmektedir. Bu durumda âdet, akıl ve iradeden kaynaklanan, hem fertlere ve hem de topluma ait olay, hal ve davranışları içine almakta, örf ise âdetlerin akıl ve iradeye dayalı söz ve fiil halindeki kısmı olmaktadır. Her örf âdettir ancak her âdet örf değildir.

Örf; yazılı olmayan kurallardır diye de tarif edilir.

Maruf, güzelliği akıl ve nakille bilinen her fiilin adıdır. Zıddı ise münkerdir. Yine herkesçe bilinen tanınan, belli olan, meşhur ve ünlü olan veya şeriatin güzel görüp emrettiği şey manasına da gelmektedir.

Ayrıca maruf, aklı selim olanlar tarafından bulunan ve tasvip edilen fiil ve kıstaslar (ölçüler-kriterler) manasında da kullanılır.

Bu kavramlar bilerek veya bilmeyerek birbiri yerine de kullanılmaktadır. bunlara benzeyen bunların yerine (bilerek veya bilmeyerek) kullanılan kavramlar da vardır. Mesela; gelenek, görenek, kültür… gibi. Her ne şekilde kullanılırsa kullanılsın bunların tamamını ‘ ÖRF ‘kavramının şemsiyesi altında değerlendirmek mümkündür. Örf; insanoğlunun binlerce yıllar tecrübe edip süren geleneği, birikimidir. Bunu yok saymak insanlığın hafızasını silmektir.

Marxizim,” örfü insanlığın uydurması” diye tarif eder ve tamamen reddeder.

Modernizm ise bu konuda daha acımasız ve ‘monis’tir. Ne kadar örf ve adet var ise tamamını tedavül ve teamülden kaldırmak ister. Bunu manevi ve ahlaki özden koparıp salt kanunlar ve kurallar seviyesine indirgemek suretiyle yapar; kanun ve kurallarla yapamadıklarını da baskı politikaları ve otoriter rejimler eliyle yapmaya çalışır ki, Batı-dışı dünyanın modernleşme tarihi bunun trajik örneklerinden ibarettir. ( Ali Bulaç)

Vahiy, toplumlar için hem yeni değerler oluştururlar hem de var olan değerleri gözden geçirerek akıl ve sağduyu çizgisine çekerler. Başka bir ifadeyle adeti örfe, örfü de ma’ğrufa dönüştürürler. Böylece küllenen değerleri yeniden ateşlerler, kanı çekilen toplumun damarlara hayat verirler.

Bu bağlamda ma’ğruf örf, İslam hukukunda bağlayıcı kaynaklardan bir tanesi sayılmıştır. ( A’raf, 199)

Toplumların sürdüre geldikleri alışkanlıkları olması hasebiyle örfler, Kur’an ve Sahih sünnetin testinden geçmek zorundadır. Bu testten geçmeyen hiçbir örf ve adetin İslam nazarında kıymeti har biyesi yoktur. Çünkü öyle adetler, töreler vardır ki ; (kan davaları, beşik kertmeler, kurban kesmeler, mum yakma, berdel…) örften kopuk tek başına uygulandığında zalimane töreye de dönüşebilmektedir.

Örfler, toplumları tanıtan büyük kültürel yapılardır. Toplumların vücuda gelmesinde ana öğe olarak da vasıflandırılabilir. Toplumların oluşumunda yapıtaşı mesabesindedirler.

Bu bağlamda kümelenmiş ne kadar insan topluluğu var ise o kadar da örf vardır. Toplumlar, başka topluluklarla temas ettiğinde ister istemez bir birlerinden etkilenirler, dönüşürler.

Örf ve adetler sosyal hayatı düzenleyen yazıya geçirilmemiş kurallardır. Bu el-hak doğrudur, ama bütün hayatımızı beşeriyetin koyduğu hiçbir temel dayanağı olmayan kurallar doğrultusunda düzenlemeye kalkarsanız telafisi mümkün olmayan sonuçlarla karşılaşmanız kaçınılmaz olabilir. Bundan dolayı Allah’ın gönderdiği en son vahye (Kur’an’a) iman ediyorum diyenlerin yapması gerek şey; akla ve vahye uymayan örf ve adetlerini terk etmeleri gerekmektedir. (En’am 153)

Buraya kadar anlatmaya çalıştığımız konuya bir de başka açıdan bakmak isterim.

Vahiylerin inmeye başlamasıyla toplumlarda dönüşüm formülasyonu böyleydi; adetten töreye, örften ma’ğrufa. Bu minval üzere vahiyle dönüşen toplumlar zaman içerisinde tersine dönüşüm yaşamaya, vahye başkalaşmaya/başkalaştırmaya başladıkları, vahiyle bağları koptuklarında Allah, merhameti gereği yeniden elçiler göndermiş toplumların üzerinde bulunduğu yoldan/yaşamdan razı olmadığı ( En’am 153) yönlerini tasfiye ederek bu dönüşümün tersine olmasını istemiştir. Son elçi Muhammed (as) getirdiği ‘dini İslam toplumu’ da tersine dönüşmüş durumdadır. Şuan İslam toplumunun ibadet adına yapıp ettiklerini neden yapıyorsun? Diye bir sorsanız alacağınız cevap; annem babam, bizden öncekiler yapıyordu bende yapıyorum! olacaktır ( Bakara 170) . Neyi, niye yaptığını bilmeyen, yaptıklarını da (namazını, orucunu, haccını…) adettendir veya ‘yaşlandık ayıp olmasın’ diye yapan bir topluluk. Çocuklarına dinin emrettiği şeyleri öğretirken bile uyguladığı metot; ‘alışsın diye’ yapılan şeyin daha sonra alış- kanlıkla yapılması Allah katında ne kadar makbuldür? Kendi ellerimizle ikiyüzlü münafık çocuklar yetiştirdiğimizin farkında değil miyiz, çocuklarını camiye Kur’an’ı Arapçasından ( yüzünden) okumasını öğrenmesi için gönderirken bile ‘öldüğümde bir Fatiha okusun’ (Makyavel) mantığıyla Kur’an’ı öğrettiğini zanneden, öğrenmediğinde baskı uygulayan, baskıdan dolayı camide Müslim sokakta başka biri, etrafımızda ki bu çift kişilikli şahsiyetler nereden türedi zannediyoruz?

Kurban bayramında kurbanı, tatili, evi, arabayı faizli krediyle alan bunu da meşru imiş gibi gösteren, övünen, reklamını yapan bir topluluk.! Oysa Allah faizi haram kılmamış mıydı? (Bakara 275-280).

Vahiyle bağı kopmuş her işini/dinini bir başkasına (hocalara, şeyhlere, ağabeylere…) havale etmiş/ ısmarlamış ‘ ununu eleyip eleğini asmış ’ Ma’ğruftan örfe örften de adete dönüşmüş bir toplumla karşı karşıyayız vesselam…

 

muhammed celil

iktibas çizgisi


Keyword : radyo vakit - muhammed celil - iktibas çizgisi -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Çağının Fetö'sü Celaledddin Rumî'den Sadece Bir Not
“Rivayet etmişlerdir; Tanrı rahmet etsin, esenlikler versin, Peygamber, sahabeyle bir savaştan gelmişti. Bu gece şehrin dışında yatacağız, yarın girec
Akif İnan'ın Kudüs şiiri ilk kez bir gençlik dergisinde yayımlanmıştı
“Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde, Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu” diye başlayan Mescid-i Aksa şiiri sebebiyle Kudüs Şairi olarak da anılan Mehmet Akif
İnşirah'ınızı Kalbinize Davet Edin
Önce Musa'nın duasına gidelim; "Musa dedi ki Rabbim göğsüme genişlik ver; işimi kolaylaştır; dilimden şu düğümü çöz ki beni anlasınlar..." (Taha Sures
2. Abdülhamid Han'ın Hayatı
Tahta çıktığında Osmanlı Devleti tam bir bunalımın eşiğindeydi. Karadağ ve Sırbistan’da savaş aleyhimize dönmüş, Bosna-Hersek ve Girit’te ayaklanmalar
Aklımız Yahudi Gibi İşlerken Kalbimiz KudüsGibi Atarmı?
İddia ediyorum! Yahudilerin bir avuç insan topluluğuyla gelip bizleri esir alması, islam coğrafyasının tam bağrını yurt edinmesi ve bizleri etkisiz ha
Demokrasinin tasmalı köpekleri
Demokrasi, ideolojilerden bir ideolojidir. Diğer beşeri ideolojilerden tek farkı, çok ilahlı bir ideoloji olmasıdır. Demokrasi; ilahı çok, din yok ins
Kur'an Müslümanlığı
Dinlerin insanlık tarihinde, yerleşik döneme geçişten sonra ortaya çıktığını savunan görüşe en büyük darbeyi Göbekli tepedeki tapınakların keşfedilmes
Ekserunnas Neden Şükretmez?
“Binlerce oldukları halde, ölüm korkusundan dolayı yurtlarından çıkıp gidenleri görmedin mi? Allah onlara ‘ölün!’ dedi, sonra da onları diriltti. Şüph
Maarif Meselemiz
Hemen itiraz edip, ‘iktidar daha ne yapsın, “dindar gençlik” yetiştirmek için ilk ve orta öğretim müfredatına seçmeli Kur’an ve Hz Peygamber’in hayatı
Bakara Suresi 217. Ayet Mürtedlerin öldürülmesi gerektiğini mi söylüyor.
Bakara sûresi 217. ayette "Sizden kim dininden döner ve sonra da kâfir olaraj öldürse işte onların yaptıkları işler dünyada da ahirette de boşa gitmiş
1 - Ahlaki çürüme
2 - Filistinlileri açık bir çatışmaya çağırıyorum
3 - 'Kudüs kararıyla ABD savaşı barışa tercih etti'
4 - Trump’ın Kudüs’le imtihanı
5 - Çağının Fetö'sü Celaledddin Rumî'den Sadece Bir Not
6 - Kredi kartı - 2: Kredi kartının Hükmü


Abdullah Yıldız

“Dostlarıyla Uğraşanlar Düşmanlarıyla Savaşamazlar”

12/12/2017 - 12:12

Abdullah Yıldız
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmed Kalkan
Ahmet Kekeç
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Fatma Tuncer
Hamza Er
Hayrettin Karaman
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hamdi Akan
Hikmet Ertürk
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Alan
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Ramazan Kayan
Sevtap Mendi
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Son Olayları Nasıl Değerlendiriyorsunuz
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat