Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Gerçek mü`minler şu kimselerdir ki; Allah hatırlatıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O`nun ayetleri okunduğu zaman imanları güçlenir ve daima Rablerine güvenirler. Onlar namazı hakkını vererek kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan cömertçe sarf ederler. Enfal 2-3
* Balfour Deklarasyonu Batı'nın İslam ümmetine karşı topyekün savaşıdır * Gönüllerdeki Kudüs * Mekke’li “ Müslüman (!) Müşrikler (!) * Filistin konusunda benim ömürlük bir mesaim var * Kudüs konusunda izlenmesi gereken siyaset ne olmalıdır? (Video) * Erdoğan: Arkasına saklanacak ağaç bulamayacaklar * Moritanya'dan, ABD'ye "ticari boykot" çağrısı * Akif İnan'ın Kudüs şiiri ilk kez bir gençlik dergisinde yayımlanmıştı * Kudüs işgalle, Mekke ve Medine ‘vesayet’le.. yeni savunma hattı şarttır! * İlaç almaya gitmişti

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 101281
Toplam 404205504
En Fazla 606285
Ortalama 154159
Üye Sayısı 127
Bugün Üye Olan 0

İman'ın Bedeli

“Îman edip güzel amellerde bulunanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve zekatı verenler; şüphesiz onların ecirleri Rablerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır” (Bakara 277). Kur’ân boyunca nerede îmandan bahsediliyorsa, orada îmandan hemen sonra amel ve eylemden bahsedilir. “Eyleme dönük olmayan îman âyeti yoktur” desek yeridir. O hâlde îman demek
2017-12-12 - 18:07

İMAN’IN BEDELİ

 
 

“Îman edip güzel amellerde bulunanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve zekatı verenler; şüphesiz onların ecirleri Rablerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır” (Bakara 277).

Kur’ân boyunca nerede îmandan bahsediliyorsa, orada îmandan hemen sonra amel ve eylemden bahsedilir. “Eyleme dönük olmayan îman âyeti yoktur” desek yeridir. O hâlde îman demek, amel-eylem demektir. Bu; “îman sâdece söz ile olmaz” demektir. Kur’ân bunu çeşitli âyetlerinde anlatır zâten:

“İnsanlar, (sâdece) ‘îman ettik’ diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?” (Ankebût 2). Âyet; “bedeli ödenmemiş olan îman, îman değildir” demeye getirir.

Îman, amelin-eylemin önsözüdür, bir ön hazırlığıdır, başlangıç noktasıdır. Îman tek-başına sâdece söz olarak eyleme-amale dökülüp de ispatlanmadığında içi çok da dolu olan bir kavram değildir. Sâdece laf ile “îman ettim” demekle “îman etmedim” demek arasında ne fark var?. Meselâ birisi oturup duruyorken kendisine iki kez üst-üste “îman ediyor musun” yada “inanıyor musun” diye sorulsa; adam oturduğu yerden hiç kımıldamadan, ilk sorulduğunda “inanıyorum”; ikinci sorulduğunda ise “inanmıyorum” dese ne fark eder?. İnanıyor musun?, İnanıyorum; inanıyor musun?, inanmıyorum.. Küçük bir ses değişimi var sâdece: İnan(m)ıyorum. Fakat “namaz kılıyor musun, oruç tutuyor musun, zekat-infâk veriyor musun, fâiz alıyor musun, zinâ yapıyor musun?” soruları öyle değildir. Bunlar pratiğin sorularıdır. Îmânın dışa vurumunun bir sorgulanmasıdır. O hâlde îman, “oturulup durulan yerde olup-olmadığı bilinmeyecek olan”dır. İsterse karşıdaki kişi çok veciz ifâdelerle îmandan bahsediyor olsun yine de fark etmez. Îmânın bilgisi îman değildir zâten. Kişinin îman ettiğini söylemesi değildir önemli olan, ne yapıp-yapmadığıdır.

Îman kişiyi yerinde hareketsiz oturtmaz. Îman “âhirete-gayba îmandır” zîrâ. Bir sorumluluk yükler îman kişiye. Îman, “seviyor sevmiyor” der gibi “inanıyor inanmıyor” demekle belli olmaz. Azim-gayret-kararlılık vs. ile olur. Esas îman “âhirete îmandır” ve inanç, îman değildir. O hâlde îmânın bir bedeli vardır ve îman “bedeli olan”dır. Bedeli olmayan şeye îman değil, “inanç” denebilir.

Yine îman, “mantıklı olanın kabûlü” değildir. Öldükten sonra dirilmenin neresi mantıklı?. Gabya inanmanın neresi mantıklı?. Malından-canından vazgeçmenin neresi mantıklı?. Îman mantıkla alâkalı değildir. Mantıkla alâkalı olan inançtır. Îman, kâlp ile alâkalıdır. Kâlbin mutmain olmasıyla. Şimdi modern insan; gaybı îmânı düşünüyor, fakat mantıklı bulmuyor. Akla uygun görmüyor. Hele ki modern akla hiç uygun görmüyor.

Bu nedenle îman, aklına yatmakla değil, kabûl etmekle alâkalıdır. Kabûl etmek harekete geçiricidir. Aklına yattığı hâlde îmâna ters işler yapanlar, halkın büyük çoğunluğudur. O hâlde “kabûl etme”dir önemli olan ve halkın kabûl etmesini sağlamak için kişisel tebliğden çok, siyâsi tebliğler ve kânunlar gereklidir. Böyle yapmak, kişileri zorlamak anlamına gelmez. “Kişilerle İslam arasındaki engellerin zorlanması” demektir bu. O engelleri zorla kaldırabilirsiniz. Bu konuda bi-ince zorbalık yapabilirsiniz. Artık kişi îmanla karşı-karşıya kalsın da tercihini yapsın diye. Fetihlerin amacı biraz da bunun içindir.

Günahı engellemenin suç olduğu toplumlarda bu yapılamaz tabi. Tam tersine, böyle toplumlarda günahı engelleyene kesilir cezâ. İnsanlar da nefse uygun olarak buna karşı çıkmazlar.

Îman, risk almayı da berâberinde getirir ve îmânın göstergesi görece risk almaktır. O riski alamayanın îmânından değil, inancından bahsedilebilir ancak. Îmânın bedellerinden biri de gabya-âhirete îman karşısında emirleri harfiyen yerine getirmek için canla-başla çalışmaktır. Öyle ki kimi zaman tüm hayat vakfedilir ve adanabilir bu uğurda. Malları elden çıkarmak ve en nihâyetinde canını ortaya koymak gerekebilir. Îman, Allah’ın emirlerini yâni vahyi dinledikten sonra o emirleri Peygamberin uygulama metoduna göre uygulamaktır:

“Hayır, Rabbin’e andolsun ki, aralarında geçen meselelerde senin hükmüne başvurmadıkça, sonra da verdiğin hükme içlerinde bir şüphe olmaksızın tam bir teslîmiyetle râzı olmadıkça îman etmiş olmazlar” (Nîsâ 65).

“Ben, cinleri ve insanları sâdece bana ibâdet etsinler diye yarattım” (Zâriyât 56) der Allah. “Îman etsinler diye” değil, “ibâdet etsinler diye yarattım” diyor Allah. Bir ibâdet yâni bir hareket-amel görmek istiyor. Bu ameli gördükten sonra “îman ettim” sözünü-sesini duymasa ne olur?. Nice sağır ve dilsizler var ki, bu sözü içlerinde feryatlarla dile getirseler de dışarıya duyuramazlar. Şimdi “bu kişilerin îmânı yoktur” mu diyeceğiz?. Var olup-olmadığını nasıl anlayacağız?. Yapıp-ettiklerine bakarak tabî ki.

Seyyid Kutub:

“İbâdet, inancın davranışlara yansımasıdır. İnanç sağlam olmayınca ibâdet de sahih olmaz” der.

Abdullah bin Mesud; “Resûlullah aramızda iken bizim için gelen âyetleri yaşamak kolay, hıfzetmesi ise zordu, Resûlullah aramızdan ayrıldıktan sonra öyle nesiller türedi ki Kur’ân’ı hıfzetmek onlar için kolay, yaşamak ise zor oldu” der.

Îman, Velâ ve Berâdır. Böyle başlar mücâdele. Yakup Döğer:

“Kur’ân meâli ve tefsir çalışması yapanların ilk gündemine gelecek olan Velâ ve Berâ’dır. Çünkü Mekke’de Müslüman olanların ilk dersi “Lâ İlâhe İllallah” yâni Velâ ve Berâ idi. Allah’a olabildiğince yaklaşmak, yaklaşmak için vesîleler aramak, söyledikleri sözün, okudukları Kitab’ın bedeli neyse ödemekti. Olabildiğince de, küfürden uzaklaşmak, hiç-bir bağ bırakmadan kopmak, bunun karşılığında var olan her-şeylerini tehlikeye atmak, ticâretlerinden, işlerinden, akrabalarından, evlerinden, mallarından ve canlarından vazgeçmek, Müslüman olmanın bedeliydi” der.

Îman ilk başta sözdür fakat amele-harekete ileten bir söz. İslâm zâten bir îman-amel dînidir. İslâm’da söz ile eylem birlikte olmalıdır. Bünyamin Zeran:

“Unutmayalım ki Mekke oligarşisinin silahı, parası, adamları ve uluslararası dengeleri vardı. Muhammed’in ise elinde yalnızca Rabbinden aldığı sözler vardı. Bütün güç dengelerinin Mekke oligarşisinin yanında olduğu bir zamanda kimse Muhammed’e şans tanımıyordu. Ama Allah Muhammed ile birlikteydi ve güç yirmi üç sene gibi bir zamanda tam tersine dönmüştü. Çünkü söz ile eylem birlikte ve birbirinden kopmaz bir şekilde ilerliyordu. Çünkü nebi kendi hayâtı ile ashâbının hayâtını vahiyle inşâ ediyor ve yaşama değer katıyordu. Sözlerinin şâhidi idiler ve târih sahnesine çıktıkları andan îtibâren iddia sâhipleriydiler. Resûl bize bu işin nasıl yapılacağını gösterdi, biz bilmiyoruz diyemeyiz” der.

Peygamber bir Mekke müşrikine; “gel Allah’ın birliğine ve benim O’nun resûlü olduğuma îman et” dediğinde: Müşrik; “Sen bana diyorsun ki, zamânımızın süper gücü Bizans’a karşı savaş!. Bu çok zor, kabûl edemem” cevâbını almıştır. Müşrik o dâvetin ne demek olduğunu ânında anlamıştır. Îman etmenin ne demek olduğunu ânında anlamış ve îmânın ağır bir bedeli olduğunu hemen fark etmiştir ve “Ben Bizans’a karşı savaşamam” demiştir. Peygamber “îman et” diyor, o “Bizans’la savaşamam” diyor. “Îman etmenin îcâbında Bizans’la savaşmak demek” de olabileceğini hemen idrâk ediyor.

Evet; îmânın bir bedeli vardır ve bu bedel Kur’ân’da çok net ortaya konmuştur. Bu bedeli göze alanların öncülüğünde kurulacak bir topulukla berâber yeni bir dönem başlayacaktır Allah’ın izni ile.

En doğrusunu sâdece Allah bilir.

 
 
harun görmüş
iktibas

Keyword : radyo vakit -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Akıl ve Vahiy
“Kendisiyle Allah’ın konuşması, bir beşer için olacak (şey) değildir; ancak bir vahy ile yada perde arkasından veyâ bir elçi gönderip kendi izniyle di
Allah’ın Hesabı Engel Tanımaz
İnsanı yaratan, bunca özellik ve yeteneklerle donatan, eşyaya verdiği özellikler ile yeteneklerini ortaya çıkarmasına imkân sağlayan Allah, insanın sa
Müslüman Olmak
İslâm denildiğinde Rabbine teslim olma anlaşılır. Rabb’ine teslim olanda ise güvenirlik en başta gelen sıfat olarak çıkar karşımıza… Allah’ın kulların
İnsan Hakları - İnsan Sorumlulukları
Allah hakkı, ancak iki şekilde kulun boynun- dan düşer: ya kulluk borcunu eda ederek, ya da hak sahibi olan allah’ın mağfiretine nail olarak. Burhan
Haccı Anlamak
Hacı, hayatın bir yol, insanın müebbed bir yolcu, ibadetin yol azığı olduğunu fark eden kişidir. Yol yolcu için, yolcu hem yolun hem yolcunun sahibi o
Kur'an'ı Mehcur Bırakmak
Şikayetimiz sadece, kafirlerin, mücrimlerin, fasıkların, zalimlerin vahyi terk etmeleri, O’na sırt dönmeleri (ondan yüz çevirmeleri) değil, sözde Müsl
Şapkayı Halka Nasl Giydrdiler?
Ülkeler sadece askeri/fiili olarak işgal edilmezler. Bundan daha kötüsü ve yıkıcısı siyasi-kültürel işgallerdir. Zira askeri/fiili işgaller kalıcı ola
İndirilen Dine Karşı Uydurulan Paralel Din!
Daha önce bu minberden “asıl tehdidi ben paralel devletten değil paralel dinden görüyorum” demiştim. Ondan evvel de Vahyin Penceresinden programında a
Muska takmak haramdır
Hz. Muhammed, şifanın sadece Yüce Allah'tan beklenilmesini ve O'nunla irtibatın hiçbir zaman koparılmamasını tavsiye etmiştir. Câhiliye döneminde oldu
Başlamak; O'nun adına, O'nunla, O'nun için...
"Oku! Yaratan Rabb'in adına! O insanı bir hücreden yarattı. Oku, ki senin Rabb'in en büyük ikram sahibidir; O ki kalemle öğretti, O insana
1 -


Abdullah Yıldız

Selahaddin Eyyûbî’nin Cihadından Alınacak Dersler

05/12/2017 - 17:56

Abdullah Yıldız
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmed Kalkan
Ahmet Kekeç
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Fatma Tuncer
Hamza Er
Hayrettin Karaman
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hamdi Akan
Hikmet Ertürk
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Alan
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Ramazan Kayan
Sevtap Mendi
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Son Olayları Nasıl Değerlendiriyorsunuz
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat