Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
İNDİRİLEN DİN'E EVET, ÖTEKİ DİN'LERE HAYIR
* Yeniçerilerin tarihi * Düşünüyor muyuz? * Mescid-i Aksa muhafızlarından, Türkiyeli Müslümanlara ziyaret çağrısı (Video) * İslamizasyon Aşamalar katediyor * Fanatizmden sosyal bunalıma doğru * ABD ile İlişkilerde Fırtınalı günler geliyor * Türkiye Katar'ı niye destekliyor? (2) * Ramazan ayı niçin bazen 29, bazen de 30 gün çekiyor? (Video) * İnsanı Ayakta Tutan Şey Nedir? * Yüreklerin ağza geldiği o anlar

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 124451
Toplam 374799774
En Fazla 606285
Ortalama 152730
Üye Sayısı 125
Bugün Üye Olan 0

Sistem dönüşürken, Müslü- manlar nasıl vaziyet alıyor?

Meselemizin düğümlendiği nokta tam da burasıdır. Sistemin kendine dair chek-up’ı, birtakım insanları heyecanlandırmakta, bu- nun İslam yönünde bir değişimin belirtileri olduğu zehabına kapılmaktadırlar. Hakla batıl da tam olarak burada karıştırılmak-
2017-06-28 - 15:26

Sistem dönüşürken, Müslümanlar nasıl vaziyet alıyor?

 

Siyasal Evrim

Mehmed Durmuş / Venhar Haber

Siyaset sahnesinde, bugün yaşananlar türünden tartışmaların bittiği, insanların hak nerede, hakikat nedir diye, anlamada kusur etmemek için en küçük fısıltıyı bile kaçırmama gayretiyle kulak kabarttıkları bir dönem belki de hiç olmayacaktır. 

Ama böyle bir dönem, kıyamette yaşanacaktır, Kitabın bildirdiğine göre. Gözlerin yere baktığı, seslerin, en küçük fısıltıların bile duyulacak kadar alabildiğine kısıldığı bir günü idrak edeceğiz.
 
Ülkede yaşanan siyasî kaos, kitlelerde alabildiğine kafa karışıklığına yol açmaktadır. Kimin nalına, kimin mıhına vurduğu bile belli değildir.
 
Toplumun olduğu gibi, siyasal sistemin de bir evrim süreci geçirdiğine inanmak, sanırım doğru inançtır. Siyasal sistemler de bu bakımdan insan hayatına benzemektedir. Sistemin de bebeklik, çocukluk ve bir ergenlik çağı bulunduğunu kim inkar edebilir?
 
Evet, sistem ergenlik dönemini idrak etmektedir. Artık kendini kanıtlama, ispat-ı vücud etme zamanıdır. Sistem içeride A’dan Z’ye bir temizlik, bakım-onarım, tadilat yapma azmindedir. Dışarıya karşı ise, vesayetten kurtulmak, bugüne kadar Frenk amcalarının zoraki dayattığı ‘himaye’ bağlarından kurtulmak iradesi göstermektedir. Tabi ki bu isteğe, -hıyanetin dışında- aklı başında hiçbir insanın “hayır, yapmasın, vesayet sistemi devam etsin!” demesi mümkün değildir.
 
Fakat şu da bilinmelidir ki, sistemin içte ve dışta yaptığı bu tadilat ve temizlik, bir şirkten arınma teşebbüsü değildir. Belki de şirk, daha da girift ve kalın hale gelmektedir.
 
Sistem fiziki ve ontolojik bakımdan gelişip gürbüzleştikçe, birtakım bağlarını sorgulaması doğaldır. Ama bilinmelidir ki laik-demokratik bir sistem için İslam en büyük ayak bağıdır.
 
Meselemizin düğümlendiği nokta tam da burasıdır. Sistemin kendine dair chek-up’ı, birtakım insanları heyecanlandırmakta, bunun İslam yönünde bir değişimin belirtileri olduğu zehabına kapılmaktadırlar. Hakla batıl da tam olarak burada karıştırılmaktadır. Halbuki İslam’ı inançlardan bir inanç, dinlerden bir din (religion) olarak konumlandırmış olan Sistemin tam bir genetik değişikliğe giderek, İslam’ı tek Din, yegane hakikat, geçerli olan tek yaşam biçimi / dünya düzeni olarak intihap ve ilan ettiğini sanmak büyük bir aldanıştır.
 
Sistem kendini ne kadar yenilerse, İslam'ın sosyal bir gerçeklik, bir inanç ve bireysel bir tapınma biçimi olarak, toplum içindeki yeri de o oranda ‘saygın’ hale gelecektir. Bu ‘saygınlık’, İslam hayata müdahil olmadığı müddetçe, hayata müdahil olmamasına karşılık bir rüşvettir. İslam, gerçekten de bir resim tablosundaki çiçek misali, orada öylece camid (donmuş) vaziyette durduğu (efendiliğini bozmadığı!) sürece, küresel ve küçük ölçekli sistem nezdinde oldukça saygındır. Eli ve ayağı öpülecek kadar ihtirama layıktır! Aynı ihtiram, fertler için de geçerlidir: Bir allâme, bulunduğu bir mecliste, oranın nabzına göre şerbet verdiği, kurulu düzenin aleyhinde en küçük bir imada bile bulunmayıp, bilakis kurulu düzeni teşyî ve ta’zîm ettiği sürece, insanlar onun karşısında nasıl saygıda bulunacaklarını şaşırırlar. Bir tanrı karşısında ancak gösterilebilecek bu saygı vaziyeti, allamenin en küçük bir itirazı, halkın ön kabullerine aykırı bir yorumu karşısında hemencecik su almakta, kısa sürede allame, dünyanın en saygı duyulmayası insanı haline gelebilmektedir.
 
Sistem, ergenlik çağından gençlik ve orta yaş grubuna doğru ilerlerken, artık sürücü koltuğunda, “İslamî hassasiyeti olan” kimselerden başkalarının oturması beklenemez. İslamî hassasiyeti olmayan sürücü adayları, ancak, zücaciye dükkanına girmiş fil misali, kırıp döktükleri ile, sistemin yeni sahiplerine meşruiyet kazandırabilirler; onların misyonu da budur.
 
***
 
“Ben de Müslümanlardanım” diyen insanların, İslam’ı hayata hakim kılmak, yani hayatlarını bütünüyle İslam'a göre, Allah'ın istediği tarzda kurmak için, laik-demokratik sistemin ağzına bakmaları, sistemin el-kol, kaş-göz ve yüz ifadelerini takip etmeleri ne utanılacak bir durumdur. İslam, tam tersine, beden hareketleri takip edilmesi gerekirken, İslam'ın küfrün hareketlerine göre vaziyet alırmış gibi bir hale getirilmesi büyük bir hezimettir.
 
İslam'ın hayata hakim kılınması için gereken metodu, yol haritası bellidir. Bu metodu Allah tayin etmiştir. Yol haritası tamamen Kalem-i İlahî’den sudûr etmiştir. Rasuller o yol haritasının işçisidirler. Biz müminlere ne oluyor ki, Allah'ın Dini için ve Allah'ın Dini adına, beşerin bugün yazıp, yarın bozacağı, uçurumun kenarına inşa edilmiş, örümceğin evinden de çürük siyasal binalarından istimdat ediyoruz?
 
Allah'ın Dininin aziz, kelimetullah’ın ulyâ olması için, yine o Dine bütün hücrelerimizle iman etmekten, hayatımızı ve ölümümüzü, ibadetlerimizi ve salatımızı tamamen ona adamaktan başka bir çıkar yol var mıdır?
 
Bilinmesini isterim ki, bu satırlarım hiç kimseye karşıtlık için karalanmamaktadır. Körü körüne bir karşıtlıktan da Allah'a sığınırım. Fakat teslimiyetimin Allah’tan, beşerî sistemlere doğru en küçük bir sapma eğiliminden de Allah'a sığınırım. Bu satırlarımın yegane sebeb-i vürudu, Allah'a hesap vereceğimiz gün bize sorulacak sorulara tutarlı cevaplar verebilmektir.
 
Bu satırları karaladığım saatlerde, evimin penceresinden gözüken bir ilkokulun bahçesinde, tam tesettürlü, en üstte de beyaz önlüğü olan bir kadın öğretmen, belli ki minik öğrencilerine, yaklaşmakta olan 23 Nisan törenlerinde yapacağı gösterinin provasını yaptırıyordu; sesi bütün mahalleyi tutan hoparlörden, “Bulguru kaynatırlar, güzeli oynatırlar” türküsü yayılıyordu. Kadın öğretmen de, minik öğrencileri ile birlikte, türküye uygun şekilde oynuyordu.
 
İşin en çapraşık kısmı, artık bu gibi görüntüleri kimse yadırgamıyordu.
 
Bu, ülkede yeni bir dönemin eşiğinde olduğumuzu anlatmamıza katkı sağlayacak çok küçük bir örnektir. Artık bulguru, dinî hassasiyeti olan insanlar kaynatacaklar, güzeli de onlar oynatacaklar demek ki… Ben ise, “dinî hassasiyetleri olan” bir insan olmaktan şiddetle imtina edip, sadece mümin ve Müslim olmaya gayret eden biri olarak, Kur'an’a olan imanımı bir nebze daha artırmaktayım.
 
Son olarak şu meramımı da ifade etmek isterim: Biz müminlerin stratejisi, mutlaka eleştirecek ve mutlaka taraf olunacak birilerinin bulunması değildir. Bizim stratejimiz, Allah'a iman, marufu emir ve münkerden nehiy esaslıdır. Allah katında Din İslam’dır.

Keyword : radyo vakit - mehmed durmuş -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Düşünüyor muyuz?
Evrende yaratılmış olan her şey bir gaye üzerine yaratılmıştır. Her şeyin bu uzay aleminde doldurduğu bir boşluk olduğu gibi evrene kattığı bir oluml
Vakıf ve derneklere fitre verilir mi? (Video)
Vakıf ve derneklere fitre verilir mi?
Medeniyetler
Batının İslam’ı anlaması, adlandırılması daha çok oryantalizm tarzı olmuştur. Batı tahripkardır, insanın, toplumun, insanlığın, eşyanın tahribi her dö
Ramazan Sevincini Suriye’de Kardeşlerimizle Paylaştık!
Ramazan ayı vesilesiyle Suriyeli kardeşlerimizle kucaklaşmak, Özgür-Der gönüllülerinin desteklerini ve selamlarını iletmek için Suriye’ye 3 günlük bir
Dindarlığın içi boşaltıldı
Abdurrahman Arslan: “Başından beri anlamadılar. Bu bir dindarlaşma değildir, bizim anladığımız anlamda dindarlaşma değildir. Dindarlık fıkıhla beraber
Eğer bunları yapmıyorsan, Boşuna KUR'AN okuyorsun!
Eğer yetimleri gözetmiyor ve onların ihtiyaçlarını gidermiyorsan Eğer fakir ve miskini doyurmuyorsan Eğer yalan söylemekte bir mahsur görmüyorsan
Yeniden düşünme süresi
Ramazan gündelik hayatın akışını tersine çevirirken olgulara yeni bir gözle bakmanın da fırsatı. Kendi kendini sınırlama ayı, gündemi olduğu kadar kal
Dünya'ya Mal toplamaya mı geldik?
“Allah nîmetini kullarının üzerinde görmek ister” sözü edilip duruyor. “Tabî ki; Allah nîmetini kullarının üzerinde görmek ister. Fakat nîmetini “sâde
Cehaletin küçüğü ve büyüğü
Hikayemizin kahramanı olan Ahmet Efendi, arabası bozulmuş olan oğlunun isteği üzerine onu kıramaz ve arabayı tamirciye götürür. Arabanın bu anlamda “c
Anacım...
Allah’ım Ver Rızkımı… Yediğim Ekmek Helaldir,İstemem Fazlasını… Karnı Doyan Fatma Teyze Doyursun Sütü İle Yavrusunu Anacım Dizlerine Yatsam…. San
1 - Yeniçerilerin tarihi


Abdullah Yıldız

“Din Elden Gidiyor” mu?

27/06/2017 - 15:35

Abdullah Yıldız
Ahmet Anapalı
Abdurrahman Dilipak
Ahmet Mercan
Ahmet Kekeç
Ahmed Kalkan
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Beşir Eryarsoy
Ceren Kenar
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Dilek Buz
Ersoy Dede
Hamza Er
Hamdi Akan
Hayrettin Karaman
Hamza Türkmen
Halime Kökçe
Hikmet Ertürk
Hüseyin Alan
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Ibrahim Sediyani
Kemal Songür
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Bozacı
Mustafa Çelik
Murat Kayacan
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Osman Coşkun
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Taha Özhan
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Son Olayları Nasıl Değerlendiriyorsunuz
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat