Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
İNDİRİLEN DİN'E EVET, ÖTEKİ DİN'LERE HAYIR
* Kıymetimiz kametimizden gelir * Barzanî’ye ‘Açık Mektubum’dur * Heniyye: Hamas doğru ve cesur bir karar almıştır * 200 fanatik Yahudi'den Mescid-i Aksa'ya baskın * Barzani vazgeçse de vazgeçmese de... * Erdoğan: IKYB'yi referandum kararından vazgeçmeye çağırıyorum * Hasenattan Salihata Pasif İyiden Aktif İyiye * Nasıl bir Eş... * Çokluk, Çoğunluk, Çoğulculuk * Dünyayı Kim Kurtarabilir?

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 140588
Toplam 386154112
En Fazla 606285
Ortalama 152089
Üye Sayısı 125
Bugün Üye Olan 0

Atalet - Çökkünlük

“Gevşemeyin ve üzülmeyin! Eğer mü'min iseniz, üstün olan sizsiniz” (3/139) Takva azim ve gayret ile ulaşılabilecek bir gayedir. Atalet ise bu hedefe ulaşmamızda bizi engelleyen en önemli beşeri zaaflardan birisidir. Kişi kendisinde 'hareket enerjisi' bulamazsa takvalı olmak için uygulaması
2017-09-20 - 12:45

Atalet - Çökkünlük

 

Gevşemeyin ve üzülmeyin! Eğer mü'min iseniz, üstün olan sizsiniz” (3/139)

 
Takva azim ve gayret ile ulaşılabilecek bir gayedir. Atalet ise bu hedefe ulaşmamızda bizi engelleyen en önemli beşeri zaaflardan birisidir. Kişi kendisinde 'hareket enerjisi' bulamazsa takvalı olmak için uygulaması gereken kararları yerine getiremez, böylece yol alamaz ve yerinde sayar. Takvalı olma düşüncesi sadece temennide kalır. Bu nedenle bu yazıda son dönemin en yaygın hastalıklarından birisi olan ataleti ele almaya çalışacağız.
 
Atalet, atıl kalmaktan gelen bir kelimedir ve hareket halinde olmamayı, 'kalpteki dinamikliğin yok olmasını' ifade eder.
 
1. Ataletin sebepleri
 
İnsan birden atalete düşmez. Bunun nedenleri çok katmanlıdır. Zaman içerisinde birçok faktörün ard arda sıralanmasıyla bir ümitsizlik kütlesi ve çökkünlük hali oluşur bu da kişide hareketsizliğe/atalete yol açar. Çünkü ümitsizlik halinde kişi harekete geçmenin anlamını göremez. Bu anlam kaybı ümitsizlik döngüsünden çıkmamızı engeller, bu da (aslında her zaman potansiyel olarak var olan ve olacak olan) gücümüzü toparlayıp hamle yapmamızı engeller. Gücün harekete geçirilmesi ise düşüncelerimizle bağlantılı bir husustur. Bu nedenle 'pozitif düşünme'nin ataleti yenmede önemli bir rolü vardır.
 
1) Üzüntü ve ümitsizlik: Çökkünlüğü besleyen en önemli faktörler üzüntü, keder ve ümitsizliktir. Üzüntü insanı atalete sürükleyebilir. İnsanlar belli olumsuz hadiseler karşısında üzüntüye kapılırlar. Üzüntü duygusu normal bir duygudur, fakat bu bizi ümitsizliğe sevk etmemelidir. İnsan yaşadığı olumsuz hadiseden sonra bir ümit ışığı göremez duruma gelirse asıl sıkıntı o zaman başlar.
 
Bu konuda en iyi örnek Hz. Yakup'tur. O üzüntüyü doruk noktasında yaşamasına rağmen ümit etmeyi de aynı doruk noktada yaşayabilmiş bir peygamberdir.
 
Ümitsizlik hali yaşadığımız hadiselerle ilgili yaptığımız yorumlardan beslenir. Bu nedenle üzüntülerimiz kendi 'yorum hatalarımızla' ümitsizliğe dönüştürülmemelidir. Bu açıdan 'pozitif düşünme' ruhumuzu etkileme gücüne sahip olduğu için önemsememiz gereken bir kavramdır.
 
Yorum hatası ile ‘yaşanan olguyla ilgili yanlış bir değerlendirme’ ve ‘bu değerlendirmeden çıkarılan yanlış bir sonuç’ kastedilmektedir. Örnek olarak yere düştüğümüz zaman iki şey yapabiliriz. Ya pes edip yerde kalırız(atalet), ya da düşüşümüzden ders çıkarıp yeniden ayağa kalkabiliriz(hareket). Hangi tavrı sergileyeceğimizi o konuyla ilgili yaptığımız 'yorum' belirler. Düştüğümüzde yaptığımız yorumumuz örnek olarak: 'Biz bir işi beceremiyoruz. Yıllardan beri uğraşıyoruz, bir arpa boyu mesafe katedebilmiş değiliz. Mevcudu bir arada tutma bir tarafa tam aksine dağıldık. İnsanlar çizgilerinden sapıp dünyevileşiyorlar. Biz bu işleri beceremiyoruz. Yapacak bir şey yok'  şeklinde olursa atalete, 'Toplumsal değişim çok karmaşık psiko-sosyal bir süreçtir. Bizim çalışmalar bu alanda yenidir, yaptığımız ilk tecrübeyle hedeflerimize beklediğimiz oranda yaklaşamamış olabiliriz, fakat yaşanan bu zengin tecrübeden ders çıkarırsak, kendi faaliyet alışkanlıklarımızı değiştirebilirsek, daha sistematik ve planlı yeniden bir başlangıç yapabilirsek gelecekten bir nebze de olsa daha ümitli olabiliriz. Önemli olan doğru stratejilerle, doğru araçlarla, doğru(örnek) insanlarla bu yolda yürümektir...' şeklinde olursa harekete yol açar. Burada önemli olan yorumun doğruluğunu da test etmektir. Sırf motive olalım diye kendimize yalan söylemenin bir anlamı yoktur. Realiteyle bağdaşmayan yanlış yorumlarla kendimizi motive etmek doğru olmaz. Eğer objektif olarak her şey gerçekten bittiyse, düzelme ümidi kalmadıysa yapacak bir şey yoksa o zaman kendi evlerimize çekilip sadece çocuklarımızla ilgilenip bu işleri bırakmalıyız, kıyameti beklemeliyiz. Fakat her Kuran okuyucusu bilir ki, böyle bir yorumun objektif bir dayanağı bulunmamaktadır ve bulunamaz da. O zaman tek alternatif 'realite değerlendirmesi' kalıyor ki, o da atalet değil 'hareket' alternatifidir.
 
Bu cümleden olarak 'Allah yolunda cihad edin' ayeti Kuran’da olduğu müddetçe Müslüman bir insanın atalete düşmesi tecviz edilemez. Zira cihad takva madalyasının öbür yüzüdür. Bir yüzü nefis terbiyesi iken diğeri de davadır/cihaddır. Kuran'da onlarca kez yer alan 'Allah yolunda cihad edin' emri ataletin kabul edilir olmadığını dile getirmektedir.
 
Ezcümle her yaşadığımız hadisede bir ümit ışığı bulabiliriz, bulmalıyız. O ümit ışığı bizde yeni bir enerji oluşturabilir. Eğer kıyamet kopmadıysa daha yapacak bir şeyler var demektir.
 
2) Rahata düşkünlük: Rahat etme, kendini yormama da atalete düşmenin bir sebebidir. Nefis 'rahata düşkünlüğün' tadına vardıysa aynı tadı her seferinde tekrar tatmak isteyeceğinden tembellik alışkanlık haline gelir, bu da yoğunlaşınca atalete dönüşür. Burada rahattan dolayı atalete düşme söz konusudur. Nefis denilen olgu herkeste aynı yapıya sahip olmasına rağmen tezahürleri çeşitlenebilmektedir. Kimi insanların nefsi içkiye alıştığı için hep o tadı yeniden tatmak ister, kimilerinin nefsi de çok uyku ve tembelliğe alıştığı için bunun verdiği tadı yeniden tatmak için böyle davranır. Bizim görmemiz gereken husus, nefsimizin hep 'tat alma/acıdan kaçınma' esası üzere çalıştığıdır. Bu sebeple nefse sağlıksız şeylerden tat aldırmamak gerekir.  
 
3) Hayal kırıklıkları: İnsanlarla ilişkide yaşanan hayal kırıklıkları kişinin kendisini toplumdan geri çekmesine yol açar. Böyle bir durumda bütün sosyal aktivitelerini minimuma indirdiğinden zindelik özelliğini zamanla kaybeder. Bu geri çekilmeye ümitsizlik duygusu da eşlik edeceğinden kişi kendisini atalete salıverir. Bu sebepte de yine insanlarla ilgili, onların yapılarıyla ilgili bir yorum hatası rol oynamaktadır.
 
2. Ataleti yenmenin yolları
 
1) Allah’a tevekkül: Allah ile beraberlik düşüncesi hüznü/kederi giderir. Hz. Peygamber (a.) Sevr mağarasında düşmana yakalanma ihtimali belirdiğinde Hz. Ebu Bekir'e 'Hüzne kapılma. Allah bizimle beraberdir' demişti. Bu ayeti kendimize tatbik ederek üzüntülerimizi yenebiliriz. Biz de karşılaştığımız herhangi bir olumsuz durum karşısında kendi kendimize telkinde bulunarak 'Hüzne kapılma. Allah bizimle beraberdir' demeliyiz. Bu sözün etkisi Allah'ın büyüklüğü, yüceliği, gücü ve kudreti üzerinde tabiattaki ve kainattaki ayetler üzerinden tefekkür ettiğimiz oranda artar. Tevekkül 'Allah bana yeter' bilincidir. Allah’ın bize yettiğinin bilincine ermek bizde ümitsizlik durumu oluşturan bütün faktörlerden bizi azade kılar. Çünkü bu durumda kişi o şeylere kendisini bağımlı hissetmeyecektir. Bağımlı olmayacağı için onların da bizim üzerimizde etkisi kalmayacaktır. O şeyin olması ile olmamasının artık bizim nezdimizde bir değeri kalmayacaktır. Bu hale ulaşmak ancak tevekkül duygusunun kalbimizde güçlendirilmesi ile mümkündür.[1]
 
2) Düşünce ve eylem hareketliliğinden kaçan kişi rahatı arzular fakat bunu da bulamaz, çünkü insanın fıtratı mutlu olmak için hareketi talep eder. 'Ağırlık ve gevşekliği sevmek yorgunluk getirir. Denilmiştir ki: 'Yorulmamak için yorul''[2] Yani yapılması gereken 'hareketli' olacağımız meşguliyetler bulmaktır.
 
3) Pozitif düşünmek: Ataletten kurtulmak için zihindeki düşünceleri kontrol etmek gerekir. Zihnimize üşüşen, 'dışarıdan' hücum eden bu tür düşüncelere karşı yine zihnimizdeki kuvvetlerle bilinçli ve aktif bir karşı koyma hareketi içinde olmazsak bunlar bizi sürekli rahatsız ederler, moral bozukluğu yaşatırlar. Bu nedenle zihnimizi 'kirli' düşüncelerden temizleme faaliyeti içerisine girmeliyiz. Buna sinekleri öldürmektense bataklığı kurutmak da diyebiliriz. Zira atalete giden ara aşama olan üzüntü, ümitsizlik, karamsarlık vb. duyguları besleyen yegane kaynak 'negatif düşüncelerimizdir'. O halde önce burayı kurutmak, musluğu kapamak gerekmektedir. Yapılması gereken geleceğe yönelik sürekli iyimser düşüncelerle zihni meşgul etmektir. Tabiat boşluğu affetmediğinden zihinde pozitif düşünceler ağırlık kazanmazsa o boşluğu negatifleri doldurur.  
 
4) İnsanlara bakışımızı değiştirmek: İnsanlara bakışımızı ve bununla bağlantılı olarak onlara yönelik beklentilerimizi değiştirerek ataleti besleyen önemli bir enerji kaynağından onu mahrum etmiş oluruz. Bu konuyla ilgili -düşüncelerini benimsemesek de- İbn Arabi’den aktarılan güzel bir örnek vardır: Kendisi ilk zamanlarında insanların hallerinden bunaldığında toplumdan geri çekilmek istemiş ve bu konuda şeyhlerine danıştığında onlardan birisi şu tavsiyede bulunmuş: 'Sevgili çocuğum sen halka değil Hakka bak!' Bu söz üzerine diğer şeyhine aynı durumu arzettiğinde ise şu öğüdü alır: 'Sen kendi nefsine bak!' Bu iki farklı tavsiye üzerine şaşkınlığını bildirince şu cevabı alır: 'Diğeri sana yol göstermiş, ben ise sana yoldaş gösterdim. Sen hem onun hem benim dediğime göre hareket et ki, yol ile yoldaşı bir araya getirmiş olasın.'[3] Biz de aynı şekilde görevlerimizi hakkıyla yerine getirmeye konsantre olmalı, insanların vefasızlıklarına gereğinden fazla üzülmemeli, bütün insanları bir nesilde düzeltemeyeceğimizi, sadece nesilden nesile bir kalite farkı oluşturmamızın bizim için başarı olarak yeterli olacağını düşünüp müsait olan insanları daha nitelikli hale getirmenin uğraşısı ile yetinmeliyiz. Bütün bunları yaparken de esas başarının Rabbimizle kişisel irtibatımızın sürekli güçlendirilmesi olduğunu unutmamalıyız.
 
5) Ataletten dolayı suçluluk duygusuna kapılmamak gerekir. Böylece durumumuzu daha da güçleştirmiş oluruz. Durumumuzu kabullenmeli ve değişimi için çalışmalıyız.
 
Uygulama kararları:
 
1. Gelecek derse kadar her gün zihnimizde kendimizi ne kadar iyi hissettiğimizi, hayatın (sorunlara rağmen) ne kadar güzel olduğunu, dünya hayatında esas olması gerekenin bu güzel tarafını görmek olduğunu sürekli kendimize telkin etmek.
 
2. Atalet duygusunun aslında imanımızla(her şeyin üzerinde hakim olan, her şeye güç yetiren, müminlerin velisi olan bir varlığı kabul etmek inancıyla) bağdaşmayan bir ruh hali olduğunun bilincine ererek bu motivasyonla, iç dünyamızı imanımızla uyumlu hale getirmek için ataleti yenmek; bunun için  düzenli olarak her gün küçük aktivitelerde bulunmak. Nefsimizi bu aktiviteler sonucu oluşan tada alıştırmak. 
 
Sabri Aydın
 
 
islam ve hayat

Keyword : radyo vakit - sabri aydın - islam ve hayat -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Hasenattan Salihata Pasif İyiden Aktif İyiye
Var olmak aktif olmaktır Madde aktiftir.Madde atomlardan oluşur. Atomlar çekirdek ve etrafında onu tavaf eden elektronlardan oluşur. Elektron hacıs
Arakan'daki katliam ve sorumluluklarımız (Video)
Arakan'da Katliam Var ve Sorumluluklarımız - Ahmed Kalkan / Kalem-Der
Kol saati, öyle mi?
17/25 Aralık hadisesinin, “yolsuzluk” susturuculu bir darbe girişimi olduğu biliniyor... Asıl hedefin yolsuzluk iddiaları üzerinden Erdoğan’a ulaşmak
"11 Eylül saldırısının 16. yılında ABD bölemediği Irak'ın kuzeyini koparmaya çalışıyor
İkiz Kule saldırılarını takip eden 16 yılı Sputnik’e değerlendiren Gazeteci Mehmet Ali Güller’e göre, ABD’nin ‘11 Eylül saldırısını fırsata dönüştürer
Zulme karşı birlik şart
Erdoğan, resmi temaslar için bulunduğu Kazakistan’ın Başkenti Astana’da İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Bilim ve Teknoloji Zirvesi açılış oturumunda kon
Myanmar'ın BM misyonu önünde protesto
New York'ta farklı etnik kökenden Amerikalılar, Myanmar ordusunun, "silahlı militanlarla mücadele" gerekçesiyle Arakan eyaletinde gerçekleştirdiği kat
Müslümanları sahiplenmek Müslümanlıktır
Müslümanlar, birbirlerinin velileri, dostları, yardımcıları ve idarecileridir. Müslümanın Müslümandan başka dostu, yardımcısı ve idarecisi olmaz. Müsl
Takibi kim bıraktı?
ETÖ'NÜN üst düzey sorumluları birbirlerine yakın dönemlerde tek tek yurtdışına firar etti. Bu isimlerin yakalanmadan kaçmayı başarmaları tartışmaları
Erdoğan: Arakanlı Müslümanlara ulaştık
İnsanlık Mynmar katliamına sessiz kaldı. Mynmar sürecini ayın 19'unda BM Genel Kurulu'nda gündeme getireceğim. Arakan için 20'ye yakın liderle görüşt
Türkiye Arakanlı Müslümanlara Sahip Çıkmalı!
Uzak Doğu ülkesi Myanmar’da Rohingya Müslümanları yıllardır büyük felaketler ya- şamasına rağmen, bununla ilgili haberler, bırakın dünyayı, Türkiye’ni
1 - Heniyye: Hamas doğru ve cesur bir karar almıştır
2 - Kıymetimiz kametimizden gelir
3 - Barzani vazgeçse de vazgeçmese de...
4 - 200 fanatik Yahudi'den Mescid-i Aksa'ya baskın
5 - Barzanî’ye ‘Açık Mektubum’dur


Abdullah Yıldız

Okullar Açıldı… Şeytanî Tuzaklara Dikkat!

19/09/2017 - 14:39

Abdullah Yıldız
Ahmet Anapalı
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmet Kekeç
Ahmed Kalkan
Ahmet Mercan
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Beşir Eryarsoy
Ceren Kenar
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Ersoy Dede
Fatma Tuncer
Hamdi Akan
Hayrettin Karaman
Hamza Er
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hikmet Ertürk
Hüseyin Alan
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Gülerce
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kenan Alpay
Kemal Öztürk
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa Armağan
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Osman Coşkun
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Sevtap Mendi
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yavuz Bahadıroğlu
Yakup Döğer
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Son Olayları Nasıl Değerlendiriyorsunuz
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat