Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Gerçek mü`minler şu kimselerdir ki; Allah hatırlatıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O`nun ayetleri okunduğu zaman imanları güçlenir ve daima Rablerine güvenirler. Onlar namazı hakkını vererek kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan cömertçe sarf ederler. Enfal 2-3
* İstanbul Zirvesi bir meydan okumadır… İki lider Kudüs’ü sattı: Yeni bir cephe şarttır! * "Doğu Kudüs Filistin’in başkentidir" kararı ne anlama geliyor? * Kudüs'ten sonraki hedefleri Mekke ve Medine (Video) * Allah bizden bir şey yapmamızı istiyor. (Video) * Okumadan olmaz * Kur’an’ın Anlaşılmasında Temel Sorunlar (I) * Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi Kimdir? * İslamî değerlere ve müesseselere saldırı * Filistin'de şoke eden manzara! Fotoğrafa dikkat * Filistin'in başkenti: Doğu Kudüs

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 97949
Toplam 404695312
En Fazla 606285
Ortalama 154228
Üye Sayısı 127
Bugün Üye Olan 0

Birliğin tesisi ve hakların ikamesi için şûrâ meclisi'ni toplamak

“Kur’an’ın getirmiş olduğu hükümler üç ana temel üzerinde durur: Bunların ilki, adalettir ki bu; hükümlerin temeli, düzeni ve tamamına erme aracıdır. İkincisi, maslahatın gözetilmesidir. Üçüncüsü ise Müslümanlar arasında istişare etmektir. Şüphesiz her topluluk kendi içerisinde bağlarını iki şekilde
2017-12-14 - 20:46

Birliğin tesisi ve hakların ikamesi için şûrâ meclisi'ni toplamak

 

 

Türkiye’de Ebu Zehra künyesiyle meşhur olmuş Mısırlı büyük âlim Muhammed b. Ahmed b. Mustafâ Ebû Zehre (1898-1974), mezhepler tarihi, fıkıh ve usulü, tefsir ve usulü, ceza hukuku, aile hukuku, sîret-i Nebi, İslam toplumunun özellikleri, İslam önderleri gibi konularda yüzlerce kitap ve makale telif etmiştir. Birçok eseri Türkçeye de çevrilmiş bulunan Ebu Zehra’nın Beyan Yayınları tarafından -editörlüğünü üstlendiğim “İki Dil Bir Kitap” serisi içinde- basılan “En Büyük Mucize Kur’an’ın Hukuk Sistemi” isimli eserinden bazı pasajları iktibas ederek, İslam dünyasında birliğin tesis edilmesi ve son iki asırdır sürekli çiğnenen temel haklarının ikamesi için şûrâ meclisini toplamanın önemine dikkatlerinizi çekmek istiyorum:

Bireyin ve toplumun hak ve özgürlüklerini ayrım yapmadan korumak

“Kur’an’ın getirmiş olduğu hükümler üç ana temel üzerinde durur: Bunların ilki, adalettir ki bu; hükümlerin temeli, düzeni ve tamamına erme aracıdır. İkincisi, maslahatın gözetilmesidir. Üçüncüsü ise Müslümanlar arasında istişare etmektir.

Şüphesiz her topluluk kendi içerisinde bağlarını iki şekilde kuvvetlendirir. Bunların birincisi, insanlar arasında adaleti sağlayan, kulların maslahatını gözeten, haklarını ve sorumluluklarını düzenleyen hâkim otorite ile olan ilişkilerle ilgili düzenlenmiş kanunlardır. İkincisi ise kalpleri süsleyen ve insanları birbirine bağlayan faziletlerdir (s.169).

İkinci tür yargısal veya yönetimsel hükümlerle gerçekleştirilemez. O yalnızca ruhsal bir güzelleşme ve vicdani bir terbiye ile mümkündür. İlk tür ise Kur’an’ın hükmü ve adalet, insanların maslahatı ve şûra olarak zikrettiğimiz üç temel dayanağının düzenlediği bir yapıdır.

Kur’an-ı Kerim, dosta ve düşmana karşı adaletle muamele etmeye çağırır. Çünkü o yalnızca dostlara hasredilip daraltılamayacak ölümsüz bir hakikattir. Şüphesiz o düşmanları kapsadığı vakit en yüce ve kutsal anlamlara sahip olur: “Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun. Bu, takvaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının…” (Mâide 5:8).

Kur’an’da zikredilen adalet kavramı, dilediğine verip dilediğinden de esirgeyebilmesi için yöneticiye tanınmış bir hak değil bilakis onun üzerine yüklenmiş bir sorumluk ve boynuna asılmış bir emanettir. Şüphesiz ki adalet, korunması açısından, yöneticilere yüklenen en büyük ve en ağır emanettir. Göklerin, yerin ve dağların taşımaktan sakındıkları ve kendisinden dolayı tedirgin oldukları, insanın ise düşünmeden üstlendiği emanet de bu olsa gerekir (s.171).

Adaletin birçok kısmı vardır. Her kısımda hakikat farklı bir görünüm sergilese de adaletin tüm manalarını kuşatan hakikat, her hak sahibine hakkını vermektir. Bu hakkın kişisel, toplumsal veya siyasi olması durumu değiştirmez. Hakkın sahibine ulaştırılmasında veya adaletin sağlanması adına, ceza alması icap edenin cezalandırılmasında yaşanan her türlü aksaklık bir tür zulüm kabul edilir.

İslam’ın da öngördüğü gibi adalet özünde her durumda eşitlik demek değildir. Bilakis eşitlik kimi zaman adaleti sağlarken kimi zaman da zulüm olur. Sebepler, işler ve üretim gücü konusunda farklılıklar söz konusu olduğunda eşitlik tam bir zulüm hâlini alır.

Adalet, kişilerin zenginlik ve fakirlikte eşit olmaları demek değildir. Çünkü bu ikisi çoğu zaman farklılığın iki meyvesidir. Bu farklılık insanların karşılarına çıkan fırsatlardaki farklılıklar ve kaderlerin farklı yazılmasından doğar. O halde insanlar arasında zenginlik ve fakirlik konusunda görülen farklılık, ortadan kaldırılması mümkün olmayan yerleşmiş gerçeklerden biridir. Bu nedenle Kur’an-ı Kerim bu hakikati kabul eder ve İslam şeriatı, elde edilen gelirler ve ekonomik sonuçlarda zenginler ve fakirler arasında eşitlik düzeni kurmaya çalışmaz. Ancak fakirlikten doğan sıkıntıları hafifleterek bu sorunu çözer ve fakirliğin kişinin değerini düşürmesinin önüne geçer. Fakir olana da zengin için geçerli olan tüm insani, kanuni, siyasi ve sosyal hakları tanır (s.173).

Her ne kadar adalet ve eşitlik arasında bir bağlantı yanında fikrî bir ayrılık söz konusu olsa da geçerli olan kural, yargısal, kanuni ve siyasi eşitliğin adaletin temellerinden biri ve hakikatinden bir parça olmasıdır. Bu nedenle Kur’an-ı Kerim, şerefli ve soylu kimselerle zayıf olanları yargı ile ilgili hükümlerde eşit tutar ve insanları iki farklı ölçekle yargılayan bir yargı anlayışını cahiliye hükmü olarak görür.” (s.175).

Amaç gibi aracın da meşru olması gerektiğine inanmak ve ahlaklı davranmak

“İhlâs ve güzel ahlak bağlarıyla bağlı olan faziletin gölgesinde her yönüyle varlığını sürdüren hürriyet, şeref ve insani bir hayat tarzının manalarından olan adalet, maslahat ve bu ikisinin ihtiva ettiği her olgu insanın gerçek amaçlarıdır. Eğer herhangi bir hususta istişare gerekli olduysa ancak hedefin açıkça ortaya konmasından sonra istişarenin bir sonucu olarak hedefe ulaşmada izlenecek yol açıklanır. Çünkü şûraancak amaçları bilerek araçlar için doğru ve dürüst bir sınır koyabilir. Hakikatte amaçların açıklanması kullanılacak araçların anlamını belirler. Nitekim bir hedefe ulaşmada kullanılacak olan araçların o hedefin cinsi ve türünden olması icap eder. Eğer amaç yüce ise ona ulaşmak için kullanılacak araçların da yüce olması kaçınılmazdır (s.175).

Aynı şekilde amaç insani olgunluğa yöneliyorsa kullanılan aracın da aynı ölçüde değerli olması gerekir. Yaratılıştan gelen hüküm açısından araç ve amacı ayrı görenler ahlaksız kişilerdir. Çünkü onlar kimi zaman yüce bir amacın her türlü yöntemi geçerli kılacağı iddiasıyla en kutsal dinî, ahlaki ve içtimai ilkeleri yıkmaktan geri durmazlar! Onlara göre ‘amaç, aracı meşru kılar’ ki, bu sözü dile getirirken kast ettikleri şey seçkin bir amacın kötü bir aracın kabul edilmesini kolaylaştıracağıdır. İşte bu, arzuladıklarına ulaşmaktan başka hiçbir şeye önem vermeyen Avrupa düşüncesinin bir ürünüdür. Böylece bu kimseler ‘amaç aracı meşru kılar’ iddiasıyla her türlü kutsalı ayaklar altına alır ve yasakları kabul edilir hâle getirirler.

Hakikatte bu onların günahlarını örtmek, amaçlarını gizlemek ve suçlarını meşru kılmak adına kullandıkları bir maskeden ibarettir. Şüphesiz onların amaçları da kullandıkları araçlarla aynı türdendir. Gerçekten erdemli olan kimse, Allah’ın koymuş olduğu emir ve yasaklar olan ahlakın emir ve yasaklarına boyun eğer ve bunların tamamını kendi içerisinde amaç olarak görür. Gerçek erdeme yönelten bir yolun erdemli olması kaçınılmazdır. Ali bin Ebi Talib (ra) şöyle demiştir:

“Hilekâr ve dönek bir adam, Allah’ın emir ve yasaklarından bir mânii içinde barındıran bir çıkış yolunu görebilir ve kalbinde din konusunda samimi olmayan bir kimse ise bundan istifade eder.”

Bu sözü, adalet ve maslahat gibi üstün amaçların, kendisine vesile olacak olan şûranın türünü belirlediğini, bizimse bu nedenle amacın açıklanmasına öncelik verdiğimizi kanıtlamak üzere zikrettik.” (s.177).

Problemlerimize kalıcı çözümler oluşturabilmek için Şûra Meclisi’ni toplamak

Şûra (İslami istişare meclisi) konusuna gelince… İslam’da İslam cemaatinden ayrı olarak yönetici atamak ve yöneticiyi görevden almak hususunda yetkili bir gücün bulunmadığını takdir etmek, şûra hükmünü anlatmada yeterli bir ifade olacaktır. Zira Allah Teâlâ’nın “Onların işleri, aralarında danışma iledir.” (Şûra 42:38) kavli ile İslam’da tesis edilmiş olan şûra hükmü gereğince ümmetin tamamı kendi yöneticilerini tayin veya azletme hakkına sahiptir. Gerçek şûra, cemaatin, kendi liderini kendisinin atamasını ve ondan razı olup kendi açısından hoşnut olunan ve olunmayan her hususta bu lidere itaat etmek, lider açısından da her yönüyle adalet ve Allah’ın ve kulların haklarının gözetilmesi şartları üzerine biat etmesini gerektirir. Şûra’nın ilk ve son kaynağı şûra içerisinde temsilcileri bulunan cemaatin tâ kendisidir. Bu temsilciler, ilk olarak ve bizzat ümmetin yaptığı bir seçimle veya din, hayatın gidişatı ve siyasi deneyimler konusunda bir ilme ve ekonomi, toplum ve toplumsal meseleler hususunda kayda değer bir tecrübeye sahip insanlar olmaları nedeniyle bu görev için seçilmiş olmalıdırlar… (s.231).

İslam’a göre hiç kimse başkaları üzerinde dilediğince tasarrufta bulunacağı kendisine bağışlanmış kutsal bir otoriteye sahip olduğunu iddia edemez ve bu yetkiyi zorla ele geçiremez. Hz. Muhammed’in (sas) Rabbine kavuşmasının ardından vahiy kesin bir şekilde kesilmiştir. Müslümanlar için geriye yalnızca onun (s) bıraktığı, kıyamet gününe değin ölümsüz bir delil olan Allah’ın Kitabı ve içinde kendisini izleyeni asla saptırmayan tertemiz bir yol bulunan şerefli Nebevi Sünnet kalmıştır.

Nebevi hilafetin kime verildiği hususunda bir vasiyetin varlığını ve Peygamber (s)’in bu vasiyeti nedeniyle yöneticilik kutsallığının kendilerine ait olduğunu iddia eden bazı İslami grupların bu iddiaları ise Müslümanlar tarafından dikkate alınmamıştır. Zira Müslümanlar ne Allah’ın kitabında ne de Rasulullah’ın (sas) sünnetinde açık veya ima suretinde buna işaret eden bir delil bulamamışlardır. Böylece gerçek İslami hilafet, seçim ve tam bir biatleşme temeli üzerine kurulmuştur.” (s.233).

Gerçek müminler olabilmek ve dinimizin hükümlerine uygun bir hayat sürebilmek

“Sonuç olarak bizim çağrımız şudur: Şüphesiz bizler, gerçek müminler olabilmek; amellerimiz İslam’a ters düştüğü hâlde ‘İslam’ adıyla anılan, davranışlarımız imanla çeliştiği hâlde ‘iman’ iddiasında bulunan kimseler olmamak için dinimizin hükümlerine uygun olan hayat tarzına geri dönmek istiyoruz.

Allah’ın sınırlarının yeniden tesis edilmesini, farz kıldığı işlerin ve Allah’ın şeriatının hayata geçirilmesini ve Muhammed (s) ve Arapların önderleri olan raşit ashabının inşa ettiği faziletli/erdemli şehri/ülkeyi yeniden kurmayı arzuluyoruz.

Hiçbir müminin kendisine itiraz edemeyeceği, belirlenmiş ve sabitlenmiş olan İslami düzene göre ekonomimizin inşa edilmesini canı gönülden diliyoruz. Aksi takdirse bizim Müslümanlar olarak anılmamız, hiçbir delili bulunmayan bir iddia, sözde kalan bir isimlendirme ve şekilcilikten öteye gitmeyecektir. (s.235).

Şüphesiz Kur’an hukukuna göre amel etmek, her Müslümanın üzerinde Allah’ın bir hakkıdır. Yine bu konuda ilim sahibi olan her bir ferdin buna davet etmesi ve Kur’an’ın tüm hükümlerine sımsıkı tutunması açık bir farzdır.” (s.237).

“De ki: İşte bu, benim yolumdur. Ben Allah’a çağırıyorum, ben ve bana uyanlar aydınlık bir yol üzerindeyiz.” (Yusuf 12:108).

 

Fethi Güngör/Diriliş Postası

 

 

Kaynaklar:

  1. Muhammed Ebu ZehraEn Büyük Mucize Kur’an’ın Hukuk Sistemi, çev. R.G. Ömün, “İki Dil Bir Kitap” serisi içinde, Arapça-Türkçe, Beyan Yayınları, İstanbul 2017, 240 s.
  2. Muhammed Ebu Zehraİslam Birliği (el-Vahdetu’l-İslâmiyye), çev. R.G. Ömün, “İki Dil Bir Kitap” serisi içinde, Arapça-Türkçe, Beyan Yayınları, İstanbul 2016, 208 s.
  3. Muhammed Ebu ZehraDünya İslam Birliği, çev. Prof.Dr. İbrahim Sarmış, Esra Yayınları, Konya 1996.
  4. Saffet Köse; “Muhammed Ebû Zehre” maddesi, TDV İslam Ansiklopedisi, yıl: 2005, cilt: 30, s.519-522.
 
 
islam ve hayat

Keyword : radyo vakit - islam ve hayat -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

İstanbul Zirvesi bir meydan okumadır… İki lider Kudüs’ü sattı: Yeni bir cephe şarttır!
Trump’ın “Kudüs İsrail’in başkentidir” açıklamasına çok güçlü, tarihi bir misilleme yapmıştır. Washington İsrail için bir çıkış yapmış, Türkiye ise İİ
Dönüşmek ve Dönüştürmek
Hayatı dönüştürmeye/düzenlemeye dair iddiası olan her dünya görüşü, kendini sahiplenenden öncelikle içinde bulunduğu halden çıkıp istenilen hale dönüş
Kudüs işgalle, Mekke ve Medine ‘vesayet’le.. yeni savunma hattı şarttır!
ABD Başkanı Donald Trump‘ın Kudüs’ü İsrail başkenti ilan etme kararının ve açıklamasının arkasında, ABD, İsrail, S. Arabistan Veliaht Prensi Muhammed
Kudüs’ü sattılar! Mekke ve Medine’yi de satarlar Şimdi İntifada zamanı…
Tam yüz yıl önce bugünlerde Kudüs’ü kaybettik. Filistin’i kaybettik. Bütün coğrafyayı kaybettik. Son Kale Anadolu’ya sığındık. Burada kendimizi korudu
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
Donald Trump, 2016 seçimlerini kazanmak için Rusya’yla gizlice iş çevirdi mi? Pekçok iddiaya rağmen, bunu gerçekte henüz kimse bilmiyor. Eski FBI Dire
Zimbabve’deki darbe Çin işi olabilir mi?
Zimbabve'de "Bu bir darbe değildir!" diyerek başlayan askeri bir darbe gerçekleşti. Robert Mugabe'nin 37 yıl süren iktidarı bu ani “olayla” son buldu.
Türkiye’ye sahip çıkın!
Coğrafyamıza yönelik bir kıyamet senaryosu hazırlanıyor. Savaşı İslâm’ın kalbine taşıyıp, bölgeselleştirip, Müslüman coğrafyayı yüz yıl daha ayağa kal
İsraillilere ne sözü verdin?
Hedef Erdoğan. Bunu kabul edelim, hazırlanalım. / ABD, Obama döneminden itibaren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Atlantik sistemi içinde güvenilir bir lider
Hayata Anlam Katmak
Sizlerde fark ediyorsunuzdur, bazı güzel şeylerin arkası kesilip, yenilerinin gelmediğini. Söz konusu güzellikler, belli bir zaman sonrada zaten hiç o
Kılıçdaroğlu bir “ulusal güvenlik meselesi”dir
17/25 Aralık ve 15 Temmuz ittifakı aynen devam ediyor. Bu iki çokuluslu müdahale ile PKK, DEAŞ ve diğer terör örgütleri arasındaki ortaklık aynen deva
1 - Allah bizden bir şey yapmamızı istiyor. (Video)
2 - "Doğu Kudüs Filistin’in başkentidir" kararı ne anlama geliyor?
3 - İstanbul Zirvesi bir meydan okumadır… İki lider Kudüs’ü sattı: Yeni bir cephe şarttır!
4 - Kudüs'ten sonraki hedefleri Mekke ve Medine (Video)


Abdullah Yıldız

“Dostlarıyla Uğraşanlar Düşmanlarıyla Savaşamazlar”

12/12/2017 - 12:12

Abdullah Yıldız
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmed Kalkan
Ahmet Kekeç
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Fatma Tuncer
Hamza Er
Hayrettin Karaman
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hamdi Akan
Hikmet Ertürk
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Alan
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Ramazan Kayan
Sevtap Mendi
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Son Olayları Nasıl Değerlendiriyorsunuz
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat