Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Fussilet - 33. Allah`a davet eden, dürüst ve erdemli davranan ve "Ellbette ben kayıtsız şartsız Allah`a teslim olanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?
* Vahdet * Haberin var mı? * Mehmet Akif Ersoy / Küfe * Cümle Haramlar Partisi (1) * New York HAHAM'I engelli çocukların parasını çalmış * Olay yorgunu Türkiye * Masa fazla kalabalık! * Erdoğan: Daha büyük senaryo devrede * 2. kapıyı ABD engelledi * ‘Beşerî kanun adına değil, Allah adına’ nikâh

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 136837
Toplam 393122573
En Fazla 606285
Ortalama 153085
Üye Sayısı 125
Bugün Üye Olan 0

Müslümanın Tatil Anlayışı

Millet olarak yeni bir eğitim ve öğretim yılını geride bırakıp tatile girerken herkesin kafa- sında farklı bir tatil geçirme hevesi ve plan- ları vardır. Kimileri turistik bölge ve sahiller- de gezinti ve vakit öldürmeyi düşünürken, kimileri de serin ve yaylalık yerleri seçerek kafa dinlemeyi planlamaktadır. Kimi insanlar
2017-10-19 - 19:33

Müslümanın Tatil Anlayışı

 

 

Millet olarak yeni bir eğitim ve öğretim yılını geride bırakıp tatile girerken herkesin kafasında farklı bir tatil geçirme hevesi ve planları vardır. Kimileri turistik bölge ve sahillerde gezinti ve vakit öldürmeyi düşünürken, kimileri de serin ve yaylalık yerleri seçerek kafa dinlemeyi planlamaktadır.

Kimi insanlar da “İslam`da tatil diye bir şey yoktur” deyip bütün bunları kökten reddetmektedir. Peki, İslam`da tatil diye bir şey var mı? Varsa Müslümanın nasıl bir tatil planı olmalı ve bunu nasıl uygulamalıdır? Bütün bu soruların cevabı aşağıdaki ayeti kerimelerde özetlenmiş halde bizlere takdim edilmektedir.

“Elbette her zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten her zorluğun yanında bir kolaylık daha vardır. Öyleyse boş kalınca hemen kalk, (başka bir) işe koyul. Ve yalnız Rabbine giden yola yönel.” (İnşirah, 5-8)

Evet, iman adamı her zaman bir iştedir. Zira onun gerçek anlamda istirahat edeceği yer cennettir. Bu dünya onun için bir sınav yeridir, sınavda ise boş durmak ve gaflet içerisinde olmak uygun düşmez.

Tatile giden birçok insan tatile yüklediği anlamdan ötürü rehavete kapılıp günlerini gaflet içerisinde geçiriyor olabilir. Bu yüzden bizlere düşen görev mümin kardeşlerimize ilahi görev ve sorumluluklarını hatırlatmaktır veya dini yaşantımıza olan hassasiyetimizle örnek teşkil edebilmektir.

Toplumun büyük bir kesiminin, cahili çevre kültürünün tesirinde kalarak, hayatın bir vazgeçilmezi, olmazsa olmazı saydığı; senede en az bir kere ve bilhassa yaz aylarında tadılması gereken bir haz olarak algıladığı… Kısaca hayatın asli bir rüknü  kabul ettiği tatil anlayışı, bizim medeniyetimize tamamen yabancı ve aykırı bir kavram ve olgudur. Bunu görmek için, önce kelime olarak ne anlam ifade ettiğine bakalım.

Tatil kelimesi kök olarak “atâlet“ten gelir ve boşluk, hareketsizlik anlamını ifade eder. “Âtıl”, “muattal” kelimeleri de ondan türemiş olup, hareketsiz, durgun mânasınadır. Başka bir ifadeyle: tembel, başıboş, işsiz, çalışmayan anlamlarını taşıyan âtıl sıfatı ile bu sıfatın masdarı sayabileceğimiz atâlet ismi, tatil ile aynı köke bağlıdır.

Daha ayrıntılı bir anlatımla tâtil; boşlamak, işletmemek, ihmal etmek, faaliyete bir süre ara vermek, paydos etmek, çalışmayı bırakmak… gibi anlamlara da gelmektedir. Halk dilinde daha çok, hiçbir şey yapmadan durma, dinlenme, kafayı dinlendirme gibi anlamlarda da kullanılır.

Ne var ki, boşluk demek olan tatilin içi, çoğu kimselerce eğlence, gezip tozma, denize girme, yatlarla denize açılma, kampa çekilme, yatıp uyuma… gibi şeylerle doldurulur.

Modern zihniyet ve çağdaş dünya düzeni daha açık bir ifadeyle; üretimi ve tüketimi çoğaltmak histerisine kapılmış ve bu alanda da reklam sihirbazını kullanan modern zihinli kişiler “maksimum tatil”, “sınırsız eğlence…” gibi söylemlerle, insanları ve ne acı ki biraz da Müslümanları avlayarak, kendilerine ait yaşam biçimini onlara da aşılamaya çalışıyorlar.

Bilmem ne tatil köyü, deniz manzaralı lüks oteller, kaplıcalar, kamplar, plajlar, yüzme havuzları… Adları altındaki cezb edici mekânlara çekerek, lüks ve aşırı tüketime, israfa ve hepsinden de kötüsü bâtıla dalmaya, âdeta dinden arındırılmış bir hayata özendiriyor ve hatta zorla çekiyorlar.

Modern hayatın insanı yorduğu doğrudur. Yorulan insan dinlenmelidir ancak dinlenme ile boş kalmayı birbirine karıştırmamak gerekir. İkisi çok farklı şeylerdir. İşte İslâmî düşünce ile modern algının çakıştığı nokta burası ve bugün birçok “müslüman” bu çakışmadan habersiz. Bir defa şu kesin olarak bilinmeli ki; Modern insanın tatil anlayışı yanlıştır. Çünkü modern insan, tatili boş kalacak, çok uyuyacak, çok yiyecek, çok gezecek, çok eğlenecek bir zaman dilimi olarak algılıyor. Bu ise İslâm’ın genel çizgileriyle çelişen bir durumdur. Çünkü boş kalmak, atıl kalmak manasındadır ve atıl kalanı bâtıl işgal eder. Çünkü Müslüman, her an bir şuur ve bir iş halindedir. Burada şuna da açıklık getirmenin faydalı olacağı kanısındayım. Hani atıllık, boş iş diyoruz ya, peki Müslüman için boş iş nedir? Müslüman için boş iş; ne dünyada ne de ahirette işine yaramayan, fayda sağlamayan her iştir. Yapıldığında ya da yapılmadığında Allah ve Rasulü’nün rızasının, hoşnutluğunun kazanıl(a)madığı her iştir.

Modern insanın tatili sevaba kapalı günaha açık bir tatildir. Oysa Müslüman günaha kapalı sevaba açıktır. Tatilden 5 yıldızlı oteli anlayanlar, dinlenmekten de, açık büfeden tıka basa yemek yemeyi, herkesle birlikte denize girmeyi, kumsalda yatmayı, bol müzikli ortamlarda dans etmeyi anlayacaktır. Günah kazanarak dinlenmek müslümana yakışmaz. Dinlenmek sadece bedeni değil aynı zamanda zihnidir. Günah ise müslümanı strese sokar. Rahatsız eder. Manevî dünyasında onulmaz yaralar açar. Zaten bir Müslüman günahtan rahatsız olmayacak kadar günaha batmışsa bir şeyler epeydir ters gidiyor demektir.

Müslüman her zaman şunu düşünmelidir: “Allah bana kendi evimde, kendi iş ortamımda, yürüdüğüm, alışveriş yaptığım sokakta ne kadar yakınsa, yapacağım tatil içinde o kadar yakındır” düşüncesinde olmalıdır.

Böyle bir düşünce ile tatile çıkan kişi, hem gittiği yerde lüks harcamalarda, gereksiz masraflarda bulunmaz; hem de haram sınırlarını gözeterek mahremiyet sınırlarına da riayet etmiş olur.

Bugün insanlar en çok nerede günah işler diye sorsanız ben de dâhil insanların büyük bir çoğunluğu tereddütsüz tatil beldelerinde diye cevap veririz. Mahremiyet sınırlarının aşıldığı, kadın erkek birlikte müzik eşliğinde eğlenildiği, havuz, deniz gibi yerlere karışık ve haram hususuna riayet edilmeden girildiği tatil beldeleri…

Tatil yapmak ve dinlenmekle gösterişi, lüksü, israfı birbirine karıştırmamak gerekir. Gösteriş bir hastalıktır, buna yakalanmış olanların tedavi edilmesi gerekir. İyi bir tatil yapmak, güzelce dinlenmek için ille de beş yıldızlı otellere gitmek, su gibi para harcamak gerekmez.

Her şeyden önce şunu unutmayalım, İslâmî vazifeler tatile girmez! Ertelenemez ve ihmal edilemez! Dünyalık işlerimizin sağlıklı olarak yürütülmesinde belki bir dinlenme payı olarak işten, güçten uzakta kafa dinlemeyi istemek normal görülebilir. Hatta işte başarılı olmanın bir yönü böyle molalar vermekle alakalı olabilir. Ama bunu biz kalkıp da dinimizin gereklerini belli sürelere ya da dönemlere ayırıp sanki “dini vazifeleri ve ibadetleri” tatile çıkarabilirmişiz gibi bir acayipliğe çeviremeyiz.

İmanı kalbine yerleştirmiş mümine yaz rehaveti gelmez. Allah’ın nimetlerini anlatmak, iyiliği emredip kötülükten sakındırmak, Kur’an’a davet etmek, mümin için kararlılıkla sürdürülmesi gereken faaliyetlerdir. Mümin fikri mücadele ile, Allah’a ve dinine hizmet ederek dinlenir. Aksi halde yorulur mümin.

İnsanımız İslami geleneklerinden gelen hayat tarzını bırakıp Batı’yı taklit edeli beri tatil anlayışında da gözle görülür bir değişme ve algılama oluştu. Mesela; şimdilerde artık tatil deyince akrabalık bağlarını sağlamlaştırmaya vesile olan, sıla-ı rahim anlaşılmıyor. Gittikçe zayıflayan ailevi ilişkiler yüzünden artık herkes “gönlünce” ve “özgür” bir tatili akrabadan olabildiğince uzakta geçirmeye özen gösterir oldu. Ayda yılda bir olan görüşmeler en asgari düzeye indirildi. Eskiden uzakta olanlar hiç olmazsa bayramlarda büyüklerini ziyaret eder ve dua alırlardı. Ama neden ve nasıl oldu bilinmez bayramlar da artık tatil mevsimine dönüştü. Zahmet edip anne-babanın elini öpme birazda teknolojinin hezimetine uğrayıp telefon etme veya mesaj göndermeye indirgendi.

Bu bize ithal edilmiş ve toplum genelinde var olan birçok soruna sebep teşkil eden hayati öneme haiz unsurlardandır. Yaşam dâhilinde cereyan eden hadiselerden hiçbirisi yoktur ki; Batı’ya özenip taklit ettiğimizin neticesinde hüsrana uğramayalım. Bugün özellikle de yaz aylarında albenisi yüksek kavramlardan birisi olan “tatil” de işte böyle bir anlayış neticesinde hızla büyüyen bir sektör halini aldı ve insanları daha doğrusu insanların paralarını ellerinden almak için olmadık yöntemlere başvurdu.

Tatil için –çoğu kimsenin zaten yapmakta olduğu üzere– insanlardan, çevremizden kaçmak yerine, tatil kavramına bir “sıla-i rahim” muhtevası yüklemek daha uygun olandır. Tatili “kaçamak” olmaktan çıkarıp, bir ma’rufu işleme, özellikle modern zamanlarda unutulmaya yüz tutmuş bir İslami ahlakı canlandırma vesilesi haline dönüştürebiliriz.
Tatil, yapısı gereği “harcama” ölçülerinin aşıldığı, israf olgusunun devreye girdiği bir faaliyet. Bu noktaya da dikkat etmek, 5 yıldızlı otellerde eğlenerek Allah Teala’nın rızasına ulaşmanın, “ma’ruf” sınırlarını aşmadan eğlenmenin mümkün olup olmadığını iyi düşünmek gerekir.
“Tatil”in bize ait olmayan bir faaliyet olduğunu unutmamalı. “Ötekiler” nasıl tatil yapıyorsa, aynısını, sadece “İslami motifler” katarak tekrarlamak yaptığımız işi İslami kılmaz. Yani birileri şarkılı-türkülü tatil programları tertip ediyorsa bizim de aynı tarz müzikler üzerine İslami motifler taşıyan sözler yazılmak suretiyle “uyarlanmış” ezgiler eşliğinde tatil yapmamız çözüm müdür, iyi düşünmek lazım. Haremlik-selamlığa riayet edilerek de olsa denize girerken meşru sınırlara olması gereken ölçüde riayet ettiğimizi içimiz rahat olarak söyleyebiliyor muyuz, bir kere daha sorgulamak lazım. Şunu özellikle vurgulamak istiyorum tatile gitmeyin, tatile gitmek caiz değil gibi geneli kapsayacak yargılarda bulunmuyoruz, bulanamayız. Haram-helal sınırlarının aşılmadığı tatil faaliyetlerinin “mübah” olduğunu söylemek mümkündür. Hatta kişiden kişiye değişecek şekilde –ve elbette yine meşru sınırları aşmamak kaydıyla– tatilin kendileri için “vacip” kategorisine girdiği insanlar da olabilir. Sağlık amaçlı tatiller böyledir mesela. Ama haram-helal hudutlarının aşındığı, haremlik-selamlık hassasiyetinin kaybolduğu, “başkalarına benzeme”/“başkaları gibi hissetme” durumunun ortaya çıktığı, israfa dayalı tatil faaliyetlerinin haram olduğunu söylemek mümkündür.

Haramlardan uzak, rızaya yakın bir hayat yaşamak duasıyla…

 

idris kerimoğlu

genç birikim


Keyword : radyo vakit - idris kerimoğlu - genç birikim -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Vahdet
“Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşman
Kur'an Senin İşine, Eşine, Aşına Karışmayacak Leşine Mi Karışacak!...
Kur'an Senin İşine, Eşine, Aşına Karışmayacak Leşine Mi Karışacak!... Prof. Dr. Mehmet OKUYAN
El ve ayakların kesilmesi hangi suç karşılığında uygulanır? (Video)
Soru : El ve ayakların kesilmesi hangi suç karşılığında uygulanır?
"Gvaşe haklı davasını savunacak biz de destek vereceğiz"
Çerkez Sürgünü ve Soykırımı'nın 153. yılı dolayısıyla 21 Mayıs'ta, Rusya Federasyonu'na bağlı Krasnodar Eyaleti sınırları içerisinde bulunan Kıyıboyu
Birleşmek
Birleşmek, beraber olmak, birlikte bulunmak, birlikte hareket etmek, birlikte düşünmek velhasıl bilgide, düşüncede ve tavırda beraberliği ihtiva etmek
Müslümanlara karşı gerçekleş- tirilen katliamları durdurmak
Asrımızda dünyada Müslümanlar sistematik saldırılara, katliamlara maruz kalıyorlar.Müs- lümanların parçalanmışlıkları, dağılmışlıkları İslâm düşmanlar
Karadavi'nin hapishanedeki kızının sağlık durumu ciddi
Mısır'da üç aydan uzun süredir gözaltında tutulan Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf el-Karadavi’nin kızı Ula el-Karadavi'nin sağlık durumunun köt
Radikal Savrulmalar
İslam dünyası toplumları bugün radikal savrulmalar, sürüklenmeler ve hiçlikler yaşıyor. Sözünü ettiğimiz hiçlik, daha çok İsrail sömürgeciliği karşısı
Tevhid'in Siyasi Boyutu
Tevhid, Allah’ı zat ve sıfatları ile birlemek; sıfatlarını yalnız kendine mahsus bilmek demektir. Siyasi olarak da O’nun hüküm koyuculuğu ve hükmedici
‘İhsan,hayatı Yüce Allah’ın şahitliğinde yaşama bilincidir’
-“Bilâkis, kim güzel davranarak yüzünü (özünü, benliğini) Allah’a teslim ederse, onun ecri Rabbinin katındadır...+ -"... Onlara herhangi bir kork
1 -


Abdullah Yıldız

İmam Hatipler: Geleneğimiz ve Geleceğimiz

17/10/2017 - 13:25

Abdullah Yıldız
Ahmet Anapalı
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmet Kekeç
Ahmed Kalkan
Ahmet Mercan
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Beşir Eryarsoy
Ceren Kenar
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Ersoy Dede
Fatma Tuncer
Hamdi Akan
Hayrettin Karaman
Hamza Er
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hikmet Ertürk
Hüseyin Alan
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Gülerce
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kenan Alpay
Kemal Öztürk
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa Armağan
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Osman Coşkun
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Sevtap Mendi
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yavuz Bahadıroğlu
Yakup Döğer
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat