Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
İNDİRİLEN DİN'E EVET, ÖTEKİ DİN'LERE HAYIR
* Orucun Başını Dik Tutun Ki, Oruç Da Sizin Başınızı Dik Tutsun * Dinin Direği * Medeniyetler * Kur'an'a göre Din kavramı ve Din'in Kaynağı * ABD'de öldürülen Müslüman genç kız için binlerce kişi toplandı * Ortadoğu; kördüğüm ve bazı tahminler * Bıyık meselesi nasıl başladı? * Adalet * Suudiler İran’la savaşa hazırlanıyor! * “Fırat’ın batısı”ndaki müstakbel ittifak...

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 34679
Toplam 374304897
En Fazla 606285
Ortalama 152902
Üye Sayısı 125
Bugün Üye Olan 0

Meallerimize Genel bir bakış (II)

Meallerimizde pek çok açıdan sorunlar vardır. Tespit edebildiğimiz kadarıyla meallerdeki hataları kısaca şu başlıklar altında toplamak mümkündür: 1-Sarf ve nahiv hataları. Bu hatalar sehven olabildiği gibi Arapçaya vakıf olamamaktan da olabilir. 2- Belagat ilmini bilmemekten veya iyi kavrayamamaktan kaynaklanan hatalar. 3- Cahiliye dönemi Arapçasını ve şiirini bilmemekten
2017-06-22 - 12:27

MEALLERİMİZE GENEL BİR BAKIŞ (II)

 

Arapçaya Hakim Olmamaktan Kaynaklanan Sorunlar

  1. Kehf 18/84. ayette geçen ( إنَّا مَكَّنَّا له في الأرض)  “mekkennâ” fiili Türkçedeki “mekan”la karıştırılmış olacak ki, bazı meal yazarlarımız bunu “yerleştirmek” olarak anlamışlardır. Halbuki bu kelime, li harf-i ceriyle kullanılır ve “birisine veya bir şeye güç-kudret vermek, imkan tanımak..” gibi anlamlar ifade eder. Ayette de “..Biz ona dünyada güç ve kuvvet verdik…” anlamındadır. Halbuki bazı meallerde şu şekilde farklı ve hatalı anlamlar verilmiştir.

“Doğrusu, Biz onu yeryüzüne yerleştirmiş ve ona her tür şeyin sebebini öğretmiştik.” Hüseyin Atay

“Doğrusu biz onu yeryüzüne yerleştirmiş ve O’na her şeyin yolunu öğretmiştik.”[1]

  1. (ة) bu harf, Kurân-ı Kerim’de muhtelif yerlerde ve farklı anlamlara gelir.

(رَبَّنَا اٰتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً) ayetindeki “حسنة” kelimesinde de bu (ة)  harfi mevcut olmasına rağmen, bazı meal yazarları bunu göz ardı etmişler ve kelimeyi (حَسَن) anlamında tercüme ederek şöyle demişlerdir:

“..Ey Rabb’imiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver..”[2]

“..Ey Rabb’imiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahirette de güzellik ver…” Yaşar Nuri ÖZTÜRK

“..Ey Rabb’imiz! Bize dünyada da iyi hal ver, ahirette de iyi hal ver..” Hasan Basri ÇANTAY

Elmalı merhum ise, burada geçen (ة) ya vahdet anlamı verip ve ayetin mealini daraltarak “..Bize dünyada da bir güzellik ver ahirette de bir güzellik ver..” demiştir. Kelimede geçen bu harf, mutlaka bir anlam ifade etmelidir. Ancak, görebildiğimiz kadarıyla meallerin birçoğu bu anlamı bulamamıştır. Kelimede geçen bu harf, kesret ya da mubâlâğa ifade eder. Ancak, mubâlâğa ifade etmesi dine daha uygundur. Kesret anlamında alırsak; “Ey Rabbimiz bize dünyada da ahirette de iyilikler (çoğul olarak) ver..” demeliyiz. Mubâlâğa olarak alırsak, “..Ey Rabb’imiz! Bize dünyada da en iyi olanı ver, ahirette de en iyi olanı ver.” demiş oluruz. Böylece; Allah’tan çok şeyler istemek yerine  hakkımızda “en iyi olanı” istemiş oluruz.

  1. Arapçada en kapsamlı konulardan biri de çoğullar konusudur. Tercüme esnasında buna dikkat edilmezse, yanlış çeviri yapılmış olur. Enbiyâ 21/8. ayetinde bu durum açıkça görülür. (وَمَا جَعَلْنَاهُم جَسَدًا لاَ يأْكُلُونَ الطَّعامَ…) Bu ayette geçen (جسد) kelimesi tekil bir kelimedir. Ancak, cins ifade ettiği için tekil kullanılmıştır. Bundan dolayı, tercüme yaparken çoğul şekliyle ‘cesetler/bedenler’ diye çevirmeliyiz. Çünkü kelimeden sonraki   (لاَ يأْكُلُونَ الطَّعام) ifadesi de çoğul olan bir kelimenin sıfatıdır. “Biz onları yemek yemeyen birer ceset kılmadık..”[3]  yerine; “Biz onları yemek yemeyen cesetler kılmadık” demek, daha uygundur.

Aynı hata Yûsuf 12/36 (إنّي أراني أَحمل فوق رأسي خُبزا تأكل منه الطّيْرُ…) ayetinin tercümesinde yapılmıştır. Bu hatanın sebebi, ayette geçen  (الطير) kelimesine dikkat etmemekten kaynaklanmaktadır. Bu kelime, (الطائر ) kelimesinin çoğuludur ve ‘kuşlar’ anlamına gelir. Nitekim, bu kelimenin gayr-i âkıl çoğul olması nedeniyle de fiili müfred ve müennes kipiyle (تأكل)  şeklindedir. Yapılan tercümede bu durum göz ardı edilerek, “..Ben de kendimi başımın üstünde ekmek taşıyorken gördüm; kuş da ondan yemekteydi..”[4] şeklinde tercüme edilmiştir. Halbuki bu ayetin “..Ben de kendimi başımın üstünde ekmek taşıyorken gördüm; kuşlar da ondan yemekteydi..”  şeklinde tercümesi daha doğrudur.

Dikkatsizlikten Kaynaklanan Sorunlar

Hadîd 57/19[5] ve 21.[6] ayetlerde geçen ‘er-Rusül-peygamberler’ kelimesi tekil şekliyle ‘peygamber’ olarak tercüme edilmiştir.

Deyimleri Motamot Tercüme Etmekten Kaynaklanan Sorunlar 

Deyim, belli bir kavramı, belli bir duygu ya da durumu dile getirmek için birden çok sözcüğün bir arada, seyrek olarak da tek bir sözcüğün yan anlamında kullanılmasıyla oluşan sözdür.[7]

Bir dilden bir başka dile çeviri yapılırken yaşanan problemlerden en önemlisi deyimlerin çevrilmesinde kendini gösterir. Deyimlerin çevirmesinde temel kural, deyimin kelime karşılıkları referans alınarak değil hedef dildeki karşılığı bulunarak çevrilmesidir. Diğer türlü çeviriyi okuyanlar kendi anlam dünyalarında karşılığı olmayan ifadelerle karşılaşabilirler. 

A’raf 7/149. ayeti:

Vaktâki ellerine kırağı düşürüldü ve cidden sapmış olduklarını gördüler, kasem olsun ki, dediler: eğer bize merhamet etmez de rabbımız, mağfiret buyurmazsa her halde husranda kalanlardan olacağız.” Emalılı

“Ellerindeki düşürüldüğü ve sapmış olduklarını gördükleri zaman: -Eğer Rabbimiz, bize acımazsa ve bizi bağışlamazsa mahvolanlardan oluruz, dediler.” Şaban Piriş

Bu ifade Hz. Musa’nın yokluğunda buzağı heykeline tapan bir kısım İsariloğullarının Hz. Musa’nın dönüşünden sonraki pişmanlıklarını anlatır.

Bu ayet şu şekilde çevrilirse daha anlaşılır olur. “İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, “Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz” dediler.” Diyanet İşleri[8]

Nahl 16/112. ayeti:

“Allah bir şehri örnek veriyor. Güven ve huzur içindeydi. Rızkı her yerden kendilerine bol bol geliyordu. Sonra Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler. Allah da onlara yaptıklarının bedeli olarak açlık ve korku giysisi giydirdi.” Şaban Piriş

“Allah şöyle bir kenti misal olarak anlattı: Güven, huzur içinde idi; her yerden rızkı bol bol kendisine geliyordu. Fakat Allah’ın nimetlerine nankörlük etti, bunun üzerine (halkının) yaptıklarından ötürü Allah ona açlık ve korku elbisesi tattırdı.” Süleyman Ateş

Buna göre doğru çeviri şöyle olabilirdi: “…Allah da onları yaptıklarından ötürü, açlık ve korku belasıyla kuşattı.”

Türkçede “açlık ve korku elbisesi” diye bir elbise yoktur. Elbise tadılacak bir şey değildir. Ayetteki “izaga ve libas” kelimeleri istiaredir. Elbise nasıl ki insanı kuşatır, açlık ve korku anları öylece kuşatacak demektir.

Bu ayeti anlaşılır bir şekilde çevirenler mevcuttur. “Allah huzur ve güven içinde olan ve rızkı her taraftan gelen bir beldeyi de misal olarak verdi. O belde halkı Allah’ın nimetlerine nankörlük edince, Allah da onlara, işleyip durdukları şeyler yüzünden, bütün benliklerini kaplayan bir açlık ve korkuyu tattırdı. (16/112)” Ümit Şimşek[9]

Kehf 18/11. ayeti:

“Bunun üzerine biz nice yıllar mağarada onların kulaklarına (perde) vurduk.” Hasan Basri Çantay

“Bunun üzerine müteaddit seneler kehifte kulakları üzerine vurduk.” Elmalılı

Ayetteki kinayeyi dikkate alarak ayeti doğru çevirenler de mevcuttur.

Abdulbaki Gölpınarlı, Suat Yıldırım “Onları bir uykuya daldırdık”; Salih akdemir, Mustafa Öztürk, Abdulkadir Şener-Cemal Sofuoğlu-Mustafa Yıldırım “Derin bir uykuya daldırmıştık”; ömer Dulu-Hüseyin Elmalı, Şaban Piriş; “Yıllarca uyuttuk”; Ali Ünal “Derin bir uykuya yatırdık” şeklinde çevirmişlerdir.

Meryem 19/4. ayeti:

“Şöyle demişti: “Rabbim, işte karşındayım. Kemik gevşedi bende. İhtiyarlıktan başım beyaz alevle tutuştu. Sana yakarma konusunda ise Rabbim, hiç bedbaht olmadım.” Yaşar Nuri Öztürk

“Demişti ki: “Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım.” Ali Bulaç[10]

Ayet lafzi/literal olarak çevrilince muhatap için hiçbir şey ifade etmiyor. Saçların tutuşması, saçta beyazların çoğalmasından istiaredir. Kemiklerim gevşedi bedenin zayıflamasından kinayedir.

Deyimsel ifadeyi dikkate alarak çevirenler vardır.

“Kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı.” Salih Akdemir[11]

Arapçanın Yeterince Kullanılamamasından Kaynaklanan Sorunlar

2/15 “Allâh da kendileriyle alay eder ve onları bırakır; taşkınları içinde bocalayıp dururlar.” Süleyman Ateş[12]

Bu kelime meallerin çoğunda lafzi olarak çevrilmiştir. Bu durumda insanlara ait olan gayri ahlaki bir durumu Allah’a nispet edilmiş olur. Burada arapça edebi sanatlardan müşâkele  (:lafzın aynı olmasına karşılık mananın farklı olması) kullanılmıştır. Ayeti bu hususlara dikkat ederek doğru çeviri yapanlar da vardır:

2/15 “Allah da bu alaycı tavırlarından dolayı onlara hak ettikleri karşılığı verecek ve onları küstahlıkları ile baş başa şaşkınca bocalamaya terk edecektir.” Muhammed Esed[13]

14-30 “O’nun yolundan saptırmak için Allah’a eşler koştular. De ki: “Yararlanın. Çünkü elbette sizin varışınız ateşedir.” Ali Bulaç[14]

Bu mealler göre, Allah ‘a ortak koşanlar insanları Allah’ın yolundan saptırmak için O’na ortak koşmaktadırlar. Bu şekilde çeviri yapmalarını sebebi (لِيُضِلُّوا) kelimesinin başındaki “lam”ı “sebep lamı” olarak almalarıdır. Oysa bu akıbet lamıdır. Kur’ân bütünlüğünden anlaşıldığına göre Allah’a ortak koşanların putlara kulluk etmelerinin  temelinde onların kendilerini Allah’a daha çok yaklaştırmalarına olan inançtır. Zümer/3. ayette “İyi bil ki, halis din yalnızca Allah’ındır. O’nun peşi sıra evliya edinenler “Biz, onlara bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz.” derler..”  bu durum izah edilmektedir.

Dolayısıyla 14/30 “Putları Allah’a denkler tuttular, böylece/sonuçta O’nun yolundan sap(tır)dılar..” şeklinde çevrilebilir. Ancak hiçbir mealde böyle bir çeviriye rastlamadık.

Türkçenin Yeterince Kullanılamamasından Kaynaklanan Sorunlar

Mevcut meallerdeki en önemli hataların başında Türkçenin yeterince bilinip kullanılamaması gelmektedir. Ayetlerin lafızları ya olduğu gibi korunmakta,  ya da deyimsel ifadeler hiç hesaba katılmadan literal/lafzi olarak aktarılmaktadır. Bunun nedeni temelsiz bir düşünce olan ilâhî kelama müdahale gibi algılanmasıdır. Bir başka neden de Arapça’nın diğerlerinden üstün oluşu, dolayısıyla diğer dillere tam olarak çevrilemeyeceği düşüncesidir. Böyle bir düşüncenin yersiz olduğu, ancak farklılıkların olduğu bizzat Kur’an tarafından dile getirilmektedir: “O’nun sınırsız kudretine ilişkin delillerden biri de (…) dillerinizin/lisanslarınızın ve ten renklerinizin farklı olmasıdır. Şüphesiz bunda anlayış ve kavrayış sahibi kimseler için ibretler vardır!”[15] Yüce Allah anlaşılıp, üzerinde düşünülmesi için Kur’an’ı nasıl ilk muhatapların kullandığı dille gönderdiyse, onun çevirileri olan meallerin de anlaşılmaları, üzerinde düşünebilmesi için okurun anlayacağı dil kurallarına uyması gerekir. Kısaca günümüz Türkçesine uygun olmalıdır.

A’raf 7/26. ayeti:

“Ey Âdem oğulları, size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik..” Süleyman Ateş[16]

Ayeti doğru çevirenler de mevcuttur: Ali Bulaç parantez içi “varettik” ile, Muahammed Esed “bahşettik” çevirisi ile, Erhan Aktaş “bağışladık” dipnotuyla doğru anlamın bahşetmek olduğunu vurgulamışlardır.

Kur’an’da “elbise indirdik (7/26), demiri indirdik (57/25), hayvanlardan indirdik (39/6)” gibi ifadeler temelde Allah merkezli dil kullanılmasındandır. Ancak “nezele” fiilinin anlamlarından biri de bahşetmektir. “Bahşetmek” fiili kullanıldığında da Allah merkezli bir dile halel gelmemektedir. Demirin dünyanın oluşumunda yoktu uzaydan sonradan eklendi gibi bilimsel söylemler varsa da henüz söylem olarak durmaktadır.

Bu ifadeler Türkçe okuyanların zihninde Allah’ın elbise, hayvan ve demiri gökyüzünden indirdiğini çağrıştırır. Meallerde “indirmek” olarak çevrilen fiilin aslı “enzele”dir. Her ne kadar “enzele” fiilinin yaygın anlamı “indirmek” ise de, bu kelime “bahşetmek, ikram etmek, lutfetmek, vermek” gibi anlamlara da gelmektedir. Bu anlamlar kelimelerin kullanıldıkları bağlamlarından rahatlıkla çıkartılabilir. Burada da “bahşetmek” anlamındadır.  (الْمُنْزِلٖينَ~ ~ ~
) 12/59. Ayette bu kelimenin ikram etmek, bahşetmek anlamaları var. Meallerin çoğunda “konuksever, misafirperver, ikram eden, ağırlayan” şeklinde çevrilmiştir. Misafir ağırlamanın temelinde ikram etmek, bahşetmek vardır.

[1] Yakup ÇİÇEK/Necat KAHRAMAN, Kur’ân-ı Kerim ve Türkçe Meali, 304, İst. 2000. Bu mütercimler, yaptıkları meali Elmalı’dan aslına uygun olarak sadeleştirdiklerin söylüyorsalar da,  aslına uygun düştüğü pek söylenemez. (Bkz. ÖNSÖZ, 5)

[2] Muhammed Hamidullah, Aziz Kur’ân; Hamdi Döndüren, İnsanlığa Son Çağrı; Mehmet ÇAKIR, Kur’ân-ı Kerîm ve Türkçesi,

[3] Ömer  Dumlu/Hüseyin Elmalı, Ayet Ayet Kur’ân-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

[4] Ali BULAÇ

[5] Yaşar Nuri ÖZTÜRK, Şaban PİRİŞ, Muhammed ESED, Gültekin ONAN, Elmalılı Hamdi YAZIR, Edip YÜKSEL, Celal YILDIRIM, Ali Fikri YAVUZ, Ali BULAÇ, Ahmet TEKİN

[6] Ahmet TEKİN, Diyanet İşleri, Ali BULAÇ, Celal YILDIRIM, Edip YÜKSEL, Gültekin ONAN, Yaşar Nuri ÖZTÜRK, Şaban PİRİŞ, Muhammed ESED, Ömer Nasuhi BİLMEN

[7] Doğan Aksan, Her Yönüyle Dil, III. 35

[8] Ayeti anlaşılır şekilde çevirenler şunlardır: Hasan Basri Çantay, Mustafa Öztürk, Mustafa İslamoğlu, Mustafa Yıldırım, İhsan Eliaçık, Ali Ünal, Suat Yıldırım…

[9] Mustafa Öztürk, Mustafa İslamoğlu, Mustafa Yıldırım, İhsan Eliaçık…

[10] Elmalılı, Hasan Basri Çantay, Ö. Nasuhi Bilmen, Süleyman Ateş, Ali Ünal, Zeki Duman vb. ayeti lafzi çevirmişlerdir.

[11] Ömer Dumlu-Hüseyin Elmalı, Hasan Tahsşn Feyizli, Mustafa Öztürk vb. ise deyimsel ifadeyi dikkate alarak doğru çevirmişlerdir.

[12] Abdulbaki Gölpınarlı, Hamdi Döndüren, Suat Yıldırım, Yaşar Nuri Öztürk,  Ömer Dumlu-Hüseyin Elmalı vb. “yestehziu” kelimesini “alay eder” şeklinde çevirmişlerdir.

[13] Ahmet Tekin, Ali Fikri Yavuz, Mustafa Öztürk, Mustafa İslamoğlu, Abdulkadir Şener-Cemal Sofuoğlu-Mustafa Yıldırım meallerinde doğru çeviri yapmışlardır.

[14] Elmalılı Hamdi Yazır, Hasan Basri Çantay, Abdulbaki Gölpınarlı, Süleyman Ateş, Suat Yıldırım, Yaşar Nuri Öztürk, Salih Akdemir, Mustafa İslamoğlu vb. mealler aynı yanlışı yapmışlardır.

[15] Rûm 30/22

[16] Elmalılı, Hasan Basri Çantay, Abdulbaki Gölpınarlı, Yaşar Nuri Öztürk, Muhammed Hamidullah, Hamdi Döndüren de “indirdik “şeklinde” çevirmişlerdir.

 

İktibas Dergisi Haziran 2017/462/Haydar Öztürk

 


Keyword : radyo vakit - iktibas -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Kılıçdaroğlu yalan makinesi
Erdoğan, 15 Temmuz şehitleri için adalet aradıklarını söyledi. Erdoğan “Elinde karton- larla yürüyerek adalet araması gibi değil bizim aradığımız adal
Bunalım Gençlik, Yıldızı Yükselen Meslekler ve Komşumuz Ayşe Teyze
Çağımızın insanı arayışların ve doyumsuzlukların insanıdır. Kapitalist sistemin ürettiğini satacak pazar arayışları gündelik meşguliyetleri çeşitlendi
Meallerimize Genel bir bakış (II)
Meallerimizde pek çok açıdan sorunlar vardır. Tespit edebildiğimiz kadarıyla meallerdeki hataları kısaca şu başlıklar altında toplamak mümkündür: 1-S
Erdoğan: Amerika’nın yaklaşımı çok yanlış
Erdoğan, Porteki̇z RTP kanalına bir mülakat verdi. Erdoğan, geçen ayki ziyaretinde Başkan Donald Trump'a yaptığı uyarılara rağmen ABD'nin Rakka o
İlk rekât ve ilk tokat
Şunu itiraf etmeliyim ki cami tarafından kucaklanmadık. Bu tam gerçekleşecekken birileri buna mani oldu. Her kurumun bir gençlik ve çocukluk birimi va
"İktidar gücünü gururlanmak için kullanmamalıyız.
Erdoğan, "AK Partili olmak gurur abidesi olmak değildir. İktidar gücünü gururlanma sürecine katkıda bulunsun diye kullanmamalıyız. Tam aksine tevazu e
Devlet Bahçeli: Su katılmamış alçaklık
Türkiye'nin çevresinde olağanüstü gelişmeler, birbirini takip eden olaylar dizisi sahnelenmektedir. Karşımızdaki bu tablo istesek de istemesek de ülke
Katar’a Yönelik Kuşatma İstanbul'da Protesto Edildi
Özgür-Der’in çağrısıyla bugün İstanbul’da Suudi Arabistan Konsolosluğu önünde, İhvan-ı Müslimin’e, Hamas’a, Suriye İslami direnişine destek veren Kata
Kardeş kavgasından bıktık
Körfez’deki kriz için diyalog çağrısı yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kardeş kavgasının kazananı olmayacağını vurguladı. Erdoğan,“Bıktık biz bu kavgalard
Maliye'den 'Mavi Marmara tazminatı' açıklaması
"Dün sosyal medyada, bugün ise bazı gazetelerde yer alan ve Gazze halkına yardım malzemesi götüren Mavi Marmara gemisine yönelik İsrail birlikleri tar
1 - ABD'de öldürülen Müslüman genç kız için binlerce kişi toplandı
2 - Medeniyetler
3 - Suudiler İran’la savaşa hazırlanıyor!
4 - Ortadoğu; kördüğüm ve bazı tahminler
5 - Orucun Başını Dik Tutun Ki, Oruç Da Sizin Başınızı Dik Tutsun
6 - Adalet


Abdullah Yıldız

Katar-Karadavî, Kadir Gecesi, Bayram Namazı ve İmam-Hatipler

20/06/2017 - 18:35

Abdullah Yıldız
Ahmet Anapalı
Abdurrahman Dilipak
Ahmet Mercan
Ahmet Kekeç
Ahmed Kalkan
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Beşir Eryarsoy
Ceren Kenar
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Dilek Buz
Ersoy Dede
Hamza Er
Hamdi Akan
Hayrettin Karaman
Hamza Türkmen
Halime Kökçe
Hikmet Ertürk
Hüseyin Alan
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Ibrahim Sediyani
Kemal Songür
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Bozacı
Mustafa Çelik
Murat Kayacan
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Osman Coşkun
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Taha Özhan
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat