Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Gerçek mü`minler şu kimselerdir ki; Allah hatırlatıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O`nun ayetleri okunduğu zaman imanları güçlenir ve daima Rablerine güvenirler. Onlar namazı hakkını vererek kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan cömertçe sarf ederler. Enfal 2-3
* Muska takmak haramdır * Bangladeş ve Myanmar'dan 'Arakan' anlaşması * Karagül: Soçi Zirvesi, Suriye savaşını bitirecek * Peygamberimizin saçı ve sakalı kutsal mı? * İslam'a giren bidat ve hurafeler. * NATO, Türkiye’ye diz çöktürememeli * Mescid-i Haram ile Mescid-i Nebevi'de fotoğraf ve video yasağı * Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi? * Düşmana muhtaç olmayacağız * Siyasi çözüm için anlaştılar

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 37870
Toplam 400843466
En Fazla 606285
Ortalama 153933
Üye Sayısı 125
Bugün Üye Olan 0

Almanya'nın Türkiye hazımsızlığı

Bugün Almanya’da Türkiye karşıtı olmayan söylem bulmak neredeyse imkânsız. İçinde üç milyon civarında Türk barındırmasına rağmen durum bu. Sanki o seçmen kitlesini veya en azından önemli bir kısmını hiç önemsemeyen bu liderler, en azından popü-
2017-11-24 - 13:43

Almanya'nın Türkiye hazımsızlığı

 
Almanya'nın Türkiye hazımsızlığı

 

Almanya üç milyon civarında Türk barındırmasına rağmen Türkiye karşıtı olmayan söylem bulmak neredeyse imkânsızlaştı

Doç. Dr. Hasan Basri Yalçın

Almanya seçime giderken, seçimin favorileri kozlarını televizyon ekranlarında paylaştı. Geçen hafta Merkel ve Schultz düellosu vardı. Tüm Avrupa seçimlerindeki sıkıcılık bu tartışmada da kendini gösterdi. Birbirinden ancak ufak ayrıntılarda farklılaşan bu partilerin liderleri, bazı konularda neredeyse birbirinden ayırt edilemeyecek şekilde benzeşiyor. Tabii ki benzeştikleri bu konuların başında da Türkiye geliyor.

TÜRK NÜFUSA RAĞMEN TÜRK DÜŞMANLIĞI POPÜLARİTESİ

Bugün Almanya’da Türkiye karşıtı olmayan söylem bulmak neredeyse imkânsız. İçinde üç milyon civarında Türk barındırmasına rağmen durum bu. Sanki o seçmen kitlesini veya en azından önemli bir kısmını hiç önemsemeyen bu liderler, en azından popülizm adına olsun söylemlerini yumuşatma ihtiyacı dahi duymuyor. Bir yandan entegrasyon lafları ederken diğer yandan da ülkede yaşayan Türkleri ötekileştiren, onların önceliklerini ve değerlerini göz ardı eden söylemler hâlâ ön planda.

Eğer Almanya gerçekten Türkleri topluma entegre etmek istiyorsa, siyasi liderlerinin Türklere karşı bu kadar umursamaz olmaması gerekirdi. Fakat maalesef biliyoruz ki Almanya entegrasyon derken çoğunlukla asimilasyonu kast ediyor. Almanya’da entegrasyon hiçbir zaman çok kültürlü bir yaşam anlamına gelmedi. Bir tarafın kendi kültürel özelliklerinden vazgeçtiği ve çoğunluğa uyum sağladığı bir formun adıdır entegrasyon.

On yıllardır değişmeyen Alman zihniyeti kendi toplumunu düzenli ve yekpare bir yapıda tahayyül ettiğinden ve bu yapıya uymayanları simetriyi bozan anomaliler olarak gördüğünden, onlardan ciddi anlamda rahatsız oluyor.

ERDOĞAN PERDESİ ALTINDA TÜRK DÜŞMANLIĞI

Esasen şunu artık açık açık konuşmak lazım. Alman medyası ve siyasetçileri Erdoğan’a kin kusarken, büyük oranda Almanya’da rahatsızlık duydukları Türk nüfusa siyasi doğruculuk nedeniyle söyleyemediklerini ifade ediyorlar. Yoksa sıradan bir Almanın günlük yaşamı içinde Erdoğan’ın hiçbir yeri ve anlamı yok. Olması da imkânsız. Ondan neden nefret ettiğini de bilmez. O sadece kendisine sunulan portreyi bilir. O portre ise bilinçli bir biçimde Alman toplumunun sinir uçlarına dokunacak ve onları tedirgin edecek kavramlarla çiziliyor. Erdoğan Almanların aslında rahatsız oldukları Türk nüfusunun bir benzeri ve onun lideri olarak sunuluyor. Erdoğan’a benzeyen ve toplumun simetrisini bozan bu ‘ayrık otları’ ya uyum sağlamalı ya da Almanya’yı terk etmeli.

POGROM ÇÖZÜM DEĞİL

(Dinsel, etnik veya siyasi nedenlerle bir gruba karşı yapılan şiddet hareketlerini kapsayan Pogrom Alman hükümetinin seçim kampanyalarında aktif olarak kullanılıyor.)

1930’larda, 1940’larda bu ‘sorunlar’ için çok daha hızlı ve kesin ‘çözümler’ vardı. Yahudiler, Çingeneler ve tüm diğer ‘asosyaller’ genel Alman toplumuna uyum sağlayamadığı için ayıklanmıştı. Şimdilerde böyle bir çözüm tabii ki kimsenin aklından geçmiyor. Ama 16 Nisan referandumundan sonra Almanya’da duyulan ifadeler ciddi anlamda nefret ve dışlama içeriyordu. Referandumda yüksek oranda ‘evet’ oyu çıktıktan sonra, ‘evet’ oyu verenlerin Almanya’yı terk edip Türkiye’ye gitmesi gerektiğini söyleyenler çıktı. Alman medyası, siyasetçisi ve hatta toplumu “Ya bizim istediğimiz oyu ver ya da burayı terk et” diyor. ‘Evet’ oyu verenlerin de kendilerince gerekçeleri olabileceği fikri hiç akıllarına gelmiyor. Onlarn da ‘evet’ oyu vererek Alman toplumu içinde kendi değer ve doğrularıyla varlığını sürdürmesi kabul edilemiyor. Ya değişmesi gerekiyor ya da gitmesi. Başka bir çözüm tatmin edici görülmüyor.

ALMAN SİYASETİ TÜRKİYE KARŞITLIĞINDA BİRLEŞTİ

Daha da kötüsü, bu neredeyse tüm toplum tarafından paylaşılan bir hissiyat ve fikriyat. Hristiyan demokratlar zaten hiçbir zaman Türk nüfusa yakın olmadı. Merkel baştan beri Türkiye’nin AB üyeliğine bile karşı olduğunu söyleyen bir siyasal kariyer inşa etti. En iyi ihtimalle imtiyazlı ortaklık olabileceği fikrini hiç değiştirmedi. Yeşiller ve sosyal demokratlar genelde Türklerin oy verdiği partilerdi ama bu partilerin de Türklere yönelik incelikli bir siyaseti yoktu. Türkler hep alternatifsizlikten bu partilere yakınlık gösteriyordu. Ama son bir yılda onlar da Türkiye karşıtlığında Merkel’in önüne geçmeye çalışıyor. Öte taraftan liberal parti liderliği zaten Türklere “Bizden uzak durun” diyor. Bunu da açık açık söylüyor.

Böyle bir siyasi yelpazeye içinde, Almanya’daki Türk seçmenin oy verebileceği bir partinin kalmadığı görülüyor. Söylem açısından, bu partilerin neredeyse hepsi ırkçı partiyle aynı çizgiye geldiler. Aslında bu partilerin hiçbiri Türk oyların önemsemiyor. Onlara yönelen bir siyaset ve söylem takip etmeleri durumunda genel toplumsal iradeden uzaklaşacaklarını ve kazançlarından çok kayıpları olacağını düşünüyorlar. Böyle olunca da ortaya bir alternatif çıkmıyor.

Tüm Alman siyaseti tek ses halinde Türk ve Türkiye karşıtlığına savruluyor. Televizyon programında kozlarını paylaşması beklenen Merkel ve Schulz, Almanya için projelerini anlatmak yerine Türkiye’nin önünü nasıl keseceklerini konuşur hale geldi. İktidara gelme ihtimali daha düşük olan Schulz daha bol keseden atarken, şansı daha yüksek olduğu için daha sorumlu açıklamalar yapmak zorunda olan Merkel bunun altında kalmamaya çalıştı. Schulz Türkiye’nin AB üyelilik müzakerelerini askıya almak gibi içi boş laflar ederken, Merkel mantıksız olduğunu bildiğinden, bu kadar ileri gitme ihtiyacı hissetmedi. Ama gümrük birliği anlaşmasının gündeme alınıp revize edilebileceği gibi tuhaf laflar etmekten de kendini alamadı. Bu ifadelerin Türkiye’de bir karşılığının olmadığının farkında olup olmadıkları bilinmez, fakat asıl hedeflerinin Alman toplumu olduğu çok belli. Toplumdaki Türkiye karşıtlığına oynamaları esasen güçlü bir gösterge: Alman toplumunun nasıl da dışlayıcı ve ötekileştirici bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyuyor.

MESELE SADECE POPULİZM DEĞİL

Bu sıralar ötekileştirme sıralamasında Türkiye liste başı oldu. Hem Alman devleti hem de toplumu Türkiye’yi gündeminin başına koydu. Böylesi bir siyaset ciddi şekilde merak uyandırıyor: Almanya’nın neden öncelikle Türkiye konusunda bu kadar sertleştiği, neden Türkiye karşıtlığında öncü rol oynadığı tartışılıyor. Konuya dair çok sayıda açıklama bulunabilir. Bazıları bu karşıtlığın altında iç siyasi konjonktürün yattığını düşünüyor. Hem Türkiye’nin hem de Almanya’nın kritik seçim süreçlerinde olması, ilişkilerin gerginleşmesine neden oluyor fikri seslendiriliyor. Fakat bu açıklama çok tatmin edici değil. Popülizm siyasetin bu söylemi üretmesini gerektiriyor olabilir, fakat asıl önemli olan neden Türk karşıtlığının popüler olduğudur. Popülizm uğruna ve seçimlerde oy kazanmak için siyasetçiler böyle davranıyorsa, toplumda bu düşmanlığın bir karşılığı var demektir. Yani karşıtlık başka bir nedenden doğmuştur ve siyasetçiler bunu kullanmak ister.

TÜRKİYE KARŞITLIĞI YAPISAL OLABİLİR Mİ?

Böyle olunca dış faktörlere bakmak daha anlamlı hale geliyor. İki devletin son dönemdeki uluslararası siyaset alanındaki gerilimi iç siyasetlerine yansıyor demek daha doğru olacaktır. Seçimler bitse de bu karşıtlık kısa sürede bitecek gibi görünmüyor. Uluslararası konjonktürde anlamlı bir değişim olmadığı müddetçe, bu iki ülke gerilmeye devam edecek.

Böyle bir gerilimin iki tarafından bahsedince akla hemen farklılıklar geliyor. Almanya ile Türkiye’nin neden anlaşamadığı ve neden farklılaştığı soruluyor. Farklı gündemlere sahip oldukları varsayılıyor. Ancak bu açıklama biçimi de sorunlu. Mesela “Almanya Türkiye’nin AB macerasının sürmesini istiyormuş”, “demokratikleşmeyi destekliyormuş.” Öte taraftan Türkiye başka hedeflerin peşindeymiş. Esasen Almanya ile Türkiye’nin birbirini itmesi, farklı hedeflere odaklanmalarından kaynaklanmıyor. Aksine ikisi de benzer hedeflere odaklandıklarından birbirlerini itiyorlar.

Hem Almanya hem de Türkiye değişim istiyor: Türkiye eski kategorilerin değişmesini isterken, Almanya Erdoğan’ın değişmesini istiyor, fakat Türkiye yirmi yıl önceki Türkiye değil. Alttan geldi ve yükseldi. Gayri safi milli hasılası kişi başına 2500 dolar civarından sıçradı ve üç katına yükseldi. Bu göz ardı edilemez bir değişimdir. Tek başına bu bile birçok şeyin göstergesidir. Aynı zamanda Türkiye’nin silah sanayi ve havacılık gibi lokomotif sektörlerdeki büyüme gayreti meyvelerini vermeye başladı. Bunların her biri için ayrıntılı hesap yapılabilir. Ancak göz ardı edilemeyecek gerçekler var. Türkiye’nin hızla büyüdüğü ve yeni bir kategoriye doğru ilerlediği ortada. Türkiye bu kategoriye geçince, Almanya’nın motor görevi gördüğü AB’nin kenarındaki bir figüran olmayı kabul etmiyor. AB müzakereleriyle terbiye edilen bir ülke olmak istemiyor. İleriye doğru bir değişim talep ediyor.

ALMANYA YENİ DURUMU KABULLENMEK ZORUNDA

Almanya ise geriye dönük bir değişim istiyor. Türkiye’nin eskiden olduğu gibi yumruk mesafesinde kalmasını arzuluyor. Tarih boyunca olduğu gibi, Almanya’nın Ortadoğu siyasetindeki kullanışlı bir araç olarak kalmasını tercih ediyor. Almanlar Türkiye’yi hep bir geçiş güzergâhı olarak görme eğilimindedir. Doğu Avrupa’ya yayılırlar ama Türkiye’den geçmek isterler. Doğu Avrupa Almanya için ‘yaşam alanı’ iken Türkiye araçtır. Polonya, Çek Cumhuriyeti ve diğerleri işgal edilirken veya AB’ye eklemlenirken, Türkiye ya İngiliz sömürge imparatorluğuna zarar vermeyi hedefleyen demiryolu güzergahıdır ya savaş içinde Almanya’nın yükünü azaltacak doğu cephesidir ya da Suriyeli göçmenlere karşı tampon bölge. Türkiye ve Erdoğan bu zihniyete meydan okuyor. İşte bu yüzden Almanlar Erdoğan’ı istemiyor. Onun yerine bir Enver Paşa koymak istiyor. Ama göz ardı ettikleri bir gerçek var. Birinci Dünya Savaşı öncesinde küçülme eğilimine girmiş bir Türkiye vardı. Bugün ise eğilim büyüme yönünde. Dolayısıyla değişim de çok büyük bir ihtimalle onun beklediği yönde, yani ileri doğru bir değişim olmak zorunda. Gerçi Almanlar Erdoğan gidene kadar bu gerilimin süreceğini açıkça söylemekten çekinmiyor, ama değişimin doğasını anlamak zorunda kalacakları bir gün gelecektir. Karşılarında zayıflayan bir Türkiye olmadığını gördüklerinde, kontrol etmek yerine kabul etmek zorunda kalacaklardır. Her ne kadar Almanya güçlü ve zengin bir devlet olsa da, Türkiye’nin iç siyasetini belirleyebilecek bir yetkinliğin çok altında. Bu nedenle, biraz sancılı da olsa Almanya bu yeni ilişki biçimine zamanla alışmak zorunda.

 

dünya bülteni


Keyword : radyo vakit - almanya - dünya bülteni -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
Bir yanda Norveç’teki NATO skandalı, bir yanda New York’ta yaklaşan Zarrab davası, öte yanda Soçi’deki üçlü zirve, diğer yanda Suudi Arabistan ve İsra
Zimbabve’de Post-modern darbe yahut Mugabe’nin istifası
İki haftadır Güney Afrika’nın elmas zengini ülkesi Zimbabve de devam eden siyasi kriz, dün akşam saatlerinde 93 yaşındaki Robert Mugabe’nin devlet baş
İsrail’in bir askerini bile vurmadan DAEŞ tarihe karıştı!
Birdenbire ortaya çıktılar.. Böyük böyük laflar ettiler.. Halifelik ilan ettiler.. Müslümanların tamamını, kendilerine katılmaya davet ettiler.. K
Kur’an En Doğru Olana İletir
“Şüphesiz ki Kur’an, insanları en doğru olana iletir ve salih amel işleyen mü’minlere büyük bir mükafat olduğunu müjdeler. (İsra 9) Kur’an, insanları
Son başlangıç...
NATO tatbikatında yaşanan rezillik tesadüf değil. Atatürk ve Erdoğan nefretlerini anlamak gerekiyor... 12 Kasım’da Türkiye’de yayınlanan tüm gazetele
Türkiye NATO tatbikatından askerlerini çekti
Mesele memleket meselesi olduğunda, davanın geleceği olduğunda hemen hemen tüm arkadaşlarımız takdire şayan bir sadaketle hareket etmişlerdir. Biz has
İnsan Vahiy ve Eğitim
‘’Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayınız’’(Haşr-19) Kur'an'da insanın Allah’tan uzaklaşarak A
Türkiye-Rusya ilişkilerinde tarihi zirve
İki lider öncelikle enerji konularını ele aldılar denilebilir. Akkuyu nükleer santrali ve Türk Akımı önündeki engellerin kaldırılması hususunda mutabı
NATO konvoyu vuruldu... Çok sayıda ölü var...
Taliban bağlı El İmarat Haber Ajansı, ‘Dand ilçesindeki Karzali bölgesinde düzenlenen şehadet operasyonunda 14 işgalci askerin öldürüldüğünü’ belirtti
‘Kuşak ve Yol’ projesi, Çin’in yeni vizyonu ve Türkiye
ABD Başkanı Donald Trump’ın, 5 Kasım’da Japonya’ya yaptığı ziyaret ile başlayan ve 13 gün boyunca Çin’in de dahil olduğu Güney Kore, Vietnam ve Filipi
1 -


Abdullah Yıldız

İyiliği Emredip Kötülüğü Önleme Görevimiz

21/11/2017 - 22:21

Abdullah Yıldız
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmed Kalkan
Ahmet Kekeç
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Fatma Tuncer
Hamza Er
Hayrettin Karaman
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hamdi Akan
Hikmet Ertürk
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Alan
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Ramazan Kayan
Sevtap Mendi
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat