Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Gerçek mü`minler şu kimselerdir ki; Allah hatırlatıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O`nun ayetleri okunduğu zaman imanları güçlenir ve daima Rablerine güvenirler. Onlar namazı hakkını vererek kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan cömertçe sarf ederler. Enfal 2-3
* "İslam devleti" mefhumunu doğru anlamak * Sormak Sorumluluktur * Bitmeyen göç: Suriye’deki Filistinli mülteciler * Pagan Bir Din: Futbolizm * Evlilikle İlgili Kur’an’ın Koymuş Olduğu İlkeler Nelerdir ? * Bir Evlat Her Zaman Anne ve Babaya İtaat etmek zorunda mıdır ? * Bordo berelinin 'Kızıl elma' cevabı herkesi duygulandırdı * Erdoğan Afrin harekatının amacını dünyaya ilan etti * O “şer haritası” çökecek! Bu, vatan savunmasıdır. Ve biz bunu çok iyi biliriz.. * Erdoğan çok sert uyardı: Ezer geçeriz

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 67259
Toplam 411769664
En Fazla 606285
Ortalama 154568
Üye Sayısı 127
Bugün Üye Olan 0

Dava ve siyaset (1 - 2) Hangisi araç, hangisi amaç? ?

Bizim gibi insanların, yani ömrü hayatını “dava” dediği bir idealin peşinde koşarak geçirenlerin konuşması, tartışması, bazı gerçekleri kabullenmesi en zor konulardan birini yazacağım. Dava ve siyaset, dava ve para, dava ve iktidar… yani dava ve güç ilişkisinden bahsediyorum. Tüm bunları soğuk kanlı bir şekilde tartışmak, yazmak ve bir sonuca ulaşmak zor olsa da denemeye
2018-01-23 - 11:54

Dava ve siyaset (1) Dava nedir?

 

Bizim gibi insanların, yani ömrü hayatını “dava” dediği bir idealin peşinde koşarak geçirenlerin konuşması, tartışması, bazı gerçekleri kabullenmesi en zor konulardan birini yazacağım. Dava ve siyaset, dava ve para, dava ve iktidar… yani dava ve güç ilişkisinden bahsediyorum.

Tüm bunları soğuk kanlı bir şekilde tartışmak, yazmak ve bir sonuca ulaşmak zor olsa da denemeye karar verdim. Çok uzun süredir kafamda tartışıyordum. Sonunda sizlerle tartışmanın faydalı olacağını düşündüm. Bakalım öyle olacak mı?

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 

 

EN BAŞTA TIKANDIĞIMIZ KONU: DAVA NEDİR?

Konu, en başında tıkandı benim için. 15 yaşımdan beri peşinden koştuğum, uğruna tüm hayatımı dizayn ettiğim “dava” ne demektir? Yani sosyopolitik bir sözleşme mi? Bir grup ahitleşmesi mi? Tarikat mı? Mezhep mi?... Nedir dava?

Şaşırtıcı ama bunun tanımını bulamadım. Konu sanırım politik psikoloji alanına girer diye Prof. Dr. Erol Göka’yı aradım. Dava-siyaset ilişkisini yazmayı düşündüğümü söyledim. Sonra “ ‘dava’ kavramını nasıl tanımlayacağız?” dedim. O da yıllarca dava peşinde koşan bir bilim adamı olarak, içinde bulunduğu şeyi tam olarak tarif edemedi.

“Sen en iyisi ‘dava nedir’ diye ilk yazıyı yazıp, tartışmayı öyle başlat Kemalcim” dedi.

Yazı bu nedenle ikiye ayrıldı. Siyaset ve dava ilişkisini yazmadan önce, dava ne demektir, nasıl tarif etmeliyiz onu yazmak gerekli oldu.

DİNDARLAR, SOLCULAR VE MİLLİYETÇİLER İÇİN DAVA NEDİR?

“Dava”, dediğimiz ve kendimizi adadığımız şeyin, aslında ne olduğunu tam olarak bilinmiyoruz. Herkesin kendine göre bir “dava” tanımı geliştirdiği kesin.

Bu yüzdendir ki, her fırkanın, cemaatin, grubun, tarikatın, meşrebin, fraksiyonun kendi davaları, kendi dava liderleri, dava neferleri ve dava ilkeleri ayrı ayrı vardır.

İşin ilginci solcular, milliyetçiler ve muhafazakarlarda aşağı yukarı durum aynıdır.

Prof. Kemal Sayar’ı aradığımda şunu söyledi:

“Dava, muhafazakâr insanlar için dini ütopyadır.”

Sol geleneği ve dini akımları iyi bilen Ruşen Çakır’a konuyu sorduğumda, ‘dava’ algısının hem sol, hem de İslamcı gruplarda aşağı, yukarı aynı olduğunu söyledi. Tanımlamak için de şu tabiri kullandı: “Belirlenmiş ideolojik bir hedef için gidilen yol”.

Politik psikolojiyle ilgilenen Psikolog Ayhan Bingöl, sol literatüre hakim ama aynı zamanda dini geleneği de bilen biri olarak, dava kavramını şöyle tanımlıyor:

“Dava, üretim araçlarını ve yönetim erkini ele geçirmek için yapılan materyalist mücadeleye verilen isimdir. Bu dini ya da solcu, milliyetçi ya da faşist tüm ideolojiler için geçerlidir.”

Fazlasıyla Marksist bakış açısı itirazıma rağmen Ayhan Bingöl, “Soğuk kanlı bir şekilde, tüm dini grupların “dava” derken yaptıklarına ve yapmak istediklerine bakarsanız, söylediğimin doğru olduğunu göreceksiniz” dedi. İddialı ve üzerinde tartışmaya değer bir tanımlama.

DAVA NEDİR?

Sanırım “dava” kavramındaki muğlaklığı siz de fark ettiniz. ‘İslam davası, Turan davası, sosyalist dava, proletarya davası’ gibi tüm kesimlerdeki dava kavramları kendi içinde bile farklılık gösteriyor.

Belki de bu muğlaklık sayesinde, her ideoloji için davanın ilkleri kolayca değiştiriliyor, başka yerlere çekiliyordur. O yüzden tam tanımlanmıyor olabilir mi? Bilemiyorum

Meseleye tüm kesimler için sosyolojik bir tanımlama getireceksek, dava kelimesinin ideolojik ve politik bir kavram olduğunu kabul etmekle başlamalıyız.

O zaman şöyle bir tanımlama denemesi yapıyorum:

‘Dava, kitleler için ideolojik bir ütopyadır. Bu ütopya, dünyada gücü, öte dünyada cennete ulaşmayı hedefler. Her ideoloji, bu ütopyaya giden yolu kendi referanslarıyla donatır, kitlelerini bununla motive eder.’

Bu benim tanımlamamdır ve tartışmaya açıktır. Devam ediyorum.

Bu ütopya, dini kitleler için daha manevi, daha kutsal, daha duygusaldır.

Solcular için emek-sömürü, üretim-tüketim gibi daha rasyonel ve materyalist eksenlidir.

Milliyetçiler için daha romantik, daha tarihsel ve etnik merkezlidir.

Sonuç olarak motivasyon gerekçeleri farklı da olsa, hepsi için ütopyaya ideolojik, dünyevi bir hedeftir aslında.

MUHAFAZAKARLARIN DAVASI

Benim de içinde bulunduğum muhafazakar camiada, ‘dava’ kavramı daha sık kullanılıyor. Biz bu kavramı daha kutsanmış, daha manevi bir boyutta algılıyoruz. ‘İslam davası, Müslüman davası, ümmet davası’ dediğimiz konuyu öyle dünyevi bir ütopya gibi hiç anlamdık. Bu yüzdendir ki, dünyaya ait her şeyin dava için araç, vesile ve sonuç itibariyle vazgeçilebilir, değersiz bir şey olduğunu düşünürüz.

Prensip olarak kurduğumuz cemaatler, vakıflar, dernekler, organizasyonlar, siyasi partiler hepsi dava için birer araçtır. Hepsi davaya hizmet etmek için vardır.

Peki hamaset yapmadan, duygusal bakmadan değerlendirme yaptığımızda, bu prensipler gerçek hayatta uygulanabiliyor mu? Sanırım sorunumuz, pratiğe indiğimizde başlıyor. Benim da tartışmak istediğim şey budur. Dava ve siyaset ilişkisi ile başlayalım yarın tartışmaya. Bakalım başımıza ne gelecek?

 

Dava ve siyaset (2) Hangisi araç, hangisi amaç?

 

Bir seçim gezisindeydik. Seçim otobüsünde Başbakan Erdoğan konuşuyordu. Biz de otobüsün içinde, bir grup siyasetçiyle oturuyorduk. Cemil Çiçek ile her zaman tatlı bir atışmamız olurdu. Devlet ve siyaset tecrübesini önemser, konuşturmaya çalışırdım. Konu dava, etik, ilke ve siyaset ilişkisine geldi nasıl olduysa. Şunu dedi bana:

“Eğer dava, ilke, prensip gibi dertlerin varsa, bir vakıf ya da dernek kur, o işlerle uğraş. Bunları düşünerek siyaset yapamazsın. Siyasetin kendi kuralları vardır”.

Bu söz, o gün zihnime çok derin işledi.

Aslında siyasetle ilgilenmeye başladığımdan beri, ahlak ve siyaset, dava ve siyaset, din ve siyaset konuları kafamı hep kurcaladı.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


ZOR VE DUYGUSAL BİR KONU

Zor bir konu olduğunu biliyordum. Dün yazdığım ‘dava nedir?’ yazısına gelen mesajlardan bunun aslında birçok kişinin kafasında tartışılması gereken zor bir konu olduğunu anladım.

‘Dava nedir?’ tanımından başlayarak, aslında içinde bulunduğumuz durumun izaha ve yeniden yorumlanmaya muhtaç olduğu aşikar. Hele, dava ve siyaset ilişkisini tanımlamak, yerli yerine oturtmak daha büyük bir sorun. Zor bir durum zira, işin içinde ömrümüzün tam ortasında yer alan bir mücadelenin duygusal etkileri çok fazla. Duygusallık da meseleyi rahatça konuşmayı ve tartışmayı engelliyor.

Yine de denemeliyiz.

DAVA VE SİYASET  İLİŞKİSİ İLK KURBANLAR

Türkiye’de siyasete dava duygusu katan üç parti vardır.

Muhafazakar dünyada Necmettin Erbakan Milli Nizam Partisi ile, ülkücü camiada Alparslan Türkeş Milliyetçi Hareket Partisi ile, solda (daha farklı bir üslupla da olsa) Nihat Sargın ve Mehmet Ali Kutlu Türkiye Komünist Partisi ile bu konuda önderlik etti. Ülkücü ve sol hareketlerin durumu başka bir yazı konusu. Muhafazakar dünyaya odaklanalım.

İskender Paşa camiasının dini önderi Rahmetli Mehmet Zahit Kotku’nun öğrencilerinden olan Turgut, Korkut Özal ve Necmettin Erbakan’a siyasete girme izni verildiğinde, aslında sürdürdükleri davalarına destek olması için siyaset yapmalarına müsaade edilmişti. Yani siyaset, dava için bir araçtı Kotku için.

Sadece Türkiye’de değil, dünyadaki tüm dini hareketler için durum aslında aynıydı: Siyaset, davanın bir aracıdır. Sadece siyasi partiler değil, vakıflar, dernekler, organizasyonlar da aynı durumdadır bu anlayışa göre.

Dava ise (muğlak da olsa) daha ulvi, daha kutsal, daha uhrevi ve daha üst bir kimliğin ifadesi olan mücadele yoludur. Bu yolun nasıl ilerleyeceği ve nasıl şekilleneceği ise davanın önderi/lideri tarafından belirleniyordu.

CAN ALICI SORU

Mısır’da İhvan, Pakistan’da Cemaati İslami, Tunus’ta, Nahda, Lübnan’da Hizbullah, Cezayir’de FİS, Fas’ta Adalet ve Kalkınma Partisi, dava ve siyaset arasında gidip gelen, zaman zaman sıkışan, bazen başarılı, bazen de başarısız olan hareketlerdir.

Tüm hareketler için can alıcı soru şuydu:

‘Davanın ilkeleri, siyasetin kuralları vardır. Peki ikisi birbiriyle çelişirse ya da çakışırsa ne olur? Hangisini tercih etmek gerekir?’

Bu soruya tüm hareketler, “elbette davanın ilkeleri geçerli olur” diye cevap verdi. Ama sadece prensipte. Realitede ise bu kural işlemedi. Bunun en tipik örneği İhvanı Müslimin hareketinin içine düştüğü durumdur.

İhvan, ‘dava’ kavramını tüm İslam dünyasına yayan fikir ekolüdür. Ancak yıllarca emek verdiği hareketlerinin siyasette yaşadığı açmazları ve tıkanıkları bir türlü aşamadılar. Siyasetin doğası, davanın ilkeleriyle çakıştı ve İhvan bunu çözecek formüller bulamadı. Ayrıca siyasi liderlikle, davanın liderliği farklıydı. Sonunda İhvan ve kurduğu parti, Özgürlük ve Adalet Partisi acı bir şekilde kaybetti.

ERBAKAN HOCA İLE  BAŞLAYAN GELENEK

Milli Görüş hareketi dünyada bu konuyu başarıyla çözümleyen hareket oldu. Rahmetli Erbakan, Zahit Kotku’nun ölümünden sonra davanın önderliğini ve siyasi liderliği kendi uhdesinde birleştirmek istedi. Bu yüzden de davanın önderliğini (şeyhliğini) yapan rahmetli Esat Coşan ile yolları ayrıldı. Esat Coşan, Erbakan’a isim vermeden, “tekkeyi terk eden müridi mürtetlere yazıklar olsun” dedi.

Erbakan Hoca, dava ve siyaseti şahsında birleştiren, ‘siyasi ve manevi bir lider’ olarak yoluna devam etti. Ancak daha sonra Refah Partisi’ndeki kötü gidişatı eleştiren ve partiden ayrılan, Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarını, bu kez kendisi, ‘davaya ihanet etmekle’ suçladı.

DAVA İÇİN SİYASET  YAPMAK DOĞRU MU?

Tüm bunları şunun için anlattım. Siyasetin pratik seyrine baktığınızda dava ve siyaset ilişkisinin sancılı olduğu görülür. Can alıcı sorunun, ‘dava ve siyasetin kuralları çakıştığında ne yapılır?’ sorusu halen bazıları için cevapsızdır. Ancak benim kişisel cevabım nettir: Dava ve siyasetin ilkeleri çakıştığında, pratikte her zaman siyasetin kuralı geçerli olmuştur.

Soğuk kanlı şekilde düşünelim.

Davanın manevi ilkeleri, siyasi partilerin rasyonel tüzükleri vardır. İkisinin doğası ve genetiği farklıdır. Bir siyasi parti, (zaten tanımı muğlak olan) ‘davanın’ tek başına sahibi olamaz, olmamalıdır. Dava için siyaset yapılması da, siyaset için davanın kullanılması da doğru yöntemler değildir. Muhafazakar camiada yaşanan kafa karşılıklarının ana sebebi burada gizlidir.

İslamcıların partiden tasfiyesi tartışmalarında Erdoğan’ın söylediği, “tekkeye mürit aramıyoruz” sözü aslında son derece rasyonel bir gerçeğe vurgu yapar. Yani parti ‘tekke’, üyeleri ‘mürit’, genel başkanı da ‘şeyh’ değildir.

Daha fikirsel bir iddiayla konuyu bitireyim:

Dava metaforu, aslında İslam fikriyatını daraltmanın ve politize etmenin ilk adımıdır. Bunu bir de siyasi partinin içine giydirmek, hepten içinden çıkılmaz bir hale sokmaktadır ki, İslam dünyasının yaşadığı sorun da budur.

 

kemal öztürk

yeni şafak


Keyword : radyo vakit - kemal öztürk - yeni şafak -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Bordo berelinin 'Kızıl elma' cevabı herkesi duygulandırdı
T S K, terör örgütü PKK'nın Suriye kanadı YPG'yi Afrin'den temizlemek için Zeytin Dalı Harekatı'na başladı. Harekatın ikinci gününde tanklar eşliğinde
Müslüman bir Devlet Hangi Gerekçelerle Savaş ilan edebilir? (Video)
SORU: Bir yerde zulüm olmadığı takdirde hiçbir sebeple fetih için savaşılması caiz olmaz mı?
Kalbin halleri ve eğitimi
Gazzâlî kalbin hallerini, iyi ve kötü sıfatlarını, kötülerin yok edilerek iyilerin geliştirilmesi yoluyla kalbin eğitilmesini bilmeye “muâmele” ilmi
Evlilik Çoluk Çocuk İşi Değildir
Bak şimdi hacı dayı! Hani sen çocuk yaşta evliliği pek bi makbul görüp, bin küsur sene önceki fıkhı getirip bugünkü seküler dünyanın 35 yaşına kadar
Dersaadet Ticaret Odasından İTO'ya 136 yıl
İstanbul Ticaret Odası'nın 136'ncı yılı dolayısıyla Cemile Sultan Korusunda düzenlenen kahvaltılı toplantıya İTO Meclis ve Komite üyeleri ile misafirl
Ebabil Kuşlarını Ve Melek Ordusunu Unutmak
Yaşadığımız her bir olumsuzluk, her bir sıkıntıdan sonra Allah’ın ipine nasıl da sarılırız? Başımıza bir müsibet isabet etmeye dursun: “Rabbim yardım
Bir söyleşiden ötesi: Ben, Öteki ve Ötesi
Hizmetinde bulunduğum Boğaziçi Yöneticiler Vakfı (BYV), 6 Ocak Cumartesi günü Boğaziçi Üniversitesi Garanti Kültür Merkezi’nde önemli bir misafir ağır
Yunan Parlamentosundan Türk Azınlıkla ilgili yasal düzenlemeye onay
Yunanistan’da, Batı Trakya Müslüman Türk azınlık mensuplarıyla ilgili miras, evlenme ve boşanma gibi konularda İslami kuralların yanı sıra Yunanistan
Osmanlılar, Fahreddin Paşa ve Arap milliyetçiliğini canlandırma çabaları
Birleşik Arap Emirlikleri’nin üst düzey yetkililerinden Abdullah bin Zayed al Nahyan, düşmanları İngilizler tarafından bile “çöl kaplanı” olarak anıla
Sorumsuz ve iradesiz bağımlılıklar
Tarihe kayıtsız kalan toplumlar ve kültürler, bu kayıtsızlıkları sebebiyle tarihe maruz kalırlar; tarihe maruz kaldıkları için de, tarihin peşinde sür
1 -


Abdullah Yıldız

“Başka Kur’ân Getir” Diyenler

16/01/2018 - 13:21

Abdullah Yıldız
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmed Kalkan
Ahmet Kekeç
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Fatma Tuncer
Hamza Er
Hayrettin Karaman
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hamdi Akan
Hikmet Ertürk
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Alan
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Ramazan Kayan
Sevtap Mendi
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat